İyi akşamlar zümrelerim.Bugün bir velim gelmiş,-ilçe merkezinde bütün okullar okuma yazmaya geçti,çok yavaş gitmiyor musunuz- diyor.Sanki ben Onun işyerine gidip,-bütün esnaflar indirime girdi,siz neden fiyatları indirmiyorsunuz- diye soruyorum
Şaka bir yana nöbetten çıktım ve nerdeyse 40 dakika adama olayı anlatmaya çalıştım.Neden işi ehline bırakmazlar,neden insanın şevkinin üzerine oyun oynarlar anlamıyorum.Bir de diyor ki -Oğlum üstün zekalı,sınıfın orta düzeyinde olması bizi ailecek şok etti.-Bu arada çocuğumuz üstün zekalı filan değil.21 öğrencim var;zekası da başarısı da vasat durumda içlerinde.Bir de çocuğumuz taşımalı,150 çocuk servisle gelip giderken O hergün almaya geliyor ve bana diyor ki -çocuğum özgüvenini kaybetti okulda-Ben de dedim ki,-lütfen bırakın minik minik adımlarla da olsa ayakları üzerinde durmaya başlasın,almaya gelmeyin mesela dedim,o da akranları gibi servisle gidip gelsin-dedim.Velimin cevabı şuydu:-Ondan sonra da hasta olur,siz de okula neden göndermiyorsunuz diye sorarsınız ama-...La havle...Ve daha birsürü inciler velimden...Bugün sinir katsayılarım fazlası ile yükseldi,şimdi karanfilli çay içerek gevşemeye çalışıyorum 
Öğretmenim sizi çok iyi anlıyorum bu tür velilere her yerde rastlamak mümkün,sizin anlattığınız olaydan 2 velim aklıma geldi: bundan önce 1.sınıfları okuturken bir velim gelip hocam benim çocuk çok başarılı olmalı bırakın sınıfın 1.si olmayı,1.sınıfta okurken 5.sınıflarla yarışmalı bunun için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım söyleyin ne yapayım hangi kaynakları alayım demişti (bahsettiği öğrencim de sınıfta en iyi olsa bu velimi anlayacaktım daha sen kendi sınıfında orta hallerdesin nasıl 5 lerle yarışacaksın ki) Ben de çocuk daha yeni okumaya geçri hemen kaynak kitaplara boğmaya gerek yok öncelikle okumasını ilerletsin ayrıca 5.sınıflarla yarışmasına da gerek yok kendisiyle yarışsın kendisini geçsin demiştim
Bir diğer velim de bu yıl sene başında geldi: hocam bizim yusuf merdivenleri inip çıkamaz sürekli yanında ben veya siz olmalısınız,ne yaptıysam düzelmiyor,korkusunu yenemiyoruz dedi.Ben de alışır,alışana kadar da elimden geldiğince yanında bulunmaya çalısırım dedim.
-Alışmaz hocam geçen yıl da anasınıfı öğretmeni alışır dedi alışamadı hiç sanmıyorum alışacağını dedi.
(Bu 2. velim çocuğuna hiç güvenmeyen sorumluluk vermeyen bir veli sabah getiri sırasın akaar oturtur öğlen gelir yemeği eliyle yedirir,akşam da çıkışta alır evine götürür yani hiç sorumluluk vermez)
Öğrencimizin yanında bu şekilde söylemesine ben bozulmuştum Yusuf ta utancında kıpkırmızı kesilmişti.Siz çocuğun yanında bu şekilde konuşursanız,alışamaz derseniz zaten alışamaz,zaten sorumluluk vermiyorsunuz,her işi siz yapıyorsunuz dedim.
-Hocam napim evde de böyle tek başına tuvalete bile gidemez dedi.
Sonuç olarak rehberlik öğretmeniyle annesini ve yusufu görüştürdüm(Bu arada yusufun dedesi benim çocuk deli mi neden rehberlik öğretmeniyle görüşüyormuş diye gelinine kızmış),rehberlik öğretmeni sorunun ailesinin yusufa sorumluluk vermemesinden güvenmemesinden kaynaklandığını söyledi, annesinin elini yusufun üzerinden biraz çektik sorun aşıldı şimdi yusuf okula kendisi gidip geliyor,öğle aralarında yemeğini kendisi yiyor ve çıkamadığı merdivenleri seke seke çıkıyor.
