Konu: Kendi Şiirlerimizi Paylaşalım  (Okunma sayısı 2375383 defa)

sınıfdeniz

  • Moderatör
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.295
  • Teşekkür 111011
    • Çevrimdışı
  • # 14 Haz 2021 16:24:04
Bir düşüm var, karanlığımın ortasını aydınlatacak,
Yarına sevinçle bakmamı sağlayacak,
Bilemediğim,
Düşte  mi kalacak, eylem mi olacak!

Dünden kalan umutlar hergün çoğalacak
Geçmişte olmayan mutluluklar
Yarınımın düşleri ile buluşacak.
Elimden tuttuğun anda bırakmayacak
Geleceğimin kanatları  olacak...

Revenge

  • B Grubu
  • İleti: 9
  • Teşekkür 11
    • Çevrimdışı
  • # 14 Haz 2021 19:42:04
Gelip uzak zamanlardan, her cümlemin boğazına tıkanan o kelime,
Anlamsız birçoğu gibi; kiralık urganlara asılmış en güzel yerinden.
Tutukluk yapmış; uzun, kalabalık cümlelerin arasında eski bir sima gibi seçiliyor,
İhanetin kirli elleri;çözülse de dili bu serseriliğin,daha da kirleniyor.
Tüm limanlarımız kundaklandı, verilmemiş bir söze,
Yalana sürülmüş uçsuz bucaksız bozkır.
Kırık bir bakış usulca aktı,
Aramızdaki o kanlı sınırdan.
Sanki bir kelime daha canını veriyor her gün, her günün batımında
Yoksulluk zamanla anlamsızlaşan bir yokluğa yol verirken,
Gelecek; somurtkan, huzursuz bir tanıdığın cesedine asılmış resmi evrak gibi!
Göğsümüze oturan transatlantiğin olanca yükü ihanet.
Sirenler, kayalıklara çekiyor kilitlenmiş dümeni.
Batmakta, olanca yüküyle tüm ağrılar.
Kırılıyor, gürültüyle inandığımız her şey; en anlamlı olması gereken yerden.
Üç mermi, dişlerimin arasında dönüp duruyor.

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 23.836
  • Teşekkür 171066
    • Çevrimiçi
  • # 14 Haz 2021 20:38:50
Kuşa imrenirsin ,uçmak düşer gönlüne
Deveye bakar hayret edersin
Bakakalırsın  hörgücüne..
Aklına topladığın börtü böcek
Sayısını ,  nedenini kim bilecek..?
Hav demeseydi köpek
Miyavlamazdı kedi..
Bunca ayrıcalığı kim verdi..?
Çeşit  kadar sorular   fazla
Ayak ucunda  yavrular nazda..
Hepsinde ayrı ders, ayrı  ahenk
Hayatlar elbet  ölümlere denk..

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.861
  • Teşekkür 45902
    • Çevrimdışı
  • # 14 Haz 2021 22:35:33
Yenik bir kelam çiçeğine dönüşmeden o söz
göğsündeki baharla oynaşıyordu çocuk
çok bulutlu saçlarında dağıldıkça zaman
 .
.

ferda4033

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 540
  • Teşekkür 2473
    • Çevrimdışı
  • # 14 Haz 2021 23:03:13
Ağlamayana yan, ağla yana yana.
Ağlayana da yan da, ağla mayana!

(Pişmanlık duymak, yaptığının hatalı olduğunu anlayıp üzülmek, hatayı tekrar etmemek kolay görünse de gerçekten zordur. Pişmanlık göstereni kınamak, hatasından ders çıkaranı da ayıplamak beyhudedir.)

ferda4033

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 540
  • Teşekkür 2473
    • Çevrimdışı
  • # 14 Haz 2021 23:15:05
Aşkın vav hali belki toprakta başlar,
Belki de toprak olmadan önce başlar.
Topraktan bir gül fışkırır...

Dalı yeşil, tabutun üstündeki örtü gibi;
Dikeni sanki sıratı anlatır.
Buradan geçebilen için(inşaallah)
Bir gonca açılır ki Cemal-i İlahi başlar.

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.263
  • Teşekkür 41589
    • Çevrimdışı
  • # 15 Haz 2021 15:27:02
Gök kuşağı çalınmış;
Güneşi yoksa sevginin
Harf harf dökülürken ,için sökülür körebeleşen gecede
Çarmıha gerer ön yargı
İmlasız sorular
Çatlamış cevaplar
Bi deniz masalına merhaba diyemiyor yıldızlar

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.861
  • Teşekkür 45902
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2021 10:51:27
Ne güzel susuyoruz bölünüp dünyanın renklerinden
Yan yana iki düş ağrısı 
Özleyişi düelloya dönüştüren aşkla
Şaha kalkışıp mat oluyoruz her birimiz

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 23.836
  • Teşekkür 171066
    • Çevrimiçi
  • # 22 Haz 2021 18:43:42
Her günün  akşamı solan biziz
Her gece  asılı yıldız biz.
Yüz yüze diz dize kardeşlik
Birini sevdiysek kollayan biz
Kasırgalar seller yetmez bizdeki bağa
Ancak  paylaşarak severek vardık çağa.

Yük görmedik kardeşliğimizi
Yorulunca başka  eller hazır ,bilirdik
Birimize dert vursa hepimiz üzülür
Yerine göre ezilirdik belki.
Sır a  serler veririlir
Can için candan geçilirdi 
Ah o menfaatsiz riyasız kardeşlik
Şimdi kaç parçayız, nerdeyiz...?

Migren

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 856
  • Teşekkür 3319
    • Çevrimdışı
  • # 26 Haz 2021 22:53:28
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur.
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük! ..

Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna?
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu nun
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya

                                         Necip Fazıl kısakürek

dark city

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 3.755
  • Teşekkür 16137
    • Çevrimdışı
  • # 29 Haz 2021 13:43:58
Yaşlılarımızı unutmayalım. Çünkü onlar toplumun en değerli insanları. Bir gün her şey yolunda giderse bizler de yaşlanacağız. Onlar saygıyı, sevgiyi, ilgiyi hak ediyorlar. Yaşlılarımız  bizden ne istiyorlar. Düşünceleri duyguları, sitemleri, istekleri, beklentileri neler?

                YAŞLILIK

Ben artık yaşlı bir insanım,
Çocukluk, gençlik bitmez sandım.
Gençken yaşlılığa çok var, derdim,
Yaşlanınca zamana akıl, sır erdiremedim.

Şimdi sık sık titriyor ellerim,   
Yakını da uzağı da seçemiyor gözlerim.
Alçak sesleri duymuyor kulaklarım,
Yaşlı bedenimi taşıyamıyor ayaklarım.

Günlerimin çoğu yalnız geçiyor,
Gözlerim hep yolda, birilerini bekliyor.
Keşke her gün gelse evlatlarım,
Çünkü her an gözümde tütüyor yavrularım.

Yaşlılık nasıl bir şey, biliyor musunuz?
Yasaklamış doktor yağı, şekeri bir de tuz.
Düşerim diye hep korkuyorsun,
Kırarsam bir yerimi, kim bakar diyorsun.

Sürekli korku, sıkıntı ve kaygı,
Mutlu olurum, görürsem sizden saygı.
Şikâyetçi olmamalıyım yaşlılıktan,
Alıştım artık böyle yaşamaya çoktan.

İsterdim ki yaşlılığı öğrenin,
Gençliğinizin kıymetini iyi bilin.
Ben ölüm korkusunu çoktan aştım,
Acı çekmeden ölmek en büyük aşkım.

Siz de yaşlanacaksınız bilin bunu,
Sakın unutmayın yaşlılıktır gençliğinizin sonu.
Ben de bitmez gençlik demiştim hatırladınız mı onu,
Hatırlamıyorum artık çocukken oynadığım en iyi oyunu.

Ara sıra tutun ellerimizden titremesin,
Anlattığımız anılar sıkılmadan dinlenilsin.
Mümkünse arada bir evimizi temizleyin,
Ölüme çok yakınken şu ihtiyarı mutlu edin.

Kış günlerinde sobamızı bir yakın,
Soğuk olan bu günlerde ölüm bize çok yakın.
Gücüm kalmamış kıyamıyorum odunları,     
Kıyarsanız odunları, unutmayın çalı çırpıları.

Eskisi gibi yiyip içemiyor insan,       
Çaya ekmek doğrayıp yiyorum, buna inan.           
Keşke bazen olsa bir tas sıcak çorba,       
Hasret kaldım köfteye bir de kebaba.

Ne olur, ne olur unutmayın bizi,         
Umutla, sevgiyle doldurun kalbimizi.       
Bizim için ilgi, en büyük ihtiyaç,
Sen de olacaksın ilgiye bir gün muhtaç.

                                       Mayıs 2014

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.861
  • Teşekkür 45902
    • Çevrimdışı
  • # 30 Haz 2021 17:11:35
Şair okuyucusuna, şiirler kaleme
güzel günler küsebilirmiş ama tanrı değil
mathilda film karesine zeze kitap sayfasında
Ibrahim yerine yana yana gülle kül olan gerçeğe
Ben ise adıma iliştirilmiş hasret türkülerine

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 23.836
  • Teşekkür 171066
    • Çevrimiçi
  • # 04 Tem 2021 08:31:05
Diline bal sürsen ballanır mı sözler?
Yüzündeki duruş ele verir seni.
Hayatta hep mutluluğu güzeli gözler
Bir aşka düçar eder  bendini..
Yalan dünya yalanları atmamış
Gönül ehli duygusunu satmamış
Lokmasına haramını katmamış
Bir bakışa tutsak eder kendini.
Boyun büker yazısında olana
Hürmet eder tabağına dolana
Destek olur gerisinde kalana
Bir nakışa heder eder ömrünü.

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.861
  • Teşekkür 45902
    • Çevrimdışı
  • # 04 Tem 2021 13:24:14
Her dağın bir yolu vardır seninki
çiçekli söylence
adın içli türkülerle barışık
alnın okunaklı yazgısında kime tenha öyle

Her yolun bir sonu vardır seninki
revan olmaktan öte
onca sözü türlü türlü bastır göğsüne
davudi bir ses yaşamak gönlünce

Her sonun bir başlangıcı var seninki
göğsündeki baharla oynaşan çocuk
yenik bir kelam çiçeğine dönüşmeden o söz
çok bulutlu saçlarında dağılıyor zaman

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 23.836
  • Teşekkür 171066
    • Çevrimiçi
  • # 06 Tem 2021 19:48:21
En içli türküler ,
En koyu sevdalardan çıkarmış.
Adına yar oyalı  yaralar
Gergefinde işlermiş.
Her ilmekte bir ah
Her renkte bir vah
Uyumuş uyanmış eyvah
Ne vuslatlar düşlemiş...
Gelin telli duvaklı
Sıladan uzağa gitse de
Bilirmiş giden gelir
Gelen gidermiş kader kadar
Dününe  günü düşmemiş..

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK