Konu: Sevdiğimiz Şiirler  (Okunma sayısı 2862601 defa)

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.601
  • Teşekkür 40983
    • Çevrimdışı
  • # 09 Şub 2019 21:50:22
izin ver Alah’ım, izin ver bana,
badem ağacı sanayım biraz kendimi
ve çiçek açayım kış ortasında
bahşettiğin büyük düşlerden yana
arzetmek için Sana şükrümü!

izin ver Alah’ım, izin ver bana,
saka kuşu sanayım biraz kendimi
ve gecenin dilinde çiçeğe, şiire,
bazen ezgiye dönüşen acılar için
şakıyarak sunayım Sana şükrümü.

izin ver Alah’ım, yardım et bana,
rüzgâr sanayım biraz kendimi
ve içimdeki bulutları toplayıverip
yağdırayım ‘Allah rızası için’
kurak gönüllere, bardaktan boşalırcasına!

Cahit Koytak'

seheryeli_

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.770
  • Teşekkür 17945
    • Çevrimdışı
  • # 11 Şub 2019 00:06:58
Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla,
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla…
Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,

Ama;
”Günün aydın, akşamın iyi olsun” diyen biri olmalı.
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.

Yoksa zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama ”Çaya kaç şeker alırsın?”
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra…

harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.552
  • Teşekkür 52079
    • Çevrimdışı
  • # 11 Şub 2019 09:05:48
Yüzündeki nur, al güllere dönüşür birden
Yüreğin can ikliminden, sözlerin nehirden
Hangi yıldız unuttu sende göz kırpışını?
Gülüşün aşk denizinden, gözlerin şiirden

Güzelliğin, tüm renkleri söker bir resimden
İsmin, yankılar savurarak uçar sesimden
Hangi çiçeğin özünü çektin ki içine?
Rayihan gül mevsiminden, nefesin nesîmden

Aşk uyanınca, düşer gönül vehmine hardan
Leyle gizlenir aşık, gam çekerek nehardan
Hangi kandil öptü ki nazenin yüreğini?
Ellerin nun pınarından, yüzün nevbahardan

Şiirler döktüm avucuna; yıkandın baştan
Şairâne gözlerle geceyi söktün arştan
Hangi sabahın duasında okundu adın?
Suretin inci nakışından, siretin aşktan

Sen aşkta muammayı oku, çekip kuyudan
Ben, gözlerini hatmedeyim, alıp uykudan
Hangi şulenin parmakları değdi saçına?
Mahlasın çöl kumundan, adımların ahudan

İftarsız geldim sana, aşk içtiğim sahurdan
Yanakların kar efruzundan, sesin huzurdan
Hangi gecenin şafağından kalma gözlerin?
Kaşların ay billurundan, kirpiklerin nurdan.

Kadim Dolunay

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.463
  • Teşekkür 32510
    • Çevrimdışı
  • # 11 Şub 2019 21:30:47
Apansız bastırması bulutsuz yağmurların
Yoksa ağlamazdım ikindi vakitlerinde
“Hâlâ koynumda resmin”diyen
şaire de sitemim
Hazırlıksız sıkıştırdı mağlup yüreğimi
O yokuşu yeniden çıkamam
Üstelik seni de vurmuşlar gülen yanından
Annenin bahsetmediği sancıları emekliyorsun
Sevmeyi bilirdin, anlamayı, insanı...
Anladıkların anlamsızlıklarına
benzetmişler seni.
Kimliğini, adresini arıyorsun
Bize çıkıyor tüm arayışların
Avuçların limon kokuyor ansızın
Yeniden kayboluyorsun bitkin akşamlarda
Öyle ki yanıltmışlar seni
Bildiğin cevaplarda sorular çıkıyor
Aşk neydi?
Hüzünlü bir dalgınlık oluyorsun o an
Sırrı dökülmüş aynalar vuruyor yüzüne
Aşk dudağında buruşmuş bir şiir dizesi
Üstelik kırıldık ikimizde


Seçil OGUZ

seheryeli_

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.770
  • Teşekkür 17945
    • Çevrimdışı
  • # 11 Şub 2019 23:33:55
Geri getirecek misin güneşlerini?
Donuk gözlerim özlüyor seni.
Ne yaparım ki güneşsiz, sensiz?
Kopuk köklerim bekliyor seni.
Geri getirecek misin ellerimi?
Güdük bileklerim özlüyor seni.
Ne yaparım ki elsiz, sensiz?
Çürük isteklerim bekliyor seni.
Geri getirecek misin ışıklarını?
Soğuk kağıtlarım özlüyor seni.
Ne yazarım ki ışıksız, sensiz?
Boğuk harflerim bekliyor seni.
Geri getirecek misin ellerimi?
Kırık sözcüklerim özlüyor seni.
Ne yazarım ki elsiz, sessiz?
Yıkık tümcelerim bekliyor seni.
Bekleyeceğim
Gene de
Hiçbir tekne getirmese de seni—
Getirene dek
Hiçbir tekne.
Gene de…
                  Oruç Aruoba

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 18.156
  • Teşekkür 127874
    • Çevrimdışı
  • # 12 Şub 2019 21:03:48
Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...



sustum!
sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız...

kurthan

  • Moderatör
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 7.793
  • Teşekkür 58328
    • Çevrimdışı
  • # 13 Şub 2019 23:46:36
I.
Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda
Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum
Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimse
elini uzatmıyor
Bir gürültülü yaşamaya gidiyor dünya boşalan
bir deniz gibi
Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu.
Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme
Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar
Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda
İnsanların koşup dolduğu bu dar yapılarda
Bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar
Biz bunun için mi geldik.
II.
Kara ağaç gibi bağlıyım katı bir çağ bu
Her şey bir makine düzenine gidiyor
- düzen diyorlar beni çağırıyorlar -
Irmak yatağına sığınıyorum sınırlı bir çağ bu
Baktığımız her şeyde bir yalan kabuğu
Bir mercek düzenine bağlanıyor gözlerimiz.

III.

Şu zaman çıkmazında alıp beni bir altmış yaşa
bağlıyorsunuz
Doğmadan ölüme yöneldik gerisi yok diyenler var
Sınırlı yıl oyunlarına inananlar var
Sizin güveniniz bir güneş düzeninde
Ben mezarların karanlık çağına dayanıyorum
Bir ağacı büyütüyorum her yerimle
Bir ağacı uyguluyorum - her şey bir ağaç düzeninde -
Yerde gökte ve her her yerde
Dallarında ben ağacın incecik köklerinde
Boğuluyorum - bağlanıyorum -
Ben mezarların karanlık çağına dayanıyorum.
IV.
Şu dar odanın katı yalnızlığında
Ve her şeyin çıplaklığında
Durup bir pencereyi deniyorum
Gizliliğin dışına çıkıyorum
Araçların
İnsanların
Şehrin ve meydanların ve kalabalığın ve herşeyin
İçimde yalnız ve yapraksız
Bir kavak ağacı büyüyor - Çıplak ve göğe doğru -
Ama küskün ama yalnız ama yapraksız ve uzun
Bir ağlama duvarı bu.
Yatak ve yorganın kuru yalnızlığında
Ve aklın dar yalnızlığında
Şehrin ve her şeyin
Ve kalabalığın yorgunluğunda
Saçların ve parmakların
Ve gözlerin ve gecenin bu bulanık çağında
Ve aynaların sığ görünümünde
Bunalıyorum.
V.
Susmanın kalesine sığınıyorum
Önümde karanlıktan duvarlar
Sırtımda insan yüklü bir gök var.

    Erdem Bayazıt

sevde5

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.740
  • Teşekkür 3413
    • Çevrimdışı
  • # 14 Şub 2019 19:29:35
SESSİZ GEMİ
  Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
  Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
  Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
  Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
  Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
  Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
  Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
  Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
  Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
  Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
  Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
  Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

   
                        Yahya Kemal BEYATLI


atasay15

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 10.323
  • Teşekkür 10346
    • Çevrimdışı
  • # 14 Şub 2019 21:52:29
EY TÜRK GENCİ
Ey Türk Genci! Bir yanın alp,
Diğer yanın eren olsun.
Sen sen ol da kalp kırma kalp
Sevgi mumun çıran olsun.

Olur isen bir alperen,
Tam Müslüman Türkler gören
Hayatına şekil veren;
Dinin ile tören olsun.

Para, mal mülk, makam yetki,
Etmemeli sana etki
İmanını sağlam tut ki:
Küfür batsın viran olsun.

Zorun zulmün hiç bir türü,
Döndürmesin seni geri,
Hak bildiğin yolda yürü
İsterse kar boran olsun.

Delikanlım! Cehle inat,
Sen gel seni bilgi donat,
İlim, irfan kültür sanat
Sana dost ve yaran olsun.

Sev barışı, sev dirliği,
Aşk bil vatanperverliği,
Hayalinde Türk birliği,
Gönlünde hep Turan olsun.

Uyar isen eğer uyar,
Arif'in bir öğüdü var
Bir elinde bilgisayar
Bir elinde Kuran olsun.

Ozan Arif

ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 961
  • Teşekkür 10034
    • Çevrimdışı
  • # 15 Şub 2019 21:45:15


         h.n.a.


VARSAĞILAR -3-

Burada her dem güneş açmaz,
Bazı olur hava puslu.
Bugün yine oldu bahar,
Geldi bir hoş bülbül sesli.

Üzerinden akıyor naz,
Paylaşacak benimle koz.
Dedim: ‘‘Adın Şirin mi kız?’’
Güldü, dedi: ‘‘Hayır, Aslı.’’

Dedim ki: ‘‘Hey bre yosma!
Bir sözüm var, ama küsme,
Bir başlasın, böyle susma,
Ya saz yahut cilve faslı…’’

Dedi: ‘‘Sonra için yanar,
Bakışımdan gönlün kanar.
Dudağımdan başın döner,
iyisi mi, otur uslu!’’

Dedim: ‘‘Dilber! Tavrın yüce.
Etme, konuş akıllıca.
Gönül benzer bir kılıca,
Kanlanmazsa kalır paslı.’’

Dedi: ‘‘Kılıç kına girsin!
Ben güneşim, sen de karsın!
Dayanamazsın, erirsin,
Sevdiklerin kalır yaslı…’’

O güzel kız sattı beni,
Bir hıçkırık tuttu beni,
Yalnız koyup gitti beni,
Salınarak nazlı nazlı.

Gönül orman… Uçtu kuşu.
Bu ormanın bitti işi.
“Atsız” dağdı, geldi kışı,
Başı duman, gözü sisli…

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.542
  • Teşekkür 21319
    • Çevrimdışı
  • # 16 Şub 2019 18:52:16
Aha Geldim Gidiyorum

Yalan dünya işte senden
Aha geldim gidiyorum
Kalanlara selam benden
Aha geldim gidiyorum

Var mı sana gelip kalan
Baştan başa murad alan
Varın yoğun hepsi yalan
Aha geldim gidiyorum

Dereyi aş tepeyi aş
Sonu yoktur dolaş dolaş
Günden güne yavaş yavaş
Aha geldim gidiyorum
 
Yalan dünya sana böyle
Kimler konup göçtü söyle
Ben de işte aynen öyle
Aha geldim gidiyorum

Gülemedim şöyle bir gün
Senelerim geçti sürgün
Gönül sevdiğine dargın
Aha geldim gidiyorum

Arif der ki bunca yıl ay
Geldi geçti vay dünya vay
Yaşamaksa yaşadım say
Aha geldim gidiyorum
 
                   Ozan Arif

seheryeli_

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.770
  • Teşekkür 17945
    • Çevrimdışı
  • # 16 Şub 2019 20:18:44
Toprak hava su kadar
Değerli bir şeyler var
Belki de daha değerli
Anlamak karşındakini
Karşındakince anlaşılmak
Kelimelerin yetmediği
Sözün tükendiği anda
Bakışında
Gülümsemesinde
Yüreğinde
Bulmak bir şeyleri
Onun o haliyle olmak
Anlamak
Anlaşılmak
İnsanların bencilleştiği
Birbirini umursamadığı
Kör bir çukurda
Kaldırınca başını
Masmavi gökyüzüne
Açılan pencere
Onu aydınlığa
Mutluluğa çıkaracak
İp olmak
O ipe tutunmak
İnsanca insan gibi
Yaşanan yaşanacak
Güzel olan ne varsa
Anlamak
Sadece anlamak
O zaman daha kolay olmaz mı?
Anlaşılmak...

ferdem

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.740
  • Teşekkür 22566
    • Çevrimdışı
  • # 19 Şub 2019 17:51:39
Güneş yattı pusuya
Ay düştü kuyuya

Zifiri karanlık
Dipsiz aydınlık

İstediğin kadar bağır
Toprağın kulağı sağır

Dolap kırık
Su bulanık

Kovada kir
Tadı zehir

Gelip geçer her kafile
Yusuf değilsen nafile

Necati Şaşmaz

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 18.156
  • Teşekkür 127874
    • Çevrimdışı
  • # 19 Şub 2019 21:33:18
Bir Zamanlar
Ben çocukken bir keman sesi gelirdi
Yan evin bahçesinden
İhtiyar bir kadın gazel okurdu
Güneş bile dinlerdi usulca
Sanki direnirdi batmamaya
İnce nağmeler sakinleştirirdi
Sonra kaybederdi kendini sarhoşça
Bazen şiddetle kızıllaşırdı çehresi
Sonra derdik galiba bu hiddetin nişanesi

Ben çocukken bir keman sesi gelirdi
Yan evin bahçesinden
O kadının daha güzelmiş gençliğinde sesi
Dostları varmış güzel sesli hafızları
Hepsi buradan yetişmiş derdi ninem
Kalbur saman içindeki Harput’un tarihinden

O zamanları hiç görmedim ama hissettim
Dolaşırken bağlarında ezgilerini dinledim
Geçerken köhne kahvenin yanından
Dayımın nargile içişini izledim

Bu evler renkliymiş bir zamanlar
Şimdi ise solgun gri bir renk
Sarar tüm sokakları çehreler
Bir zamanlar şair yetiştiren bu ev
Şimdilerde sokak şairlerini misafir eder
Duvarlara iki mısra yazılır
Ölüm kan ve şiddet kokar
Ben çocukken keman sesi gelirdi
Şimdi ise sadece ses geliyor
Çatırdayan ahşap merdivenlerinden

Burhan Perkgöz

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.463
  • Teşekkür 32510
    • Çevrimdışı
  • # 20 Şub 2019 20:31:58
kim sildi
kimliğimi dudağından,
suretimi gıyabından,
ömrümü sunağından
söyle… kim sildi,
omzumu omzundan,
adımlarımı yolundan,
huyumu huyundan be sevgili

İlhan  AŞÍCI

 

Egitimhane.Com ©2006-2023