Sevdiğimiz Şiirler

Çevrimdışı seço58

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3.343
  • 41.711
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 3.343
  • 41.711
  • 4. Sınıf Öğretmeni
01 Tem 2011 15:06:16
Ansızın

Ben sensiz olanlara seni aratıyorum,
Ben sensiz kalanlara seni yaratıyorum,
Seni saklayacağım, seni yazıp-andıkça
Kendimi çoğaltıyor, seni kuşatıyorum.

Unutturmayacağım, seni yaşatacağım,
Kendimi çoğalttıkça seni kuşatacağım,
Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça
Sen evreninde sana seni aratacağım.

Özdemir Asaf

Çevrimdışı nevin07

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.313
  • 3.610
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • 1.313
  • 3.610
  • 2. Sınıf Öğretmeni
01 Tem 2011 15:11:24
MONA ROZA

 

Mona Roza, siyah güller, ak güller

Geyvenin gülleri ve beyaz yatak

Kanadı kırık kuş merhamet ister

Ah, senin yüzünden kana batacak

Mona Roza siyah güller, ak güller

 

Ulur aya karşı kirli çakallar

Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa

Mona Roza, bugün bende bir hal var

Yağmur iğri iğri düşer toprağa

Ulur aya karşı kirli çakallar

 

Açma pencereni perdeleri çek

Mona Roza seni görmemeliyim

Bir bakışın ölmem için yetecek

Anla Mona Roza, ben bir deliyim

Açma pencereni perdeleri çek...

 

Zeytin ağaçları söğüt gölgesi

Bende çıkar güneş aydınlığa

Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi

Seni hatırlatıyor her zaman bana

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

 

Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ve vardır her vahşi çiçekte gurur

Bir mumun ardında bekleyen rüzgar

Işıksız ruhumu sallar da durur

Zambaklar en ıssız yerlerde açar

 

Ellerin ellerin ve parmakların

Bir nar çiçeğini eziyor gibi

Ellerinden belli oluyor bir kadın

Denizin dibinde geziyor gibi

Ellerin ellerin ve parmakların

 

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Saat onikidir söndü lambalar

Uyu da turnalar girsin rüyana

Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

 

Akşamları gelir incir kuşları

Konar bahçenin incirlerine

Kiminin rengi ak, kimisi sarı

Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine

Akşamları gelir incir kuşları

 

Ki ben Mona Roza bulurum seni

İncir kuşlarının bakışlarında

Hayatla doldurur bu boş yelkeni

O masum bakışlar su kenarında

Ki ben Mona Roza bulurum seni

 

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Henüz dinlemedin benden türküler

Benim aşkım sığmaz öyle her saza

En güzel şarkıyı bir kurşun söyler

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

 

Artık inan bana muhacir kızı

Dinle ve kabul et itirafımı

Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı

Alev alev sardı her tarafımı

Artık inan bana muhacir kızı

 

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Meyvalar sabırla olgunlaşırmış

Bir gün gözlerimin ta içine bak

Anlarsın ölüler niçin yaşarmış

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

 

Altın bilezikler o kokulu ten

Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne

Bir tüy ki can verir bir gülümsesen

Bir tüy ki kapalı gece ve güne

Altın bilezikler o kokulu ten

 

Mona Roza siyah güller, ak güller

Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak

Kanadı kırık kuş merhamet ister

Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!

Mona Roza siyah güller, ak güller

 

Çevrimdışı adatepe1

  • Üyeliği İptal Edildi
  • 1.185
  • 1.818
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • 1.185
  • 1.818
  • 2. Sınıf Öğretmeni
01 Tem 2011 15:14:14
DENİZİN DELİSİ

Unutmak mı, delisin,
Gitmesem de bekler orada deniz.
Gelirsem bilmelisin
Benim beklememdir burada deniz.
Gitmek gibi geleceğim
Denizin delisine.
Delinin denizi gibi,
O ne kadar giderse
                Özdemir Asaf

Çevrimdışı canegt

  • Bilge Üye
  • *****
  • 2.904
  • 12.101
  • 2.904
  • 12.101
01 Tem 2011 15:49:38
ADIM METİN OLSUN


 Hadi
 gel birlikte yazalım bu şiiri
 adım
 metin olsun bu kez benim de
 hadi
 benim sesimle ama senin hüznünden
 hadi
 benim acımdan ama senin sesinle
 birlikte
 söz edilsin bu şiirde


 Birlikte
 yazalım hadi ölüme karşı
 konuşalım
 bir yürekten hadi bir ağızla
 kimse
 ayırt etmesin kimin söylediğini
 nereye
 kadarı benim nerden sonrası senin
 kıvrıla
 kıvrıla yanan bir kâğıtta


 Değdirir
 değdirmez kanatlarını yüzüme
 senin
 kaşlarında yuva kurmuş sorular
 hadi
 gel bir yangın öksüzlüğünün ardından
 kalan
 külü bile tanımayan çocuklara
 nasıl
 anlatırızı konuşalım susmak yerine


 Nasıl
 direnirizi elimize bir gül almadan
 bir
 sözün içinden geçen kıvılcımları
 nasıl
 taşırızı konuşalım herkes sussa bile
 bir
 külden nasıl dirilirizi bir şiirle
 ne
 kadarını kimin söylediği belli olmadan


 Her
 dizeyle biraz daha ilerlesin bu çerçeve
 her
 sözcük bütünlesin içine konan resmi
 hadi
 benim yüzümle ama senin kanatılmış yazgın
 hadi
 benim bitimsiz özlemim ama senin yüzünl
 birlikte
 dile gelsin bu resimde..

Kemal ÖZER

Çevrimdışı canegt

  • Bilge Üye
  • *****
  • 2.904
  • 12.101
  • 2.904
  • 12.101
01 Tem 2011 15:53:29
GÜNBEGÜN

 Benim mezarlarımda ölü yok;
 Hep yaşamış olanlar var...
 Anılarımda bir yer
 Dinmeksizin acıyor,
 Günbegün,
 Bundan.

 Güldüğümü görenler
 Bana bakıyor,
 Görüyorum...
 Ağlasam geçer,
 Biliyorum...
 Ağlanmıyor.

Ö.Asaf

Çevrimdışı bergüzar

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.141
  • 10.627
  • Okul Müdürü
  • 1.141
  • 10.627
  • Okul Müdürü
01 Tem 2011 15:54:52
Vedalaşarak

Bu gece buradan ayrılacağız
Ona göre ayarladık saatlerimizi
Ay karşı tepeden ovaya doğru
Kaydırırken billurdan kızağını
Giyinip kuşanacağız pusatlarımızı
Son defa el-ele tutuşacağız
Son defa el-ele dışarı çıkacağız
İkimiz aynı anda bırakacağız avazımızı
Kendine iyi bak!
Sesimiz çok titrek
Gözlerimizse ıslak
Sen kuzeye yönlendireceksin binitini
Bense güneye
Ayrılık türküleriyle kamçılayacağız
Ay ışığında koşan atlarımızı

Avcı kuşlar yanlarında azık taşımaz
Her yerde rızkları karşılar onları
Bizim azığımız da öyleydi
Topu-topu bir yüreği uçuracak kadar
Cevheri ateş olan bir sevda
Ne memleket, ne yıldızlar
Ne de gençliğin daha uzak
Bu gök kubbenin altında
Dön, bir kez daha yüzüme bak
Sevgili en yakınındayken başlar
En uzak
Bu gece buradan ayrılacağız
Senin yüreğindeki keklik
Senin için ötecek
Benim yüreğimdeki laçin
Benim için yüreğime pençe vuracak
Sen kendi güneşine uçacaksın
Ben kendi güneşime
Vedalaşarak.
    Bahattin Karakoç

Çevrimdışı muhars

  • Uzman Üye
  • *****
  • 534
  • 3.624
  • 534
  • 3.624
01 Tem 2011 16:50:31
ÇOBAN ÇEŞMESİ

Derinden derine ırmaklar ağlar,   
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,   
Ey suyun sesinden anlayan bağlar,   
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi.   
       
"Göynünü Şirin'in aşkı sarınca   
Yol almış hayatın ufuklarınca,   
O hızla dağları Ferhat yarınca   
Başlamış akmağa çoban çeşmesi..."   
       
O zaman başından aşkındı derdi,   
Mermeri oyardı, taşı delerdi.   
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.   
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi.   
       
Vefasız Aslı'ya yol gösteren bu,   
Kerem'in sazına cevap veren bu,   
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu...   
Sızmadı toprağa çoban çeşmesi.   
       
Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,   
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda,       
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi,   
       
Ne şair yaş döker, ne aşık ağlar,   
Tarihe karıştı eski sevdalar.   
Beyhude seslenir, beyhude çağlar,   
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi...   


Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

Çevrimdışı sayin19

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.557
  • 6.730
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 1.557
  • 6.730
  • 4. Sınıf Öğretmeni
01 Tem 2011 18:35:56
GECE BULUŞMASI

Sen İstinye'de bekle ben buradayım
İçimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
Çünkü ben buradayım karanlıktayım

Çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
Şarabım bütün ekşi suyum soğuk
Yanımda olmadınmı seni seviyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git

Yüzünü ıslatmadan ağlıyabilir misin
Gece yarıları telefon ettin mi hiç
Karanlık adamlar hüviyetini sordu mu
Ben senin olmadığını arıyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git

Yabancı gibisin miyop gözlerin kısık
Bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor
Sana ait ne varsa hiçbiri benim değil
Belki ölmek hakkımı kullanıyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
ATTİLA İLHAN

Çevrimdışı nurdan81

  • Uzman Üye
  • *****
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
01 Tem 2011 19:14:33
Allah Gidenleri Affetsin

Bütün isiklari söndürdüm
Susturdum bütün sesleri
Artk agliyabilirsin kanka
Severken bana sormadin aglarkende utanma
Nasil unuturum diye düsünmeye baslama bir beyhude cabayla
Her unutmak cabasi bir hatirlamak hamlesidir aslinda
İlk akla gelendir en cok unutmak istedigin
Hep kacmak istedigin yere kosarsin askta
Çok ahmakca biliyorum ama herkes teslim oluyorsa
Eger en cok kurtulmak istedigine…
Bu kez ahmaklik sirasi sende usta
Alimli delikanliligindan alingan bir adam yaratmissin
Yumruklarinin icine sıktıgın gururun kirildi kirilicak
Ama dert etme gururun kirildikca cogalicak
Askin acisini cekmek askta hile yapip gitmekten daha asil istir
Sen simdi seni sakiz gibi cigneyip tükürdü saniyorsun
Vaziyeti sasirip algida hata yapiyorsun
O sadece cignedi sen tükür gitsin
Gel simdi bir hasret sarkisi okuyalim

"Allah gidenleri affetsin"
"Allah gidenleri affetsin"

Bütün isiklari söndürdüm
Susturdum bütün sesleri
Şimdi alemin bütün efkarini toplamaya basla
Topladigin efkari dagitma vakti gelir nasilsa
Askta kazanan taraf yoktur,bunu sonra anlarsin
Ayriligin izlerini kaldirip sakliyabilecegin tek bir yer bulamazsin
Islak acik bir yara gibi simdi kalbin
Hicbir tesellide teselli aradiginda yok
Simdi denizleri içsen sönmez içindeki mahser yangini
Bu illet senin gibi kac adami küle cevirdide
Küllerin hepsini kalbi yalandan bir LeyLa üfleyip gitti
Sen o istanbulun rüzgarinda uçuşanı TOZ’mu sandın
Hepsi KÜL’dür senin gibi
Ben çok kadın tanıdım…
Sevenden sakındığı bedenini sevmeyenlerin yoluna kilim yapmış
Sen gözünden sakınmıssın o gözünün yaşına bakmamış
Şimdi dilediğin kadar ağla banada birsey sorma
Bu da geçer dicem inanmican nasıl olsa
Boşver derdi kederi sat gitsin
Gel şimdi bir Muhayyer Kürdi şarkı okuyalım..

"Allah gidenleri Affetsin"
"Allah gidenleri Affetsin"

Üsküdarda sandallar yıkılır sallanırlar
Tophanede mangallar yar diye yanar ağlar
İsmini çığlık çığlık haykırıyor martılar
Senin için söylenir kumkapıda şarkılar
Yar, yokluğuna itirazım var!!!

Uğur Arslan

Çevrimdışı cancancan111

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.599
  • 19.351
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • 1.599
  • 19.351
  • 2. Sınıf Öğretmeni
01 Tem 2011 19:46:48

ALIŞMA BANA; Ne yapacagım belli olmaz, Bugün varım yarın birden yok olurum…

DOKUNMA BANA; Kapanmamış yaralarla doluyum, Canımı acıtma bi yarada sen açma…

SEVME BENİ; Yoğun duygularımda kaybolursun, Tutuştururum…

İSTEME BENİ; yasaklarla boğusursun, engellerle doluyum…

ÇÖZMEYE ÇALIŞMA SAKIN; Seninle karışır iyice… kördüğüm olurum…

ANLAMA BENİ; Ben kendimi anlarım, ben böyle mutluyum…

AŞKI YAŞATMAMI İSTEME ASLA; Ben aşka yıllardır inanmıyorum…

GÜVENİYORSAN KENDİNE; İnandır beni aşkın varlığına, sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki, vazgeçemezsin, tutkun olurum…

YIKABİLİRSEN DUVARLARIMI; Sakın bırakma beni, tüm tutkularım ve gücümün arkasında, hala o eski kuçuk cocuğum,büyütemezsen kaybolurum…

GECELERİ DÜŞÜNME; Kabusların olurum,uyanmak istediğinde çırpınıp bırakamadığın…
Çağırdığında yanında olan ama aslında asla ulaşamadığın, sahip olamadığın…

GÖZLERİME BAKMA, Affetmem,unutulmazın olurum aklından çıkaramadığın…Eğer
baktıysan sakın kaçırma gözlerini, cesaretsizlikle suçlarım..!
Geçmişine hapsedersen beni, geleceğinde göremezsin, uçar gider seni bensiz bırakırım…

ÖNCELERİMİ SORMA ASLA;
Cevapları ağır gelir, kaldıramazsın, sonun olurum..!

SONRALARIMA KARIŞMA , Bu benim hayatım, ben yolumu her şekilde bulurum…

YADA SEN EN İYİSİ,
hiç bulaşma bana , bakarsın Başına Bela Olurum ...

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
01 Tem 2011 21:10:45
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış örtüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtmem, ne olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Bak işte notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadim elif
Ne güzellik, ne tad var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ihlamur çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sadığım, sadığım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman



Bahaettin Karakoç

Çevrimdışı cancancan111

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1.599
  • 19.351
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • 1.599
  • 19.351
  • 2. Sınıf Öğretmeni
01 Tem 2011 21:14:06
Daha az seviyorum seni
Giderek daha az
Unutur gibi seviyorum
Azala azala
Aramızdaki uzaklığın karanlığında
Geceler kısalıp,gündüzler uzuyor böyle olunca
Daha az seviyorum seni
Kendini iyileştiren bir yara gibi
Daha az
Ve zamanla Sen geceyi tutuyorsun,ben nöbetini
Uzak dağ kışlalarında
Görmüyoruz birbirimizi
Usul usul sis iniyor
Kopmuş yollara
Işığı hafif,uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin
Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda
Sevgilim sevgilim
Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da
Artık daha az seviyorum seni
Unutur gibi,ölür gibi daha az
Yeniden ödetiyorum kendime onca aşkın öğretemediğini
Kolay değil
Yalnızca sevgilimi değil,evladımı da kaybettim ben
Kaç acı birden imtihan etti beni
Tek bir gece vardır insanın hayatında
Ömür boyu sürer nöbeti
Bu da öyleydi,
İyi ol,sağ ol,uzak ol
AMA BİR DAHA GÖRME BENİ!

-Murathan Mungan-

Çevrimdışı okulönceci26

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3.626
  • 18.853
  • Okul Öncesi Öğrt.
  • 3.626
  • 18.853
  • Okul Öncesi Öğrt.
01 Tem 2011 21:24:50

  Ne Zaman Ayrılık Saati Gelse 


Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman
Seni çağıran sesi uzaklardan

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir de hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliği anlatır gibi
Birden değişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün

Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgarın
Ve bir umut kırıntısı, belki yarın

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir fırtına çıkmışcasına, büyük
Içimizdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar, ben ağlarım

alıntıdır...

Çevrimdışı seço58

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3.343
  • 41.711
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 3.343
  • 41.711
  • 4. Sınıf Öğretmeni
01 Tem 2011 21:48:24
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.

"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
İşi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
İnadına kök salmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... İstemek de güzel.

CAN YÜCEL

Çevrimdışı TugraÖzyıldız

  • Bilge Üye
  • *****
  • 10.285
  • 16.961
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 10.285
  • 16.961
  • Birleştirilmiş Sınıf
01 Tem 2011 21:51:47
Kalemim Kırıldı Yâr, Bu Masal Noktasız Artık..


Yorgunum, ağzımdan düşürdüğüm sonbaharla,
kendime sürgün yitik adreslerden geliyorum

Dinle bak; kavgalarımı susturdum
Kundaklanmış sığınaklarımdaki bitap vurgunlarımı dağıttım
Tedirginim; hasretin voltasında gölgesiz kaldım
Adın yitik, sesin yitik, mevsimin yitik…

Ölüme rehin ömrümün sağanak kayıplarını,
ruhsuzluktan acuze bedenimin arka sokağına astım
Nerede, nereye esir bilmem avuntum yitik…

Kısır sancılı düşler vurulur bileklerime
Sen gitmeler topladın ceplerine, ben intiharlar dilime
Sen düşler sattın aşka, ben korkular yalnızlığa

Görmedin; ayrılığın satırbaşında, son damla mavi gözyaşıma düşürdün gözlerini
Düştükçe yandım, yandıkça kanadım, kanadıkça sana çoğaldım
Her çoğalmamda kendime eksilen sen yanımla aşka çattım

Ben gözümü ölüme açtım, önüme sen uzandın
En çok sen kesilmiş soluğumdan asıldım
Bilmedin; vakitsiz gitmelerine tökezlerken sol yanım,
ben çocuk yanımın ayrılık yaşındaydım
Biraz durgun, biraz yorgun, biraz yabancılaşmıştım

Sür beni şimdi yörüngesi kendi içinde kayıp kentinin yedi tepesinden
Zehir zemberek intizar kokulu soluğuna kat hadi
Artık; ne ucu yanık ayrılık yaşıma, ne dilime mahkûm müebbet suskunluğuma,
ne de hüküm giymiş zamanda eksilen “sen” hücrelerime uğramam bir daha…

Kalemim kırıldı yâr, bu masal noktasız artık
Adın dilimde kırık, adın içimde kırgınlık, adın gölgemde

(alıntı)

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK