Konu: Sevdiğimiz Şiirler  (Okunma sayısı 3385128 defa)

ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.081
  • Teşekkür 11640
    • Çevrimdışı
  • # 04 Eyl 2019 16:09:10


         h.n.a.


TÜRKÇÜLÜK BAYRAĞI

Türk duygusu her Türkçüye en tatlı kımızdır;
Türk ülküsü candan da aziz bayrağımızdır.

Bayrak ki onun gölgesi Bozkurtları toplar;
Bayrak ki bütün kaybedilen yurtları toplar.

Nerden geliyor? Tanrıkut’un ordularından!
Lakin bize bir beyt okuyor kutlu yarından:

Darbeyle gönüllerde yatan ülkü silinmez!
Atsız yere düşmekle bu bayrak yere inmez!…

atasay15

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 10.376
  • Teşekkür 10424
    • Çevrimdışı
  • # 05 Eyl 2019 00:52:12
BOZKIRDA KALAN SANCI

O çocuklar birer birer gittiler...
Soylu sevda türküleri dudaklarında,
Saclarında kurt nefesi rüzgârlar,
O çocuklar birer birer gittiler...

Bir tamu karanlığı keleplenirken bozkıra
Kehkeşenlardan yıildız gibi indiler.
Tutuşturdular yeniden küllenmiş ocakları,
Bacalardan duman duman tüttüler...

Bir ögünç hil'ati gibi giydiler güzelliği
Ufuklara oturup dolunayı sevdiler.
Uzun,siyah kirpiklerinde seyyareler yanardı,
Ağ buluttan atlarla ta Sidre'ye yettiler...

Onlar,Oğuz mayası gök ışığın erleri,
Onlar,ülkü çağının bahadır melekleri...
Mor dağların göğsünde kaldı pençe izleri,
Haceru'l esved gözlerini gönlümüze resmettiler...

Eyvah biz kaldık Esfele safilinde!
Ahsen-i takvim üzre,onlar geçip gittiler...

DİLAVER CEBECİ

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.654
  • Teşekkür 22331
    • Çevrimdışı
  • # 05 Eyl 2019 06:34:46
Diyemiyorum

Bir bakışa bin mânâ gizlemiş siyah gözlerin
Hangi mânâda yerim var bilemiyorum
Dil alışkanlığın mıdır ‘canım’ diyen sözlerin
…‘Efendim’ demeye çekiniyorum
Aşk adına örneklerin hep Leyla’dan Şirin’den
Aşkımı görmedin mi sana şiirlerimden
Görüşürüz dediğin veda sahnelerinden
Bıktım, n’olur gitme diyemiyorum
Tek başına baharın müjdecisi, gülüsün
Karda hazana inat güneş gibi gülüşün
Sesin Allah’tan emir bülbüllere: “Ötüşün!”
Şu ömrümün gülü ol diyemiyorum
Aşkına yar kılsın beni Allah! “Aşkına”
Gözlerim sürülsün sürme diye gözlerine
Saçlarında gezinen ellerin ben olayım
El gibi görme beni diyemiyorum
Sevgimin imasısın söze dökemediğim
Kalbimde iman gibi tek sermayem bildiğim
Uzatmadan konuyu söylemek istediğim
Hayatıma sebep ol diyemiyorum..

Mehmet Ercan

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.654
  • Teşekkür 22331
    • Çevrimdışı
  • # 05 Eyl 2019 06:36:20
Ve münzevi

Şehrin kalbindeyken en uzağındayım

Köyde, çeşme başında, en uzağında

Beylere bıraktım dokunulmamış yapraklarını güllerin

Şiirin bütün tafralarını şairlere

Renklerin tenhasında son yiğitlerin

Öldürülmüş atlarının nal izlerinde

Gökkuşağından gelen bir Leyla taşıyorum

 

Hükümdarlara bıraktım tutsaklığımı

Üstümde ne varsa yokluğa dair

Bıraktım çöl kokan avuçlarına gezginlerin

Putlarını gönül iklimlerinde

Birer tohum gibi saklayanların

İnfazına adadım isyan temrinlerini

 

Su, kırgın damlalarla eski bir çeşmeden

Akmanın feryadındadır

Ateş mutludur, kıvılcımlarını kalbimden

Alıp tutuşturduğu bir günün mahşerinde

Havada bulut var, kanlı ve sürgün

Toprak tenimdedir; tenim güneşle

Yeniden buluşuyor; Doğuya gidiyorum

Batının karanlığından geçerek

Bir sükûn şehrine verdim rüyalarımı

Kuzey ve güney

Sonsuz bir yalnızlığın adıdır mahzenimde

Ben artık bir ayrılıklar eviyim

Ve münzeviyim


                      Nurullah Genç

harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.896
  • Teşekkür 57960
    • Çevrimdışı
  • # 13 Eyl 2019 11:50:29
Heyhat
yeniden
ıskaladın
vuslatı!

Şimdi eyersiz atlar gibi özgür
ve lânetli bir keder gibi
uzak
yağmurda…

Çok dost olmasan,
çok olmazdı düşmanların da!

Çok galip gelmek istemesen,
kim bilir böyle çok yenilmeyecektin.

Çok gülmesen belki bir zaman,
böyle öç almazdı hayat;
ağlamazdın
çok…

Çok sevmesen,
çok özlemezdin.
Çok görmesen, bilmezdin;
çok bilmesen çok acıtmazdı hayat….

Çok gitmesin yollara;
upuzun yollara,
böyle çok olmazdı dönüşün…

Bana öyle uzak durmasan,
sana böyle yakın olmazdım.
Yanmasam,
kül
kalmazdım…

Şehvetin türküsü vuslata kalsın!

II
Uçurumlar eskisin, bırak
ve şehvetin türküsü vuslata kalsın
ki bu başıbozuk uğultuda mağlûp sesim,
sesine varsın…

Seni bana uzak kılan
bu ıssız ve derin uçurumlar…
Uçurumlar utansın!

III
Ama diner şehvet
ve bir gün aşınır vuslat da.
Bir okyanusa baka baka kalırız palamarlarda;
kalırız, kuytularda… Sanki bir yalnız karınca
kararınca kalırız solgun güz bahçelerine aşklar varınca…

Ey kırık dal parçaları
uzak
yağmurda,
şehvetin türküsü vuslata kalır
ve yiter…

Her hikâye biter;
herkes yangınından külüne döner.
Ve bir ihanettir ten bedende:
Çekip gider… Çekip gider!

Sonra kırık dal parçaları
uzak
yağmurda,
bize benzerler…

IV
Hıçkırıkların
kuytuluklara,

sevincin
kahrına,

dönüşün
yıllara kurban!

Kalbin
kabrine,

dostluğun
pusulara,

yenilgin
umuda kurban!

Özlemim,
özlemine kurban yâr,
yangınım şimdi ben:

Yangınım,
bir kibrit çöpüne kurban!

Yılmaz ODABAŞI

divan1

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • Sosyal Bilgiler
  • İleti: 900
  • Teşekkür 3049
    • Çevrimdışı
  • # 14 Eyl 2019 02:05:03


Anlarsın

Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun
Kanatlarımız dokunarak uçalım
İnsanlardan buz gibi soğudum
İşte yalnız sen varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın

Cahit KÜLEBİ

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.654
  • Teşekkür 22331
    • Çevrimdışı
  • # 22 Eyl 2019 19:09:49
Gitme Zamanı

Nasıl bir düştü gördüğüm?
Göz bebeğim çöz diyorum
Madem  ki gevşemiş düğüm
Çöz bebeğim gidiyorum


Meyvesiz ağaçmış vefa
Yaprak yaprak, çil çil cefa
Bu son olsun, son bir defa
Üz bebeğim gidiyorum

Akıl iğne deliğinde
Gönül ateş şeleğinde
Damıt kahır eleğinde
Süz bebeğim gidiyorum

İşin ucunu kaçırdın
Bu defa çok fazla kırdın
“Söz” deyince inanırdın
Söz bebeğim gidiyorum

Gözlerini açtı kuzu
Sen yarana sakla tuzu
Devirdin doksan dokuzu
Yüz bebeğim gidiyorum


Dağların başı bembeyaz
Dün yağmurdu yarın ayaz
Bu gün ne bahardır ne yaz
Güz bebeğim gidiyorum...


Yanı başındaki eldim
Hasretine güvey geldim?
Ben sana hep üvey geldim
Öz bebeğim gidiyorum...

Senle geldi kıtlık kıran
Fitil yandı, söndü çıran
Şimdi sen yan senin sıran
Köz bebeğim gidiyorum

Dal gibi düşünce kollar
Fark etmiyor sağlar sollar
Senden sonra bütün yollar
Düz bebeğim gidiyorum

Dağların başı bembeyaz
Dün yağmurdu yarın ayaz
Bu gün ne bahardır ne yaz
Güz bebeğim gidiyorum


Dağların başı bembeyaz
Dün yağmurdu yarın ayaz
Bu gün ne bahardır ne yaz
Güz bebeğim gidiyorum...

                Şefik TİRYAKİ

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.756
  • Teşekkür 44409
    • Çevrimdışı
  • # 24 Eyl 2019 10:34:43
Sevgilim işte eylül
Ve işte senin usul usul seğiren yüzün.

Zaman ki sonsuzdur
Bitmemiş şiirler gibidir.

Bazı hüzünleri
Bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.

Biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık
(İsteğin bulanık kıyısında).

Bundan değil midir bizim aşkımızda
Sürekli bir akşam hüznü vardır.
         
İlhan BERK'

helinka

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 61
  • Teşekkür 766
    • Çevrimdışı
  • # 24 Eyl 2019 14:32:38
Bu bendeki bir dert ki, anlatamam kimseye
Kulak verip de beni dinler misin kardelen
Sardı tüm benliğimi, mecalim yok gülmeye
Sende benle ağlayıp, inler misin kardelen

Mis gibi sıla kokan eş, dost mektuplarında
Taze güller yeşerir eski anılarında
Hatıralarla dolu gurbet akşamlarında
Hasret denen türküyü söyler misin kardelen

Bütün duyguları bir deftere yazmanın
Dertlerini duymayan duvara anlatmanın
İçinde ne var ise hep içine atmanın
Ne demek olduğunu bilir misin kardelen

Dostu oldum kaç defa sabahsız gecelerin
Defterimde yeri yok, anlamsız hecelerin
Çözemedim bir türlü bu zor bilmecelerin
Cevabını sen bana çözer misin kardelen

Ne kadar tatırsa da ayrılık acısını
Unutamazsın yine onun hatırasını
Bir kenara bırakıp acısı, tatlısını
Hepsini bir kalemde siler misin kardelen

Anlat sende içini, dök dışına ne varsa
Hiç düşünme kalbimi, bırak yansın yanarsa
Bu derdi sen benimle paylaşır mısın, yoksa
Bakıp bakıp halime güler misin kardelen

Bilirim ben yerini, sormam sana nerdesin
Senin yurdun dağlarda, sen hep yükseklerdesin
Nasıl gelsem yanına, sen hep yükseklerdesin
Eğilip de elimden tutar mısın kardelen

Ah gurbet, sen içimde dinmeyen bir sancısın
Bazen iyisin amma çoğu zaman acısın
Ey kardelen! Sen bana neden yabancısın
Çaldım işte kapını, açar mısın kardelen

Senin de gözlerin yaşlı, ağlamışsın besbelli
Yoksa sen de benim gibi naçar mısın kardelen
Bu topraktan çıkıp da dağları delmişsin ya
Mevsimin gelmeyince açar mısın kardelen

Derdimi de dinledin, sana ağır gelirse
Yine toprak altına kaçar mısın kardelen
Ya ölüm günü gelip de alırlarsa ruhumu
Benimle gökyüzüne uçar mısın kardelen
         Hayrullah Paşalıoğlu

Doğansevil

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.227
  • Teşekkür 9465
    • Çevrimdışı
  • # 24 Eyl 2019 15:01:19
ÖYLE YIKMA

Öyle yıkma kendini
Öyle mahsun, öyle garip...
Nerede olursan ol
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne
Tükür yüzüne celladın
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile
Tırnak ile, diş ile
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni!

                         Ahmet ARİF

helinka

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 61
  • Teşekkür 766
    • Çevrimdışı
  • # 25 Eyl 2019 14:41:19
Rüya, bütün çektigimiz.
Rüya kahrım, rüya zindan.
Nasıl da yılları buldu,
Bir mısra boyu maceram...   
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
Bilmezler nasıl sevdik,
İki yitik hasret,
İki parça can.

Ahmet Arif

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.227
  • Teşekkür 151763
    • Çevrimdışı
  • # 27 Eyl 2019 21:02:22
 

Yüreğimi bir kalkan bilip sokaklara çıktım
Kahvelerde oturdum , çocuklarla konuştum
Sıkıldım dertlendim dostlarımla buluştum
Bugünde ölmedim anne

Kapalıydı kapılar perdeler örtük
Silah sesleri uzakta boğuk boğuk
Bir yüzüm ayrılığa bir yüzüm hayata dönük
Bugünde ölmedim anne

Üstüme bir silah doğruldu sanki rüzgâr
Beline dolandığında bir dalın
Korktum , güldüm , kendime kızdım
Bugünde ölmedim anne

Bana böylesi garip duygular bilmem
Niye gelir nereye gider döndüm işte
Acı yüreğimden beynime sızar
Bugünde ölmedim anne , bugünde ölmedim


adamın biri

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 4.618
  • Teşekkür 19386
    • Çevrimdışı
  • # 29 Eyl 2019 10:21:52
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Gitme Zamanı

Nasıl bir düştü gördüğüm?
Göz bebeğim çöz diyorum
Madem  ki gevşemiş düğüm
Çöz bebeğim gidiyorum


Meyvesiz ağaçmış vefa
Yaprak yaprak, çil çil cefa
Bu son olsun, son bir defa
Üz bebeğim gidiyorum

Akıl iğne deliğinde
Gönül ateş şeleğinde
Damıt kahır eleğinde
Süz bebeğim gidiyorum

İşin ucunu kaçırdın
Bu defa çok fazla kırdın
“Söz” deyince inanırdın
Söz bebeğim gidiyorum

Gözlerini açtı kuzu
Sen yarana sakla tuzu
Devirdin doksan dokuzu
Yüz bebeğim gidiyorum


Dağların başı bembeyaz
Dün yağmurdu yarın ayaz
Bu gün ne bahardır ne yaz
Güz bebeğim gidiyorum...


Yanı başındaki eldim
Hasretine güvey geldim?
Ben sana hep üvey geldim
Öz bebeğim gidiyorum...

Senle geldi kıtlık kıran
Fitil yandı, söndü çıran
Şimdi sen yan senin sıran
Köz bebeğim gidiyorum

Dal gibi düşünce kollar
Fark etmiyor sağlar sollar
Senden sonra bütün yollar
Düz bebeğim gidiyorum

Dağların başı bembeyaz
Dün yağmurdu yarın ayaz
Bu gün ne bahardır ne yaz
Güz bebeğim gidiyorum


Dağların başı bembeyaz
Dün yağmurdu yarın ayaz
Bu gün ne bahardır ne yaz
Güz bebeğim gidiyorum...

                Şefik TİRYAKİ
+5

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.654
  • Teşekkür 22331
    • Çevrimdışı
  • # 02 Eki 2019 20:26:45
Desem Ki

Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm
Sende tattım yemişlerin cümlesini
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin.
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan
Evimde şenliksin bahçemde bahar
Ve soframda en eski şarap
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen
Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme müsterih ol
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum

Cahit Sıtkı Tarancı

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.654
  • Teşekkür 22331
    • Çevrimdışı
  • # 02 Eki 2019 20:28:08
DESTAN

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırdılar geliyor karanlık kubbemizden,
Çekiyor tebeşirle yekûn hattını âfet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!
Durum diye bir lâf var, buyrunuz size durum;
Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodurum!
Bir şey koptu içimden, şey, her şeyi tutan bir şey,
Benim adım Bay Necip, babamınki Fazıl Bey;
Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,
Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.
Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;
Evde cinayet, tramvay arabasında zina!
Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!
Ve ferman, kumardaki dört kıralın buyruğu;
Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!
Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,
Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!
Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
Allahın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!

Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;
Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.
Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilâç;
Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilâç.
Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!
Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!
Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?
Ah, küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap.

Necip Fazıl Kısakürek

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK