Sevdiğimiz Şiirler

Çevrimdışı TugraÖzyıldız

  • Bilge Üye
  • *****
  • 10.285
  • 16.961
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 10.285
  • 16.961
  • Birleştirilmiş Sınıf
07 Haz 2011 18:16:38
ÇOK ACI

Sensizlik öğle acı veriyor ki bana
Dalıp dalıp gidiyorum bak uzaklara
Kalbim derinden sızlıyor ağrıyor işte
Küsüyorum işte ben bu yalnızlığıma
Perişan olsam da yaşadığım bu hayatta
Mutlu olacağım belki öbür dünyada
Senden önce yaşamadım ki ben sevdayı
Sen öğrettin bana sevmeyi ve de aşkı
Bense kıymetini bilemedim belki de
Bilmelisin sen varsın sadece hayatımda
Sensizlikten ötesi nedir ki zaten bana
Ben bir kere sevdim bunu anlasana
Başkasına nasıl veririm kalbimi bir daha.
Onun sadece sende olduğunu anlasana
Beni sevecek bir başkası olamaz hayatımda
Sensizlik çok acı veriyor inan ki bana.
Bir kez daha benim yanımda olsana.

(alıntı)

Çevrimdışı gokseldeniz34

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2.877
  • 3.721
  • 2.877
  • 3.721
07 Haz 2011 18:38:15

AŞK

Sen varken kötü diye bir şey bilmiyorduk
Mutsuzluklar, bu karalar yaşamada yoktu
Sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
Sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
Nicedir bir pencereden deniz güzel değil
Nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden.

Sen gel bizi yeni vakitlere çıkar.

    İlhan BERK

Çevrimdışı Tolstoyevski

  • B Grubu
  • 24.726
  • 258.606
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 24.726
  • 258.606
  • 3. Sınıf Öğretmeni
07 Haz 2011 18:39:04
Giderim

İçimde bir acı fırtına kopar
Bulutlarda şimşek çakar giderim
Bitmeyen arzularyolumu kapar
Çılgın bir sel gibi yıkar giderim

Anlarım eşitten farkını farkın
Yıllar süren ömrü biter merakın
Keder uzak olur; mutluluk yakın
Yorgun kafesimden çıkar giderim

O an, zaman durur, mekan silinir
Sonsuzluğa doğru nefes alınır
Ruhum bir damla su, göğe salınır
Süzüle süzüle akar giderim

Çile denizinin görünür dibi
Alır beni yüreğimin sahibi
Geceyi süsleyen yıldızlar gibi
Ben de, bir meş`ale yakar giderim

Birgün utku için, hicran yerine
Dalmak için hülya bahçelerine
Dostların ıslanmış çehrelerine
Son defa, hasretle bakar giderim

Nurullah Genç

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
07 Haz 2011 18:43:04
Bir Bakara suresi al beni gözlerine

 GeL...Bir Bakara suresi al beni gözlerine...
Fetih gibi dikelelim kalk hayatın karşısına..
Toplayalım kalan kırıntılarımızı yerden,
Sayfa sayfa, cüz cüz tut elimden...
Kevser kevser sürsün yalnızlığımız...
Ve gülüşün geceme dolunay gibi,
Sebeb-i meddi dir hayatımın...
GeL Hatmedelim MUTLULUGU defalarca

Çevrimdışı munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
  • 4.644
  • 22.408
  • Birleştirilmiş Sınıf
07 Haz 2011 18:44:34
LaLiM, MeLaLiM, AHVaLiM…

Çile gâh ömrüme sen’sizliği yerleştiren demlerden geliyorum.
Örtümün altında kalmış duygularımı,
boydan boya sulara bırakıyorum şimdi.
Hava soğuk, ellerim buz kesti her sen çarpışında…
Çektim kalemi zülfü yardan…
Değdirme; karalığına bezenmesin gözlerim!
Aşk-ı mecruhum, dayanamam…
Arzım hal’e ulaşmaz, şeceresi kalır yokuşlarda…
Meftunum sana ey kalbimin iştiyakı!
Çilesi ömrüme hediyedir sefil sokakların…
Dokunursan düşecek bir nefeslik ömür sermayemden…
Melek suretinde görünme, çığlıklarım sarsar alemi!
 Besleme çocuk cılızlığında bir hayat sunardın önce…
Bir esame uzantısında kalan şuh vaadinde serildim kapı eşiğine…
Dinledim, sustum aşk dehlizinde…
Membaı oldum sözlerinin…
Sükuta yeltenen her hamlemi boşa çıkardın…



Na’zar eyleme yar! Lal’im sana… Destursuz girmedim gönlüne… Siyah perdelerden
geçirdi beni hayallerin ama küsmedim… Körüm ben ey! sen aldırmazsan kaleleri
yıkılacak kentimin…
Zaman korkulu bakışlarını çeksene üzerimden!
Bakma bana öyle yar’sız yar’sız…
Zaman’da bir dirhem O yoksa ...ne faydam kalır şu yalanı kendinden dörde katlanmış dünyaya…
Ah yar!n’olur zekatını ödesen bu aşk’ın! Bak
günaha giriyorum, daha fazla sevemiyorum seni…
Utanıyorum… Haya perdesi kat kat dolanıyor kirpiklerime…
Nazar eyleme yar! ağlamaktan a’ma oldu sözlerim…
Hangi yana bakmasam yoksun…
Ölüm sarar mı beni hey! sen’sizölümü haram etmişler,
kolay mı böyle hiç yoktan ölmek?


Medcezirdir  bu aşkın mevsimi!
yaşayamasam ne çıkar ki sen’den? ne eksilir, ne düşer ki
yoksulluğuna? Ben bir adım sen’de, sen bin adım ötemde… Özrü
kabahatinden büyük kaçışların varken hangi yalanına inandıracaksın söyle!


Dur yar, dur! Bana na’zar eyleme!
Lal’im görmez misin? Tutulur dilim, kesilir nefesim…
Çirkin bir siluete bürünürüm, geçmişim yaşlanır,
kamburu çıkar duygularımın…
Duraklar bana ihanetinin temsili kayıp ilanlarınla hücre olur…
Her otobüs gardiyan suretinde geçer içimden, ezer tüm sen’li
yanlarımı… Ah etmem yar ama sen n’olur nazar etme bana! Bakamıyorum ardına… Kalamıyorum
uçsuz bucaksız soğukluğunda…
Donduruyorsun!
Aşk’ının erdeminde sular kaynarsa durma!
Deva’m sen olsan da meyletmem şifana…
Bu dava düşsün,kırılsın kalemi bela’mın!
doksan dokuz tesbih sabrıdır sana çekilen figanım…
Cehdime ihanet etmem canımın üzerine kayalar koyulsa da…
Bir Bilal sükutu dolar felcinden oyuklaşan dilime…
Susarım kesik kesik yar! selamın başım üstünden geçsin…
Bakılası bir yüz bırakmadın sen bana…
Melalim n’olur közümü körükleme! yakışmaz bana
adımlarının vuracağı topraklara kuyular büyütmek…
istemem Yusuf kadar cihanda güzelliğinin duyulmasını.
yüz görümlüğümü iç cebinden çıkarana kadar Züleyha güzelliğim yok! Sevdana bereket olsun amma sakın hicabına düşürme gözlerimi!
Ey kıblesine aşk düşürdüğüm sevda sözcüğüm!
Kerem eyle,demlensin içimde mahzun suretin…
Çelik duvarlar büyütme, yok takatim! cüssem
bu kalıplara küçük gelir, n’olur zorla sığdırma
yoksulluğuna! uzansam yetmez kollarım…
Damarlarım çekilir, kısalır kemiklerim…
Gölgem bile kalmaz kaldırımlarda…
Haziran’da dolanırken hayallerimi eylül’e çevirme yar!
hissiyatım bir elif miktarında…
Değerse diline gerisi yok! çekersin içine ve yıkılır bütün kapılarım…
Lütfuna duçar olacak dua mahiyetiyle sana bu seslenişim…
Aczi yetimden emr’olunduğu gibi dosdoğru
varmaktı huzur’a canım. Hizaya gelmeyen bütün taşkınlıklarıma
çekildi ah’larım… Tövbeler olsun ki senin adını bir kez olsun göğümden almadım. Ekmek buğusu kokusunda tefekkür eyledi gönlüm Yaradan’a…
Na’zar eyleme yar, lal’im sana! Yar mısın yoksa yaralayan mısın? Hasretim
yetmeyecek ömrüme bilirim… Sen böyle uzaktan baktıkça vuslat da karşılamayacak bu bekleyişi…
Zemzem tadı mübarekliğinde düştün avuçlarıma ama doyurmadın say koşuşlarına…
Vah benim çile gah bedevi yalnızlığım! Tükendin de bitmedin…
Saatim ertelenmiş yaşanmamışlıkları zihnimden alaşağı ederken, kavrulmuş
harflerimin düşeceği satırlara zifiri karanlığını mühürlüyor. Damla damla yaşlar hücum edip talan ediyor gönül vadilerimi. Ah
yar! hiçliğimi vurma, kanıyorum… Sırtımdaki izleri doldurmayacak
kara topraklar bile; öylesi derin…
Usandırma n’olur! Gel, gel de düşür aşkını tahtımdan…


Na’zar eyleme yar!
Lal’im…
Ahvalim mecalsiz…
Külliyen yalan olsun aşk’sız geçtiğim her gün!
Sen Na’zar eyleme de Aşk konsun benim adım!

Çevrimdışı canegt

  • Bilge Üye
  • *****
  • 2.904
  • 12.101
  • 2.904
  • 12.101
07 Haz 2011 18:45:54
GİDERAYAK
Giderayak işlerim var bitirilecek,
                                                    giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
                                                    giderayak.
 

Nazım Hikmet RAN                                                                   Haziran 1959

Çevrimdışı nurdan81

  • Uzman Üye
  • *****
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
07 Haz 2011 18:46:51
Beni Yakışına

O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı
Sahile vurdu kalbim su yandı, kum da yandı,

Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum
Ölüme baş kaldıran dertli uykum da yandı

Yurdumdan mahrum edip dolaştırdın cem gibi
Ruhumla söndü alev sonra ruhum da yandı

Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut
Bülbülün küllerine konan puhum da yandı

Böylesi bir yangın görmedi Nemrut bile
Kaktüsün gölgesinde nazlı ahım da yandı

Ahımdır zannederdim en belalı kıvılcım
Kirpiğine dokunan kanlı ahım da yandı

Bir damla su ver bana ey çöl, bari sen küsme
Kalmadı hiçbir şeyim bak günahım da yandı

Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme
Ülkem yıkıldı heyhat, ordugahım da yandı.

Köleleri her akşam duman kıldı gözlerim
Başıma tac ettiğim padişahım da yandı

İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı
Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı

Ondan başka ne varsa yandı, yandık sen ve ben
Onu göreyim diye kıblegahım da yandı

Nurullah Genç

Çevrimdışı seço58

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3.343
  • 41.711
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 3.343
  • 41.711
  • 4. Sınıf Öğretmeni
07 Haz 2011 19:07:40
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
giYaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevlin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana...

---Ataol Bahramoğlu---

Çevrimdışı bilaldikici

  • Üyeliği İptal Edildi
  • 2.512
  • 57.274
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • 2.512
  • 57.274
  • 1. Sınıf Öğretmeni
07 Haz 2011 19:24:54
Sultan

Seçkin bir kimse değilim
ismimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme

Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme

Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum
 
Cahit ZARİFOĞLU

7 haziran 1987 de SULTAN ının divanına yürüyen şairimizi vefatının seneyi devriyesinde rahmetle anıyorum..mekanı cennet, komşusu EN SEVGİLİ olsun..

Çevrimdışı eylulada1

  • Bilge Üye
  • *****
  • 4.164
  • 47.324
  • 4.164
  • 47.324
07 Haz 2011 21:11:00
bez bebekler..

kardan adamlar
sarmıştı
kışı
biliyorsun..

eridiler..

şimdi
kağıttan gemiler
sefere çıktı
aşk iklimlerine..

belki
ay dolunaya varmadan
saatler göstermeden
on ikiyi
naylon çiçekler
takar
ellerinde zilleri
bir çingene..

haziran
ya bu
toprak daraldıkça
gök genişliyor
dal
rüzgara uzanıyor
yapraksız...

ben
bezden bebekler yaptım
yağmur altında
ben
koşarken
onlar
ağlarlardı..

gazoz kapaklarından
tabak
kiremit kırıklarından
evler...

’’önce ekmekler bozuldu’’
diyor ya
şair...
önce
düşler karardı
maviliklerde...
     n.kaygısız

Çevrimdışı AYŞEGÜL59

  • Uzman Üye
  • *****
  • 475
  • 2.580
  • 475
  • 2.580
07 Haz 2011 21:53:26
KİBAR HIRSIZIN TÜRKÜSÜ

Anamın ipiyle indim gökdelen damınızdan
Kelebek gibi girdim kelebek camınızdan
Taksinize mülkünüze dairenize...
Heceleyerek üzerinde ayak ve el uçlarımın
Belledim seyyarenizi ve kelimelerinizi...
Gözlerinize baktım, mukaddes ciltlerinize, büfelerinize
Vesairenize...
Şiir fenerimle de baktım, son çığlık!
Aşk yokmuş sizde beş paralık!
Gidiyorum ben boşçakallar
.ıçmışım ortalık yerinize
.ıçımın fosforuyla aydınlanın siz artık
 

            Can YÜCEL

Çevrimdışı zalim09

  • Bilge Üye
  • *****
  • 7.885
  • 16.334
  • Öğretmen Adayı
  • 7.885
  • 16.334
  • Öğretmen Adayı
07 Haz 2011 22:00:32

Sen Giderken

Sen giderken gözlerimin dolduğunu gördün mü
Yüreğimin paramparça olduğunu gördün mü
Sen giderken karanfiller sıralıydı, sıralıydı
İçlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı

Sen giderken çiçeklerin solduğunu gördün mü
Ellerimin saçlarımı yolduğunu gördün mü
Sen giderken karanfiller sıralıydı, sıralıydı
İçlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı.

Sen giderken bahar mıydı, nergiste çiçek var mıydı
İki nefes (soluk) alıp vermek, yaşamak bu kadar mıydı
Sen giderken karanfiller sıralıydı, sıralıydı
İçlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı


 M.Özarslan

Çevrimdışı Tolstoyevski

  • B Grubu
  • 24.726
  • 258.606
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • 24.726
  • 258.606
  • 3. Sınıf Öğretmeni
07 Haz 2011 22:11:54
GİDERSEN YIKILIR BU KENT

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken

Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Birde seni ekliyorum susuşlarıma

Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde

 AHMET TELLİ

Çevrimdışı ayşe ünlü

  • Yeni Üye
  • 0
  • 4
  • 0
  • 4
07 Haz 2011 22:16:48
şiirler çok güzel

Çevrimdışı nurdan81

  • Uzman Üye
  • *****
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • 705
  • 2.728
  • 4. Sınıf Öğretmeni
07 Haz 2011 22:25:30
Öfkenin Adını Koy

Devrilen bir çınar
nasıl uzanırsa boylu boyunca
öylece düştü kollarına
kan-revan içinde dostun
donup kaldı soluk bir gülümseyiş
çocuksu kıvrımında dudaklarının

Kaşın seyirmeye başladı birden
yüreğin körüğü üflüyor
içindeki cehennemi
ve bir boşluğa nasıl çarparsa deli su
öyle uğuldamakta kulakların
bir bora patlıyor göğsünün okyanusunda

Ne ki, tutulmuş nalçalı seslerle
umudun köşebaşları
korsanlar dalgalandırıyor
senin deli rüzgarlarınla bayraklarını
ve yitiriyorsun yolunu
balta kesmez ormanında öfkenin

Bil ki, dostuna değil çekilen tetik
senin umuduna, unutma bunu
kör bir öfke delirtmesin
yıkmasın yaşamın direncini
unutma ki her köşebaşında
bunca dostun kurumadı hâlâ kanları

Hele dik tut başını önce
haykır yıkılmadığını, tükenmediğini
yüreğindeki yalım nasıl olsa
korlaştırır zamanın çeliğini
sen önce öfkenin adını koy
yanıltmasın yüreğini

Ahmet Telli

 


Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK