İbretlik Hikayeler

Çevrimdışı Hüseyin Bora Ç

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 117
  • 757
  • Tarih Öğretmeni
  • 117
  • 757
  • Tarih Öğretmeni
# 15 Şub 2026 22:04:07
İbretlik hikayeler, genellikle insanın hırsı ile kaderi arasındaki o ince çizgiyi anlatır. Sana, sahip olduklarımızın kıymetini ve "yeterli" olanın ne olduğunu sorgulatan, klasik ama her devrin dersini veren meşhur bir hikaye anlatayım:

🌾 Bir İnsana Ne Kadar Toprak Lazım?
Vaktiyle Rusya’nın uçsuz bucaksız steplerinde yaşayan Pahom adında hırslı bir köylü varmış. Pahom, kendi halinde bir adamken sürekli daha fazla toprağa sahip olmayı düşlermiş. "Biraz daha toprağım olsa, ne şeytandan korkarım ne de kimseden," diye övünürmüş.

Bir gün kulağına bir haber çalınmış: Uzak bir bölgede, Bakşirlerin yaşadığı topraklarda, çok ucuza devasa araziler satılıyormuş. Pahom hemen yola koyulmuş.

Şaşırtıcı Teklif
Bakşirlerin reisiyle görüşmüş. Reis ona inanılmaz bir teklif sunmuş:
"Bin ruble vereceksin ve gün doğumundan gün batımına kadar yürüyerek çevrelediğin tüm toprak senin olacak. Tek bir şartım var: Güneş batmadan önce başladığın noktaya geri dönmelisiniz. Dönemezsen, hem paran gider hem de toprak alamazsın."

Pahom heyecandan uyuyamamış. "En az 30-40 kilometre yürürüm, en verimli yerleri alırım," diye planlar yapmış.

Hırsın Pençesinde
Ertesi sabah gün doğarken Pahom yürümeye başlamış. Adımları hızlı, neşesi yerindeymiş. Beş kilometre gitmiş, "Burası çok güzel," deyip işaret koymuş. Biraz daha gitmiş, "Şu ilerideki sulak alanı da katmalıyım," demiş.

Öğle vakti gelmiş, güneş tepeye çıkmış. Yorulduğunu hissetmiş ama hırsı ona fısıldamış: "Biraz daha dayan, ilerideki kara topraklar daha verimli!" Dönmesi gereken saati sürekli ertelemiş. "Biraz daha, biraz daha..." derken çok uzaklaşmış.

Zamanla Yarış
Güneş alçalmaya başladığında Pahom paniğe kapılmış. Dönüş yolunun sandığından çok daha uzun olduğunu fark etmiş. Koşmaya başlamış. Nefesi kesiliyor, kalbi göğsünden fırlayacak gibi atıyormuş. Ayakkabılarını fırlatmış, ayakları kan içinde kalmış ama durmamış.

Güneşin ufka değdiği an, başlangıç noktasındaki Bakşirlerin tezahüratlarını duymuş. Reis, uzaktan ona bakıp gülümsüyormuş. Pahom, son bir hamleyle kendini başlangıç çizgisinin üzerine atmış. Elleri reisin ayaklarına değmiş.

"Başardın!" demiş Reis, "Bütün bu topraklar artık senin!"

Hazin Son
Pahom’un uşağı efendisine seslenmiş ama cevap alamamış. Pahom’un ağzından kan geliyormuş; yorgunluktan kalbi durmuş. Uşağı bir kazma almış ve Pahom için bir mezar kazmış.

Pahom'un ihtiyacı olan tek toprak, içine gömüldüğü o iki metrelik çukur kadarmış.

💡 Hikayeden Çıkarılacak İbret
Bu hikaye, insanın bitmek bilmeyen arzularının onu nasıl felakete sürükleyebileceğini anlatır. Hayat boyu "daha fazlası" için koşarken, aslında en değerli şeyimizi; yani vaktimizi ve sağlığımızı kaybediyoruz.

Soru şu: Gerçekten ihtiyacımız olan nedir? Koştuğumuz menzil, kaybettiğimiz huzura değiyor mu? (alıntıdır)

Çevrimiçi hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 30.176
  • 236.836
  • 30.176
  • 236.836
# 23 Şub 2026 23:18:48
İbretlik Bir Hikaye Oku
Sıradan bir güne gözlerini açtı genç adam. Her gün aynı saate kalkar kahvaltısını yapar. Hanımının hayır duası ile işine gitmek üzere yola koyuluyordu. Haftanın altı günü kurulmuş saat gibi hep aynı şeyleri tekrar eder dururdu.

Yine kahvaltısını yaptı giyinip hayır dua ile yola çıktı hava soğuktu işine gideceği için içi titriyor bir an önce işe varmak için hızlı, hızlı yürüyordu. Biraz gitmişti ki önünde yaşlı hırpani bir adam belirdi. Adam yolunu kesip bir şeyler mırıldandı.

Genç adam anlamamıştı söylediklerini ona doğru hafifçe eğildi buyur amca bir derdin mi var dedi. Adam titrek bir sesle ekmek diyebildi genç adam elini cebine attı. Ekmek parası çıkarıp ihtiyara uzattı.

Adam orayı eli ile iterek ekmek bana ekmek al dedi işe geç kalıyordu. Henüz dükkanlar açılmamıştı. Israrla parayı yine uzattı amca vaktim yok parayla hem ekmek hem katık alırsın dedi.
#!#
İhtiyar hayır bana ekmeği sen alacaksın dedi. Ve önünde boynunu bükerek durdu. İçi burkuldu genç adamın ne olursa olsun ister işine geç kalsın açık bir fırın bulup ekmeği almaya karar verdi. Birlikte yürümeye başladılar nihayet bir fırın buldular.

Genç adam ekmeği aldı yaşlı adama uzattı bir miktarda para verip amca bu parayla ekmeğin yanına katık al başka bir isteğin varsa söyle dedi. Yaşlı adam minnet duymadan gocunmadan bütün samimiyeti ile gencin gözlerinin içine taaa ruhumun derinliklerine bakarak hadi ucuz atlattın başında büyük bir bela vardı ama inşallah bela defoldu dedi.

Genç adam şaşkındı bu sözler bu bakışlar biraz önceki rastladığı hırpanı adam gitmiş heybetini içinden hissettiği ruhunu titreten birisi gelmişti sanki titredi ve kısık bir sesle ne belası diyebildi. Ama yaşlı adamı göremedi arkasına sağına soluna bakındı, heyhat ortada kimsecikler yoktu.

Hayatın da böyle bir şey gelmemişti. Hem düşünüyor hem yürüyordu. Yolların nasıl katlandığını işine nasıl vardığını anlayamadı bile öğle tatili yaklaşmıştı.

İş önlüğünü çıkarmak üzere iken onu telefona çağırdılar telefonda hanımının titrek ve ağlamaklı sesi ile beyninden vurulmuşa döndü. Küçük oğlunun üzerinden kamyon geçmişti ve hastaneden arıyordu eşi.

Hızla fabrikadan çıktı bir taksiye binip hastaneye gitti içeri girdiğinde hayretten gözleri fal taşı gibi açılmıştı hayal gördüğünü sandı. Gözlerini ovuşturdu yeniden baktı küçük yavrusu ayakta sadece birkaç ufak sıyrıkla babasına bakıyordu.

Birden gözlerindeki yaşlara engel olamadı hıçkırarak ağlıyordu. Bu kadar büyük bir kaza ufak birkaç sıyrıkla nasıl atlatabilmişti nasıl bir güç dört yaşında minicik bir yavruyu dev gibi kamyonun altında sağ hem de çok az bir hasarla çıkarmıştı.

Allaha şükür etti hem de bütün zerreleriyle sonra birden sabah yaşadığı olay geldi aklına hiçbir şeyin başı boş olmadığını yaşamış ve az sadaka çok belayı def ettiğinin sırrını anlamıştı. Evet insanlar imtihandaydı kimine nerede nasıl kimlerle imtihan edileceği belli değildi.


 

Çevrimiçi hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 30.176
  • 236.836
  • 30.176
  • 236.836
# 09 Nis 2026 22:59:43
Kör Kız (Fedakarlık)
Kör olduğu için kendisinden nefret eden kör bir kız vardı. Nefret etmediği tek kişi ise her zaman yanında olduğu için ona sevgi duyduğu erkek arkadaşıydı. Erkek arkadaşına dünyayı görebilseydi onunla evleneceğini söyledi.

Bir gün birisi ona bir çift göz bağışladı; ameliyat sonunda, erkek arkadaşı da dahil olmak üzere her şeyi görebiliyordu. Erkek arkadaşı ona, “Artık dünyayı gördüğüne göre benimle evlenir misin?” diye sordu.

Kız, erkek arkadaşının da kör olduğunu görünce şok oldu ve onunla evlenmeyi reddetti. Erkek arkadaşı gözyaşları içinde uzaklaştı ve daha sonra ona şöyle bir mektup yazdı:

“Sana verdiğim gözlerime iyi bak canım.”

Hikayeden çıkarılacak ders:

Koşullarımız değiştiğinde, düşüncemiz de değişir. Bazı insanlar her şeyin eskisi gibi olduğunu göremeyebilir ve onları takdir edemeyebilir. Bu hikayeden siz de çok anlamlar çıkarabilirsiniz.

Çevrimdışı Kupakızı

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.779
  • 7.463
  • 1.779
  • 7.463
# 13 Nis 2026 20:26:00
Birgün biri vefat ederken Keşke yeni olsaydı, keşke tam olsaydı , keşke daha uzak ve ağir olsaydı demiş ve ölmüş . Kimse buna anlam verememiş ama soramamış adam ölmüş. Hikmet sahibi biri ölen zatı rüyasında görmüş ve neden böyle dediğini sormuş o da;
Günün birinde bir gariban geldi hava çok soğuktu giyecek istedi . Sandığı açtım bir eski bir yeni kaftanım vardı. Yeniye kıyamadım eskiyi verdim onun sevabını götünce keşke yeni olsaydı dedim.
Bir gariban birgün ekmek istemişti tamamına kıyamadım yarısını verdim sevabını görünce keşke tam olsaydı diye ona uzüldüm. Bir gariban birgün bir yük taşıyordu onun yükünü taşımıştım sevabını görünce keşke daha ağır olsaydı ve yol uzak olsaydı dedim, demiş.
Sonra keşke dememek için...

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK