Ufuk çizgisinde saf tutmuş dağlar aşılmaz sanırsın, lakin insan içindeki dağı aşmaya çalışırken anlar nelerle savaştığını. Geçmişiyle, eksikleriyle, birikmiş kırgınlıklarıyla. Güneş gurbete de doğar da sönük kalır yabancı konan adımıza. Gökyüzü hep yerinde kalır ama insanın gözü bazen başka bir göğün mavisini arar, bakışlar yukarıya değil, içeriye döner...