Konu: Sevdiğimiz Şiirler  (Okunma sayısı 3056348 defa)

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.624
  • Teşekkür 22075
    • Çevrimdışı
  • # 30 May 2019 23:05:43
Ecdada Borcumuz

İmandan, gümandan, esen külekten
Bu millet bir nice yere bölündü.
Biri öbürünü iğnelemekten
Sanki çevrilerek akrebe döndü.

Bu ona şer atar, o buna bühtan
Allah kendi yetsin feryadımıza
Bıkıp kendimizi damgalamaktan
Şimdi de geçmişiz ecdadımıza.

İyiyi dışarda arıyoruz biz
Farkını bilmeden boşla dolunun
Savaş meydanından çekilmeğimiz
Adına yazılmış koç Köroğlu’nun:
“Yiğitlik on imiş, dokuzu kaçmak”
Bizim kimliğimiz bu imiş ancak?

Kendini küçültmek nerdendir bizde?
Nedir kendimize bu şer, bu bühtan?
Bizim aşağılık düşüncemizde
“Öküz olmaz imiş ev danasından.”

“O altın götürüp ülkeden” diye
Bühtan da yamadık Resulzade’ye.
Ama bir ayarı olur yalanın
Gel dünü bu güne satma sen bu gün
Kendi baştan başa altın olanın
Neyine gerekmiş altın, bir düşün.

Sen Allah, taş atma sen billur suya,
Gün gelir, vicdanın kınayar seni.
Amandır, koymayın karşı karşıya
Gelin Neriman’la Resulzade’yi

“Babek soy köküyle bizden değilmiş
Hatai İslam’ı ikiye bölmüş
Fetalı Allahsız, Vagif baz idi
Falansa azıcık kumarbaz idi
Geceli gündüzlü Hadi dem idi
O ayyaş, bu fersiz, o bigam idi
Biri garazkârdı, biri hasisti
Bu ondan iyiydi, o bundan pisti
Nâtavan böyleydi Hacer şöyleydi
Büyükler önünde o, bir köleydi

Rahmet demiyoruz ama bir kere
Milleti yücelten rahmetlilere
Bir soran yok mudur peki, sen nesin?
Söyle, bu millete ne getirmişsin?
Sen bühtan attığın bu büyüklerin
Yüzde biri kadar ne iş görmüşsün?
“Divan şairleri” yaramaz bize

Yoktur uyarlığı zamanımıza
Fikret’in oğlu da vazgeçti dinden
Gitti öz yurdundan, öz vatanından,
Hamit eserleri batı taklidi
Akif de, Fazıl da bir dindar idi”
“Doğudan Batıya ferman gönderen

Atalar ne kadar cephe yardılar
Batının önünde Fatihlerimiz
Bu gün yeni nesli utandırdılar.”
Kendini küçülten ey Türk, bir düşün

İncele tarihi bir de derinden.
Niçin utanmıyor batılı bu gün
Atasının haçlı seferlerinden?
Yadların önünde kekelemekle
Dedeni, nineni lekelemekle

Niye geçmişini sen danıyorsun?
Ulu şöhretini kıskanıyorsun,
Sözün doğruysa da deme arkadaş
Birine Turancı, birine yoldaş
Öyle bile olsa söyleme kardaş
Birine gasbıkâr, birine ayyaş

O vakitten sular akmış durulmuş
Çok şeyler değişmiş, bu ki sır değil.
Farklı düşünceler her zaman olmuş
Yarın da olacak, zaman bir değil,
Zirveden dereyi görmen ile sen
Övünme, bu değil uzak görenlik
Dereden zirveyi gör, deyim ahsen!
İşte, buna derler erlik, erenlik,
Bugünün gözüyle sen düne baksan
Geçmişe yargıda yanılacaksan,

Evvel özümüzü görek, anlayak
Bize akıl verip o ulu tanrı
Hiç görebildik mi biz on yıl gabak
Bu gün gördüğümüz bu oyunları?
Çok şey ummadık mı biz atalardan?
Bu günkü dertlere biz yâdız meğer
Bizden öncekine kulp tokmak asan,
O kulptan kendimiz azadız meğer?
Neriman kim idi? : vaktinin oğlu!
O vakit düşünemezdi o bizim gibi
Sor öz vicdanından sanki bu yurdu

O senden, ya benden az mı severdi?
Gelin ataları ata sayak biz
Ulu mezarlara taş atmayak biz
Zaman hükmeyledi, dünya değişti
Bizden arkadaki ileri geçti
Dünya göz göresi şer atar bize
Biz de şer atarız öz dedemize
Ulu Atalara yol gösteririz

Nerde ayrılsak da burda biz biriz.
Hakkı ayaklarız biz hak adına
Dil uzun, el kısa, fikir derbeder
Ya Rab! Bu dünyada öz ecdadına
Çirkef atan var mı bu millet kadar?

                      Bahtiyar Vahapzade

kurthan

  • Moderatör
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 8.065
  • Teşekkür 60538
    • Çevrimdışı
  • # 31 May 2019 02:24:33
ACILAR DENİZİ

Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana;herkes içime dökmüş artıklarını

Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını...

   Ümit Yaşar OĞUZCAN

harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.720
  • Teşekkür 54757
    • Çevrimdışı
  • # 31 May 2019 09:34:27
Aşk Ellerimdedir

Aşk ellerimdedir
Sesimde ve
Sessizliğimdedir en çok
Ve sevmeye değer olan
Sadece tutabilendir o eli çıkarsızca
Yarım kalmış bir resmi boyayabilendir
Kendi renkleriyle

Aşk gözlerimdedir
Sadece görmek isteyen sevebilir çıkarsızca

Aşk kalemimdedir
Yarım kalmış bir şiiri tamamlamaktır bütün güzelliği
Aşk bendedir yani
Senden de öte bir yerde...

Melih Coşkun

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.671
  • Teşekkür 42569
    • Çevrimdışı
  • # 31 May 2019 10:17:05

ekmeğe ve bir tas çorbaya
bakabildiğin zaman yıldızlara, ürktüğünde kalbine
hışırdayan dala, ellerine sinmiş kokuya
denize fırlattığın taşa, taşın ardından koşan ayaklarına
her şey üst üste gelince yardıma çağırdığın suya
nara, kirazın patlayan çiçeğine
şehre girmeden evvel gündüzü bekleyene, geceye sabredene
sana, gözlerine ve yüzündeki hüzne inanıp bekledim
sabaha eren kuştum, cama değen nefestim ve inandım
vuruşmalardan sağ çıktım, erken geldim yine bekledim

bir yanı yıkılmış evlere sokuldum
güneşin büyüttüğü bir gölgem olmasındı sen yanımdayken
bu yüzden güneşe çıkmadım hiç, bekledim
terzilerde ne dikilir bilmezdim çıplaktım ört istedim
belki bir kızımız olur diye kendime çocuk sevmeyi ekledim
eski zamanlardan, taş kitabelerden, bozkırı tepeleyen atlılardan
tapınaklardan, sunaklardan, kör kâhinlerden medet ummadım
kökü sulanmış bir çiçeğe tutundum beklerken
o gemiler, o şilepler, karaya uzak duran o deniz feneri
bir bir getirsin giden ne varsa
mutfak tezgahında bardak, vazoda solmuş çiçek
yarısı yenmiş ekmek, henüz okunmamış kitap
ne varsa işte seninle geri dönsün istedim

caddelere açılırdı insan yüzleri bir bir sana çevirdim
polis raporlarına sığmayan bir suçla sevdim, ellerini çoğalttım
bebek uykularına sığınan meleklere el ettim
yorgundum, uykusuzdum, sen olsan bembeyaz yataklar ne işe yarar
çoban yıldızına dek koştum sonunda şafağa erdim
sofralar diz çöküp otur diye vardı uzatmadım elimi
ne güzel dururdu ayak bileğinde halhal kırları senin için kapattım
seferlerden, zaferlerden, otobüs camlarından, yağmur ikindilerinden
sana döndüm, yüzümü biriktirdim yüzüne
kapılarda durdum, çocuksuz evlere şenlik ol dedim
içimde tuttuğum gecelerdin, ekin tarlalarında gün heyecanıydın
dudaklarından su içmeye inen güvercinlere
saçlarının rüzgârına, yanağının kuşluk vaktine
benim olmaya hazır yanlarına inandım
kalbimin yamacında gül gölgesisin, hâlâ bekliyorum

Cengizhan Konuş'

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.172
  • Teşekkür 135894
    • Çevrimdışı
  • # 02 Haz 2019 11:04:47
Insanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı, 
Bulanık bir göl gibi... 
Ne kadar ugraşsanız görünmez dibi. 
Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı 
İçine daldıgınızda ne kadar yanıltıcı.... 
Ne zaman ne gelecegini bilemezsiniz; 
Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz! 

Insanlar vardır; derin bır okyanus... 
İlk anda ürkütür, korkutur sizi. 
Derinliklerinde saklıdır gizi, 
Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız; 
Yanında kendinizi içi boş sanırsınız. 
 

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.624
  • Teşekkür 22075
    • Çevrimdışı
  • # 04 Haz 2019 14:38:37
Bayramlar Bayram Ola

Güneş yükselmeden kuşluk yerine
Bir adam camiden döndü evine
Oturdu sessizce yer minderine

Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı
Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı..

Eli öpüldükçe içi burkuldu
Konuşmak istedi, dili tutuldu
Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu

Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı
Adam “he ya” dedi, gözü kapalı..

Düşündü kış yakın, evde odun yok
Tenekede yağ yok, çuvalda un yok
Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok

Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını
Adam “evet” dedi, sıktı dişini..

Çalışsa ne iş var, ne cepte para
Dağ oldu içinde büyüyen yara
Dikti gözlerini karşı duvara

Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı
Adam “öyle” dedi, bağrında sızı..

Döndürse yönünü herhangi dosta
Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
Aylar, yıllar, günler erirken yasta

Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı
Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı..

             Abdurrahim Karakoç

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.172
  • Teşekkür 135894
    • Çevrimdışı
  • # 11 Haz 2019 20:20:48
Bazen sadece sustuğun kadar konuşursun.
Gittiğin kadar yakınlaşırsın, kaçtığına.
Nefret ettiğin kadar çok seversin bazen.

Ne kadar yükseğe zıplarsan zıpla.
Düşeceğin yer topraktan başka yer olmayacak asla!

Ve sen;
İstediğin kadar unutmaya çalış,
Unuttuklarından çok, unutmaya çalıştıkların kalacak aklında.

adamın biri

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 4.566
  • Teşekkür 18660
    • Çevrimdışı
  • # 15 Haz 2019 01:13:03
Çiğdem vakti

Bahar geldi şimdi çiğdem vaktidir
Göçmen kuşum nerde kaldın gelmedin
Kısmet ise bahar hep dem vaktidir
Beni dertten derde saldın gelmedin

Müjgânlarım gardaş oldu yaşınan
Nere gidem bu sevdalı başınan
Süzülmedin yeşilbaşlı kuşunan
Düşlerimi tek tek çaldın gelmedin

Dağların ardından bir bulut kalksa
Sevinir dururum bu yana aksa
Avcı mı ayırdı katardan yoksa
Ziyan aklım benden aldın gelmedin

Kemer yapıp sarmaşığı beline
Ağaçlar süslendi döndü geline
Taş mı değdi teleğine teline
Kanadını sen mi yoldun gelmedin

Yüz sürdüm susama süsene bugün
Vallahi ben küsmem küsene bugün
Dünyayı verirdim busene bugün
Sılamıza gurbet oldun gelmedin

Dakkasına bin seneyi adarım
Yetmez ise Özcan’ımla öderim
Ölsem bile bu sevdayı güderim
Ayrılıkta ne kâr buldun gelmedin

Yusuf ÖZCAN

ecem13

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 71
  • Teşekkür 1366
    • Çevrimdışı
  • # 15 Haz 2019 01:36:19
Ya başı ya sonu olmalı sevdanın,
Ne ortasında kalmalı ne kıyısındaYa aşkla dile gelmeli
Ya meşkle dilden dile gezmeliYa yürekten yakmalı
Ya yanacak kadar yürekli olmalıYa zehir akmalı deli kanda
Ya şifa bulmalı zehrin her damlasındaYa kılıçtan keskin sevmeli
Ya kınından çekip soluksuz gitmeliYa günahları temize çekmeli
Ya günahsız günde kefeni giymeliYa canı canansız yok saymalı
Ya her nefesin zerresi canana olmalıNe/var...ne/yok
Öyle ise
Var/ı yoktan yaratmalı
Ya/hep...ya/hiç
Hep olmuyorsa doğrusu hiç
Senin olmadığın heryer
Yaradan dan ziyade bana hiç
AFET ERGÜ

ecem13

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 71
  • Teşekkür 1366
    • Çevrimdışı
  • # 15 Haz 2019 01:39:50
Tutulmamış dileklerle avunur yüreğim,
Yolunu kaybetmiş pervasız umutlarda
Yenik düşer, gecelerime dalar gözlerim
Dualarım sürgüne yolladığım isyanlarda
Tat alamadığım kadehlere mirastır
Sicilime işlemiş yamalı hayallerim
Yanımda olsaydın,
İşgal edilmezdi böyle nisan düşlerim
Ufkum eflatun rengine bürünürken
Sancılı nöbetlerden yorulurum
Matemini tutarken dudaklarım
Kelimelerin önünde acizdir
Hesap soramadıklarım
Ben yine de, zulada kalmış düşlerimle
...............var olurum.
AFET ERGÜ

ecem13

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 71
  • Teşekkür 1366
    • Çevrimdışı
  • # 18 Haz 2019 00:26:30
Binmediğim hiç bir otobüs
Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde
Gittikçe azalıyor hayat
Neyi erken yaşadıysam
Hep ona geç kalıyorum
Sana göçüyorum her sonbahar
Yolların çıkmıyor aşkıma
Unuttuğun yağmurların adı saklımda
Seni içimden terk ediyorum

Susmaktan yoruldum
Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri
Efkar demliyorum gözlerimde
yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
Seni içimden terkediyorum

Ne unutacak kadar nefret ettin
Ne hatırlayacak kadar sevdin
Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum
Beni hep bulmamak için aradın
Yanılgımdın
Yandığımdın
Yangındın

Sensizliğe yenilmek
Sana yenilmekten zor olsada
Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak
Seni içimden terk ediyorum

Şimdi
İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan
İki yarım kaldık
Tamamlayamadık bizi
Elinden tutamadık yanlızlığımın
Saçlarımıda uzaklarına gömdün

İçimin mavisi senin okyanusundandı
Al! geri veriyorum.
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
Sana bensizliği terkediyorum

"Yârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin
Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

Ne tuaf değil mi?
İçimi acıtanda sendin
Acımı dindirecek olanda
"Ya öldür beni"dedim
Ya da git benden
İçi bulanık bir sevdanın ucunda
Seni kaybettim
Aldırmadın aldırmalarıma
Bir gecede yakıp yârini
Şafaklara sattın ihanetini
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından
İşte soluk bir ömrün son nefesi

Benden
İçimden
Terkediyorum

Kahraman Tazeoğlu

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.624
  • Teşekkür 22075
    • Çevrimdışı
  • # 19 Haz 2019 00:25:10
DÖN

Yakamozun hükmü şafak sökene kadar
Gel-gitlere boğulmadan denizimiz dön
Çöller kaç mecnunun ömrüyle kanar
Gözlerim seraba aldanmadan dön
Gül dahi bülbülün yüklenmiyor sabrına
Yıldızlar diklenmiyor güneşlerin şavkına
Seni bana yar kılan sahibimin aşkına
Şaşkına dönmeden takvimlerim dön
Kader kaç sabaha buluşturur gecemi
Akıl kaç gün daha teskin eder kalbimi
Bıraktığın hasretin tâlân edip gövdemi
Kuru dala çevirip kırılmadan dön
Ahengine düştüysen başka bir manzaranın
Neresinden dönersen kârıdır zararının
Kem gözlerin şerrinden kurtulup nazarının
Kabulü ol duamın bismillah de dön
Taş bildiğim sabrım yenilmeden telaşa
Kaç aşık benim gibi anılır ki aşkıyla
Emir değil buyruk değil bu haşa
Ricasıdır kalbimin kırılmadan dön
Kelimeler seni taşımaktan yorulup
Üç noktalar dağılıp tek noktada buluşup
Ünlem işaretleri sevgime önlem olup
Geçmiş zamanlarımın öznesi olmadan dön
Hece hece yerleş pelesenk ol dilime
Sancıların mesken edilmeden kalbime
Hekimleri çaresiz bırakıpta derdime
Hâkimlere kalemini kırdırmadan dön
Uzattığım elimi boş çevirme bağrıma
Bir an yerimde ol da feryadedip bağırma
Yamacına düşürüp hasretinin dağına
Beni Ferhat etmeden Şirin’im ol dön

Mehmet Ercan

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.172
  • Teşekkür 135894
    • Çevrimdışı
  • # 19 Haz 2019 07:05:49
Bak Görürsün

Böyle gitmez hep bu devran
Döner gardaş bak görürsün
Boş mangalda kül savuran
Siner gardaş bak görürsün.

Gürültüsü çoktur boşun
Eti yenmez her cins kuşun
Eylüldeki sular kışın
Donar gardaş bak görürsün.

Öz yerine geçmez kabuk
Ok olur mu eğri çubuk?
Yalancının mumu çabuk
Söner gardaş bak görürsün.

İster cık de,ister he de
Neler gördük bu dünyada
Ata binen merkebe de
Biner gardaş bak görürsün.

Pilavdan döner mi kaşık
Hep bu işler keşik keşik
Bize de o yeşil ışık,
Yanar gardaş bak görürsün.

Karga korkar havasından
Kartal geçmez davasından
Karga,kartal yuvasından
İner gardaş bak görürsün.

Hani nerde firavunlar
Nemrut varmış bir zamanlar
Arif der ki inananlar
Yener gardaş bak görürsün.
 
Ozan Arif
 

ferdem

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 4.266
  • Teşekkür 25924
    • Çevrimdışı
  • # 19 Haz 2019 19:12:28
Bülbülden bir sada geldi Güllere
Sefasın sürmeden geçti gidiyor
Üfdadeler yalın ayak yollara
Ağlayı, ağlayı düştü gidiyor

Bahar eyyamından bülbül sesinden
Çıkarmış perçemin fina fesinden
Eyvah gönül kuşu can kafesinden
Babı kevsere uçtu gidiyor

Sende bir kez gelsen kabrim ucuna
Gam yükün yüklettim yüz bin hecine
Yaradan karışır anın başına
Dil fena mülkünden göçtü gidiyor

Gönlüm babında beysin paşanın
Mevlam ömür versin binler yaşasın
Yetiş hey Mustafam helalaşasın
Şemi ecel camın içti gidiyor
Konyalı Aşık Şem'i

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.624
  • Teşekkür 22075
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2019 01:08:47
Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Orhan Veli Kanık
 

Egitimhane.Com ©2006-2023