Konu: Anlamlı Yazılar  (Okunma sayısı 113964 defa)

PINARCIK

  • Bilge Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 5.632
  • Teşekkür 29866
    • Çevrimiçi
  • # 24 Tem 2020 10:55:18
Bir binanın camlarının çoğu kırıksa insanlar diğer camları kırmaktan çekinmez ve bunu suç olarak görmezler.
Eğer insanlara kırıklarınızı gösterirseniz, acılarınıza taş atmaktan ve sizi daha fazla kırmaktan asla çekinmezler...

dark city

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 369
  • Teşekkür 2214
    • Çevrimdışı
  • # 24 Tem 2020 14:50:48
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Bir binanın camlarının çoğu kırıksa insanlar diğer camları kırmaktan çekinmez ve bunu suç olarak görmezler.
Eğer insanlara kırıklarınızı gösterirseniz, acılarınıza taş atmaktan ve sizi daha fazla kırmaktan asla çekinmezler...
Sayın hocam bence  tam da bu yüzden bazı zaaflarımızı insanlar bilmeli ki onun nasıl biri olduğunu anlayabilelim. Ona göre de tavrımızı alırız. Bir sır verirsiniz mesela 3 gün sonra tüm mesai arkadaşlarınız sırrınızı bilyorsa, sırrınızı paylaştığınız arkadaşınız, artık arkadaşınız değildir.

PINARCIK

  • Bilge Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 5.632
  • Teşekkür 29866
    • Çevrimiçi
  • # 24 Tem 2020 14:54:45
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Sayın hocam bence  tam da bu yüzden bazı zaaflarımızı insanlar bilmeli ki onun nasıl biri olduğunu anlayabilelim. Ona göre de tavrımızı alırız. Bir sır verirsiniz mesela 3 gün sonra tüm mesai arkadaşlarınız sırrınızı bilyorsa, sırrınızı paylaştığınız arkadaşınız, artık arkadaşınız değildir.
Bu da farklı bir bakış açısı değerli öğretmenim.
Zaaflarımızı, acılarımızı ya da zayıflıklarımızı bilmelerine rağmen halen canımızı yakma çabasına giriyorlarsa söylenecek söz yok ki...
Evet biz bu olay sonunda onların nasıl biri olduğunu öğrenmiş olacağız ama bazen bilmek de acıtır...

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.016
  • Teşekkür 38167
    • Çevrimdışı
  • # 24 Tem 2020 17:33:23
Bir dakikalığına:
-Okuma
-Konuşma
-Fotoğraf çekme
 -Sadece etrafına bak
Ve gör...

kadir 77

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.764
  • Teşekkür 3113
    • Çevrimdışı
  • # 24 Tem 2020 17:43:34
Eskiden yeterdim kendime artardım bile,
Şimdi ne yapsam nafile!...
Ve
Kim demiş 'can eskimez' diye,
Bu can tedirgin tende, can da eskimiş,
Ben de....

- Bedri Rahmi Eyüpoğlu

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.433
  • Teşekkür 153505
    • Çevrimdışı
  • # 25 Tem 2020 09:27:30
Anne-babaya iyiliğin karşılığı çok büyük!
Geleceğinizde yollarınız, kapılarınız, talihiniz anne babanızın içten dualarıyla açılır. İlginç bir olay...
Anne baba sevginizi iyiliklerinizle derinleştiriyor musunuz? Onlara hediyeler gönderiyor ve hizmet fırsatları kolluyor musunuz?
Onlar size bir ömürdür neler ikram ettiler! Beslediler, hediyeler aldılar, hizmet ettiler. Temizlediler, baktılar, büyüttüler, eğittiler. Sizin için binler iyiliklerine karşılık siz kaç iyilikte bulundunuz? Siz hala kendi derdinizin peşinde misiniz? Şimdi sıra sizde değil mi?
Anne babaya hizmetin manevi karşılığını gözlemlediğim bir olayı aktarayım: Bir devlet memurunun derdini dinledim. Anne-babası yaşlı, bilhassa babası hasta ve ihtiyaçlarını gideremiyormuş. Her sabah üzerlerini giyindiriyor, kahvaltılarını yaptırıyor, akşam işten dönünce de önce onlarla ilgileniyormuş. Bir gün anne-babasını sordum ve “Allah inşallah anne-babanı cennetinin vesilesi yapacak, sevinmelisin.“ dedim.
Duygulandı ve dedi ki, “Dört kez rüyamda Kâbe’ye gittim. Sonuncusu bu kurban arifesindeydi. Anne-babamın ihtiyaçlarını giderdikten sonra yattım. Tam uyumuştum ki, yatağımdan beni öylece kaldırdılar. Muhteşem bir kalabalıkla birlikte tekbirlerle bir tünele doğru yürüyoruz. Beni götürenlerden birisi, ‘Arafattasın’ dedi. İnsanlar seller halinde akıyor, tekbirler getiriyor ve tünelden geçerek öteki tarafta şeytan taşlıyorlardı. Öylece uyandım.“ “Hacca gittin mi, taşlama mevkiine tünelden geçilerek gidildiğini biliyor muydun?“ diye sordum. Hiç gitmediğini, o manzarayı filmlerden de izlemediğini söyledi. Hacca gittiğim için o mekânları biliyorum. Anne babanıza iyilikleriniz manevi âlemde alkışlanıyor.
Zaman zaman götüreceğiniz veya göndereceğiniz küçük sembolik hediyelerle sevginizi ve bağınızı hatırlatırsınız. Sevinirler. Anne-babanızın ne sevdiğinizi biliyor musunuz? Neleri hediye ederseniz mutlu olacaklarını düşündünüz mü?
Anne babanıza nasıl bir iyilikte bulunabilirsiniz? Hangi hizmeti sunabilirsiniz? Neye ihtiyaçları var? Hastaneye mi götürülmeleri gerekiyor? Bahçedeki ağaçlar mı budanacak? Evleri mi badana edilecek? Evde tamir işleri mi bekliyor? İyilik fırsatını ahiretiniz için servet fırsatı görmelisiniz.
Sizin için yapılacak binlerce hizmet bulan anne baba için bir hizmet bulamadığınızı söylemeyin. Sizden bir istekleri yok mu? Eski akrabalarını bulmanızı mı istiyorlar? Yakınlarına iyilik yapmanızı mı istiyorlar? İhmal etmeyin. Yaşlandılarsa dünyada misafir olduklarını iyi biliyorlar. Ertelerseniz fırsatı kaybedebilirsiniz.
#sevgizekası #muhammedbozdağ

emren306

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • Özel Eğitim Öğrt.
  • İleti: 149
  • Teşekkür 579
    • Çevrimdışı
  • # 25 Tem 2020 11:57:36
BIR BABA GITTIGINDE
Bir baba gittiğinde;
Arkanı yasladığın duvar
Sabahları sıcak ekmek
Okul harçlığı, otobüs bileti
Ciğerinden bir parça gider
Gider de gider...

En sinirli anında bile,
Dudağının kenarında bir gülümseme
Bayramda öpülecek el
Çocuklarımızı sırtında taşıyan
O sevimli dede gider
Gider de gider...

Bir içten "oğlum, kızım" sözünün sahibi
İnatçı bir siyasetçi
Koca bir beden
Çocuk bir yürek
Anneyle yapılan lüzumsuz tartışmalar
Heyecanlı bir taraftar
Çalışkan bir "Adam" gider
Gider de gider...

Bir sarılmaya, bir çift söze bile
Fırsat vermez Azrail
Vakit geldiği zaman
Sadece baban değil
Atan gider
Canın gider
Kanın gider
Gider de gider...

Dolmaz boşluğu kısa zamanda
Hep bir ses ararsın, bir nefes
Bir anahtar tıkırtısı
Yanlış bir iş yapınca
Gözünün içine bakılmasını
Ama sadece beklersin

Çünkü;
Bir baba gittiğinde,
Sadece baban değil;
Bir dostun,
Bir arkadaşın,
Bir sırdaşın,
Bir öğretmenin,
Bir ustan,
Bir yanın gider...
Gider de gider !

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.433
  • Teşekkür 153505
    • Çevrimdışı
  • # 27 Tem 2020 07:11:29
Sevgili Dost,
Kulaklar işgal altında. Bu yüzden kelimeler yerlere dökülüyorlar. Ağızların kapıları kırık. Bu yüzden kelimeler ayağa düşüyorlar. Bu söz yığınlarını kim kaldıracak. Hiç kimse. Ama azarlanacak, sokaktan, "bak ne buldum"diye kelime taşıyan çocuklar evlerine. "At o pis şeyi" denilecek onlara. Çocuklarsa yıkayıp bazı kelimeleri saklayacaklar yastık altlarında..

—A. Ali Ural----

bergüzar

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.078
  • Teşekkür 9882
    • Çevrimdışı
  • # 27 Tem 2020 13:27:45
Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun?

Kırk cümle kuruyorsun, ağzını açmadan vazgeçiyorsun. İncinme değil bu, insana olan inancını yitirme. Yaranı evde bırakıp çıkıyorsun sokağa..
 Şükrü Erbas

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.433
  • Teşekkür 153505
    • Çevrimdışı
  • # 28 Tem 2020 09:18:15
Huzursuz Odalar

Buz gibi odalarla dolu kocaman binalar diktiler ülkeme. İçine ömürlerinin son demlerinde olan anneleri, babaları doldurdular. Adına huzur evi dediler. Oysa huzur hiç uğramadı oraya. Eskiden yaşlılarımızı kapatmazdık başka yerlere. Onların yüzü suyu hürmetine belalar def oluyor der, onları nimet bilirdik. Boyunlarını bükük bırakmazdık.

Dışardan huzurlu gibi görünen, bu sessiz sakin  binalarda, ne fırtınalar kopuyor kimbilir. Kaç anne anlatmak, haykırmak istedi duygularını, kaç anne yazmak istedi bilinmez. O annelerin adına yazdım. Bu mektup huzursuz odalardaki yüreği yorgun annelerin sessiz çığlıklarıdır….

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.016
  • Teşekkür 38167
    • Çevrimdışı
  • # 01 Ağu 2020 13:04:35
Yaşama küsme hakkınız yoktur.
Neden böylesine mutsuzsunuz ?
Nasıl bu denli karamsar olabiliyorsunuz ?
B...elki işinizden memnun değilsiniz,
belki çevrenizden...
Maaşınızı az buluyor,
ya da kendinizi beğenmiyorsunuz...

Oysa...
Öylesine değerlisiniz ki.
Örneğin gözleriniz...
Gözlerinizi kaça satarsınız?
1 trilyon?
2 trilyon?
5 trilyon?
Satarsınız...
İşte zenginsiniz...

Ama...
Bu servetle erişeceğiniz dünyayı görmedikten sonra,
paranın bir değeri var mı?

Ya da derdiniz para değil...
Başarı ve saygınlık.

Size gözlerinizin karşılığında bulunduğunuz şirketin
genel müdürlüğünü verseler kabul eder misiniz?
Cevabınız "Hayır" değil mi?

O halde siz; aslında hem zengin, hem başarılısınız.
Yeter ki,
Allah'ın size verdiği bu değerlerin bilincinde olun.
Bunları görebileceğiniz bir başarı için hayata geçiriniz.
O halde....
ASLA UMUTSUZLUK YOK !

Leo Buscaglia

abdullah abd

  • Üye
  • *
  • İleti: 20
  • Teşekkür 27
    • Çevrimdışı
  • # 01 Ağu 2020 19:59:58
“o bana mektup yazardı, ben ona yazamazdım. elin kızının evine mektup mu gönderilir, ayıptır. yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı, ben o gazeteye şiirler yazardım. herkes şiir diye okurdu ama mihriban bilirdi ki kendineydi o mektuplar.”

| Abdurrahim Karakoç, Mihriban

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.433
  • Teşekkür 153505
    • Çevrimdışı
  • # 01 Ağu 2020 21:54:38
TEBESSÜM
‎-
Küçük kız hüzünlü bir yabancıya gülümsedi.
Bu gülümseme adamın kendisini daha i...yi hissetmesine sebep oldu.

Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki her öğle yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı.

Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu. Aksam eve giderken kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.

Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki... İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki bir saçak altında titresen köpek yavrusunu görünce kucağına alıverdi.

Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu.

Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı.
Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki önce fakir adam uyandı sonra bütün apartman halkı... Anneler babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp ölümden kurtardılar...

Bütün bunların hepsi beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir tebessümün sonucuydu . . .

--ALINTI--


PINARCIK

  • Bilge Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 5.632
  • Teşekkür 29866
    • Çevrimiçi
  • # 08 Ağu 2020 13:42:23
Sizi kıran, sizi en çok üzen olayları Tuğcu gibi yazın, yazın ve kurtulun, iyileşin...
Ve sonra Tuğcu'nun yaptığı gibi yakın.
Çünkü ilaç şişeleri bittikten sonra atılır...

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.433
  • Teşekkür 153505
    • Çevrimdışı
  • # 09 Ağu 2020 01:04:19
**Hiçbir dert, öğrenmemiz gereken dersi bize öğretene kadar başımızdan gitmez.”**

Pema Chödrön

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK