Konu: Yorumsuz! : Haberler  (Okunma sayısı 1178475 defa)

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2007 14:04:06
Türkiye Kamu-Sen'in yaptığı araştırmada, bir memur, ortalama maaşının yüzde 92.34'ünü yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kalırken, diğer ihtiyaçları için ise maaşının yüzde 7.66'sı ile yetiniyor.

Ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için maaşından geriye yalnızca 72.46 YTL kalıyor. Araştırmada ayrıca, tek kişinin yoksulluk sınırı 1.124.19 YTL, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 2.240.10 YTL olarak belirlendi. Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi'nin (AR-GE) yaptığı 2007 Mayıs ayına ait 'Asgari Geçim Endeksi Sonuçları' açıklandı.

Türkiye İstatistik Kurumu'ndan alınan Mayıs 2007 fiyatlarına göre yapılan araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 1.124,19 YTL olarak hesaplanırken, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 2.240.10 YTL olarak belirlendi. Sonuçlar dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre yüzde 1.06 oranında arttığını ortaya koydu. Araştırmaya göre,, çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre yüzde 0.64 oranında artarak, 853 YTL 44 kuruş oldu. Türkiye'de 4 kişilik

bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı 2007 yılı Mayıs ayında 873.55 YTL olarak tahmin edildi. Yapılan araştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın Mayıs 2007 verilerine göre günlük 16.76 YTL olduğu belirlendi. Toplam tüketim harcamaları içinde gıda harcamalarının payı yüzde 22.44 ve ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 502.77 YTL oldu.

Mayıs 2007 itibarı ile ortalama 945.93 YTL ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının yüzde 53.15'ini oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde bulunan konut gideri ise Mayıs 2007 ortalama maaşının yüzde 39.19'una denk geldi, Buna göre bir memur, ortalama maaşının yüzde 92.34'ünü yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kalıyor. Diğer ihtiyaçları için ise maaşının yüzde 7.66'sı ile yetiniyor. Ortalama ücretle geçinen bir memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için Mayıs 2007 maaşından geriye yalnızca 72.46 YTL kalıyor. Kasım 2002=100 olarak kabul edildiğinde Türkiye Kamu-Sen ARGE Merkezi tarafından hazırlanan açlık sınırı endeksi 179.58 olurken, yine Kasım 2002=100 olarak hesaplanan TÜFE endeksi 161.70 olarak hesaplandı. Buna göre belirtilen dönemde açlık sınırındaki artış TÜFE'den yüzde 17.88 daha fazla olduğu belirlendi.



demirbilek

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 626
  • Teşekkür 774
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2007 14:37:35
Genel liselerin mezun veremeyeceği 2008'de ÖSS'ye giren öğrenci sayısını 500 bin azalacak. Bu da yüksek bölümlerde çekişmeyi artarırken diğer bölümlerde azaltacak. 
21 Haziran 2007 04:20
Yazı boyutunu büyütmek için               
 
Üniversite öğrencisi olmak isteyen adaylar, 2008'de yapılacak ÖSS'yi her yıldan farklı bir heyecanla bekliyor. Ortaöğretimin 4 yıla çıkarılmasıyla 2008'te genel liselerin mezun vermeyecek olması, sınava katılacakların sayısında düşüşe neden olacak. Başvurularda yüzde 25'lik bir azaltma yaratacak bu durum, yüzdelik dilimi ve puanı yüksek olmayan bölüm ve üniversitelere yerleşmek isteyenler için önemli bir fırsat görülüyor. 

demirbilek

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 626
  • Teşekkür 774
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2007 14:41:18
Sınıfta bırakan öğretmenini bıçakladı

Adana'da, sınıfta kalmasına neden olduğu gerekçesiyle öğretmenini bıçaklayan öğrenci, yakalandı. 
20 Haziran 2007 18:58
Yazı boyutunu büyütmek için               
 

Güvenlik güçleri, Yeşilevler Endüstri Meslek Lisesi öğretmenlerinden Mustafa Uslu'yu (47) okul bahçesinde, zayıf not vererek sınıfta kalmasına neden olduğu gerekçesiyle bıçakladıktan sonra kaçan Lise 3 öğrencisi Mehmet Fatih Ç'yi (18), yakaladı.

Yaralı öğretmen Uslu'nun, Numune Hastanesindeki tedavisinin ardından taburcu edildiği bildirildi.
 

demirbilek

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 626
  • Teşekkür 774
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2007 14:43:29
Öğretmenler seksi olmalı diyen Sibel Tüzün'e tepki

Öğretmen-Sen Genel Başkanı Yusuf Tanrıverdi, Çılgın Dersane filminde kutsal öğretmenlik mesleğinin kültürel bir yozlaşma ve bayağılaşma eseri olduğunu ileri sürerek filmde "öğretmenler seksi olmalı" diyen Sibel Tüzün'ün mesleğin kutsiyetini gölgelediği 
18 Haziran 2007 07:33
Yazı boyutunu büyütmek için               
 

"Bir kullanımlık, kaldır at kültürü olan hiçbir ahlaki sınır tanımadan yozlaşmanın, seviyesizleşmenin kapılarını ardına kadar açmak demek olan “popüler kültür” kültürel değerlerimizi ciddi şekilde aşındırmaktadır" diyen Öğretmen-Sen Genel Başkanı Yusuf Tanrıverdi, yaptığı basın toplantısında kimi sinemacılarımızın ve sanatçıların topluma ve değerlerine karşı sorumluluklarını unutarak para kazanmaktan başka ölçü tanımayan etik değerler adına ne varsa yok sayan bir tutum içinde olduklarını söyledi.

Gösterime giren “Çılgın Dershane” filmini bu yozlaşmanın bir örneği olarak nitelendiren Tanrıverdi filmin oyuncularından Sibel Tüzün’ün; “öğretmenler seksi olmalı” sözünü sinema dünyasının en azından bir kısmının toplumun değer yargılarına ve kültür kodlarına karşı nasıl bir yabancılaşma ve umursamazlık içinde olduğunun bir göstergesi olduğunu belirtti.

"Öğretmenlerimiz şov kızı değil kutsal değerlerimizdir" dişen Tanrıverdi, "bu toplumun kültür kodlarının; bar, pavyon ve magazin “kültürsüzlüğü” üstüne kurulu olmadığını bu bayana hatırlatırız. Toplumun yaşadığı hayat kafanızı gömüp yaşadığınız “televole” hayatı değildir" uşarısında bulundu.

"Öğretmenlerimiz, çocuklarımızı geleceğe hazırlayan, toplumun bugününü ve yarınını dokuyan değerlerimizdir. Öğretmenlerimiz, çocuklarımıza eğitim pedagojisi temelinde bir “anne” olarak rol oynarlar" diyen Tanrıverdi, "Öğretmenlerimiz Çocuklarımızın cinsel dürtülerini tahrik edecek tavır ve davranışlardan kaçınacak bir ahlaki olgunluğa da sahiptirler. Öğretmen- öğrenci ilişkisi sevgi, saygı ve şefkat ilişkisidir" dedi.

Sibel Tüzün’ün özlemini duyduğu öğretmen tiplerinin ve davranışlarının sonuçlarını kimi ülkelerde gördüğümüzü söyleyen Tarnıverdi tepkilerini şu şekilde dile getirdi: "Tüzün filmin “eğlence amaçlı” çekilmiş olduğunu söylüyor. Sizin eğlence anlayışınızda etik sınırlar yok mudur? Eğlence deyince bütün ahlaki ve toplumsal değerleri hiçe saymak ve bu hadisenin gençlik üzerindeki yıkıcı etkilerini düşünmek gibi bir sorumluluğunuz ortadan kalkıyor mu? Sanat ve sanatçı deyince beyinde cinsellikten başka kırıntı olmayanların, öğretmenlerin ve mesleklerinin kutsallığını aşındırmaya yönelik kültürel yozlaştırıcı söz ve davranışlarını şiddetle kınıyoruz"

Tanrıverdi, "Bu filme 18 yaş sınırı getirilmelidir" uyarısında bulunarak, "Sinemacılarımızı bu tür yozlaşmaya pirim vermemelerini, en kolay ve en basit para kazanma yöntemi olan cinsel sömürünün sanat yapmak, film çekmek olmadığını da hatırlatmak isteriz" çağrısında bulundu.

 

asortik19

  • Bilge Üye
  • *****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 4.828
  • Teşekkür 2664
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2007 16:22:28
Yeni okula nakil gelen özürlü bir öğrencinin okulda yaşadıkları konu olarak verilmiş öykü 5. sınıf öğrencileri kendi hayal güçlerini çalıştırarak tamamlamışlardır. Aşağıda 5 - A sınıfı öğrencilerinden Esra GÖZEGİR'in yazdığı öyküyü okurken özürlü bir çocuğun dünyasını daha iyi anlayacaksınız.

Ayşe o gün Osmangazi İlköğretim Okuluna Naklen gelmişti. Yeni okulunda yeni arkadaşları olduğu için çok mutluydu. Okulda bir sürü yaramaz öğrenci Ayşe ‘ nin bu durumu ile alay ediyorlardı. Ayşe ‘nin babası onunu okul Müdürüne emanet etti, memur olduğu için görevli olduğu dairesine gitti.Akşam olunca babası Ayşe’yi almaya gelmişti...

Fakat o özürlü olduğundan rahatlıkla merdivenlerden inememiş babasının ve sınıf arkadaşlarının yardımları mile yavaş yavaş merdivenlerden inmişti. Herkes evine koşarak giderken o yavaş hareket etmek zorundaydı.Babası birkaç gün okula gelip gitti.Kızını böyle merdivenlerden üzgün indiğini görünce çok üzüldü. Biraz dikkatli düşündü aklına koltuk değnekleri geldi.Ertesi gün hemen gidip bir çift kutluk değneği aldı. Ayşe’nin annesi trafik kazası yaptıklarında ölmüştü. Kardeşleri de yoktu bu yüzden canı çok sıkılıyordu. Babasının elinden koltuk değneğini görünce çok şaşırdı birazda olsun sevindi.hemen kullanmaya başladı fakat pek ustası değildi. Birkaç kez yere yıkıldı. Kalkıp tekrar denedi.nihayet başardı. Artık koltuk değnekleri ile okula gidip geliyordu.merdivenlerden inip çıkmayı öğrendi teneffüslere çıkıp arkadaşları ile oyun oynuyor,zil çalınca doğru sınıfına gidip dersine katılıyordu. Bir gün sesiz sinema oyunu onarken sıra Ayşe’de idi .Ayşe koltuk değnekleri ile ayağa yavaşça kalktı tam o sırada okul bahçesinde bir yaramaz öğrenci koşarak onların yanından geçti ve Ayşe’ye çarptı.Ayşe yere düştü arkadaşları hemen koşarak onu yerden kaldırdılar.Ayşe hem can acısı hem de kahrından hüngür hüngür ağlamaya başladı.Arkadaşları durumu nöbetçi öğretmene bildirdiler. Çocuk gelip Ayşe’den özür diledi.Ayşe çok iyi bir insan olduğu için çocuğun özrünü kabul etti. Bu durum öğretmenler odasında konuşuldu. Bir öğretmen tekerlekli sandalye daha uygun olacağını söyledi. Durum okul idaresine bildirildi. Okul Müdürü Ayşe’nin yanına gelip neden sandalye kullanmadığını güzel bir dille söyledi.

Ayşe tekerlekli sandalye ile okul merdivenlerinden inip çıkmak çok zor olduğunu söyledi okul müdürü en kısa zamanda merdivenlerin yanına tekerlekli sandalye için yol yapılacağını ve kendisine bu konuda yardım edileceğini söyledi.Hemen işe başlandı ertesi gün Ayşe okula bir tekerlekli sandalye ile gelmişti. Merdivenlerin yanındaki tekerlekli sandalye yolundan çıkarak doğrudan okul müdürünün yanına çıktı. Ona bu davranışı için teşekkür etti. Sınıfına gittiğinde arkadaşları onu sırasına oturtmak için yardım ettiler. Ayşe’yi okul bahçesinde düşüren çocuğun adı Ali idi. Ali çok yaramazdı. Öğretmen içeri girerken Ali’ye hareketlerinde biraz daha dikkatli olmalısın,sınıfında sürekli derslerine çalışmalısın, arkadaşlarını rahatsız etmemelisin gibi birçok nasihate bulundu.Sonra sınıfa dönerek bunu yalnız Ali için söylemiyorum bunu hepiniz söylüyorum.bir de onun yerine kendinizi koyun öğle hareket edin dedi.çocuklar hep bir ağızda söz veriyoruz bir daha yaramazlık yapmayacağız, derslerimize daha fazla çalışacağız ve buda bizim için daha iyi olur dediler.

Sınıfta artık kimde yaramazlık yapmıyor derslerine çalışıp Ayşe’ ye hem yardım ediyor hem de bilgilerinden yararlanıyorlardı. 1. dönemin sonu gelmişti. Öğretmenler hep Ayşe’yi tebrik ediyorlardı onun sayesinde sınıftaki yaramazlar artık yaramazlık yapmıyor başarısız öğrenciler ders çalışarak sınıf seviyesine ulaşmışlardı. Sınıfta herkes belge almıştı Ayşe Takdirname almıştı. Okul tatile girince Ayşe’nin babası onu hastaneye güttürüp ameliyat yapmıştı. Tatil dönüşünde Ayşe artık yürüyebiliyordu. Koltuk değneklerini ve tekerlekli sandalyesini sakatlara vermişti.Okula gelenler Ayşe’yi koltuk değneksiz ve sandalyesiz koşarak geldiğini görünce çok sevindi İkinci dönem Ayşe için çok farklı idi arkadaşları ile oyunlar oynuyor ve birlikte ders çalışıyorlardı. Ayşe’ nin girişimi ile sınıfta birkaç kere yoksul ve kimsesizler için yardım toplandı. Sene sunu gelmişti. Bir gün Ayşe arkadaşlarına yeni bir okula gideceğini söyledi.arkadaşları büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Söylenen gün gelmişti. Ayşe arkadaşları ile vedalaştı başka bir okula başka bilgilerle başka gayelerle gitti.

Arkadaşlar Ayşe’ nin başına gelenler bir gün bizim de başımıza gelebilir. Bu yüzden hem davranışlarımızda hem de becerilerimizde Ayşe yi kendimize örnek almalıyız. Kimseyi küçümsemeyeceğiz kimse ile alay etmeyeceğiz. Çalışkan ve becerikli öğrenciler olacağız. Esra GÖZEGİR 5- A Sınıfı

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2007 13:39:00
İşveren sendikaları: Üniversite ile ilköğretim mezununun iş bulma şansı aynı.

Türkiye İşveren sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye'de yüksekokul mezunlarının, ilkokul ve ilköğretim mezunları ile yaklaşık olarak aynı işsizlik oranına sahip olduğunu bildirdi.

TİSK'ten yapılan açıklamada, OECD verilerine göre, eğitim sistemi gelişmiş ve eğitim-istihdam bağlantısını kurmuş ülkelerde eğitim düzeyi arttıkça işsizlik oranı azalırken, Türkiye’de bu kuralın işlemediği ifade edildi.

“Bir Bakışta Toplum” başlıklı yayına atıfta bulunulan açıklamada, OECD ülkeleri genelinde eğitim seviyesi yükseldikçe işsizliğin azaldığı kaydedildi. OECD ortalamasında lise altı eğitim seviyesine sahip kişilerin işsizlik oranı yüzde 10.3 iken, bu rakam lise mezunlarında yüzde 6.2’ye, yüksekokul mezunlarında yüzde 3.9’a kadar gerilediği ifade edildi.

OECD ülkeleri arasında lise altı eğitim seviyesine sahip kişilerin işsizlik oranının, yüksekokul mezunu kişilerin işsizlik oranından genel olarak 6 puan daha yüksek olduğu belirtilen açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu:

EN FAZLA EĞİTİMLİ İŞSİZ TÜRKİYE'DE

"Oysa ülkemizde lise mezunlarının iş bulma şansı, ilköğretim mezunlarına göre daha az. Türkiye’de lise altı eğitim seviyesindeki kişilerin işsizlik oranı yüzde 8.1 iken, lise mezunlarında bu oran yüzde 10.1’e çıkıyor.

Yüksekokul mezunları ise ilkokul ve ilköğretim mezunları ile yaklaşık olarak aynı işsizlik oranına (yüzde 8.2) sahip. Öte yandan Türkiye, OECD ülkeleri arasında yüksekokul mezunlarının işsizliğe en yüksek oranda maruz kaldığı ülke. OECD ortalaması yüzde 3.9 iken, ülkemiz yüzde 8.2 ile 30 OECD ülkesi içinde uzak ara birinci geliyor."

Türkiye'nin yaşadığı bu çarpıklığın temel nedenlerinin, hem genel eğitimin, hem de mesleki eğitimin ekonominin ve işgücü piyasasının ihtiyaçlarına göre planlanıp düzenlenmemesi olduğu belirtilen açıklamada, "Eğitim ve mesleki eğitim sistemlerimizin işleyişi, ülke ve il bazında işgücü piyasası analizleri sonucu belirlenmesi gereken bugünkü ve gelecekteki işgücü ihtiyaçlarına dayandırılmalıdır. Mesleki eğitimin kalitesi ve saygınlığı artırılmalıdır" denildi.



erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2007 13:43:12
ODTÜ’nün “Türkiye’deki gençlerin istihdamı” raporuna göre, 15-24 yaş grubundaki işsizler, iş bulma konusunda, ülkenin en şanssız gençlerini oluşturuyor.

“TÜRKİYE’DE Gençlerin İstihdamı” araştırmasında eğitimli gençlerin yüzde 23.4’ünün işsiz olduğu görüldü. İşsiz gençlerin yüzde 40’ının, ilk kez iş arayanlardan oluştuğu ifade edilen araştırmada, 15-24 yaş grubundaki gençlerin ise, nüfusun geri kalan bölümüne göre en şansız kesim olduğu kaydedildi. ODTÜ Öğretim Üyesi Doçent Doktor Hakan Ercan tarafından hazırlanan araştırmaya göre, gençler arasındaki işsizlik oranı, son iki yıl içinde yaklaşık yüzde 18 oldu. Nüfusun, 2025 yılında 88 milyona, 2050 yılında da 98.5 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Araştırmada, nüfusun yaklaşık yüzde 70’inin, 2020 yılında çalışma çağında olacağının altı çizildi.

Bu arada Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu,Türkiye’de kadın istihdamını olumsuz etkileyen unsurlardan birinin kayıt dışı istihdam olduğunu belirterek, “Türkiye’de kayıt dışı çalışan kadın oranı yüzde 66’dır” dedi.

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2007 17:23:23
Milli Eğitim'i çıldırtan sorular
Milli Eğitim'in Bilgi Edinme Birimi'ne gelen sorular arasında 'Kuru fasulyenin faydaları nelerdir?', 'Karpuz nasıl yata yata büyür?', 'Elektrik ve su borcum ne kadar?' da yer aldı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ilgilileri, bilgi edinme hakkından yararlanmak isteyen vatandaşların ilginç sorularıyla karşılaşıyor. Sabıka kaydını soranlardan TC kimlik numarasını, Süper Lig şampiyonu Fenerbahçe'nin ilk 11'ini öğrenmek isteyenlere, tavukların horozsuz yumurtlayıp yumurtlayamayacağını merak edenlere kadar pek çok kişi başvuruyor.

MEB Bilgi Edinme Birimi, sorulardan bazılarını, ilgi alanı dışında olduğu, bazılarını da soru sahibinin kimlik numarası bulunmadığı için yanıtlamıyor. Başvuruları ilgili genel müdürlüklere gönderen görevliler, cevapları da vatandaşlara ulaştırıyor. Vatandaşların ilginç sorularından bazıları şöyle:

Kız arkadaşım için

Saçma gelebilir ama şansımı denemek istiyorum. ... ilçesinde dershanede kız arkadaşım eğitim görüyor ve ben İstanbul'dayım göremiyorum. Ayrıca babası dershaneden alıp bırakıyor. Görmeye gideceğim, babası var, tatsız şeyler olacaktır. Şunu istiyorum sadece bir günlüğüne o dershanede eğitim kalitesini ölçmek veya rapor düzenlemek (umudumu hâlâ yitirmedim, sadece ölüm beni bulana kadar).

Türkiye'de su ürünleri nelerdir?
Tavuklar horozsuz yumurtlar mı?
Truva Savaşı'nın sonuçları nelerdir?
Türkiye'nin Suriye, Irak, Filistin ve İsrail politikaları nelerdir?
Türkiye'nin ithal ettiği ürünler hakkında bilgi soracaktım, acaba hangileri?
Naim Süleymanoğlu en son hangi ağırlığı kaldırmıştır?
Evimin elektrik ve su borcu ne kadardır?
Karpuz nasıl yata yata büyür?
Kuru fasulyenin ne tür faydaları bulunuyor?
Fenerbahçe'nin ilk 11'ini yazabilir misiniz?
iddaa... Sayın bakanım diyorsunuz ki bahis yasak. Peki Avrupa'da tek maç oynayabiliyorsun. Maç ganyanları bile çok farklı, tek maç her takıma veriliyor. Neden burada yok, gereğinin yapılmasını arz ederim.

Cinsiyetim değişti

MEB'e bağlı bir okulda okumaktayım ve asla saç uzatmak için izin verilmemiştir. Zamanında bütün kültürlerimizi İsviçre'den almışızdır. Peki bu arada saç uzatmaya neden izin verilmemiştir? Peygamber (S.A.V) efendimizin de saçlarını uzattığını biliriz. Bu yüzden bu olay kıl, tüy, yündür bence sadece boş iş yani...

Sayın Yetkili... Mahkeme kararı ile erkek olan cinsiyetim kadın olarak değişmiştir. Bu nedenle buna göre diplomamın yenilenerek tarafıma gönderilmesini ve bu konuda tarafıma bilgi verilmesini istiyorum.

zaferkanibir

  • Üye
  • *
  • İleti: 11
  • Teşekkür 3
    • Çevrimdışı
  • # 23 Haz 2007 15:24:24
ne kadar söylesek de duyan olmuyor ki....

demirbilek

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 626
  • Teşekkür 774
    • Çevrimdışı
  • # 24 Haz 2007 14:25:14
Yıl sonu etkinliğinde REZALET

İstanbul’da bir ilköğretim okulunun yıl sonu etkinliğinde mini minicik kız çocuklara dansöz kıyafeti giydirilip yarı çıplak göbek attırıldı. Utanç sahneleri velileri şoka soktu.

Bahçelievler Kumport İlköğretim Okulu tarafından geçtiğimiz günlerde Yunus Emre Kültür Merkezi’nde tertiplenen yıl sonu etkinliğinde utanç sahneleri sergilendi.

Etkinlik çerçevesinde dansöz kıyafeti giydirilen 9-10 yaşlarındaki üç öğrenci, sahneye çıkıp yarı çıplak dakikalarca göbek attı. Üst kısımlarında sadece göğüslerini kapatan bir parça altlarında ise şeffaf tül ve iç çamaşırı olan körpecik öğrenciler öğretmenler ve bazı velilerin önünde dans müziği eşliğinde dansöz gibi oynatıldı.

Öğretmen ve bazı veliler bu rezilliği kıyasıya alkışladı. Önceden eğitim verildiği gözlenen öğrenciler rezilliğe dakikalarca alet edildi. Rezillik bazı velileri ise fazlası ile rahatsız etti. Görüntüler duyarlı bir veli tarafından “youtube.com” internet sitesine verilirken görüntüleri izleyenler, “işte gerçek irtica bu” yorumu yaptı.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün rezilliğe sahne olan etkinlik ile ilgili soruşturma açması bekleniyor.

Vakit’e konuşan Kumport İlköğretim Okulu Müdürü İhsan Küçük, rezalet dolu yıl sonu etkinliğini doğruladı. Küçük, “Etkinlikleri sınıf öğretmenleri yapıyor. Benim içerikten haberim yoktu. Çocukları dansöz yapıp oynatmışlar. Velilerin şikâyeti üzerine ertesi gün haberim oldu, üzgünüm” dedi.
 

demirbilek

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 626
  • Teşekkür 774
    • Çevrimdışı
  • # 25 Haz 2007 14:33:41
90 yaşında üniversite mezunu oldu

Eskişehir Anadolu Üniversitesi (AÜ) Açıköğretim Fakültesi (AÖF) İktisat Bölümü'nden mezun olan 90 yaşındaki Halis Beyhanoğlu, diplomasını kep giyerek katıldığı stadyumda düzenlenen törenle aldı. 
25 Haziran 2007 07:09
Yazı boyutunu büyütmek için               
 

 Eskişehir Atatürk Stadyumu'nda organize edilen Anadolu Üniversitesi 2006-2007 öğretim yılı mezuniyet töreninde, 3 bin 500 mezun öğrenci arasında AÖF İktisat Bölümü'nü bitiren 90 yaşındaki emekli memur Halis Beyhanoğlu, tüm dikkatleri üzerine çekti. Mezun öğrencilerle birlikte aynı kıyafeti giyerek kep takan Beyhanoğlu'na diplomasını, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ali Ekrem Özkul verdi.

2000 yılında Açıköğretim Fakültesi'nin 2 yıllık Yerel Yönetimler Bölümü'nden mezun olduktan sonra dikey geçiş yaptığı 4 yıllık İktisat Bölümü'nü de bitiren 2 çocuk, 5 torun sahibi Halis Beyhanoğlu, mezuniyetinin ardından Guinness Rekorlar Kitabı'na başvurmayı düşündüğünü söyledi.

Beyhanoğlu, okumanın bir arzu olduğunu belirterek, "O isteği kendinde hissediyorsan, onu benimsemişsen; bir işe teşebbüs etmek, o işin yarısını bitirmek demektir. Biz de öyle yaptık. Medeni bir cesaretle, yaş önemli değil dedik. Çünkü, okumanın yaşı, öğrenmenin de sonu yok. Bu sonsuzluğa bizde katılalım. Niye duruyoruz ki?" dedi.

Halis Beyhanoğlu, ailesinin nüfusa kendisini 5 yaş geç kaydettirmesi sebebiyle nüfus cüzdanında 85 yaşında gözüktüğünü anlatarak, "Benim velim, 60 yıllık evli olduğum eşim. Böyle veli, dünyada görülmemiştir. 'Bana okuyacaksın, bu işi bitireceksin' dedi. Benim itici gücüm. Dersten kaytarınca, o beni hep 'dürüst çalış' diye uyardı. Ona minnettarım" diye konuştu.

Anadolu Üniversitesi ile gurur duyduğunu vurgulayan Beyhanoğlu, şunları söyledi:  "Bu öyle bir Anadolu ki, o analar Kurtuluş Savaşı'nda top mermilerini sırtında götürürken, o başarıyı kazandılar. Bugünkü analarda, ilim, irfan, dünya bilimi yönünde gençleri koşturuyor. Bakın, zaman ne kadar değişti. O gün savaş vardı, bugün barış var. Bu barışta, ilim bakımından Türkiye'de değil, dünyada birinci olan Anadolu Üniversitesi ile iftihar ediyoruz. O bizim anamızdır, bizi büyüttü, bu yaşa getirdi."
Halis Beyhanoğlu, çocuklarının ve torunlarının da kendisini örnek alarak, üniversite bitirdiğini sözlerine ekledi.

Mezuniyet töreninde eşini yalnız bırakmayan Dilana Beyhanoğlu (80) ise, "Allah, herkese bizim gibi sağlıklı uzun ömür nasip etsin. Her konuda eşime destek oluyorum. Fakülte bitirdiği için mutluyum, gururluyum" ifadesini kullandı.

Rektör Yardımcısı Özkul da, "Halis Beyhanoğlu, açıköğretim sistemi içerisinde epeydir bulunuyor. Küçük adımlarla, büyük bir işi başardı. Kendisini canı gönülden kutluyoruz" dedi.

 

demirbilek

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 626
  • Teşekkür 774
    • Çevrimdışı
  • # 25 Haz 2007 14:36:00
Suya düşen telefona pirinç tedavisi

Cep telefonunuz suya ya da daha kötüsü tuvalete düşse ne yapardınız? Gösterilen refleks tabi ki telefonun değerine ve düştüğü yerin temizliğine göre değişir. Ama telefonu sudan çıkarınca yapılacak ilk iş şunlar olmadı. 
22 Haziran 2007 10:35
Yazı boyutunu büyütmek için               
 

Birçoğumuz ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra, telefonun değerine ve düştüğü suyun temizliğine göre değişen düşünme süresinde elimizi telefonun bulunduğu yere uzatırız.

Telefonu sulu ortamdan çekip aldıktan sonra sıra ilk müdahaleyi yapmaya gelir. Kot pantolonumuzla silmek, bataryasını çıkarıp içindeki suyu boşaltmak ya da evdeysek saç kurutma makinası ile kurulamak ilk akla gelen çözümlerdir. Bu durumlarda, bir nevi çok kan kaybetmiş hastaya benzeyen cep telefonu, ilk müdahale yapıldıktan sonra yeniden aktif hale getirilmeye çalışıldığında çoğu zaman bizi hayal kırıklığına uğratır.

WASHINGTON POST YAZARINDAN MACGYVER ÇÖZÜMÜ

Böyle bir olayla karşılaşanWashington Post yazarlarından Ernesto Londoño olayın çözümü için evlerimizde sıkça başvurduğumuz bir yöntemi kullanmış. Özellikle nemli ortamlarda tuz gibi gıdaların nemini almak için kullandığımız pirinç, bu olayda kurtarıcı rolü oynamış.

Tuvalete düşen BlackBerry cihazını çıkarıp yaklaşık yarım saat saç kurutma makinası ile kurutan yazar, daha sonra cihazı içi pirinç dolu kavanoza koyarak sabaha kadar burada tutmuş. Sabaha kadar bu şekilde tutulan telefon, sabah olduğunda yeniden çalışmaya başlamış.

Pirincin nemi çekme özelliğinden faydalanan Londono, bu tür pratik buluşları ile bildiğimiz MacGyver hatırlatıyor. Bu yöntemin, nem oranı az olan bir ortamda yapılması daha sağlıklı sonuç veriyor.

 

asortik19

  • Bilge Üye
  • *****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 4.828
  • Teşekkür 2664
    • Çevrimdışı
  • # 25 Haz 2007 14:39:00
88 SANTİMLİK OY PUSULASI

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 22 Temmuz 2007 Pazar günü yapılacak milletvekili genel seçimi için 85 seçim çevresinde ayrı ayrı oy pusulalarını bastırıyor. Şu ana kadar 6 seçim çevresinin oy pusulasının basımı tamamlandı ve bölgelere gönderildi. Oy pusulalarının en büyüğünün 88X20 santimetre ile 11 siyasi parti ve 54 bağımsız adayın bulunduğu İstanbul 2. bölge olduğunu belirten YSK Başkanı Muammer Aydın, en küçük oy pusulasının da yalnızca 14 siyasi partinin katıldığı Kırıkkale olduğunu bildirdi.

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 25 Haz 2007 14:45:15
Barkod Osman, ürünlerin üzerindeki barkodları değiştirerek köşeyi dönmüş...
Ürünlerin üzerindeki barkodları değiştirerek çok ucuza alışveriş yapan Ali Osman Saz, süpermarketlerin sıkı takibi sonucunda yakalandı.


İstanbul Anadolu yakasında bir süpermarketin kasası akşam sayım sırasında açık verdi. Yapılan tüm incelemelere rağmen açığın nereden kaynaklandığı tespit edilemedi. Kasaların açık vermesi üzerine süpermarket çalışanları daha titiz çalışmaya başladı.

Markettin güvenlik görevlisi bir gün Ali Osman Saz’ı elinde ürünlerin barkodlarını değiştirirken yakaladı. Adamın ürünlerin üzerine yapıştırdığı barkod gerçek fiyattan daha düşük çıktı. Saz, ürünleri çalmıyor ancak komik rakamlara kasadan geçiriyordu. Süpermarket Saz’ı Kartal Adliyesi’ne şikayet ettiyse de, mahkeme takipsizlik kararı verdi.

Ancak süpermarket Saz’ın peşini kolay kolay bırakmaya niyetli değildi. Süpermarket, Saz’ın kamera kayıtlarını ve resimlerini diğer marketlere gönderdi. Diğer süpermarketler de kendi kasalarındaki anlam veremedikleri açıkları çözmeye çalışırken, bu olayla şaşkına döndüler. 

 

Önceki gün, Saz, tüm markalara ait barkodlarla suçüstü yakalandı. Kartal Adliyesi’nde bilirkişi olarak çalışan Saz’ın lük otomobili, villası ve elektronik eşya dükkanının bulunduğu ortaya çıktı.

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 25 Haz 2007 14:49:07
Cenaze Televizyonu geliyor!
Bu kanalda para karşılığı herkesin defin görüntüleri yayınlacak. Digital yayın yapacak olan kanalda farklı ülkelerden cenaze, yas görüntüleri de ekranlara gelecek.

Medya dünyasının bundan böyle bir de cenaze TV'si olacak. Digital yayın yapacak olan kanal sonbaharda izleyici karşısında olacak. Televizyondan sadece cenaze ve defin törenleri yayınlanacak..


 

Egitimhane.Com ©2006-2023