Öğretmenim bu 8 öğrenciniz anladığım kadarıyla sesleri birleştiremiyorlar. Nasıl birleştirildiğini algılamıyor olabilirler öğretmenim.
Bir de algılama zihinden geçirilmedikçe oluşmuyor öğretmenim. Aslında ilk başlarda yaptığımız yarı ezber yarı kavrama işi idi. Zamanla tüm hece ve kelimelerin ezberlenemeyeceğini kavrayan çocuklar şu an bahsettiğimiz; sizin de belirttiğiniz birleştirme mantığını kavramış olmalarıdır.
Bu mantığı, işitsel olarak algılamıyorsa çocuklar (8 kişi) görsel iletişim yolunu deneyin öğretmenim belki çok daha iyi sonuç verir.
Örneğin el , al , at için büyükçe bir kartona sadece ''e'' ''l'' ''a' ''t'' seslerini mümkün olduğunca büyükçe yazıp kesin tek tek kalacak şekilde.
Gösterip yaptırma olarak da bilinen yöntem aslında;
Bu tek tek seslerle ''ele'' ''ala'' 'ete'' ''ata'' kalıplarını oluşturup, her seferinde bir sesi azaltıp 3'er kez okutun, sonra tekrar birleştirin. (Bunu birkaç defa yapın)
Burada le la te ta hecelerini kavratmakla kalmaz, ses birleştirme mantığını bile rahatlıkla kavratabilirsiniz. (Bu bir anlamda somutlaştırmadır-bu yaştaki çocuklar yeterince soyut düşünemezler-mantığı kavramaları bu nedenle zaman işi)
Başka bir yol, somutlaştırmaya örnek olacak nesneler, varlıklar da kullanabilirsiniz. (Örnek 3 öğrenci çıkarın sahneye, adları (oyun bu ya) a, l, a olsun örneğin
Adı ''l'' olan ortada sabit kalsın, diğerleri (a, a olanlar) ''l'' öğrencisine yakınlaşıp, uzaklaşmak süretiyle al la görsel olarak zihinlerinde oluşturulur.
Birçok kez, ses birleştirme zamanı geldiğinde ilk oluşumlarda (el, al, le, la 'da işimi kolaylaştırmıştı) üstelik oyun olarak algılamışlardı, bu nedenle öğrencilerim kolay kavradı açık ve kapalı hece konusunu, deneyin isterseniz öğretmenim
Kolay gelsin, iyi çalışmalar öğretmenim. 
ilginize teşekkür ederim öğretmenim. kartonlardan kesme işini denedim yine olmadı. ayrıca kartonlardan ev kestim. heceler evlere girmiş. hadi okuyup çıkaralım dedim. bir tarafına el diğer tarafına le yazdım. 1. grup bütün heceler için bu evleri hazırladım. kapalı heceleri okuyorlar çok şükür ama açık heceleri okuyamıyorlar. artık bu işin hazırbulunuşlukla ilgisi olduğuna inandım. çocuk hazırsa okumaya bir yerden kapıyor işi. ama hazır değilse ve istemiyorsa kesinlikle olmuyor. her okuyamadıklarında içimde fırtınalar kopsa da gidip sarılıyorum. sen ne güzel okudun "el" i diyorum.
Ayrıca bu işte ailenin etkisi büyük. okuyamayan bir öğrencimin amcasının oğlu da 1. sınıf, yan sınıfımızda. Aynı evde oturuyorlar. o da aynı benim öğrencim gibi. azıcık ilerleme yok. çocukların anneleri türkçe bilmiyor. halaları biliyor sadece. o da ilgilenme ihtiyacı duymuyor, ki zaten okuma da bilmiyor. ben de 46 öğrencinin içinden onlara çok da vakit ayıramıyorum. okuyamayanları grup yaptım bi ara, onlara baştan başlayım diye. geçen sene 5 sınıfı bir arada idare ederken bu sene iki grubu idare edemedim. ne çok yazdım böle. sınıf kalabalıkmış, az kişiymiş bunlar biraz bana boş geliyor. iyi çocuklar olsun 50 kişi olsun. 5 kişi olup sorunlu olunca sanki 50 kişiye bedel oluyor. Allah hepimize kolaylıklar versin, sabretme gücü versin. iyi bir gün geçirmeniz dileğiyle....