Konu: Yorumsuz! : Haberler  (Okunma sayısı 1177719 defa)

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 14 Tem 2007 18:37:48
Bu yılki ÖSS sonuçları, yıllardır üniversiteye giriş sınavlarında çok başarılı olamayan, ya hiç öğrenci çıkartamayan ya da birkaç yılda bir öğrenciyle yetinen Mesudiye’yi sevindirdi.

İlçedeki Jandarma Komutanı Yzb. Gürgün Derelioğlu’nun girişimi, Kaymakam Sezgin Üçüncü ve Belediye Başkanı Ahmet Baki Yılmaz’ın desteğiyle 8 ay önce açılan "Mehmetçik Dershanesi"nde, Jandarma Genel Komutanlığı’nca burada görev yapmak üzere gönderilen öğretmenlerden ders alarak ÖSS’ye hazırlanan 23 öğrenciden 10’u 4 yıllık, 4’ü de 2 yıllık (toplamda yüzde 61 başarıyla) fakülte ve yüksek okullarda öğrenim görme hakkını aldılar.

Öğrencilerden biri de Ordu ilinde ÖSS’ye girenler arasında üçüncü oldu. Öğrencilerin "tarikat yurtları"na muhtaç olmadan öğrenimlerini tamamlamalarını sağlamak için Mesudiye Gelişme Vakfı (MEGEV) ve Mesudiye Eğitim ve Kültür Derneği ihtiyacı olanlara burs sağlamaya kararlı olduklarını açıkladılar.



erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2007 14:02:32
Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS) skandalına yeni hatalar ekleniyor.

Bakanlık, 386 adayın İlköğretim Başarı Puanı (İBP)’nın yanlış girildiğini doğruladı. Ancak bu önemli hatayı sadece puanları yanlış girmiş adayların puanını düzelterek ortadan kaldırma yoluna gitti. Tüm adayların sırasını etkileyecek bu hataya karşı sendika temsilcileri ‘Yargı yoluna gidilmeli’ diyor. MEB yaptığı açıklamada İBP’nin bu yıl ilk defa uygulandığını ve hatalar olabileceği söyledi.

MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk, ise “Yeniden bir puan hesaplaması” yapılmayacağını yalnızca hatalı giriş olan adayların puanlarının tekrar hesaplanıp sisteme girileceğini açıkladı.

Aktürk, “Türkiye genelinde maksimum 500 hatalı not girişi olduğunu düşündüklerini’’ ifade ederek, “Şimdiye kadar 100 hata düzeltme başvurusu oldu. İl milli eğitim müdürlüklerine giriş hakkı veriyoruz’’ diye konuştu.

Aktürk, bu durumda “Puanı yanlış hesaplanan bir aday düzeltmeden sonra 100. sıraya yerleşti. Önceki 100. sıra adayının durumu ne olacak?’’ sorusu üzerine de şunları söyledi: “O aday da sırasını kaybetmeyecek. Yalnızca 100. sırayı iki kişi paylaşmış olacak. Eğer ikisi de aynı okul için başvurup aynı şartları taşıyorsa izlenecek yol belli. Bizi Ankara’daki bir okulda 12 öğrencinin puanının yanlış girilmesi harekete geçirdi.”

SENDİKALARDA TEPKİ BÜYÜK

Eğitim sendikaları ise konunun bu şekilde çözülemeyeceğini ve puanların yeniden hesaplanarak öğrencilere gönderilmesi gerektiğini savunuyor. Bu amaçla bir kampanya başlatma kararı alan sendikalar, öğrencilere “yargıya başvurun” çağrısı yapıyor.

Eğitim sendikalarının konuya ilişkin görüşleri şöyle:

Anadolu Eğitim Sen Başkanı Cansel Güven

Aileler savcılığa bildirmeli

Çok üzücü bir durum. Çünkü OKS’de çocukların sadece tek şansı var. Seneye girme hakları yok. Kaç öğrencinin bu durumdan mağdur olduğunu tespit etmek imkansız. MEB’in yaptığı tüm sınavlarda bir skandalla karşılaşmamız da bizi hayrete düşürüyor. Aileler, savcılığa suç duyurusunda bulunmalı.

Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer

Sınav iptal edilmeli

Acaba Bakan Çelik’in eline bir liste mi verildi? Bu nedenle mi sıralamalarla oynandı diye düşünmeden edemiyorum. Sınavın da bir an önce iptal edilmesi gerekiyor. Birkaç mağdur öğrencinin puanını düzelterek, skandalı telafi edemezler. Puanlamatüm adaylar için en baştan yapılmalı. Kampanya başlatacağız.

Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu

Tepeden tırnağa başarısızlık

Aylarca emek veren çocuklarımıza, ‘Başarınız öyle değil de şöyleymiş’ demek, çok doğru değil. Sorunun bile tüm sonucu etkilediği bir sınavda, diploma notlarının yanlış girilmesi, kabul edilir gibi değil. Türkiye’de maalesef sınav yapmayı beceremiyoruz.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan

Veliler yargıya başvursun

Türk eğitim sistemi yanlışlarla dolu. Çürümüş durumda. Yıllardır sınavlarda hatalar yapılıyor. İbret alıp kendilerine çeki düzen vermiyorlar. Aileler, çocuklarının hakkını yedirmesin, yargıya başvursunlar. Özellikle en tepedeki Hüseyin Çelik hakkında suç duyurusunda bulunsunlar.

Mağdurlara yenileri ekleniyor

OKS’de 18 öğrencisinden 16’sının diploma notunu yanlış giren Gölbaşı Taşpınar İlköğretim Okulu’na dün de çok sayıda veli akın etti. Başarı notu yanlış bildirilen Damla Ersan, skandalın ortaya çıkması üzerine dün yine okuluna gitti, ancak kimseyi bulamadı.

Diploma notu 2.80 iken okul tarafından 2.43 olarak girilen Necip Yörür isimli öğrenci de “Diplomalarımızı almaya ve sınav sonucumuza bakmaya okula gittik ama ne sonuç asıldı ne de diploma verildi” dedi. 4.49’luk diploma notu 2.40’a düşen Büşra Yüzücü isimli öğrencinin babası Yılmaz Yüzücü de, kızının Ankara dışında olması nedeniyle okula kendisi gitti. “Biz hiç fark etmedik. Olay ortaya çıkmasa not böyle kalacaktı” dedi.

Tercih süresi 8 gün uzatıldı

SKANDALIN yarattığı karışıklığa karşı MEB, OKS’de 20 Temmuz’da biteceği duyurulan tercih süresini 28 Temmuz’a kadar uzattı. BUna gerekeç olarak ise seçim yoğunluğunu gösterdi.

BAKAN ÇELİK’TEN İNCELEME

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, skandala ilişkin Van’da yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Türkiye’de yaklaşık 850 bin öğrencinin girdiği sınavda bu tür hatalar olabilir. Kimsenin mağdur olması söz konusu değil. Bazı okullarda girilen yanlış bilgiler düzeltilecek. Puanı hatalı olan öğrenci sayısı sınava girenlere göre, okyanusun bir damlası olarak kalır. İnceleme ve soruşturma başlatılıyor.”



erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2007 14:05:03
Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) başarılı olamayan Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerindeki milli eğitim müdürleri suçluyu buldu: Öğretmen sirkülasyonu ve sosyoekonomik sebepler.

2007 ÖSS'de başarı sıralamasında Mardin 74, Siirt 71, Şırnak ise 80. sırada yer aldı. Bu illerin milli eğitim müdürleri ÖSS sonucunu şöyle değerlendirdi:

Şırnak Milli Eğitim Müdürü Ömer Birlik: Bölgede en fazla öğretmen sirkülasyonunun yaşandığı iliz. Ataması yapılan öğretmenler buradan ne kadar memnun olursa olsun yakınlarının olduğu illere geçiş yapmak istiyor. 90'lı yıllarda uygulanan olağanüstü hal tazminatı türünde öğretmeni bu illerde çalışmaya teşvik edecek uygulamalar yapılmalı.

Mardin Milli Eğitim Müdürü Selim Uran: Derslik başına düşen öğrenci sayısı kent merkezinde 52, Kızıltepe ve Nusaybin gibi ilçelerde 65-75 civarında. Kentimize gelen öğretmenler başka illere geçiş yaptılar. Yıllardır öğretmen eksiği yaşadık.

Siirt Milli Eğitim Müdürü Şerafettin Demirci: Başarısızlığın en büyük nedeni öğretmen sirkülasyonu. Öğretmen ataması ve derslik sayısı son dönemde Siirt'te istenilen düzeye ulaştı. 2 bin 500 derslik sayımızla sınıf başına düşen öğrenci sayımız 25-30.



erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2007 14:06:45
Eğitim-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli, OKS'de yaşanan “yanlış hesaplama” iddiasıyla ilgili, “Hüseyin Çelik'in görevinden derhal istifa etmesini” istedi.

Adıbelli, yaptığı yazılı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığının, OKS'de öğrencilerin diploma notlarını sisteme yanlış girerek “büyük bir skandala imza attığını” ifade etti.

“Bu skandalın eğitim sisteminin iflasını bir göstergesi” olduğunu öne süren Adıbelli, Bakan Çelik'in konuyla ilgili açıklamasının, “sorunun ciddiyetinin farkında olmadığını gösterdiğini” iddiasında bulundu. Adıbelli, şunları kaydetti:

“Bakan Çelik'in ifadesi ile 'bazı okullarda girilen yanlış bilgilerin' düzeltilmesi halinde bile, tüm Türkiye'de sınava giren öğrencilerin sıralamaları değişecektir. Dolayısıyla, söz konusu kargaşa, bütün öğrencilere yansıyacaktır.

Ayrıca, mağdur olan öğrencilerin, EĞİTEK'e bir dilekçeyle başvurmaları, dilekçelerinin incelemeye alınması için EĞİTEK'in banka hesabına 10 YTL itiraz ücreti' yatırılması gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı kendi hatasının bedelini yine öğrenci ve veliye ödetmektedir.

Sorunun ciddiyeti kabul edilmeli ve bir an önce harekete geçilmelidir. Böylesine ciddi bir skandala imza atan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de görevinden derhal istifa etmelidir.”

SENDİKALARDA TEPKİ BÜYÜK

Eğitim sendikaları ise konunun bu şekilde çözülemeyeceğini ve puanların yeniden hesaplanarak öğrencilere gönderilmesi gerektiğini savunuyor. Bu amaçla bir kampanya başlatma kararı alan sendikalar, öğrencilere “yargıya başvurun” çağrısı yapıyor.

Eğitim sendikalarının konuya ilişkin görüşleri şöyle:

Anadolu Eğitim Sen Başkanı Cansel Güven: Aileler savcılığa bildirmeli

Çok üzücü bir durum. Çünkü OKS’de çocukların sadece tek şansı var. Seneye girme hakları yok. Kaç öğrencinin bu durumdan mağdur olduğunu tespit etmek imkansız. MEB’in yaptığı tüm sınavlarda bir skandalla karşılaşmamız da bizi hayrete düşürüyor. Aileler, savcılığa suç duyurusunda bulunmalı.

Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer: Sınav iptal edilmeli

Acaba Bakan Çelik’in eline bir liste mi verildi? Bu nedenle mi sıralamalarla oynandı diye düşünmeden edemiyorum. Sınavın da bir an önce iptal edilmesi gerekiyor. Birkaç mağdur öğrencinin puanını düzelterek, skandalı telafi edemezler. Puanlamatüm adaylar için en baştan yapılmalı. Kampanya başlatacağız.

Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu: Tepeden tırnağa başarısızlık

Aylarca emek veren çocuklarımıza, ‘Başarınız öyle değil de şöyleymiş’ demek, çok doğru değil. Sorunun bile tüm sonucu etkilediği bir sınavda, diploma notlarının yanlış girilmesi, kabul edilir gibi değil. Türkiye’de maalesef sınav yapmayı beceremiyoruz.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan: Veliler yargıya başvursun

Türk eğitim sistemi yanlışlarla dolu. Çürümüş durumda. Yıllardır sınavlarda hatalar yapılıyor. İbret alıp kendilerine çeki düzen vermiyorlar. Aileler, çocuklarının hakkını yedirmesin, yargıya başvursunlar. Özellikle en tepedeki Hüseyin Çelik hakkında suç duyurusunda bulunsunlar.



asortik19

  • Bilge Üye
  • *****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 4.828
  • Teşekkür 2664
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2007 18:40:30
Dudak uçuklatan hazırlık 
Konya - ÖSS sonuçlarının açıklanmasının ardından, dereceye giren öğrencileri ile reklam yapan dershaneler kayıt çalışmalarını hızlandırdı. ÖSS'ye hazırlanacak bir öğrencinin dersaneye kayıt ücreti 30 bin YTL'ye kadar çıkıyor.
 
AA muhabirinin bazı dershanelerden aldığı bilgiye göre,dershaneye kayıt ücretleri, sınıfların kalabalıklığına, dershanenin tanınırlığına ve öğretmenlerinin tecrübesine göre farklılık gösteriyor. İyi eğitim veren kaliteli dershanelerin ortalama kayıt ücretleri 3 bin ile 5 bin YTL arasında değişirken, bu fiyatla öğrenci alan dershaneler
16-20 kişilik sınıflarda eğitim imkanı sunuyor. 16 kişinin altında düştükçe fiyatlar 7 bin YTL'nin üzerine çıkabiliyor. ÖSS'ye kadar alınacak test ve çalışma kitapları da eklendiğinde ÖSS'ye hazırlığın maliyeti daha da kabarıyor.
 
Büyük kentlerde öğrenciye birebir eğitim veren bazı dershanelerin fiyatlarının ise 30 bin YTL'ye kadar çıktığı öğrenildi. İl bazında eğitim veren, yeni açılan, adı fazla duyulmayan bazı dershanelerde ise fiyatlar 1500 YTL'ye kadar iniyor. Bu dershaneler de ucuzluğu nedeniyle öğrencilerden yoğun ilgi görüyor.Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Kemal Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, velilere, dershanelerin fiyat tarifelerini görmeleri konusunda uyarıda bulundu. Özer, şöyle
konuştu:
 
''Kanunlara göre bu fiyat tarifesi dershanede asılı olmalıdır ancak gizleniyor. Veli bu fiyat tarifesini görmeden kayıt yaptırmasın. Aksi takdirde yüksek ücretler ödeyebilir. Örneğin bir veli, dershaneye gidip fiyat soruyor. Daha masaya oturmadan veliye (fiyat 3 bin YTL ama sizin için 2 bin YTL olur) deniliyor. Niye bu veli, sizin babanızın oğlu mu''Özer, velilerden sözleşmeli kayıt yaptırmalarını da isteyerek, ''Sözleşmede özellikle öğrencinin beğenmediği durumda dershaneden ayrılabilmesi yer almalıdır. Bu durumda veli senetleri ödemek zorunda kalmaz. Bize öğrenci dershaneden ayrıldığı halde senet ödemek zorunda kalan velilerden çok şikayet geliyor. Sözleşmeli kayıtlarda bu sorunlar ortadan kalkar'' dedi.
 
AA

asortik19

  • Bilge Üye
  • *****
  • Okul Müdürü
  • İleti: 4.828
  • Teşekkür 2664
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2007 23:40:54
'150 bin yeni öğretmen alınmalı, sınıflar 30 kişilik olmalı'

Milli Eğitim eski Bakanı AK Parti 1. sıra Millet Vekili adayı Mehmet Sağlam Memur-Sen'e bağlı Eğitim-Bir-Sen Kahramanmaraş Şubesi tarafından onuruna verilen yemeğe katıldı. Burada Sağlam, "Başbakanımız 'gel' dedi, geldik. Cumhurbaşkanlığı için de bir talebim olmadı, ismimizi gündeme getirdiler" dedi.

Yimpaş otelde düzenlenen toplantıda eğitimcilerin sorunlarını dinleyen Sağlam, AK Parti'ye gelirken kendisinin bakanlık talebinin olmadığını ifade etti.

Sağlam, "Ben Kahramanmaraşlılar'dan oy istemeye geldim. AK Parti'ye 8 milletvekili istemeye geldim, ben bunu istiyorum. Diğerleri 22 Temmuz'dan sonra düşünülecek konular" dedi.

Kendilerinin 8 yıllık eğitime destek verdiğini hatırlatan Sağlam, "Ama maalesef eğitimde alt yapı yok, hazırlıksız yakalandık. Hatta önümüzdeki yıllarda 12 yıl olsun diyoruz, ancak 8 yıllık eğitimle köy çocuklarının önü kesildi. Çocuklarımız önce köyde okuyordu, sonra şehirde bir yakınının yanında ortaokula gidiyordu, sonra lise ve üniversite. Böylece köyden birçok ilim adamımız çıkıyordu. Biz bu konuyu bizatihi yaşadık."

Geçtiğimiz dönemde bütçeden en çok payın milli eğitime ayrıldığını vurgulayan Sağlam, "Dünya standartlarını yakalamamız için asgari 150 bin yeni öğretmen alınmalı ve sınıflar 30 kişilik olmalı. İşte bunu yakaladığımız zaman zorunlu eğitim 8 değil, 12 yıl bile olsun" diye konuştu.

Öğretmenlerin maaşlarının da diğer üniversite mezunlarıyla aynı olması gerektiği görüşünü savunan Mehmet Sağlam, "Sizlere soruyorum; bir makine mühendisinden, bir mimardan, bir ziraat mühendisinden, bir validen, bir kaymakamdan öğretmenin ne farkı var? Öğretmenimiz de adam gibi maaş almalı" şeklinde konuştu.



ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2007 15:41:46
''Dakika hesabı''... Emekli matematik öğretmeni Telekom'un peşini bırakmıyor
     
     

     
KARAMAN’da 54 yaşındaki emekli matematik öğretmeni Abdülcevat Can, Türk Telekom’un saniye yerine dakika hesabına göre uyguladığı kontör tarifesinden haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla açtığı davada, hukuk mücadelesi veriyor. Yerel mahkemenin içtihatları gerekçe göstererek reddettiği dava, Yargıtay tarafından bozuldu. Yargıtay 13’üncü Hukuk Dairesi, verilmeyen bir hizmet için ücretlendirme yapılması halinde, hizmetin ‘ekonomik ayıplı’ sayılacağının kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
      2002 yılında emekli olan 3 çocuk ve 3 torun sahibi Abdülcevat Can, 19 milyon abonesi bulunan Türk Telekom’un saniye yerine dakika uygulaması yaparak milyonlarca YTL haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla ücretlendirme sisteminin değiştirilmesi için 2006 yılı Nisan ayında Karaman 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açtı. Türk Telekom’un abonelerinden tarifeye göre dakikada 8.1 Ykr ile 13.6 Ykr arasında ücret aldığını belirten Can, “Bir saniye görüşmekle bir dakika görüşmek arasında hiç bir fark yok. Telekom’un dakika içinde kullanılmayan sürelerden yıllık 360 milyon YTL ile 1 milyar YTL arasında haksız kaynak sağladığını tespit ettim. Bu haksız kazancın önüne geçmek için dava açtım'' dedi.
     
     YEREL MAHKEME REDDETTİ

      Karaman 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesi, 2006 yılı Haziran ayında verdiği kararda, daha önce Yargıtay’ın 2005 yılında Telekom’un ‘Sabit Ücretlendirme’ uygulaması ile ilgili bir kararını gerekçe göstererek Abdülcevat Can’ın davasını reddetti.
      Abdülcevat Can, yerel mahkemenin kararını Temmuz 2006’da temyiz etti. Yargıtay’a başvuran Can, Telekom’un dakika ücretlendirmesinin Tüketici Yasası’na aykırı olduğunu, bunun bir ayıplı hizmet sayılması geretiğini, 19 milyon abonenin günde 1 milyon YTL ile 3 milyon YTL arasında zarara uğratıldığını ileri sürdü. Yargıtay, Kasım 2006’da dosyadaki eksikliklerin giderilmesini talep etti. Avukatı bulunmayan Can, hukuk kitaplarını okuyup gerekli belgeleri tamamladıktan sonra, Aralık 2006’da dosyayı yeniden yerel mahkeme aracılığıyla Yargıtay’a gönderdi.
     
     YARGITAY BOZDU

      Yargıtay 13’üncü Hukuk Dairesi tarafından Mart 2007’de verilen kararda, yerel mahkemenin daha önceki içtihatlara dayanarak verdiği ret kararının kontör tarifeleri uygulaması için emsal teşkil edemeyeceği, verilmeyen bir hizmet için ücretlendirme yapılması halinde hizmetin ekonomik ayıplı olarak verildiğinin kabul edilmesi gerekliliği vurgulandı. Yargıtay ilamında bozma nedeni şöyle açıklandı:
      “Mahkemece davacı iddiaları üzerinde durularak uygulanan tarife ve dayanaklarının getirilmesi, tarifeler üzerindeki devlet denetiminin nasıl gerçekleştiğinin araştırılması, gerçekten bir kontör 60 saniye veya benzeri bir zaman dilimine göre ücretlerdirme öngörülmesine rağmen, 5 saniye gibi çok kısa görüşmelerde dahi 1 kontöre denk gelen tam ücretlendirme ve dolayısıyla gizli ücretlendirme yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması ve diğer benzeri GSM operatörlerindeki uygulamalar da gözetilerek böyle bir kontör/saniye esasına göre ücretlendirmenin teknik olarak mümkün olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, tarafların iddia ve savunmalarını karşılayan ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usül ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına bozulmasına oy birliği ile karar verildi.'' Karar, yaklaşık 2 ay önce yerel mahkemeye ve taraflara tebliğ edildi. Telekom’un avukatları yerel mahkemenin verdiği ‘Ret’ kararında ısrarlı olması gerektiğini savunarak bozma kararına itiraz etti. Dosya halen Karaman 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüşülüyor.
     
     AVUKAT TUTMADI

      Emekli matematik öğretmeni Abdülcevat Can, davayı açmadan önce uzun süre düşündüğünü, yaklaşık 2 yıl boyunca araştırma yaptığını, Telekom’un abone sayısını bulup, kaynaklardan Türkiye genelindeki günlük ortalama telefonla görüşme süresini tespit ettiğini söyledi. Can, “Emekli matematik öğretmeni olduğum için bu hesapları yapmak benim için hiç de zor olmadı. Avukata verecek param olmadığı için dava sürecindeki her türlü hukuki sorunu hukuk kitaplarını okuyarak çözdüm. Bu süreçte hukuki anlamda da oldukça çok sey öğrendiğimi söyleyebilirim'' dedi.
     
     TELEKAZIK UYGULAMASI

      Türk Telekom, dakika tarifesi nedeniyle 19 milyon aboneden günlük 1 milyon YTL ile 3 milyon YTL arasında değişen oranlarda vatandaşın cebinden fazla para aldığını belirten Abdülcevat Can, şunları söyledi:
      “Bu yapılan tam anlamıyla bir ayıplı hizmettir. Ayıplı hizmetin karşılığı da haksız kazançtır. Telekom, bu yolla yıllık 360 milyon YTL ile 1 milyar YTL arasında kaynak sağlıyor. Bu tam anlamıyla bir telekazık sistemidir. Bu konu ile ilgili daha önce Karaman Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuruda bulunmuştum. Ancak heyet bu konuda görevsizlik kararı vermişti. Bu da oldukça düşündürücü ve vatandaşın aleyhine olan bir karardır. Hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğim. Vatandaşın cebinden haksız yere alınan milyonlarca YTL’nin hesabı sorulmalı.''
     

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2007 16:01:03
Artık erkek hemşire de var

Erkek hemşireler devlet hastanelerinde sözleşmeli olarak göreve başladı.
Sağlık Bakanlığı'nın erkek hemşireler ile ilgili yaptığı yasa değişikliğinin ardından çok sayıda erkek hemşire devlet hastanelerinde sözleşmeli olarak göreve başladı. Sivas'taki Sultan 1'inci İzzettin Keykavus Devlet Hastanesi'nde 1 hafta önce göreve başlayan 9 erkek hemşire, "İlk gördüklerinde bize nasıl hitap edeceklerini soruyorlar. Şu anda biraz şaşkınlık yaşıyorlar ama zamanla bize alışacaklar" dedi.

Mevzuatta hemşire olarak yapılacak atamalarda kadın olma şartı arandığı için atamaları yapılamayan erkek hemşireler, Sağlık Bakanlığı'nın bu konuda yaptığı yasa değişikliğinin ardından görevlerine başladı. Yeni yasa ile Sultan 1'inci İzzettin Keykavus Devlet Hastanesi'nde 1 hafta önce göreve başlayan 9 erkek hemşire, çalıştıkları birimlerde büyük ilgi görüyor.

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2007 21:38:13
Manisa'da bir ilköğretim okulu müdürü, okula ait atıl haldeki 5 dönümlük tarlada yetiştirdiği domatesleri pazarlayarak, elde edeceği gelirle kütüphane ve laboratuvarı zenginleştirmeyi amaçlıyor.

Manisa'ya bağlı Yeşilköy Şehit Gürkan İlköğretim Okulu Müdürü Okan Şahin'in, geçen yaz velilerle birlikte okulu boyamasının, Marmara depremi sonrası kullanılmayan prefabrik konutları getirerek derslik sayısını 4'ten 8'e çıkarmasının ardından bu sezonu da laboratuvar ve kütüphane için gelir toplamakla geçirdiği öğrenildi.

Müdür Şahin, okula ait 5 dönümlük alana Müdür Yardımcısı Bahadır Tekin ile domates ektiklerini söyledi. Sezon boyunca 30-40 ton arasında mahsul elde ederek, 10 bin YTL gelir sağlamayı planladıklarını ifade eden Şahin, alanın bir bölümünde de üzüm üretimi yaptıklarını kaydetti.

Bir hayırseverin tahsis ettiği kamyonetle aldıkları siparişlere göre torbaladıkları domatesi sattıklarını, kentteki birçok kişinin okula katkı sağlamak amacıyla kendilerinden alışveriş yaptıklarını belirten Şahin, şunları kaydetti:

“Devletten gelecek mutat ödemelerin dışındaki ihtiyaçlar için, velilerden para toplama yerine okulun arka bahçesinde atıl durumdaki 5 dönümlük tarlaya bir köylünün yardımıyla ektiğimiz domatesleri toplamaya başladık. Eski öğrencilerimiz Aynur, Aysel ve Songül Küle kardeşlerin de yardımlarıyla topladığımız domatesleri, bir hayırseverin tahsis ettiği kamyonetle satıyoruz. Okulumuzun yapılacak daha çok işi var. Eğer ben yaz aylarını plajlarda geçirirsem öğrencilerim kışın huzurlu bir eğitim öğretim yapamaz. Biz eğitimciler ünlü masaldaki ağustos böceğine karşı kışa hazırlanan karıncalar gibiyiz.”

Şahin, tarlanın bir bölümünde yetiştirilen üzümün ise çalışmalarına destek veren hayırseverlere ikram edileceğini bildirdi.

Yeşilköy halkı ise okul müdürü ve yardımcısına teşekkür ederek, “Okan Şahin köyümüze geleli üç yıl oldu. Harabe okulu, modern eğitim görülebilen bir noktaya getirdi. Onunla ne kadar gurur duysak azdır” dediler



Bu haber 945 defa okundu.

Forumdan seçmeler
10 Temmuz 16:52Hey gidi günler hey… Nerelerde ne şartlarda görev yaptık…”Orijinal resimler +Anılar “
3 Temmuz 13:10ALES'e hazırlık için hangi kaynakları önerirsiniz?
16 Temmuz 00:39Hiç yok mu hayatından memnun TSK'lı sivil kimya mühendisi :( ?
12 Temmuz 20:46Tepe Home'dan mobilya aldım, başıma gelmeyen kalmadı
13 Temmuz 11:55Bir Öğretmen olarak Öğretmen evlerinden yer bulabiliyor musunuz?
15 Temmuz 13:21Bilgisayar öğretmeni adayları neredesiniz?
16 Temmuz 11:46Maliye kazananlara yardım hattı
 
Yorumlar   Yorum yaz   

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2007 21:39:50
Adana'nın Yumurtalık ilçesinde sahil yakınında bulunan ve memurlara ucuz tatil, okullara da gelir sağlamak amacıyla pansiyon gibi kiraya verilen okullarda yeni sezon başladı.


İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Özkan, ilçe merkezinde bulunan Yumurtalık Çok Programlı Lisesi ile Atatürk İlköğretim Okulu'nun bahçesi ve sınıflarının yaz tatilini deniz kenarında geçirmek isteyen, ancak ekonomik koşulları çok iyi olmayan memurlara geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hizmet verdiğini söyledi.

Okul pansiyonlarda kalmak isteyen tatilcilerin, beraberlerinde getirdikleri çadırları bahçeye kurarak ya da sınıfları kiralayarak tatillerini yaptıklarını ifade eden Özkan, 15 gün için çadırlara 80 YTL, sınıflara ise 100 YTL ücret ödediklerini kaydetti.

Özkan, 22 Temmuzdaki milletvekili genel seçimi nedeniyle tatilcilerin oylarını kullanıp geleceklerini, seçim sonrası yoğunluğun artacağını ve tüm sınıfların dolacağını tahmin ettiklerini belirtti.

Uygulama sayesinde okulların pek çok sorununu çözme olanağı bulduklarını da vurgulayan Özkan, tatilcilerden alınan ücretle okulların tadilat çalışmalarını finanse ettiklerini söyledi.

TATİLCİLER MEMNUN

Yemeklerini piknik tüplerde pişiren tatilciler, koşullarının ancak böyle bir yerde tatil yapmalarına izin verdiğini, okul pansiyonda tatil yapmaktan memnun olduklarını söylediler.

Bilge Temir (55), 8 tatilciyle bir sınıfta kaldıklarını belirterek, “Vefat eden eşimle yıllardır tatil için Ceyhan'dan Yumurtalık'a gelirdik. Şimdi ben, çocuklarımla birlikte her yıl buraya gelmeye devam ediyorum. Burada durumdan memnunuz. Elektrik, su, duş olanağı var. Deniz yakın, arada sadece bir kara yolu bulunuyor. Müstahdemler temizliği yapıyorlar. Sadece pazar günleri su sorunu oluyor” dedi.

İşçi emeklisi Kasım Koç (50) sınıfta 15 gün için 100 YTL ödeyeceğini belirterek, “Çocuklar denize giriyor, hayatlarından memnunlar. Bu koşulları sağlayan yetkililere teşekkürü borç biliyorum. Başka türlü tatil yapmamız mümkün olamazdı” diye konuştu.

Tatilciler, en büyük sorunlarının ise temizliği yapan müstahdemlerin hafta sonları çalışmaması, hafta sonu suların kesilmesi ve okullarda kalan tatilcilere çok sayıda misafir gelmesi olduğunu kaydettiler.



erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 17 Tem 2007 13:09:02
Diploma notlarının yanlış girilmesi sonucu puan ve başarı sırasının yanlış hesaplandığı OKS skandalında fatura 5 okul müdürüne çıkarıldı. Gölbaşı Taşpınar, Tuzla Yunus Emre, İzmir Merkez Cumhuriyet, Batman Fatih, Kocaeli TBMM İlköğretim okullarının müdürleri açığa alındı. Bu müdürler hakkında, ìart niyetli” olup olmadıkları yönünde soruşturma başlatıldı. Yunus Emre’de 306, Taşpınar’da 16, İzmir Merkez’de 32, Batman Fatih’de 28 ve Kocaeli TBMM’de 27 öğrencinin diploma notlarının yanlış girildiği belirlendi.

İlköğretim başarı puanları düşük bildirilen öğrenci sayısı dün 386’dan 475’e yükseldi. Puanı düşük olan öğrenciler, okullarına ya da bakanlığa başvurarak, düzelme yaptırabiliyor. Bakanlığa, diploma notu düşük olduğu halde sisteme yüksek girilen öğrencilerden başvuru gelmemesi dikkat çekti. Bu durumdaki öğrenciler, bakanlığın bu hafta yapacağı tarama ile ortaya çıkacak.

Öte yandan MEB’i telefon yağmuruna tutan öğrenci ve velilerin, diploma notu doğru girilmesine rağmen “Şimdi ne olacak? Bizlerin puanları da yanlış hesaplanmış olabilir mi” sorularını yönelttikleri öğrenildi. Mağdur adayların ise sınavın iptalini istedikleri öğrenildi. Ancak MEB bu talebe sıcak bakmıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), diploma notunu EĞİTEK'e yanlış bildirdiği için OKS puanlarında hatalara neden olan okul müdürleri hakkında soruşturma başlattı, beş okul müdürünü açığa aldı. Bakanlık, diploma notu yanlış girilen öğrencilerin puanlarını da düzeltmeye başladı. Düzeltilen puanları internete veren Bakanlığın yeni hesaplamasına göre, 4,88 olan diploma notu yanlışlıkla 2,63 girilen Damla Ersan 23 puan yükselen yeni puanı ile 63 bin 461 kişiyi geride bıraktı. Yanlış hesaplanan puanıyla kazanma şansı düşük olan Ersan, yeni puanıyla bir okula girme hakkını da kazandı.

EĞİTEK Genel Müdürü Nizami Aktürk, diploma notunu yanlış giren okul müdürleri hakkında soruşturma başlatıldığını belirterek, bu kapsamda beş müdürün açığa alındığını açıkladı. Aktürk, soruşturmanın selameti için açığa alınan müdürlerin, 'art niyet'li olduklarının tespit edilmemesi halinde görevlerine iade edilebileceğini söyledi. Bir okuldan 306 hatalı giriş yapıldığını anlatan Aktürk, bu durumun normal karşılanamayacağını belirtti. Aktürk'ün verdiği bilgilere göre, müdürü açığa alınan okullar ve diploma notu yanlış girilen öğrenci sayıları şöyle:

Ankara Taşpınar İlköğretim Okulu: 15, İstanbul Tuzla Yunus Emre İlköğretim Okulu: 306, İzmir Merkez Cumhuriyet İlköğretim Okulu: 32, Batman Fatih İlköğretim

Okulu: 28, Kocaeli TBMM İlköğretim Okulu: 27 Skandal ortaya çıkınca MEB de harekete geçerek, diploma notu yanlış girilen öğrencilerin puanlarını tekrar hesaplamaya başladı. Bakanlık sitesinde, sınavzede öğrencilerin puanlarına bakıldığında, "Adayın puanları diploma notundaki değişiklik nedeniyle 15.07.2007 tarihinde yeniden hesaplanmıştır" ifadesine yer verildi.

Skandalı ortaya çıkaran Damla Ersan'ın puanı da MEB tarafından yeniden hesaplandı. Yeni hesaplamaya göre Ersan, Türkçe Matematik puan türünde daha önce gelen sonuca göre 63 bin 461 kişi daha öne geçti. Ersan'ın daha önceki hatalı hesaplamaya göre 280,149 olan TM puanı 303, 187'ye yükselirken, FM puanı 278,541'den 299,171'e yükseldi. Türkiye geneli sıralaması ise TM'de 244 bin 437' den 180 bin 976'ya, MF'de 222 bin 422'den 168 bin 874'e yükseldi. 4.88 olan Damla Ersan'ın diploma notu, okul müdürü tarafından EĞİTEK'e 2.63 olarak bildirilmişti.

'Her şey muallakta'

Öte yandan, skandal nedeniyle ortaya çıkan kargaşadan dershaneler de etkilendi. Farklı illerden konuştuğumuz dershane yöneticileri ve rehberlik koordinatörleri, skandalın öğrencileri etkilememesi için tercih yelpazesini geniş tutmaya çalıştıklarını belirttiler.

Fen Bilimleri Merkezi Dershanesi OKS Rehberlik Koordinatörü Ali Naki Ünalmış (İstanbul): Öğrenciler ve veliler endişe içinde. Özellikle beklediğini bulamayan, puanı düşük gelen öğrencilerin içine kurt düştü. Puanının düşük gelmesinin nedenini bu hatada arayanların sayısı hayli fazla. Ancak asıl sorun diploma notu yanlışlıkla yüksek girilenlerin bu durumu istismar edip etmeyeceği. Puanı yanlışlıkla yüksek gelen öğrencinin kolay kolay geri döneceğini pek sanmıyoruz.

Büyük Dershane yöneticisi Arcan Öğütverici (İzmir): Asıl dikkat edilmesi gereken MEB'in sıralamalarda değişiklik yapmayacağını açıklamasıdır. MEB yeni bir sıralama yapmayacağından aynı sırayı paylaşan öğrenciler için kontenjan artırılabilir. Bu durumda bir okula yerleşen öğrenci sayısı 5 bin kadar artabilir. Sorun lehte çözüldüğü için sesimizi çıkarmıyoruz, ancak aleyhte çözülseydi bayrağı alır, biz de tepki gösterirdik.

Yılmaz Dershanesi yöneticisi Kenan Bıyık (Trabzon): Bütün öğrenciler, aileler stres altında, aydınlatıcı bir açıklama bekliyor. Ayaküstü beyanatlarla bunu geçiştirmeye çalışmak yanlış oldu.

MAT-FEN Dershanesi yetkilisi Özge Kolsuz (Ankara): Veliler iki gündür sürekli bizi arayarak, çocuklarının puanının doğru olup olmadığını öğrenmek istiyorlar. Diploma notunun yanlış girilmiş olmasını bırakın, acaba puanlamada başka hatalar yapıldı mı kuşkuları da ortaya çıkmaya başladı. Türkiye sekizincisi bile panik içinde. Her şey muallakta.

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 17 Tem 2007 13:10:46
Üniversitelerde sınıfı geçemeyenler için zorunlu yaz okulları açılıyor. Eğitim için olumlu olan okulların ücretinin harçların 2 katı olması, cepleri yakıyor

Üniversitelerde bir süredir yeni bir uygulama devrede: Yaz okulları.. . Daha önce de bu yaz okullarıyla ilgili şikayetleri bu köşeye taşımıştım. Benzer mektuplar gelmeye devam ediyor. Öğrenciler en çok bu okulların ücretlerinden dertli. Çünkü bazı üniversiteler, yaz okullarını hem kendilerine hem de öğretim üyelerine bir ek gelir olarak gördükleri için normal harçların 2 katı fiyat belirliyor.

'YA PARA VER YA DA KAL!'

Bu da zaten üniversite harcını bile zar zor ödeyen öğrenciler için karşılanamaz bir hal alıyor. Oysa Maliye Bakanlığı bu okullar için belirli bir ders saati ücreti de açıklıyor. Yaz okulu zo runlu olduğu için de öğrenciler ya bu parayı vermek ya da sınıfta kalmak gibi 2 tercih arasında bırakılıyor.

PARA İSTEMEYENLER DE VAR

Yaz okulları öğrencilerin kendilerini geliştirmesi açısından olumlu bir tercih ama bunların ücretlerinin makul olması hatta imkan varsa para istenmemesi herkes için daha iyi olacak. Çünkü bunu yapan üniversitelerimiz de var.

İzmir'de bulunan bir üniversitedeki öğrencilerden gelen mektup şöyle: "Biz ikinci öğretimde okuyoruz. Yıl içinde ödediğimiz harçlar zaten yüksek. Ama derslerimiz akşam başladığı için gündüzleri çalışma imkanımız oluyor. Böylece para kazanıyoruz. Oysa yaz okuluna öğle sıcağında gidiyoruz ve 2 katı ücret ödüyoruz. Bu arada örneğin mühendislik öğrencileri de diğerleriyle aynı sınıfa giriyor. Ama onlar bin 200 YTL ödüyor, diğerleri 700. Oysa ders aynı, dershane aynı. Bunun yanında her öğrenciden 20 YTL kayıt parası alınıyor. Örneğin bir arkadaşımız 3 ders için 277 YTL ödedi. Bu ücret, örgün eğitimdeki bir arkadaşımız için 15 YTL civarında."

erdemc28

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.974
  • Teşekkür 423
    • Çevrimdışı
  • # 17 Tem 2007 13:12:10
Rekabet Kurulu, Türk Telekom'un internet servis sağlayıcılığı hizmeti veren TTNet şirketinin, ADSL'de yüzde 50 indirim başta olmak üzere maliyet altında fiyat içeren tüm kampanyalarını durdurdu.

-Superonline'ın şikayet başvurusunu yerinde gören Rekabet Kurulu, konuyu soruşturma kapsamına alırken, soruşturma tamamlanana kadar TTNet'in kampanyayı durdurması ya da kampanya fiyatlarını maliyetin altında olmayacak şekilde yeniden düzenlemesi için ihtiyati tedbir kararı aldı.

-Durdurmanın maliyetin altında kalan, şirketin tüm kampanyaları için geçerli olduğu kararına varan Rekabet Kurulu, şirketin yeni düzenleyeceği kampanyalarında da maliyet altında fiyat belirlenemeyeceği kararını aldı.

kurul, karar çerçevesinde, TTNet karara uymazsa, uymadığı her gün için para cezası kesileceğini bildirdi.

ANKARA(ANKA)-Rekabet Kurulu, Türk Telekom'un internet servis sağlayıcılığı hizmeti veren TTNet şirketinin, ADSL'de yüzde 50 indirim başta olmak üzere maliyet altında fiyat içeren tüm kampanyalarını durdurdu.

Superonline'ın şikayet başvurusunu yerinde gören Rekabet Kurulu, konuyu soruşturma kapsamına alırken, soruşturma tamamlanana kadar TTNet'in kampanyayı durdurması ya da kampanya fiyatlarını maliyetin altında olmayacak şekilde yeniden düzenlemesi için ihtiyati tedbir kararı aldı.

Durdurmanın maliyetin altında kalan, şirketin tüm kampanyaları için geçerli olduğu kararına varan Rekabet Kurulu, şirketin yeni düzenleyeceği kampanyalarında da maliyet altında fiyat belirlenemeyeceği kararını aldı.

kurul, karar çerçevesinde, TTNet karara uymazsa, uymadığı her gün için para cezası kesileceğini bildirdi.

ANKA Ajansı'nın edindiği bilgiye göre, karar Superonline'ın şikayet başvuru üzerine alındı. 27 Haziran'da Rekabet Kurumu'na başvuran Superonline, Türk Telekomünikasyon ve TTNet'in rekabeti ihlal ettiğini savundu. "Yaz Fırtınası" kampanyasını şikayet eden Superonline, kampanya kapsamında ADSL kullanıcılarına modemm hediye edildiği, ayrıca aylık ödemede yüzde 50 indirim sağlandığına dikkat çekildi.

TOPTAN FİYATIN YÜZDE 32 ALTINDA

ADSL internet erişim pazarında hakim gücü elinde bulunduran TTNet'in "Yaz Fırtınası" kampanyası ile tüm tarife seçeneklerinde maliyetlerinin çok altında satış yaptığını belirten Superonline, şu iddialarda bulundu:

"TTNet'in duyurduğu son kullanıcı satış fiyatları, Türk Telekomünikasyon A.Ş'nin internet servis sağlayıcılar için yayınladığı ve Telekomünikasyon Kurumu tarafından onaylanan toptan alış fiyatlarının yüzde 32 altındadır. Bu kampanya, hakim durumdaki bir teşebbüsün, ekonomik gücüne dayanarak mevcut veya potansiyel rakiplerinin katlanamayacağı ölçüde fiyatları indirmesi ve rakiplerinin pazarı terk etmesinin ardından tekrar fiyatları artırmak suretiyle tekelci kara ulaşmasına yol açabilecek bir uygulama olarak tarif edilen 'yıkıcı fiyat' uygulamasıdır."

TELEKOM HAKİM DURUMUNU KÖTÜYE KULLANIYOR

Kampanyanın, birden çok alanda iş yapan bir firmanın iş yaptığı alanlardan birinde düşük karla veya maliyetinin altında sattığı bir ürünün ya da hizmetin zararını iş yaptığı başka bir alandan elde ettiği aşırı karla karşılaması olan "çapraz sübvansiyonun" da sözkonusu olduğu öne sürülen başvuruda, Türk Telekom'un burdaki zararı, rekabet olmayan şehiriçi telefon alanında Danıştay'ın durdurduğu tarife ile ve eski ADSL kullanıcılarından elde ettiği karla karşıladığı ileri sürüldü. Başvuruda, "Maliyetinin çok çok altında fiyatlarla satış yapan TTNet, pazardaki hakim durumunu kötüye kullanarak internet servis sağlayıcısı olan müvekkil şirkete ve diğer servis sağlayıcılarına Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde pazarda varolma şansı bırakmamaktadır" denildi.

BİR GÜNDE 17 BİN 500 ÜYE

TTNet'in kampanyası ile piyasada faaliyet gösteren işletmelere ağır darbe vurulduğu kaydedilen başvuruda, "Öyle ki TTNet kampanyayla 16 Haziran 2007 tarihinde bir günde 17 bin 500 yeni üye kaydı yaparak pazarda faaliyet gösteren işletmelerin varolma olasılığını yok etmiş, yenilerine de pazarı kapatmıştır" denildi.

Başvuruyu karara bağlayan Rekabet Kurulu, çok nadir olarak başvurduğu ihtiyati tedbir kararı yolunu seçti. Halen başkanlığı vekaleten yürüten Rekabet Kurulu İkinci Tuncay Songör imzasıyla 13 Temmuz'da yapılan şirket bildiriminde, Superonline ile birlikte Tellcom'un da aynı konuda yaptığı şikayetin, Türk Telekom aleyhine 7 Mayıs'ta açılan soruşturma ile örtüştüğü için aynı kapsamda değerlendirilmesi kararı alındığı kaydedildi.

Songör, tedbir taleplerini değerlendiren Rekabet Kurulu'nun telafi olunamayacak zararların ortaya çıkmasına karşı Rekabet Kanunu'nda verilen ihtiyati tedbir hakkını kullandığını ifade ederek, TTNet'in kampanyasının durdurulmasına ilişkin kararı şöyle açıkladı:

YENİ KAMPANYALARDA DA MALİYET ALTI SATIŞ OLMAYACAK

"Halihazırda devam etmekte olan 'Yaz Fırtınası' kampanyası da dahil olmak üzere, TTNet'in maliyetlerin altında ya da Türk Telekom'un toptan fiyat tarifeleri ışığında fiyat sıkıştırması niteliğinde olabilecek perakende fiyatları içeren tüm kampanyalarının durdurulması ya da sözkonusu kampanyaların TTnet'in ilgili hizmetlerdeki maliyetlerinin altında olmayacak şekilde yeniden düzenlenmesine karar verildi. Bundan sonraki dönemlerde de, yürütülmekte olan soruşturmada nihai karar alınıncaya kadar, TTNet tarafından ilgili hizmetlerde yapılması planlanan kampanyalarda fiyatlama politikasının maliyetlerin altında olmayacak şekilde yerine getirilmesine karar verilmiştir.

Bu tedbirlerin kararın tebliğ tarihi itibariyle yerine getirilmesine ve söz konusu kararın yerine getirildiğinin kararın yerine getirilmesinden itibaren 5 gün içerisinde Kuruma bildirilmesine, Kurulca öngörülen ve yukarıda belirtilen tedbirlerin yerine getirilmemesi durumunda kanun'un 17. maddesi uyarınca süreli para cezası verileceğinin TTNet'e bildirilmesine karar verilmiştir."

FİYATI 14.99'A ÇEKEN KAMPANYA

Rekabet Kurulu'nun öncelikli olarak durdurduğu "Yaz Fırtınası" kampanyası ile 4 Haziran–31 Ağustos tarihleri arasında TTNet ADSL'e 24 ay abone olanlar, 2008'e kadar 4 GB limitli tarife için aylık 29 YTL yerine 14.99 YTL ödüyordu. Ayrıca modem de hediye ediliyordu.

Aynı şekilde 6 GB limitli tarifede aylık ödeme 39 YTL yerine 19.99, 9 GB için 49 YTL yerine 24.99 ödeniyordu. Limitsiz tarifelerde 256 Kbps için 49 YTL yerine 24.99, 512 Kbps için 79 YTL yerine 34.99, 1024 Kbps için 99 YTL yerine 44.99, 2048 Kbps için 139 yerine 54.99 YTL aylık ödeme yapılıyordu.

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 17 Tem 2007 13:56:34
Eliyle balık kızartıyor

220 voltluk enerjinin zarar vermediği, iletken bir vücuda sahip. Balık kızartıyor...
Çin'de yerel bir gazetenin haberine göre Zhang Deke (71) adlı adama 220 voltluk enerjinin zarar vermediği, iletken bir vücuda sahip adamın aynı zamanda vücudundaki elektriği kontrol edebildiği kaydedildi. Bir eline eksi, bir eline artı kutuplu elektrik kablosu değdirerek vücudundaki lambaları yakabiliyor. Yaptığı gösteride Zhang, vücuduna aldığı elektrik ile bir balığı iki dakikada kızartarak görenleri şoke etti.

AKUPUNKTUR BİLE YAPIYOR
Deke'nin aynı zamanda birçok eklem iltihaplanması ve romatizma hastasını, kendini elektriğe bağladıktan sonra parmakları ile iyileştirmeyi başardığı ifade ediliyor. Tedavi için para almayan Zhang, 3 gün başarılı olamazsa hastalarının doktora görünmesini tavsiye ediyor. 22 kişiyi tedavi ettiğini söyleyen Zhang, bunlardan 18'inin çok memnun kaldığını belirtti.

ali2037

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.435
  • Teşekkür 836
    • Çevrimdışı
  • # 17 Tem 2007 14:18:46
En pahalı internet Türkiye'de   
 
 

 
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) yayınladığı bir rapora göre, üye ülkeler arasında en pahalı interneti Türkiye kullanıyor. Saniyede megabit ücreti bakımından en ucuz internet hizmetini ise Japonlar alıyor.


Üye ülkelerin internet kullanıcılarının yüzde 60'ının genişbant hizmetinden faydalandığı belirtilen OECD'nin Aralık 2006 verilerine göre hazırlanan raporda, fiber optik şebeke ağına geçen ülkelerde daha düşük fiyata en yüksek hızda hizmet alınabildiğine dikkat çekildi.

TÜRKİYE 368 KAT DAHA PAHALI

Japonya'da kullanıcıların 100Mbps (1 mbps: saniyede 10 milyon bit) hızıyla bağlandıkları ve bunun OECD ortalamasının 10 katından fazla olduğu kaydedilen raporda, saniyede megabit ücreti bakımından 0,22 dolarla en düşük fiyatın Japonya'da, en pahalısının da 81.13 dolarla Türkiye'de bulunduğu belirtildi. Öte yandan Japonya'daki fiber optik ağ sayesinde kullanıcıların veri indirebildikleri hızda veri de iletebildikleri, telefon hattı üzerinde genişbant bağlantısı olan ADSL ve çoğu kablo hizmetinde ise bu olanak bulunmadığı vurgulandı.

OECD raporuna göre ABD'de saniyede megabit açısından en ucuz genişbant bağlantısı 3.18 dolar, İngiltere'de 3.62 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu rakam İsveç'te 10.79 dolar, Danimarka'da 11.11 dolar, Fransa'da 16.36 dolar, Hollanda'da 16.85 dolar, İtalya'da 17.63 dolar, İrlanda'da da 18.18 dolar.

Raporda, 100 kişiye düşen genişbant internet ADSL abonesi sayısının 3.8 olduğu Türkiye'de 2 milyon 773 bin 685 abone bulunduğu kaydedildi. Türkiye bu rakamla 100 kişiye 2.7 genişbant abonesinin bulunduğu Meksika'nın önünde ve 29. sırada yer alıyor. Rapora göre OECD ülkelerinde 100 kişiye 19.6 ADSL abonesi, 9.4 fiber optik ağ abonesi ve 2.4 diğer bağlantı abonesi düşüyor.

 

 

Egitimhane.Com ©2006-2023