Herkese iyi pazarlar,
1-Okuma-yazma sürecinde ne tip ödeveler vermek lazım?
Mesela daha çok okuma çalışmalarına dönük ödevler mi?
2-Yazma çalışmaları daha çok okulda mı yapılmalı?Yazının güzelliğini kontrol açısından.
3-Her ses sonrası üretilen kelimeler için eve 1 metin okuma çalışması yeterli mi?
Hep soru sordum.Birde bugün öğrendiğim bir bilgiyi paylaşayım. Ünsüz harflerin kelimenin neresinde olduğunu buldururuken verdiğimiz kelimelerde aranan harf aşamalı olarak sonda,ortada ve başta veilmeliymiş.Hayati Akyol'un İlk Okuma-Yazma Öğretimi kitabında okudum bu bilgiyi.Tecrübeli öğretmenlerimiz belki bu uygulamayı duymuşlardır.Ben daha önce bu konuya dikkat etmiyordum.
sesi hissettirme ve sezdirme aşamasının önemi ile ilgili bir araştırmadan ALINTI ekliyorum..
İlk Okuma-Yazma Süreci İçin Önemli Bir Beceri:
Fonolojik Farkındalık
Fonolojik Farkındalık ve Okuma-Yazma Becerisi Arasındaki İlişki
fonolojik farkındalık okuma gelişimini ve okumayı öğrenmek de fonolojik
farkındalığı ilerletmektedir (Sonnenschein ve Munsterman, 2002).
Fonolojik farkındalık sözlü dil becerisidir ve konuşma dili ile yazılı
dili arasında köprü görevini görmektedir. Konuşma dili ile yazı dili
arasındaki ilişkiyi daha rahat kavrayan çocuklar, duydukları sesleri doğru bir
şekilde yazabilmektedirler. Başka bir deyişle, fonolojik farkındalık becerileri
sayesinde konuşma dilindeki sözcükleri hecelerine ve seslerine ayırma
yeteneğine sahip olan çocuklar, konuşma dilindeki ses birimlerini doğru bir
şekilde yazıya aktarabilmektedirler. Çünkü sesleri yazı harflerine
dönüştürmeleri için sözcüğün ses yapısıyla ilgili bir farkındalığa sahip
olmaları gerekmektedir. Ses Temelli Cümle Yöntemi ile ilk okuma-yazma
öğretim sürecinde fonolojik farkındalık görevlerine dayalı olarak yaptırılan
etkinliklerde (sözcüklerin aynı sesle başlaması, sözcüklerin aynı sesle
bitmesi, sözcüklerin uyaklı olabileceğinin farkına varması, sesler
birleştirilerek heceler ve hecelerden de kelimeler oluşturulması) başarılı olan
öğrenciler sözcüğün ses yapısıyla ilgili bir farkındalığa sahip olarak
duydukları sesleri doğru bir şekilde yazıya aktarabilmektedirler. Fonolojik
farkındalık becerisinin çocuğa sağladığı en önemli yarar, sözcüğü meydana
getiren ses birimlerin farkında olmasıdır. Dolayısıyla sözcüğü meydana
getiren ses birimlerin farkında olan çocuk, yazma becerisini ilerlemektedir.
Birçok araştırma, okuma-yazma becerisinin kazanılma sürecini en
iyi açıklayan değişkenin fonolojik farkındalık olduğu üzerinde
birleşmektedir.
Öğrenciler okumayı ve yazmayı ses temelli cümle yöntemine
göre öğrenmeye başlamaktadırlar. Bu yönteme göre ilk okuma-yazma
öğretimine seslerle başlanmaktadır. Verilen sesler ile ilgili ses temelli cümle
yönteminin sesi hissetme ve tanıma aşamasında, sesin öğrenciler tarafındanfark edilmesini sağlamaya yönelik etkinlikler yapılmaktadır. Bu bağlamda,
sesin içinde geçtiği sözcükler söylenerek sözcüklerin aynı sesle
başlayabileceğinin, sözcüklerin aynı sesle bitebileceğinin, sözcüklerin uyaklı
olabileceğinin farkına varmasına yönelik çalışmalar, ilgili sesinvurgulanması temele alınarak yapılmaktadır. Ses temelli cümle yönteminin
sesi okuma ve yazma ile heceler, kelimeler ve cümleler oluşturma
aşamasında da verilen sesler birleştirilerek heceler ve hecelerden de
kelimeler oluşturulmaktadır. Bu sayede öğrenciler cümlelerin sözcüklerden
meydana geldiğinin ve sözcüklerin seslerden meydana geldiğinin farkına
varmaktadırlar. Bu çalışmalar sayesinde öğrenciler sesleri temsil eden
harfleri tanıyarak ayırt edebilmektedirler. Öğrencilerin okuma-yazma
öğrenmeden önce sahip oldukları fonolojik farkındalık becerisi de
öğrencilerin sesleri tanımasına, ayırt etmesine seslere duyarlı olmasına
olanak sağlamaktadır. Bu bağlamda fonolojik farkındalığı yüksek olan
öğrenciler, öğrendikleri harflerden oluşan cümleleri, fonolojik farkındalığı
düşük olan öğrencilere göre daha doğru okuyup yazabileceklerdir.
*
Özge ERDOĞAN
Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi