Konu: Bunları Biliyor Musunuz?  (Okunma sayısı 520697 defa)

burcum7

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.062
  • Teşekkür 12248
    • Çevrimdışı
  • # 24 Mar 2020 21:40:43
UZAKTAN EĞİTİMİN TARİHSEL GELİŞİMİ
Dünyada ilk 1728 yılında Boston Gazetesinde başlamıştır. Bu yüzyıllarda birçok ülkede uzaktan eğitim sistemi başlamış, birçok yetişkin eğitimine devam etmek istemiş fakat coğrafi konum ve yaş gibi sebeplerden eğitimine devam edememiştir. Bu yüzden Mektupla Öğretim Üniversitesi kurulmuştur. Ayrıca eğitim amaçlı radyo sayılarında ciddi artışlar olmuştur. Ülkemizde ise 1960 yıllarında ilk adım atılmış olup, teknik konuların öğretimi için birçok birey eğitim almıştır. Ardından da Açık Öğretim Fakültesi kurulmuştur. Bu bilgiler ekseninde görüldüğü gibi uzaktan eğitime geçiş için birçok adım atılmış olup, bugün sürece “küçük yaş grupları” dahil edilmiştir.
Uzaktan eğitim; farklı ortamlarda bulunan öğrencilerin ve öğretmenlerin, öğrenme ve öğretme faaliyetlerinin iletişim teknolojileri ile gerçekleştirdikleri bir eğitim sistemini ifade eder. Teknolojik gelişmelerin her alanda ki takibi, bizleri eğitim alanında da yeniliğe hazırlamaktadır. Her gelen yenilik kulağa hoş gelse de belirsizlik birçok kişide kaygıya sebep olabilmektedir. Fakat unutulmamalıdır ki; çocuklar yetişkinlere oranla yeniliklere çok daha kolay entegre olabilmektedir. Sizler geçmiş düzenin değişimi ile rutin işlerin bozulacağı şeklinde ki düşüncelere sahip olabilirsiniz. Bu gibi düşünceler yaşadığınız kaygıdan kaynaklı olup, zaman içerisinde belirsizlikler yerini net bilgilere bıraktığında sürece adapte olduğunuzu gözlemlemiş olursunuz.
PEKİ, UZAKTAN EĞİTİM FAYDALI MI?
Öğrencilere bireysellik, esneklik ve bağımsızlık olanağı tanımaktadır. Böylece çocuğun grup iş birliği içinde bireysel etkinliği ve özgürlüğü ön plana çıkmaktadır.
Uzaktan eğitimin tekrarı vardır. Dolayısı ile yüz yüze eğitimde anlaşılmayan bilgiler bu eğitim ile aynı şekilde tekrar edilebilmektedir.
Uzaktan eğitim zaman esnekliğine sahiptir ve belli bir ortamda bulunmak gerekmemektedir. Öğrenci kendi kendine çalışma şeklini istediği gibi planlayabilmekte ve böylece sorumluluk alma konusunda da ilk adımlarını atmış olmaktadır. Kendi kendini yönetebilen bireyler yetişmiş olacaktır.
Çocukların kendi başına öğrenme kabiliyetlerini geliştirmektedir.
Kişi başına düşen maliyet oldukça düşüktür. Devletin internete erişim konusunda yenilik getirmesi şarttır. İnternet hızı arttırılmalı ve kesintiler giderilmelidir.
Geleneksel eğitimden farkı okula olan uzaklık ve kapasite anlamında çok daha elverişli olmasıdır. Çocuğun okula gidip gelirken zaman kaybetmesi olmayacağından ve sınıftaki kişi sayısı sıkıntısı yaşanmayacağından çok daha elverişli olduğu düşünülmektedir.
Hayat boyu öğrenme imkânı sunmaktadır.
Eğitimde fırsat eşitliği sağlamaktadır. Engeli olan çocukların eğitimden mahrum kalmaması ve coğrafi konumdan dolayı eğitim alamayanların eğitime devam edebilmesi de bir eşitliktir. Dolayısıyla engelleri ortadan kaldırmaktadır.
Olası başarısız olma korkusunun kalktığı bir sistem olduğuna dair birçok araştırma mevcuttur.
Her türlü kaynağın kullanımına olanak sağlamakta ve sınırlamayı ortadan kaldırmaktadır. Tarihten bu yana daha verimli olduğu yönünde yüzdelikler de mevcuttur.
OKUL ÇOCUĞUN ENERJİSİNİ ATTIĞI YER DEĞİLDİR
Bazı aileler çocuklarının enerjilerini gün içinde okullarda attıklarını ifade etmektedirler. Dolayısı ile bu sisteme geçişte zorlanabilirler. Okul çocuğun enerjisini attığı bir yer değil, bilgiye ulaştıran yerdir. Kalan enerjisi için çocuk farklı sporlara yönlendirilebilir. Böylece doğru yerde harcanan enerji ile yeteneklerini de geliştirmesi sağlanmış olur.
UZAKTAN EĞİTİMİN DEZAVANTAJLARI VAR MI?
Yüz yüze eğitimde olduğu gibi mimiklerden öğrenciyi anlama mümkün olmadığından, bazı konularda sıkıntı yaratabilir.
İnternet kullanımının kısıtlı olduğu yerlerde sorunlar yaşanabilir.
Uygulamaya ve deneysel eğitime yönelik bir eğitim değildir.
Psikolog Derya Yalçınkaya

bergüzar

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.036
  • Teşekkür 9515
    • Çevrimdışı
  • # 31 Mar 2020 03:27:12
Baba" filminin çekimleri gerçek bir mafya tarafından durdurulmuş ve tüm "mafya" kelimeleri senaryodan zorla çıkarttırılmıştır.
Daha ilginciyse, bunu yapan mafya üyelerinin filmde figüran olarak rol almış olması.

duyguaydın

  • Moderatör
  • *****
  • İleti: 4.443
  • Teşekkür 115690
    • Çevrimdışı
  • # 31 Mar 2020 12:46:12
Bakü katliamının 102. yıldönümü...

pelin_altindal

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 504
  • Teşekkür 460
    • Çevrimdışı
  • # 31 Mar 2020 12:47:51
bir görüşmede cümlenize  '' Seni tanımasam ......... ''
böyle başlayıp küfür rencide edici cümleler kurarsanız ceza almazsınız.Saydırabilirsiniz sevmediklerinize.

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.725
  • Teşekkür 35858
    • Çevrimdışı
  • # 04 Nis 2020 23:03:31
BİZİ NELER BEKLİYOR ?
Uzun ama okumanızı öneririm....

Yaklaşık bir aydır İtalya’nın Roma kentindeki evinde karantinada olan ünlü İtalyan romancı Francesca Melandri, The Guardian'da yayımlanan mektubuyla dünyadaki çoğu insanın önümüzdeki haftalarda yaşaması muhtemel olan duyguları paylaştı. Mektubun çevirisi şöyle:

Bu mektubu size gelecekten yani İtalya’dan yazıyorum. Şu an sizin birkaç gün sonra geleceğiniz konumdayız. Salgının çizelgeleri, aslında hepimizin birbirimizle paralel bir şekilde dans ettiğini gösteriyor.

Tıpkı Vuhan’ın bizden birkaç hafta önde olduğu gibi, biz de sizden sadece birkaç adım öndeyiz. Tıpkı bizim davrandığımız gibi davranmakta olduğunuzu izliyoruz. Kısa bir süre öncesine kadar bizim söylediklerimizi söylüyorsunuz: Hâla “Bu sadece bir grip, tüm bu yaygara neden?” diyenlerin ve durumu çoktan anlamış olanların arasındasınız.

Sizi buradan yani geleceğinizden izliyoruz ve çoğunuza kendinizi evlerinize kilitlenmeniz söylendiğinde, Orwell’dan hatta bazılarınızın da Hobbes’tan alıntılar yaptığını biliyoruz. Yakında bunları yapmak için çok meşgul olacaksınız.

Yapabileceğiniz son birkaç şeyden biri olacağı için değil ama her şeyden önce kendinizi yemeğe vuracaksınız.

Boş zamanlarınızı nasıl verimli bir şekilde geçirebileceğiniz konusunda eğitici olan düzinelerce sosyal ağ grubu karşınıza çıkacak. Hepsine katılacaksınız ama sonraki birkaç gün hepsini görmezden geleceksiniz.

Kıyamet senaryoları üzerine kurulu bütün kitaplarınızı raflarından çıkaracaksınız ancak kısa süre sonra hiçbirini okumak istemediğinizi fark edeceksiniz.

Tekrar yiyeceksiniz. İyi uyuyamayacaksınız. Kendinize, demokrasiye ne olduğunu sorup duracaksınız.

Messenger’da, WhatsApp’ta, Skype’ta ve Zoom’da durdurulamaz bir çevrimiçi sosyal hayatınız olacak.

Daha önce hiç özlemediğiniz çocuklarınızı özleyeceksiniz; onları bir daha ne zaman göreceğinizi bilmemeniz göğsünüze bir yumruk gibi vuracak.

Eski küslükleriniz ve dargınlıklarınız manasız görünecek. Bir daha konuşmayacağınıza yemin ettiğiniz insanları arayarak “Nasılsın?” diye soracaksınız. Birçok kadın evlerinde şiddete uğrayacak.

Evleri olmadığı için sokaklarda kalan insanlara neler olduğunu merak edeceksiniz. Özellikle kadınsanız, ıssız sokaklarda alışverişe çıkarken kendinizi savunmasız hissedeceksiniz. Kendinize toplumların nasıl çöktüğünü soracaksınız: “Gerçekten bu kadar hızlı olabilir mi?” Tüm bunları düşünmemeye çalışacaksınız ve evinize döndüğünüzde tekrar yiyeceksiniz.

Kilo alacaksınız. Çevrimiçi fitness eğitimleri arayacaksınız.

Güleceksiniz. Çok güleceksiniz. Daha önce hiç sahip olmadığınız, ölümle ilgili bir kara mizah anlayışınız olacak. Her zaman her şeyi ciddiye alan insanlar bile yaşamın ve evrenin saçmalıklarını düşünecekler.

Süpermarket sıralarında arkadaşlarınız ve sevdiklerinizle randevulaşacaksınız, böylece sosyal mesafe kurallarına uyarken onları kısa da olsa görebileceksiniz.

İhtiyacınız olmayan her şeyi sayacaksınız.

Etrafınızdaki insanların gerçek doğası ortaya çıkacak. Hem kendinizden emin olacaksınız hem de şaşıracaksınız.

Televizyonlarda ve haberlerde gördüğünüz belirli kişiler ortadan kaybolacak, fikirleri birden manasızlaşacak. Empati kuramadıkları için insanların dinlemeyi bıraktığı kişiler, kendilerini mantıklılaştırmaya çalışacak. Onların yerine, gözünüzden kaçmış insanlar güven verici, cömert, tutarlı, pragmatik ve öngörülü insanlara dönüşecek.

Sizi, tüm olan biteni gezegenin yenilenmesi için bir fırsat olarak görmeye teşvik edenler, her şeyi geniş bir perspektifte görmenize yardımcı olacaklar. Onları çok sinir bozucu bulacaksınız: Yarıya inen karbon emisyonlarıyla gezegenin rahat bir nefes alması oldukça güzel fakat gelecek ay faturaları kim ödeyecek?

Yeni dünyanın doğuşuna tanık olmanın muhteşem mi yoksa acınası mı olduğunu anlamayacaksınız.

Balkonlarınızdan ve bahçelerinizden müzik açacaksınız. Balkonlarımızda opera yaptığımızı gördüğünüzde “Ah o İtalyanlar” diye düşündünüz ama birbirinizi ayağa kaldırmaya çalışan şarkılar söyleyeceğinizi biliyoruz. Pencerelerinizden “I will survive” şarkısını söylediğinizde, sizi izliyor olacağız ve tıpkı şubatta pencerelerinden şarkı söyleyen ve bizler şarkı söylerken başlarını sallayan Vuhan halkı gibi, bizler de sizi izlerken başlarımızı sallayacağız.

Çoğunuz eve kapanma biter bitmez yapacağınız ilk şeyin boşanma davası açmak olduğuna yemin ederek uyuyacaksınız.

Birçok çocuğa gebe kalınacak.

Çocuklarınız uzaktan eğitim alacak. Onlar bu durumdan dolayı sıkıntı yaşarken siz eğleneceksiniz.

Yaşlı insanlar tıpkı kabadayı gençler gibi size itaatsizlik edecekler: Dışarı çıkmalarını, enfekte olmalarını ve ölmelerini önlemek için onlarla savaşacaksınız.

Yoğun bakım ünitelerinde yalnız ölen insanları düşünmemeye çalışacaksınız.

Tüm sağlık çalışanlarının yollarına gül dökmek isteyeceksiniz.

Size toplumun tüm insanların ortak çabasıyla birleştiğini ve hepinizin aynı gemide olduğunu söyleyecekler. Bu doğru olacak. Bu deneyim kendinizi daha büyük bir bütünün bireysel parçası olarak ele alabilmeniz konusunda sizi olumlu anlamda değiştirecek.

Tüm farkı sınıflar yaratacak. Güzel bahçesi olan bir evde veya aşırı kalabalık konutlarda kilitli kalmak aynı olmayacak. Evden çalışmaya devam edebilmeniz ya da işinizi kaybettiğinizi görmeniz de... Salgını yenmek için yelken açacağınız tekne herkese aynı görünmeyecek ya da aslında herkes için aynı olmayacak, zaten asla değildi.

Bir noktada zor olduğunu anlayacaksınız. Korkacaksınız. Korkunuzu değer verdiklerinizle paylaşacaksınız ya da yükü onlara da bindirmemek için kendinize saklayacaksınız.

Tekrar yiyeceksiniz.

Biz İtalya’dayız ve sizin geleceğiniz hakkında bütün bildiklerimiz bunlar. Bu oldukça küçük çapta bir falcılık, her şeyi tam olarak göremeyiz.

Bakışlarımızı daha uzak bir geleceğe, hem sizin hem de bizim için bilinmez olan geleceğe çevirirsek size tek söyleyebileceğimiz şey:

“Tüm bunlar bittiğinde, dünya aynı olmayacak.”

Francesca Melandri, 2020

tarkan555

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 10.192
  • Teşekkür 10967
    • Çevrimdışı
  • # 04 Nis 2020 23:18:38
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Üstad ;  Yukarıdaki Alıntını Baştan Sona Okudum  ...
Bu Dünyanın Başına Gelen Nedir Biliyor Musun ?
Kurbağanın  İçi Su Dolu Tas İçine Konulup Altındaki Ateş Yavaş Yavaş Isıtılıp Kurbağanın Sonunda Öldüğünü Anlamaması Gibi   İnsanı Ve  İnsanlığı Derece Derece Öldürüyorlar ;  Tedricen Bir Durum Olduğu İçin Farkına Varamıyoruz  Psikolojik De Yavaş Yavaş Ölüyoruz Biyolojik ...

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.725
  • Teşekkür 35858
    • Çevrimdışı
  • # Dün, 18:21:38
KARANTİNA SONRASI BİZİ BEKLEYEN GÜNLER......
1. Kuaförlerden 6 hafta sonrasına randevu alabilen sevinecek.
2. Spor salonları 24 saat açık tutulacak. Koşu bantlarına aynı anda 3 kişiden fazla çıkmak yasaklanacak.
3. Sevip özlediğimiz restaurantlardan en erken 3 hafta sonrasına 1 saatlik kullanımlı sınırlı masa bulabilenler şanslı sayılacak. Daha öne çekebilmek için nüfuzlu tanıdıklar araya sokulacak.
4. Mağazalardaki küçük bedenli giysiler stoklarda şişecek, büyük beden giysiler tükenecek.
5. Aile fertleri ve eşler bir süre görüşmeyelim diyerek ayrı ayrı tatillere çıkacak.
6. Televizyonlar kutulanıp uzun bir süre bakılmamak üzere kilere kaldırılacak.
7. Karantinada okunmak üzere alınıp kapağı açılmamış tonlarca kitap kolilerle köy okullarına gönderilip bol hayır işlenecek.
8. Yolları unutulan okullar için her kavşak ve köşeye işaretli tabelalar konulacak.
9. Sokaklarda gezmeye doyamayacak yaşlıları gece toplayıp evlerine götüren özel belediye timleri kurulacak.
10. Bakışmayı ve kesişmeyi unutan gençlik bir süre mahcubiyet içinde sadece önüne bakacak. Toplu terapiler düzenlenerek sorun aşılacak.
11. Sokağa çıkma yasağı sayesinde bir çok görevden azat olan evin küçükleri bir daha asla bakkala markete gönderilemeyecek.
12. Ehliyet kursları şoförlüğe dönüş adında hatırlatma amaçlı özel sınıflar açacak.
13. Bagajlarda koliler dolusu makarnayla market market gezilecek, yarı fiyatına geri alır mısın diye marketlere yalvarılacak.
14. Toplumun gelişen yeni becerileri sayesinde en gözde yeni girişim alanı kafecilik yerine ekmek fırıncılığı olacak.
15. Uzmanlar, televizyon programlarında evlerdeki atıl kolonyalardan hangi farklı alanlarda yararlanabileceğimizi anlatacak.
16. Hastanelerde corona bakımı için ayrılan geniş alanların çoğu doğum ve doğum sonrası bakım servislerine çevrilecek...

(Alıntı )

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK