Konu: Anlamlı Yazılar  (Okunma sayısı 120056 defa)

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.065
  • Teşekkür 38869
    • Çevrimdışı
  • # 12 Şub 2020 17:29:01
Ormanda araştırma yapan Fizikçi, Matematikçi, Kimyacı, Jeolog ve Antropolog yağmura yakalanmışlar. Hemen yakınlarındaki bir orman evine giderek yardım istemişler.
Ev sahibi misafirlerini güzel karşılayarak ikram hazırlamak için mutfağa geçmiş. Bu sırada ekiptekilerin gözüne evdeki soba takılmış. Soba yerden bir metre kadar yukarı konularak, altına taşlarla destek yapılmış. Ekiptekiler bu konuda kafa yormaya ve yorumlamaya başlamışlar.

#Kimyacı, “Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış” der.
#Fizikçi, “Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş” diye yorumlar.
#Jeolog, “Tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın ihtimalini azaltmayı amaçlamış.” der.
#Matematikçi, “Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.” derken;
Bizimkiler aralarında böyle konuşurken ev sahibi içeri girer ve hep birlikte ona sobanın böyle yukarıda olmasının nedenini sorarlar. Adamdan çok manidar bir cevap gelir.
– Boru yetmedi...

Herkesin ne yapmaya çalıştığına kafa yormayın, bazen sadece boru yetmez.

(Alıntı)

tarkan555

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 12.364
  • Teşekkür 13505
    • Çevrimdışı
  • # 12 Şub 2020 21:18:32
''Anlamamış, anlaşılamamış, anlatamamışsındır kendini. Üzülmüşsündür. ''


Bir satırlık  cümle  ama  hayatımızın  bir dönemini yada bir çok dönemini özetlemiyor mu

kurthan

  • Moderatör
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 9.154
  • Teşekkür 65613
    • Çevrimdışı
  • # 13 Şub 2020 01:11:07
"Sevmek… Riyasız, gösterişsiz, kusurları görmeden sevmek.
Sevmek… Menfaat ummadan, karşılık beklemeden, inanarak sevmek. Sevmek… Mahlûkatı, Yaradan’dan ötürü sevmek.
Sevmek, sevebilmek ne güzel. Hangi güzel şeyi araştırsanız sonunda mutlaka sevgiyi bulursunuz.
Sevgi, insanları birbirine bağlayan en sağlam bağ.
Sevgi; gönülleri fakirlikten kurtaran, aç ruhları doyuran, boş kalpleri dolduran yüce his.
Sevgi; mutluluğun zirvesine çıkan aile binasının temel taşı.
Sevgi; merhametin neticesi olarak gözpınarlarından süzülen gözyaşı.
Sevgi; iyiye, güzele ve doğruluğa giden yolun ilk durağı. Kurumaya yüz tutan nebat için yağmur ne ise, gözlerini adavet bürüyen insanlık için de sevgi odur.
Hiç kin ile bakan bir gözle, sevgi ile tebessüm eden göz bir olabilir mi? Çiçeği koklamayan, çocuğu okşamayan, güldeki güzelliği göremeyen sevgiden ne anlar?
Sevgiden mahrum bir zavallı saadeti ne bilir? Gönül bahçesine kin ve nefret tohumları eken biri, saksılarda rengârenk çiçek yetiştirse neye yarar?"

adamın biri

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 4.645
  • Teşekkür 19578
    • Çevrimdışı
  • # 15 Şub 2020 01:48:05
Baba : Evladım seni çok göresim geldi, nerelerdesin?

Evlat : Baba çok işim var..

Baba : Evladım seni arıyorum, ama ulaşamıyorum.

Evlat : Baba toplantılarım var.

Baba : Evladım seni bugün yemeğe bekliyoruz.

Evlat : Baba arkadaşlarla önceden yaptığımız bir program var.

Baba : Evladım bir sesini duyayım dedim.

Evlat : Babacığım şimdi kapatmak zorundayım, ben seni ararım.

Baba : Evladım seni ne zaman göreceğiz?

Evlat : Baba çok işim var, bir ara uğrarım.

Baba : Evladım dün gece rüyalarıma girdin, iyi misin?

Evlat : İyiyim baba iyiyim.. Şimdi araba kullanıyorum, seni sonra ararım..

Baba : Evladım ne zaman arasam işin var, yoğunsun, seni çok özledim, ne zaman görüşeceğiz?

Evlat : OF BABA YAAA!!!

Bir zaman sonra evlat babasına telefon eder… Telefonu açan babasının komşusudur

Evlat : Babamla görüşeceğim, çok işim var, gelemeyeceğimi söyleyecektim..

Komşu : Babanız dün gece vefat etti, son sözleri de “Evladım şimdi iş toplantısındadır, onu rahatsız etmeyin, beni toprağa siz verin” oldu…

Sevdiklerinizi ihmal etmeyin belki az sonra çok geç olabilir!

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.751
  • Teşekkür 155747
    • Çevrimdışı
  • # 15 Şub 2020 09:10:35
"Biraz gülseler yüzümüze,
hemen gönlümüz alınır.
Öyle çocuğuz işte..."

burcum7

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 2.306
  • Teşekkür 14201
    • Çevrimdışı
  • # 15 Şub 2020 19:52:35
 :)

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.751
  • Teşekkür 155747
    • Çevrimdışı
  • # 15 Şub 2020 22:58:35
Biz büyüdük, kahkahalarımız azaldı...

Çocukken ne çok nedenimiz vardı gülmek için... Biz büyüdük, kahkalarımız azaldı...

Küçük çocuklara bakıyorum da, ne kadar çok şey buluyorlar kocaman kahkahalar atmak için, ne kolay onları güldürmek. Bir “ceee”, bir “gıdı gıdı”,bir mimik, bir söz yetiyor adeta. Biz de öyleydik, herbirimiz..Bir zamanlar çok nedenimiz vardı gülmek için, hatta nedene bile gerek yoktu.

Büyüdükçe ,her yeni yaşla kahkahalarımız biraz daha eksildi sanki... Biz mi espriden anlamaz olduk, hayat mı bize karşı espri yeteneğini kaybetti? Gülmeyi mi unuttuk, güldürmeyi mi? Anlık tebessümler yerleştirdik yüzlerimize. Koku filmindeki katilin güzel kokuları biriktirmesi gibi, güzel anılarımızı itinayla saklar, yeri geldiğinde özenle çıkartıp, koklayıp güler olduk...

Daha iyiydi belki hayatla “resmi”olarak tanıştırılmasak. El sıkışıp koşturmacasına biz de katılmasaydık keşke. İlk ağlamamızla “ben geldim” demeyip, uzaktan ses etmeden izleseydik daha iyiydi belkide, ağzımızda emziğimiz, kurulup lazımlığımıza kocaman kahkahalarımızla izleseydik hayatı.

Kalıcı değiliz hiçbirimiz, hayata bir bakıp çıkacağız. Bazılarımız içeri girmişken  bazıları kapıdan kovulur. Geldiysek madem buralara kadar, büyümüş bulunup büyük şansla içeri de alındıysak kısa süreliğine de olsa, ne zaman dışarı atarlar, içeride kim çelme takarı düşünüp durmaktansa, dışarıdaki gülücüklerimizi yüzümüze yerleştirip atılana kadar yeni tebessümleri aramak lazım karanlıkta. Eksilen her kahkahanın yerini doldurmak lazım.

Tek “ceee” lere gülmeyiz belki eskisi gibi ama, biz de “sevin-ce” güleriz, “sevilin-ce” güleriz, dostlarımızı “görün-ce” güleriz,  şarkı “söyleyin-ce” güleriz, “gezin-ce” güleriz... 

İmge Özbek Reyhan

Perspektif

  • B Grubu
  • İleti: 46
  • Teşekkür 73
    • Çevrimdışı
  • # 15 Şub 2020 23:18:51
Show TV de "Kuzey Yıldızı" dizisi var. 3 saatlik dizilerden işte. İlginç şeyler var ve seyirciye ne kadar normal geliyor.
Mafya 2 adamı alıp evinde ıslatıp alıkoyuyor NORMAL, iki hanımefendi eşlerini çat kapı mafyadan istemeye gidiyor NORMAL mafya lideri sulanıyor NORMAL , sonra junior AŞİRET REİSİ geliyor. BİZ AŞİRETİZ diyor. Mafyanın dizi çözülüyor. BAK AŞİRETİMLE GELİRİM KAPINA DAYANIRIM diyor. ALKIŞŞŞŞŞ.
Acaba NORMAL OLMAYAN seyirci mi DİZİ mi anlaymadım 🤔

burcum7

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 2.306
  • Teşekkür 14201
    • Çevrimdışı
  • # 16 Şub 2020 00:06:11
 :)

eml48

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 6.704
  • Teşekkür 25139
    • Çevrimdışı
  • # 16 Şub 2020 12:47:20
....

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.065
  • Teşekkür 38869
    • Çevrimdışı
  • # 16 Şub 2020 16:01:34
Şems der ki;

Eğer hala KIZIYORSAN,
kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.

Eğer hala KIRILIYORSAN,
gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.

Eğer hala KINIYORSAN,
düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir.

Eğer hala KARŞILIKSIZ SEVMİYOR ve SEVGİNDE AYRIM YAPIYORSAN,
hala akıl ve mantığını kullanıyor, içindeki sevginin boyutlanmasına engel oluyorsun demektir.

Eğer hala ” BEN ” demekten vazgeçmiyorsan,
…dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.

VE EĞER HALA ” ŞİKAYET ” EDİYORSAN, HAKİKATİ GÖREMİYORSUN DEMEKTİR!

fikret6363

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.465
  • Teşekkür 12643
    • Çevrimdışı
  • # 16 Şub 2020 21:55:19
.

fikret6363

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.465
  • Teşekkür 12643
    • Çevrimdışı
  • # 16 Şub 2020 21:58:21
Dünyâ işlerine çok düşkün olmamalıdır. Sabah namazı kılmadan ve kitap okuyup birkaç şey öğrenmeden işe gitmemeği âdet edinmelidir, ihtiyâcı kadar dünyalık kazanınca, âhıreti kazanmakla meşgûl olmalıdır. Çünkü, âhıret hayâtı sonsuzdur ve ona ihtiyâç daha çoktur ve âhıret ticâretinde iflâs etmek üzeredir. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe’nin hocası Hammâd, ticâret yapardı. Baş örtüsü satardı. Hergün, iki habbe kazanınca eşyayı toplar pazardan çıkardı.

Imamı Gazeli - Ey Oğul !

kurthan

  • Moderatör
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 9.154
  • Teşekkür 65613
    • Çevrimdışı
  • # 16 Şub 2020 22:15:06
Kaçırma gözlerini hayattan.
Hep hayatın içinde olsun bakışların.
Hep kendi içinde.
Baktığın kadar varsın bu hayatta.
Hatta sadece bakmakla da yetinme.
Görmen de lazım.
Görüp de bilmen, bilip de sevmen lazım.
Hayatı kendi içinde, kendini hayatın içinde.
Bir nefeslik molaları çok görme kendine.
Arada bir karanlıkta kalsa da bir yanın,sakın pes etme!
Çekil kendi kabuğuna bir süre.
Sadece içine bak. Kendi aydınlığın senin içinde. Ara ve bul..!

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.751
  • Teşekkür 155747
    • Çevrimdışı
  • # 16 Şub 2020 22:28:34
adam: Çok kötüyüm doktor.
doktor: Neyiniz var?
adam: Tad almıyorum hiçbirşeyden. Çok mutsuzum ve artık gülemiyorum.
doktor: dostum derdinizin çaresi bende değil. Dün şehre yeni bir sirk geldi. Oraya gidin. Orda bir palyaço var. Gerçekten çok komik. Sizi güldüreceğine eminim.
adam:Doktor, o palyaço benim...

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK