Konu: Sevdiğimiz Şiirler  (Okunma sayısı 3293768 defa)

eml48

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 6.690
  • Teşekkür 25004
    • Çevrimdışı
  • # 16 Kas 2019 13:55:23
... Toprak..

harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.875
  • Teşekkür 57603
    • Çevrimdışı
  • # 16 Kas 2019 19:49:11
Saçları Dağınık Zamanlar

Sensiz sabahlarımın saçları dağılmış oluyor,
Kapı çalıyor, açan yok.
Perdelerim uçuşmuyor rüzgarda,
Açmıyorum ne cam, ne kapı.
Uzun zaman oldu görmeyeli dostları
Pijamalı gezinip duruyor umutlarım
Bir gelsen..giyinecekler yeniden mutlulukları.
Saçlarını tarayacağız birlikte baharın
Kiraz bahçelerinde gezeceğiz Temmuz ayları
Güneş lekesi düşecek tenimize
Elimiz yüzümüz bahar bahçe
Geceleri yakamoz koyacağım alnına
Deniz köpük köpük şarkılar söyleyecek
Omzunda dinleyeceğim onları
Ah gelsen..
Ağustos böceklerinin sesinde sarılsak uykulara.
Sol yanıma mutluluğu yerleştirsen.
 
Seçil Oğuz

kurthan

  • Moderatör
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 8.707
  • Teşekkür 63729
    • Çevrimdışı
  • # 17 Kas 2019 10:38:02
Bırak şimdi karanlığı
Gecede kaldı siyah.
Ayan gün kadar güzelsin sen.
İnsansın Uyan.!
Yaşamak için değil mi bu hayat..
Kalk.!İnsan olmanın gereğini yap
Bugün özellikle bugün..
Acılarını değil,İçindeki çocuğu
Şımart...!
Birhan Eroğlu

ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.076
  • Teşekkür 11445
    • Çevrimdışı
  • # 17 Kas 2019 14:27:08

        h.n.a.


KÜR'ŞAD MARŞI

Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz
Çünkü bu yol kutludur,gider Tanrı dağına
Hal bu ki yoldaşını bırakıp kaçanların
Değişilir topu da bir sokak kaltağına

Kürşat'ın narasıyla indik Tanrı Dağı'na
ruhumuzu kandırdık Orhun'un kaynağından
Bu kaynaktan içenin yürekleri tunç olur.
TÜRK'e kefen biçenin ölümü korkunç olur.

Delinse yer, çökse gök, yansa kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yürürüz yine yayan
Moskoflardan, yankeden, masonlardan yılmayan
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz.

öğretmen 54

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 3.964
  • Teşekkür 12792
    • Çevrimdışı
  • # 17 Kas 2019 18:58:48
      SEVDANIN ADI
Sevdanın adı vatan olunca dile Elhamdülillah yakışır,
Toprağın altında atan olunca güle Elhamdülillah yakışır.

Bayrağı göklerde tutan olunca kola Elhamdülillah yakışı.
Zaferler taçlanan destan olunca kula Elhamdülillah yakışır.

Mehmedim dağlarda kartal olunca bana Elhamdülillah yakışır,
Güzel vatanımda huzur olunca cana Elhamdülillah yakışır.

Elhamdülillah,
Elhamdülillah,
Çok şükür,
Bin şükür,
Elhamdülillah.
    Osman Ali Aydın

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.647
  • Teşekkür 22312
    • Çevrimdışı
  • # 17 Kas 2019 23:56:48
Sitare

“Çeşmek Be-zen Sitare
Ezmen Mekon Kenâre”

Nerden çıktın karşıma böyle Sitare
Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde
Kirpiklerin yüreğime batıyor
Telaşlı bir kalabalığın ortasında
Ayaküstü konuşuyoruz
Nedimin nigehban nergisleri gibi
Üstümüzde bütün nazarlar

Çok utanıyorum Sitare
Dün oturup hesap ettim
Sen doğduğun zaman
Ben bir askeri mektepte talebeymişim
Sen bilmezsin Sitare
Burada gündüzler çekip durduğumuz bir mercan tespih
Geceler içinde uyuduğumuz birer siyah buluttu

Her akşam dokuzda yat borusu çalardı
Yat borusu baştan aşağı hüzün çalardı
Bir derin uykuya atardım kendimi
Siyah benli bir kız düşlerime kaçardı
Bende onu alır anamın düşlerine kaçardım

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

Seninle konuşurken Sitare
Aklıma yıldızlar dökülüyor
Bir çaresiz Zühre oluyorsun Babil caddelerinde
Ateş gözlü kahinler koşuyorlar arkandan
Binlerce meşalenin ışığı kımıldıyor saçlarında
Gökyüzü salkım salkım
Zigguratlar tıklım tıklım

Dönüp dolaşıp dudaklarına takılıyor aklım
Ah benim bu akıldan sıyrılmış aklım
Kimi gün boşlukta konacak yer bulamayan
Kimi gün inatçı yosunlar gibi kepez diplerine yapışan aklım
Gözlerine baktığım zaman Sitare
Bütün çöllere ay doğuyor
Yoldaş ediyorum kendime İmrül Kays’ı Antere’yi A’şa’yı

En kuytu vahaları dolaşıyorum
Hangi vahaya gitsem çadırlar sökülmüş Sitare
Çadırla su arasında bir cılga var
O cılgada narin ayak izlerin var
Durgun suya düşüp kalmış gözlerin var

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

Bazan sapsarı bir benizle geliyorsun
Yorgun çizgileri alnında uykusuzluğun
Biliyorum içinde bir sızı var
Bıçak ağzı gibi bir sızı var
Bu sızıdır işte seni verimsiz kılan
Züheyr’in Suad’ı gibi keremsiz kılan
Kuzeyden güneye
Güneyden kuzeye

Heyy! Gidip geliyorum bu çöllerde
Kureyş’in heybetli ve inatçı develeri
Hiç aldırmadan benim esmer sevdama
Geviş getiriyorlar ufka bakarak
Ben kaçıp Yesrib’e sığınıyorum
Yesrib bahane, bir kitaba sığınıyorum
Dağda, ovada, badiyede okuduğum hep elif
Elif diyorum Sitare, sineme elif çekiyorum
“Ah minel aşk-ı ve halatihi..”
Çok eski bir gerçektir bu biliyorum

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

Sinsi bir yağmur altında beraber yürüyoruz
Ve ikimizde ıslanıyoruz
Ben ne yağmurlar gördüm Sitare
Ben kaç kez iliklerime kadar ıslandım
Bilmiyorum sen kaç yaşındaydın
Ben göğü hep bir kurşun gibi ağır
O şehirde sırılsıklam gezerdim

Bölük bölük insanlar boşanırdı tapınaklardan
Tapınaklar insanları safra gibi atardı
Sonra hepsi bir yere toplanıp bana bakarlardı
Bir gün bu şehrin kirli yağmurları alıp götürdü beni
Gidip bir Uygur çadırında göğü dinledim
Kara bulutlar kükrerken bir Kaşkar sabahında
Oturup Aprunçur Tigin ile seni konuştuk
Bakışlarımı sunuyorum, tereddütsüz alıyorsun
Gizli bir tebessümle çağırıyorum, geliyorsun

Kaşı karam, gözü karam, saçı karam
Umay gibi yumuşak huylum
Nerden çıktın karşıma böyle
Sesin ılık bir bahar güneşi gibi ığıl ığıl akıyor içime
Asya’nın bozkırlarında ordular düşüyor peşime
Yığılıp kalmışım bu Anadolu toprağına Sitare
Adam akıllı yorulmuşum
Ellerin böyle olmamalıydı
Ellerine acıyorum

Ve kim bilir kaç zamandan beridir kalbimi öğütlüyorum
Durup durup ıssız yerlerde
“güçlü ol ey kalbim, güçlü ol
Daha çok işimiz var” diyorum

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

Dilaver Cebeci

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.723
  • Teşekkür 44024
    • Çevrimdışı
  • # 18 Kas 2019 12:01:56
Sanırım bende bir şeyler kırıldı

Nedamet getirmiş yurtsuz bulutlarla ben
Sokağı uykuya bölüyorum
Sağlığım yerinde değil ve zarardayım
Salınger’ın kahramanları gibi yaşamak geçiyor benden
Geçiyor günlerim öyle kalpsiz ki
Anlatamadan

Şuh kahkaha kadınları dizleri günah kokan
Başım bin yıllık uykusunu arıyor onlarda
Örtündükçe daha mı çok üşüyoruz Metin?
Kanına girdiğim sözcükleri saymazsam
Masum sayılırım hesap defterlerinde
Ama yoruldu bekleyişim bu sonsuz güzellikten

Sanırım orada da bir şeyler kırıldı

İki ayrı boşluğun arasında dokunduklarım
Kendimi neye benzettiğimi bulabilir mi?
Yaşamaya çıkmıştık bir yerlere
Kapanan kapı seslerini arkada bırakarak
Anlattıkça azalıyor muyuz Metin?
Düşüşün hızına uydurduklarımız
Bizi özlüyor mu takvimlere bakarak?

Hayat kısa aşk ondan da kısa
Bunu anladım yaşayamadıklarımdan

Süleyman Unutmaz'

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 20.508
  • Teşekkür 146165
    • Çevrimiçi
  • # 19 Kas 2019 21:15:07
Gönül ile aklı koydum kafese ..
Biri "UMUT" diyor,biri "KES " diyor.
Çırpındıkça kaldım nefes nefese..
Biri "DAYAN"diyor , biri "PES" diyor..
Yüreğim döndükçe döndüm ak kora ,
..................Sabrım demir aldı , yelkenler fora.
Gitmek istiyorum çok uzaklara .
Biri "CAN " diyor , biri "ES " diyor..

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.647
  • Teşekkür 22312
    • Çevrimdışı
  • # 21 Kas 2019 23:34:45
«pir sultan ölür dirilir»

bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde

kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni

damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana

sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne

kahrolasın demiyorum
kahrolma da
gör beni

kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne

ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne

ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu

kör olsanı demiyorum
kör olma da
gör beni

Hasan Hüseyin Korkmazgil

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.647
  • Teşekkür 22312
    • Çevrimdışı
  • # 21 Kas 2019 23:52:06
HATRINA DÜŞECEĞİM

Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
Sonra sıcak yatağında uzun uzun
Ağlayacaksın Ağlayacak.!

Boğazında bir şeyler düğümlenecek
Ah yanımda olsaydı diyeceksin
Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak
İliklerine işleyecek bensizlik
Kahrolacaksın...!

Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir Şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın..!

Gönlünden atamadığın gibi kafandan da
Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece
İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü
Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
Anlayacaksın..!

Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin
Kafan gibi kaleminde işlemeyecek
Unutmak isteyeceksin her şeyi
Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
Kıvranacaksın.!
                   NFK

selimiye11

  • Üyeliği İptal Edildi
  • İleti: 1.871
  • Teşekkür 21149
    • Çevrimdışı
  • # 22 Kas 2019 13:15:21
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum
Anlatamıyorum – Cahit Sıtkı Tarancı

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 20.508
  • Teşekkür 146165
    • Çevrimiçi
  • # 27 Kas 2019 10:04:10
Gözlerin İstanbul Oluyor Birden 
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden.
Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım
Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen
Durgun sular gibi azalacağım
Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen.
Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince
Yalnız gözlerime bak diyeceksin.
Ellerim usulca ellerine değince
Kaybolup gideceksin
Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
Bir elim seni silecek.
Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere
Senin için yeni baştan can kesilecek.
Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
Sonra seni kaybetmek hemen her yerde
Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak
Yapayalnız kalmak iskelelerde.
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden

Yavuz Bülent Bakiler
 

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 20.508
  • Teşekkür 146165
    • Çevrimiçi
  • # 30 Kas 2019 20:33:52
Kitabım Artık

Yorgunum, bitkinim, bitabım artık,
Belâgatli değil hitabım artık,
Her sayfamda hatta her satırımda
Yazılısın, cilt cilt kitabım artık...

CEMAL SAFİ    

adamın biri

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 4.590
  • Teşekkür 19148
    • Çevrimdışı
  • # 04 Ara 2019 00:32:12
Nerde bir yangın çıksa şair yanar içinde
Nerde çiçekler açsa bir şair var içinde
Hiçbir yapı-kapı yok şiirin girmediği
Şiirin tohumları yeşerir kar içinde.

A.KARAKOÇ

seheryeli_

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.917
  • Teşekkür 19335
    • Çevrimdışı
  • # 04 Ara 2019 09:16:39
Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.

Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Koncanın altında bükülmüş her sak.
Seninçin dallardan süzülen ıtır,
Seninçin karanfil, yasemin zambak...

Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.

Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK