Konu: Hiç Yazılmayan Hasret Mektubum  (Okunma sayısı 152706 defa)

zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • Öğretmen Adayı
  • İleti: 7.895
  • Teşekkür 16250
    • Çevrimdışı
  • # 04 Haz 2011 00:22:41
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
zalim09 hocam harika bir duygu anlatımı olmuş çok etkileyici ve çok güzel  '' [linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] '' sayfasında izninizle? :) paylaştım hocam saygılarımla...
  Ne demek öretmenim izin sizindir.Okuyan güzel gören sizlersniz ben sadece yazdım.

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.631
  • Teşekkür 22125
    • Çevrimdışı
  • # 04 Haz 2011 13:32:20
Çok teşekkürler hocam, çok mütevazisiniz.
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
  Ne demek öretmenim izin sizindir.Okuyan güzel gören sizlersniz ben sadece yazdım.

zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • Öğretmen Adayı
  • İleti: 7.895
  • Teşekkür 16250
    • Çevrimdışı
  • # 05 Haz 2011 20:54:22
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Öğretmenim yüreğinize ve emeğinize sağlık...

 
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
emeğinize ve kaleminize sağlık öğretmenim..

[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Zalim öğretmenim yüreğinize sağlık..

 
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
,,,,harika bir şey.Paylaşım için sağolun

  Okuyan güel gören sizsiniz öretmenlerim bende size teşekkür ederim.

zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • Öğretmen Adayı
  • İleti: 7.895
  • Teşekkür 16250
    • Çevrimdışı
  • # 06 Haz 2011 19:34:48
   Seyyahınım SEN'in yorulmadan usanmadan suretini değil siretini arayan...Tenine değil canına hasterim...Bir ömrü versem bıkmam...Seyyahınım SEN'in hiç kavuşamayan...
 
   Seyyahınım geçtiğin yolları bilmeden peşine düşen,izine rastlamasamda geri dönemeyen...Seyyahınım SEN'in usanmadan SEN'i arayan, SEN'den hiç vazgeçemeyen,günü geceyi ayırmadan sana varamayan...
Kuruyan gönlünü gözyaşıyla ıslatan,Seyyahınım SEN'in geceyi yedi güne bölüp,adını her yere yazıp; yönünü seninle bulan...Seyyahınım SEN'in bıkıp usanmayan...
  çkmel

tepecik09

  • Bilge Üye
  • *****
  • Teknoloji ve Tasarım
  • İleti: 2.502
  • Teşekkür 5910
    • Çevrimdışı
  • # 07 Haz 2011 11:24:53
çok güzel ve etkili bir yazı bu emeğinize sağlık öğretmenim duyguları olan birilerinin varlığını bilmek bile güzel biz unuttuk da...

107325

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.522
  • Teşekkür 3634
    • Çevrimdışı
  • # 07 Haz 2011 11:43:52
çok güzel dile getirmişsiniz zalim09 öğretmenim.rumuzunuzla yazdıklarınız azcık ters olmuş:)Her ikisinide çok beğendim.Tekrar teşekkürler.

zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • Öğretmen Adayı
  • İleti: 7.895
  • Teşekkür 16250
    • Çevrimdışı
  • # 07 Haz 2011 21:47:38
Sen benim hüzün yanımsın... Güneşin vurmadığı gölgede kalan yanım. Kimselerin bilmediği kendime sakladığım. En çok ayazda kalmış olup da rüzgara savuramadığım  alıp alıp defalarca sineme sardığım yanımsın. En çok kanayan yarama sarmaya çalıştığımsın. Sardıkça kanayan kanadıkça sardığımsın…
Sen Benim Hüzün Yanımsın..

Sen benim hüzün yanımsın.. Her doğan günle bir kez daha ümidimi yıkan tarafımsın. “Olmadı olmayacak” dedirten hain düşmanımsın. “Ah çıksa gelse şimdi…” diyecek kadar kendimi kaptırdığım saflığımsın. “Çıksa ve gelse  alsa ve götürse…” diye çırpan kanadımsın. Ve her defasında kendime kırk kez söyleyip kırk kez yanıldığımsın.

Sen benim hüzün yanımsın.. Söküp atamadığım umut çiçeklerini gömdüğüm toprağımsın. Bahar gelir yeşerir diye yağmur  çamur  kar kış demeden suladığımsın. Olur da bir gün açarsın diye beklediğim sevdamsın. Sevda çiçekleri açar mı bilinmez ama umuduna umudumu bağladığımsın.

Sen benim hüzün yanımsın... Dar vakitte bulup tez zamandaki kaybımsın. “Ne olur kal benimle” dedirtecek kadar yalvardığımsın. “Sensiz hayatı istemiyorum” diyecek kadar uçurumdan kendimi attığımsın. Geceyle gündüzümü  yanlışla doğrumu karıştıran arafımsın. Sahi sen benim soldan soldan vuran yanımsın.

Sen benim hüzün yanımsın.. Sensizken anlamını yitirdiğim hayatımsın. Bütün kelimelerime yüklediğim anlamsın. “Sen” diye başlayıp da bitiremediğim üç noktamsın. “Sen  sen ille de sen” diye durup durup nefes aldığımsın. “Sen varsan ben varım” dedirtecek kadar kendimi hiçe saydığımsın. Kaderi kaderime yazılsın diye her gün Yaradana yalvardığımsın. Aklımda  yüreğimde ve duamda olansın.


Sen benim hüzün yanımsın.. Bakışına hasret kaldığım  sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim  hasretim  bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazsımsın. Nefretim  öfkem  kinim  sevincim  umudum  düşüm  rüyam  hayalim en çok da ağlayan  en çok da ağlatan yanımsın…

Sen tarifi imkansız hasterimsin. Cansın… Candasın… Canımdan öte canımsın..!!

Ve tüm bunlardan öte; sen benim susuşum, sabrım,duam, gülen yüzüm,gül kalplimsin..!


alıntı
düzenleme çkmel

zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • Öğretmen Adayı
  • İleti: 7.895
  • Teşekkür 16250
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2011 14:32:18
“Kuzey Kafkasya’da olduğu bilinen Kaf dağının eteklerinde bir çoban yaşamaktadır. Kendi halinde, sürüsünü güderek geçimini sağlamakta olan bir çoban… Gün gelir devran döner, garip çoban güzel bir Çerkez kızına gönlünü kaptırır. Zamanla bu kıza gönülden ve fena halde bağlanmıştır. Öyle bağlanmıştır ki, onun için canını bile vermeye hazırdır. Bir süre bu şekilde kıza hiçbir şey belli etmeden, ona olan hayranlığını, sevgisini sürdürür. Derken, artık dayanamaz olur ve ona açılmaya karar verir. Evet, en yakın zamanda kıza gidecek ve açılacaktır. Âşık çoban aynı zamanda düğünlerde pişinawalık (akordeonist) da yapmaktadır. İşte o günlerde bir düğüne çağrılır çalması için … Hemen düğüne koşar ve başlar çalmaya... Geceye kadar dur durak bilmeden çalmaya devam eder. Herkes iyice eğlenmiştir. Sonunda gelin de düğünün yapıldığı yere gelir... Herkes gibi çoban da bakar geline. Çoban geline baktığında gözyaşları yanağından süzülüverir. Ağlıyordur.... Çünkü gelin gönlünü kaptırdığı o güzel Çerkez kızıdır. Birden eli enstrümanın tuşlarına gider... Ve çalmaya başlar... Herkes ona hayret içinde bakmaktadır… Çünkü çaldığı bu şarkı daha önce hiçbir yerde duyulmamıştır. Sabaha kadar hem ağlar hem de bu hüzünlü şarkıyı çalmaya devam eder. Kimse anlamaz neler olduğunu. Bu ezgi şimdiki adıyla Ağlatan Qafe’dir...”

Qafe’den Alıntı

 Unutmayın yarın belki bize çok uzak.Belki yarın hiç olamayacak.Her ne olursa olsun içinizden geçeni o an söylemeyi öğrenmeliyiz.Ya da yarın söylemek istediğiniz insan bu dünya da olmayabir.Keşkeler fayda etmiyor son pişmanlık gibi.Çobanın Adige kızına kavuşması ve bu öykünün okunup dilden gönüle düşmesi duasıyla…
  
çkmel

hafsa78

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 156
  • Teşekkür 188
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2011 14:39:22
zalim09 öğretmenim yazılarınızı beğeniyle takip ediyorum yüreğinize emeğinize sağlık
saygılar

dvrmbtl

  • Yönetim Ekibi
  • *****
  • Türk Dili ve Ed.
  • İleti: 7.550
  • Teşekkür 177495
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2011 14:58:07
Öğretmenim yüreğinize sağlık.

zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • Öğretmen Adayı
  • İleti: 7.895
  • Teşekkür 16250
    • Çevrimdışı
  • # 08 Haz 2011 22:20:01
Belki bir rüzgarım,seher yeli misali.İster önüme set çek durdur beni.
İster kapıl esişime götüreyim seni…Ne yaparsan yap ben yine eserim dinlemem kimseyi…
Eserim usanmadan tüm uzaklara ve sana doğru…Ne dalını kırarım ne de gelmek istemezsen SEN’i zorla sararım.Olur da kapılmassan yelime  ben uzaktan da razıyım esmeye.

Çkmel

Var isen ses ver, dipsiz kuyularda bile olsan da duyarım,

Hayat denen sis saklasa da seni

Baktığım her yerde sen varsın sayarım

Başı dumanlı Kafkas dağları misali umut

Son nefesim olsa da vuslat ararım…

zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • Öğretmen Adayı
  • İleti: 7.895
  • Teşekkür 16250
    • Çevrimdışı
  • # 09 Haz 2011 16:02:36
Bir diğer hikâyeye göre ise,
    Çukurova’da yaşayan Çerkez kızı Gurina, fakir ailesi istedi diye zengin bir pamuk ağasıyla evlendirilmek üzeredir. Çaresiz buna evet diyen bu güzel kız, bir süre sonra köye gelen bir delikanlıya âşık olur. Delikanlı da ona. Delikanlı aşkını söyler ama sevildiğini bildiği halde olumlu karşılık bulamaz. Nişanlı olduğunu da bilmez Gurina’nın. Bir anlam veremez bu yüzden duruma. Bir süre sonra oradan ayrılır delikanlı. Aradan uzunca bir zaman geçer, delikanlıyı unutamayan güzel Çerkez kızı, hasret iyice içine çöktüğü bir gün, alır eline akordeonu, odasına kapanır. İçerden sadece kafe ezgisi duyulmaktadır. Kapı kimseye açılmaz. En iyi arkadaşına haber verilir, o da açtıramaz kapıyı. Son notaya basacağı serçe parmağına ip bağlayan Gurina ipin diğer ucunu da babasının tüfeğinin tetiğine bağlamıştır. Son notaya basınca tüfek ateşlenir ve Gurina ölür. Qafe’yle birlikte Gurina’nın hayatı da biter. Ağlatan Qafe biraz da onun hatırası için söylenir yıllardır.

Qafe’den alıntı…

zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • Öğretmen Adayı
  • İleti: 7.895
  • Teşekkür 16250
    • Çevrimdışı
  • # 09 Haz 2011 18:41:12
Sensiz geçen günlerin anlamsızlığını duyumsuyorum, tüm benliğimle. Uzakları yakın et, gel artık!
 
Zamanın ırak yalnızlığındaki ruhlar bulvarındayım.  Hasret türküleri besteleyen kalbimin çığlıkları yankılanıyor çıkmaz sokakların kuytuluklarında. Unutulmuş şarkılar hatırına uzakları yakın et; gel artık!

Sensizliğin dayanılmaz karanlığında müebbet aşka mahkûm olmuş çilekeş kalbim sevda şarkılarının notalarını hücresinin duvarına yazdı, kanayan parmaklarıyla. Feryadı yükselirken mutsuzluktan şikâyet eden bestekâr gönlümün, umut sokağında yankılandı seni çağıran türkülerimin hazin nağmeleri. Uzakları yakın et; gel artık!

 
Kaç pranga eskittim kaç hazanda göz yaşım var sayamadım.Hüzün oldu dört bir yanım...

   Yüreğim buz tuttu!!! Uzakları yakın et de Gel Artık...



alıntı-çkmel

zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • Öğretmen Adayı
  • İleti: 7.895
  • Teşekkür 16250
    • Çevrimdışı
  • # 09 Haz 2011 23:03:15
Dağlar dağ değil, burası Kafkasya değil, canlar sadık değil, demir çelik değil, ateş mert değil, su berrak değil, kar kar değil, kış da kış değil. Zaten bahar da güz değil! Dost ile düşman karışmış be Kürşad! Karışmış be duru Asena!

Sen sen değilsin, o o değil. Ben de ben değildim!
Yine örütbağdan bir alıntı. Kadirce adlı bir Adige’den:


Kafdağı’na Bir Sevda Mektubu

Öylesine bir şeyler…
Bunlar da sana ey meçhul sevgili,
Yine Leyla’ya, şu an meçhulüm olsa da…
Var isen ses ver, dipsiz kuyularda bile olsan da duyarım,
Hayat denen sis saklasa da seni
Baktığım her yerde sen varsın sayarım
Başı dumanlı Kafkas dağları misali umut
Son nefesim olsa da vuslat ararım
Kafkasya bakışlı güzel


Aşk her yerde ve her şeyde onu görmekmiş
Göremediğimsin

Var isen ses ver, dipsiz kuyularda bile olsan da duyarım,
Hayat denen sis saklasa da seni
Baktığım her yerde sen varsın sayarım
Başı dumanlı Kafkas dağları misali umut
Son nefesim olsa da vuslat ararım


Bir yanda koca şehir, bir yanda yalnızlığım
Sende kaybolsam, sen de kaybolsan!
En güzel isimlerde ve daha yapılmamış resimlerdesin.
Kendi uçurumlarımızın en kenarındayken
Bir şeyler tutsa elimizden, alıp götürse
Hayat uzun bir yol
Eyvallah!

Yeter ki sonu önce sana sonra O’na varsın!
Her sahilde yalnızlığım var,
Nöbetindeyim aslanlar gibi bir sabrın…
Özgürlük dedikleri bu olsa gerek ve yalnızlık dedikleri…
Bekliyorum, bir gün sen olacağım!

Kafası karışık bir adamın zamansız zamanlardan aklında kalanları on dakika içinde anlatmasıydı.

Özetle, sevmek belki acıtan bir şey ve beklemek bir meçhulü
Ama hak edenler için çile, acı çekmek bile güzel!
Elden gelen “dua”, çoğu zaman,
Yarınlar sizin olsun…
Yarın her şey daha güzel olsun.
Yaradan sizinle olsun.
EYVALLAH!!!
**************
Adige Kadir’den alıntı…

liff

  • Bilge Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.240
  • Teşekkür 13009
    • Çevrimdışı
  • # 09 Haz 2011 23:07:21
Ağlatan Qafe eşliğinde Hiç yazılmayan hasret mektubunu okudum bugün kardeşim,duygular bu kadar mı içten anlatılır, olduğu gibi,samimi ve tertemiz...

Yüreğine ve kalemine sağlık..
İçindeki o şair ruhunu sık sık çıkar dışarıya bizde nasiplenelim kardeşimm ;)

 

Egitimhane.Com ©2006-2023