Konu: Sevdiğimiz Şiirler  (Okunma sayısı 3098525 defa)

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.631
  • Teşekkür 22125
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2019 00:41:47
Ayrılırken 

Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Perde kapanıyor, film bitiyor işte,
O hiç bitmeyecek sandığımız...
Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı.
Sadece bakışlarımızda hüzün.
İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz...
O ikiz kardeşi ölümün.
Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz
Bu son buluşmamızdır seninle
Yeni bir hayata başlayacaksın artık
Onunla, o yeni sevgilinle.
Anlıyorum artık o öpecek ellerini
Kulağına aşkı o fısıldayacak
İçinde bir pişmanlıktan başka
Benden eser kalmayacak.
Sigaranı söndür , kalkabiliriz
On adım sonra yollarımız ayrılmalı
Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana
İnsan ayrılırken bile büyük olmalı.

Ümit Yaşar OĞUZCAN

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.631
  • Teşekkür 22125
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2019 00:44:28
Sen Sen Sen

Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden.,
Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter.
Hiç kimse aramasa sormasa beni
Sen gelsen yeter..

Huzur ellerinin güzelliğidir.
Gözlerin karşımda mutluluk denizi.
Her sabah soframızda ekmeğimizi
Sen bölsen yeter..

Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
Sen dolsan yeter..

Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.
Bende sabır sende naz..
Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz
Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter..

Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün,
Sende karar kıldığını...
Ve içimin şerha şerha yarıldığını,
Sen bilsen yeter..

Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi..
Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek..
Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
Eğilsen yeter...........
 
Yavuz Bülent Bakiler

ecem13

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 71
  • Teşekkür 1446
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2019 02:36:21
bugün sessiz sessiz seni heceliyorum
gözlerinin yağmurunda ıslanıyorum
yüreğim bulutlarla kaplı
bir beste çınlıyor kulaklarımda
adını andığım ağır romanlarda
satırlarımda seni yaşıyorum
gölgeler kaplamış bakışlarımıza
güneş yavaş yavaş çekilir oldu
geceye dönüştü günlerimiz
anlamsız
ama
uzaktı yüreklerimiz
BUGÜN SENSİZLİĞİ HECELİYORUM
dilimden yalnızca sen düşüyorsun
anlam veremediğim sensizlikte
hüzünlü bir fragman yaşıyorum
sürgünüm senin ellerinde
kayboldum bugün senin denizinde
BUGÜN
FİRARİYİM YÜREĞİNDE,
VE BUGÜN
SENİ HECELİYORUM DİZELERDE

AYNUR EKİNCİ

ecem13

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 71
  • Teşekkür 1446
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2019 02:43:16
Aşk her yiğidin harcı değildir

Aşk bakabilmektir;
Leyla gibi gönül gözünden,aslı gibi yürek özünden bakabilmektir.

Aşk diye bilmektir;
Gözlerimden aksa yaşlar yaş üstüne, senden gelen her ne ise başüstüne diyebilmektir.

Aşk can verebilmektir;
Yağmurun toprağa,toprağın çiçeğe can vermesi gibi.

Aşk vazgeçebilmektir;
Mecnun misali ay'dan,Musa gibi saraydan vazgeçebilmektir.

Aşk yanmayı bilmektir;
İbrahim'in ateşte nemlenmesi, ham iken demirin şekillenmesi gibi.

Aşk bekleyebilmektir;
Yusufun kuyu'yu,Yakubun Yusufu beklemesi gibi.

Aşk tadabilmektir;
Hasretin acısını, vuslatın sancısını tadabilmektir.

Aşk ölebilmektir;
Acıtan yanlarıyla da gülebilmek, sevgilinin yerine ölebilmektir.

Aşk sevebilmektir;
Güllere dikeniyle bağlanmak, yaralı bir serçeye ağlamak gibi.

Aşk bölebilmektir;
Gülerken gülüşünü, ağlarken ölüşünü bölebilmektir.

Aşk bilmektir yapabilmektir;
Sevgiliye olan ihtiyacını bilmek,sevgilinin olan ihtiyacını bilmek, olmazları oldurabilmektir.

Aşk susabilmektir;
Sözün bittiği, gücün yettiği yerde susabilmektir.
Aşk her yiğidin harcı değildir,
Ben kralım diyenin tacı değildir.
 
Atakan Korkmaz
 

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.631
  • Teşekkür 22125
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2019 03:11:46
SITARE

' Çesmek Be Zen Sitare
Ez Men Mekon Kenare'

Nerden Çiktin Karsima Böyle Sitare
Efsaneler Dökülüyor Gülüslerinden
Kirpiklerin Yüregime Batiyor
Telasli Bir Kalabaligin Ortasinda
Ayaküstü Konusuyoruz
Nedim'in Nigehban Nergisleri Gibi
Üstümüzde Bütün Nazarlar
Çok Utaniyorum Sitare!
Dün Oturup Hesab Ettim
Sen Dogdugun Zaman
Ben Bir Askeri Mektepte Talebeymisim
Sen Bilmezsin Sitare
Burada Gündüzler Çekip Durdugumuz Bir Mercan Tesbih
Geceler Içinde Uyudugumuz Birer Siyah Buluttu
Her Aksam Dokuzda Yat Borusu Çalardi
Yat Borusu Bastan Asagi Hüzün Çalardi
Bir Derin Uykuya Atardim Kendimi
Siyah Benli Bir Kiz Düslerime Kaçardi
Bende Onu Alir Anamin Düslerine Kaçardim

Bu Azgin Kalabalikta Seni Tam Duyamiyorum
Gözlerin Mi Daha Sicak Gülüyor
Yoksa Dudaklarin Mi Anlayamiyorum

Seninle Konusurken Sitare
Aklima Yildizlar Dökülüyor
Bir Çaresiz Zühre Oluyorsun Babil Caddelerinde
Ates Gözlü Kahinler Kosuyorlar Arkandan
Binlerce Mesalenin Isigi Kimildiyor Saçlarinda
Gökyüzü Salkim Salkim
Ziggurutlar Tiklim Tiklim
Dönüp Dolasip Dudaklarina Takiliyor Aklim
Ah Benim Bu Akildan Siyrilmis Aklim
Kimi Gün Boslukta Konacak Yer Bulamayan
Kimi Gün Inatçi Yosunlar Gibi
Kepez Diplerine Yapisan Aklim
Gözlerine Baktigim Zaman Sitare
Bütün Çöllere Ay Doguyor
Yoldas Ediyorum Kendime
Imr'ül Kays'i Antere'yi A'sa'yi
En Kuytu Vahalari Dolasiyorum
Hangi Vahaya Gitsem Çadirlar Sökülmüs Sitare
Çadirla Su Arasinda Bir Cilga Var
O Cilgada Narin Ayak Izlerin Var
Durgun Suya Düsüp Kalmis Gözlerin Var

Bu Azgin Kalabalikta Seni Tam Duyamiyorum
Gözlerin Mi Daha Sicak Gülüyor
Yoksa Dudaklarin Mi Anlayamiyorum

Bazen Sapsari Bir Benizle Geliyorsun
Yorgun Çizgileri Alninda Uykusuzlugun
Biliyorum Içinde Bir Sizi Var
Biçak Agzi Gibi Ince Bir Sizi Var
Bu Sizidir Iste Seni Verimsiz Kilan
Züheyr'in Suad'i Gibi Keremsiz Kilan
Kuzeyden Güneye
Güneyden Kuzeye
Hey! Gidip Geliyorum Bu Çöllerde
Kureys'in Heybetli Ve Inatçi Develeri
Hiç Aldirmadan Benim Esmer Sevdama
Gevis Getiriyorlar Ufuklara Bakarak
Ben Kaçip Yesrib'e Siginiyorum
Yesrib Bahane Bir Kitaba Siginiyorum
Dagda, Ovada, Badiyede Okudugum Hep 'Elif'
Elif Diyorum Sitare Sineme Elif Çekiyorum
'Ah Minel Aski Ve Halatihi...'
Çok Eski Bir Gerçektir Bu Biliyorum

Bu Azgin Kalabalikta Seni Tam Duyamiyorum
Gözlerin Mi Daha Sicak Gülüyor
Yoksa Dudaklarin Mi Anlayamiyorum

Sinsi Bir Yagmur Altinda Beraber Yürüyoruz
Ve Ikimizde Islaniyoruz
Ben Ne Yagmurlar Gördüm Sitare
Ben Kaç Kere Iliklerime Kadar Islandim
Bilmiyorum Sen Kaç Yasindaydin
Ben, Gögü Hep Kursun Bir Kubbe Gibi Agir
O Sehirde Sirilsiklam Gezerdim
Bölük Bölük Insanlar Bosanirdi Tapinaklardan
Tapinaklar Insanlari Safra Gibi Atardi
Sonra Hepsi Bir Yere Toplanip Bana Bakarlardi
Birgün Bu Sehrin Kirli Yagmurlari Alip Götürdü Beni
Gidip Bir Uygur Çadirinda Gögü Dinledim
Kara Bulutlar Kükrerken Bir Kasgar Sabahinda
Oturup Aprunçur Tigin Ile Seni Konustuk
Bakislarimi Sunuyorum Tereddütsüz Aliyorsun
Gizli Bir Tebessümle Çagiriyorum Geliyorsun
Kasi Karam, Gözü Karam, Saçi Karam
Umay Gibi Yumusak Huylum
Nerden Çiktin Karsima Böyle
Sesin Ilik Bir Bahar Günesi Gibi
Igil Igil Akiyor Içime
Asyanin Bozkirlarinda Ordular Düsüyor Pesime
Yigilip Kalmisim Bu Anadolu Topragina Sitare
Adamakilli Yorulmusum
Ellerin Böyle Olmamaliydi
Ellerine Aciyorum
Ve Kimbilir Kaç Zamandan Beridir Kalbimi Ögütlüyorum,
Durup Durup Issiz Yerlerde
Güçlü Ol Ey Kalbim Güçlü Ol
Daha Çok Isimiz Var Diyorum

Bu Azgin Kalabalikta Seni Tam Duyamiyorum
Gözlerin Mi Daha Sicak Gülüyor
Yoksa Dudaklarin Mi Anlayamiyorum
 
DILAVER CEBECI

harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.732
  • Teşekkür 55044
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2019 18:34:29
Ayrılsam mı kavuşsam mı şaşırdım bu iskelede.
Kararsızlığın ortasında ihbar ediyorum belleğimi.
Tekrar ediyorum insanlığımı habire.
Bir anda binip gemilere uzak denizlerdeki mezarıma gidiyorum.
Bir anda vuruyorum rıhtıma.
Kışın anları ve bu denizin dalgaları saklı saçlarımın uzayışında.
Söyle bana, yaşatmaya yazgılı mısın bu adayı;
beslemeye beyaz evleri
ve bir beton yengece benzeyen rıhtımı...
yitirişlerinle...
Ah, yitiriyorsun beni.
Tutamıyorsun mermerin güvenliğinde,
yitiriyorum seni.
-Kalbim bir ada olmaz mıydı sana?
Geçikmiş zaman akşamı telaşla kaldırıyor sulardan.
Hızlı yunuslardan son bir tören.
Atıyorum kendimi gecenin kaplanına.
Parçalanışımı duyuyorum,
bir türlü evcilleştiremediğim sevdam
seriyor etlerimi kayalar üstüne
Ben ve bu kıyıda uyuyan kaplanım, üzdük sizi; artık elveda!

Adnan Özer

ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.044
  • Teşekkür 10896
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2019 21:58:46


         h.n.a.


KADER

Dünyada gerçi olmadı bir şeyde kârımız
Ukbâda belki olsa gerek itibârımız.
Ağyâr gül kopardı dikenden demet demet,
Hâr oldu bağrımızda çiçek yüzlü yârımız.
Yükseldi arşa neşvesi dünun, esâfilin;
Toprakta gizli kaldı bizim âh ü zârımız.
Baş eğmedik edâniye ikbâl ü câh için;
Mâziye, ırka, sancağadır iftihârımız.
Şâd olmamak olur mu, Kızıl Elma semtine
Bir gün dönerse râyet-i âli-tebârımız.
Hiçbir emel gönülde karâr etmiyor bugün,
Ermektedir, şitâya hazin sonbahârımız.
Hakanların dikilmeli Altay’da tuğları,
Varsın cihanda olmayagörsün mezârımız.

kurthan

  • Moderatör
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 8.172
  • Teşekkür 61041
    • Çevrimdışı
  • # 18 Tem 2019 00:37:50
Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan,
Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık.
Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan
Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.

Gördüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü,
Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı.
Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü
Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı.

Bir ayna parçasından başka beni kim anlar,
Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde?
Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar;
Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde?

Cahit SITKI TARANCI

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.631
  • Teşekkür 22125
    • Çevrimdışı
  • # 18 Tem 2019 01:14:29
ALLAHA ISMARLADIK

Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git...
Bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!

Yavrusunun yoluna dalan bir dul bakışı
Andırıyor ışıksız evinde pencereler.
Biraz yeşermek için beklesin artık kışı
Çağlayansız yamaçlar, suyu dinmiş dereler.

Bir sarı yaprak gibi düştü gönlüm yoluna,
Buğulu gözlerimden geçmediğin gün olmaz:
Benim kadar titremez hiç bir yiğit oğluna,
Hiç bir ana kızına bu kadar düşkün olmaz.

Bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü,
Alnından öz kardeşim öpse ben irkilirim.
Değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü,
Kimlerin rüyasına girdiğini bilirim.

Gözlerimi gün gibi kamaştıran yüzünü
Daha candan görürüm senden uzaklaşınca.
Sararırsın dönüşte görünce öksüzünü:
Bir gelinlik kız olur aşkım senin yaşınca.

Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git.
Bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!

                               Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

ferdem

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 4.282
  • Teşekkür 26069
    • Çevrimdışı
  • # 18 Tem 2019 11:51:54
YILKI
Yılgınım, yılkıdayım, kitabımı kapattım
Çayhaneden ayrıldım çaya benzemez çayı
Şöyle şeyler yazıyor şımarık zamaneler:
“Kibritin var mı Tanrım yakasım var dünyayı”

Böylesini yapamam, ben böyle öğrenmedim
Gençliğimiz en fazla edepli bir günahtı
Atalar tekdir eder dönerlerdi divana
Boyun burup susardı iki cihan bedbahtı

Anlaşılmaz bir şey bu, kimseyle konuşmamak
Söz harlayıp akarken kavrulmak susuzluktan
Saçak altı bile yok -uğuldayan bir poyraz-
Yalnız eski bir hırka eski bir çocukluktan

Oysa biraz tuz olsa, kurbanların son tuzu
Öksüzün son umudu; son kelime, son bakış
Neye yarar bilirdim saçılmış şair kanı
Aşı boya evleri dövüp duran çetin kış

Ama yok, biliyorum – sazlıklar uçuşuyor
Tilkiler enikliyor “lâ taknetu” dağında
Yozgat’ta bir jandarma Ziya’nın ağıdını
Tekmiline katıyor ansız uyandığında

Dünya bir kalabalık ıssızlıkmış anladık
Kalp testisi sızmasa yanarmış bütün bütün
Avunalım diyeymiş kabre nazır bu cümbüş
Narkoz ve teselliler, Sofya Loren ve tütün

Yılkıdayım – yılkıya önce atlar, ozanlar
Sızlanmadan, durmadan ve bakmadan geriye
Yine de bir sızlanma: sanki bir Ziya Osman
Uyanıp ağlar gibi, kardeşim Cahit diye

Süleyman ÇOBANOĞLU

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.677
  • Teşekkür 42813
    • Çevrimdışı
  • # 18 Tem 2019 19:49:37
aşkla örselenmiş en kuytu köşelerinde kentin
düşerim
bir düş gibi boyuna uzar titreyip duran ellerim

bilirim, göğün yere son hamlesi, son hediyesidir
ağzı kara günlerin
korkuyla besledikleri o ölüm cemresi

düşerim
düşe kalka büyür hem iç göndere çekilen söz
ve her tufanda unutur beni, şiirin âteşîn gemisi

*

yol uzundur artık, ufuk çalınmıştır ve her yolcunun
sırtına ilmeklenmiştir vakitsiz
nasipsız kelam küfesi

dilimin ucunda yorgun bir sözlük konaklar ve ben
hiç kimse gelmeyince
giderim

Ali Emre'

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.631
  • Teşekkür 22125
    • Çevrimdışı
  • # 20 Tem 2019 21:50:45
GÜLCE

Uçurumun kenarındayım hızır
bir dilber kal'asının burcunda
muhteşem belaya nazır
topuklarım boşluğun avucunda
kaldım parmaklarımın ucunda
bir gamzelik rüzgar yetecek
ha itti beni ha itecek

uçurumun kenarındayım hızır
cihan hazır
divan hazır
ferman hazır
kurban hazır

uçurumun kenarındayım hızır
güzelliğin zülme çaldığı sınır
başım döner, beynim bulanır
el etmez
gel etmez
gülce'm uzaktan dolanır

uçurumun kenarındayım hızır
gülce bir davet
mecaz değil
maraz değil
gülce bir afet
peri değil
 

huri değil.
gülce bir beyaz zehir
gülce en vahim haz
buram buram zehir
yâr gözünde infaz
bir gamzelik rüzgar yetecek
ha itti beni ha itecek
güzelliğin zülme çaldığı sınır

uçurumun kenarındayım hızır
ben fakir
en hakir
bin taksir
ateşten
kalleşten
mızrakla gürzden
dabbet-ül arzdan
deccalden
yedi düvelden
korku nedir bilmeyen ben
tir tir titriyorum gülce'den
ödüm patlıyor gülce'ye bakmaktan
nutkum tutuluyor
ürperiyorum
saniyeler gözlerinde birer can
her saniyede bir can veriyorum...

                        Ömer Lütfi METE

dvrmbtl

  • Yönetim Ekibi
  • *****
  • Türk Dili ve Ed.
  • İleti: 7.550
  • Teşekkür 177495
    • Çevrimdışı
  • # 20 Tem 2019 23:39:24
“hoşça kal ayak izim
serseri sokaklarda
hoşça kal
kendine bir başka
gökyüzü büyüten
kardeşim
gece feneri
hoşçakal kal çaldığım
ıslık

söylediğim türkü
doludizgin karlarda.
hoşça kal
annemin
yüzü

hep beyaz yaşmaklı
sırı dökülmüş bir yalnız
aynada.”

Bu Aşk, Bu Şehir, Bu Keder – Behçet Aysan

literary

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 88
  • Teşekkür 275
    • Çevrimdışı
  • # 20 Tem 2019 23:56:26
“Derdime vâkıf değil canan beni handan bilir/
 Hakkı vardır şad olanlar herkesi şadan bilir/
Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil/
Çektiğim âlâmı bir ben birde Allah’ım bilir.”

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.631
  • Teşekkür 22125
    • Çevrimdışı
  • # 21 Tem 2019 02:21:43
Eskisi Kadar Özlemiyorum Seni


...Yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
 Biraz yorgunum..
 Biraz kırgın..
 Biraz da kirletti sensizlik beni !
 Nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
“İyiyimler” yamaladım dilime.
 Tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
 Hafızamı milyon kez zorlamama rağmen
 yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni..
 Gel diye beklemiyorum artık,
 Hatta istemiyorum gelmeni..
 Nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
 Arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
 Benim derdim yeter bana, banane !
 Alıştım mı yokluğuna ?
 Vaz mı geçiyorum, varlığından ?
 Tedirginim aslında,
 Ya başkasını seversem ?
İnan o zaman seni hayatım boyunca affetmem...

~Özdemir Asaf~

 

Egitimhane.Com ©2006-2023