Konu: Sevdiğimiz Şiirler  (Okunma sayısı 3543745 defa)

neslihanceyhan

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.003
  • Teşekkür 1261
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2009 14:07:24
BEN HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM

 

Ben hayatta en çok babamı sevdim

Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk

Çarpı bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek

Nasıl koşarsa ardından bir devin

 

O çapkın babamı ben öyle sevdim

Bilmezdi ki oturduğumuz semti

Geldi mi de gidici - hep , hep acele işi

Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi

Atlastan bakardım nereye gitti

Öyle öyle ezber ettim gurbeti

 

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,

Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a

Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!

Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,

Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

 

En son teftişine çıkana değin

Koştururken ardından o uçmaktaki devin,

Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için

Açıldı nefesim, fikrim, canevim

Hayatta ben en çok babamı sevdim.
                                     CAN YÜCEL

minalmina

  • Üye
  • *
  • İleti: 7
  • Teşekkür 4
    • Çevrimdışı
  • # 21 Haz 2009 18:57:00
BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni
Bırak vehminde gölgeni
Gelme artık neye yarar.
N.Fazıl Kısakürek

umutogretmen_16

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 287
  • Teşekkür 481
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 00:06:23
basit yaşayacaksın , basit
mesela susayınca su içecek kadar basit
dört çıkacak ikiyle kiyi çarptığında
tek düğmesi olacak elindeki cihazın
tek bir düğme , tek bir cümle gibi
sevince lafı dolandırmadan
söylediğin seni seviyorum gibi
basit bir öpücük yetecek sana
basit sıcak bir öpücük , ve o öpücükle
dolacak tüm günlerin tüm düşlerin
o öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını
öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını

kabak çekirdeği verecek sana rakamların
veremediği mutluluğu
el yazısıyla yazılmış
eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın hep yanında taşıdığın
atmaya kıyamadığın...
iki harekette giyinivereceksin
iki harekette soyunuvereceksin
kısacık olacak uyanman ve yola çıkman arasında
geçen süre ;
kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve
kendin bile anlayabilceksin yazdıklarını...

bakışların bile anlatabilecek kendini
beklentilerinde basit olacak,
Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak
sana en ucuz romanını
Pankreasının sağlığına dua edeceksin
kapatırken gözlerini
zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkınca
bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada
parmakların en kıymetli çatalın
yine
aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri
İskenderin kılıcı duracak
avukat rehberini yanında
bir flarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontraplak bir gitarda
doğru basılmış bir fa diyezin mutluluğunu...

Makyajı ilk "a" sına kadar bilmen yetecek
temizlik kokacak en pahalı parfümün
"bilmiyorum" diyebileceksin bilmediğinde
ve
çok normal olacak bilemeyişin...

tek dereden su getirmen yetecek
bir "istemiyorum1 diyebilmeye
ne durduğu farketmeyecek abanın altında
saatin , sadece saati gösterecek
telefonu sadece telefon etmek için
kullanacaksın...
küçük bir not defteri olacak
"bilgini" en hızlı sayan
basit yaşacaksın
basit...
sanki
yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit...
basit.....
çay , simit , peynirle....nazım hikmet.

umutogretmen_16

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 287
  • Teşekkür 481
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 00:16:04
seni düşündüğüm zaman
içimde bir çocuk bahçesinin kapıları açılıyor
dünyanın bütün çocukları doluyor içeri

seni düşündüğüm zaman
ilkbahar gibi bir şey oluyor
anlatılmaz bir sevinç kaplıyor her şeyi

elimdeki kalem
parmaklarımda şakıyan
bir kuşa dönüşüyor
masan bir güneş denizinde yüzüyor

seni düşündüğüm zaman
yalnızlık çeken sözcükler
kol kola giriyor birden

seni düşündüğüm zaman
bir bulut oluyorum
uçmaktan başka bir şey bilmeyen


                                                     bordeaux

Eğitimci35

  • Moderatör
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 5.556
  • Teşekkür 90686
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 00:48:29
Ayaküstü Yaşanmış
Ölümsüz Aşk Hikayeleri

2.
her durakta ölümsüz bir aşk edineceğim
bir bakıştan, bir duruştan
çağrışımın sonsuz hızından
unutulmaz bir sevgili daha bırakacağım ardımda
belki de yaşanabilecek en güzel serüveni
terk edeceğim
daha otobüsün ilk basamağında.
kim bilebilir ki?
sonrayı, sonrasını kim bilebilir?
gizli gizli veda edeceğim ona, görmeyecek
ve bu duyguyla burkulmuş yüreğim
otobüs camına bağrında bir ok ile
bir aşk levhası çizecek, ah min-el!
bu da ötekiler gibi
kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden
yaşayıp gidecek

Murathan MUNGAN

sitemkar45

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.871
  • Teşekkür 919
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 00:50:15
Tenha

her şiir boydanboya
        bir ıssızlıktır artık
dizelerse giderek daha tenha

acının düzyazısı olmaya
hazır mı sözlerin kişi?
aşklar! onları yazan yaşasın
                sarışı
ne atlas kağıtlarda yaz
ne güz okunur ağaçlar güya

sen sussan da susmasan da bir
tutup tutuştuğun hayale
ağırdan iri güller ve lale
düşer düştüğün melale
ve hüznü yeniden okumak
için bir kitap olur dünya

ve her şiir boydanboya
        bir ıssızlıktır artık
dizelerse giderek daha tenha



Hilmi Yavuz

ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.082
  • Teşekkür 11662
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 14:20:50
h.n.a.

KADER

Dünyada gerçi olmadı bir şeyde kârımız ;
Ukbâda belki olsa gerek itibârımız.
Ağyâr gül kopardı dikenden demet demet,
Hâr oldu bağrımızda çiçek yüzlü yârımız.
Yükseldi arşa neşvesi dünun, esâfilin;
Toprakta gizli kaldı bizim âh ü zârımız.
Baş eğmedik edâniye ikbâl ü câh için;
Mâziye, ırka, sancağadır iftihârımız.
Şâd olmamak olur mu, Kızıl Elma semtine.
Bir gün dönerse râyet-i âli-tebârımız.
Hiçbir emel gönülde karâr etmiyor bugün,
Ermektedir, şitâya hazin sonbahârımız.
Hakanların dikilmeli Altay’da tuğları,
Varsın cihanda olmaya görsün mezârımız.

okuls

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.285
  • Teşekkür 1312
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 14:23:19
Mektup derken siir oldu bak gene
Darilirsan ben ölürüm unutma...
Taze sarmasigim hoyrat bedene...
Sarilirsan ben ölürüm unutma

Bir gün günes olur göle dogarsin
Bir gün yagmur olup yola yagarsin
Bir gün ciçeklerden koku sagarsin
Yorulursan ben ölürüm, unutma

Kiliç agzi yoldur ok ucu meydan
Dikkat et;sen benim canimsin ey can
Koyakta kekliksin kayada ceylan
Vurulursan ben ölürüm unutma...

Ask denince akli birak deli ol
Isik isik gökten inen dolu ol
Boz-bulanik akan yagmur seli ol
Durulursan ben ölürüm unutma

Dinlemek zor, anlatmak zor yar beni
Göreceksin dertte gamda gör beni
Gönül topragima yaptim türbeni
Dirilirsen ben ölürüm, unutma

abdurrahman karakoç...
(süper bi anlatım yoğunluğu var gerçekten)

eucly79

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.821
  • Teşekkür 2044
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 15:54:39
Aşk Fısıltıları

Giyindin mi?
Tırnaklarını boyadın mı?
Ya dudakların
Onları da boya
Tara saçlarını bir güzel
Hazır mısın?
Çıkabilir miyiz
Doruklarına aşkın?
O yerlere varabilir miyiz?
Denizleri geçebilir miyiz?
El ele
Hazır mısın?
Hadi soyun öyleyse

ben de bunu seviyorum :)
çok değişik.

vahdetbetul

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 465
  • Teşekkür 279
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 16:03:48
       Mona Rosa

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve`nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

…………..

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Sezai Karakoç

vahdetbetul

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 465
  • Teşekkür 279
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 16:12:10
bu şiirin hikayesini lisedeki edebiyat  öğretmenimden duyduğumda çok etkilenmiştim...

nurcany

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 625
  • Teşekkür 837
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 22:48:39
KORKARAK YAŞIYORSAN

Öyle bir hayat yaşadım ki;
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki;
Okudum, okudum anlamadım.
Öyle bir hayat yaşadım ki;
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan anladım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım, hem güldüm halime.
Sonra dedim ki,
Söz ver kendine!
Denizleri seviyorsan,
Dalgaları da seveceksin.
Sevilmek istiyorsan,
Önce sevmeyi bileceksin.
Uçmayı seviyorsan,
düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan,
Yalnızca; hayatı seyredersin...

okuls

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.285
  • Teşekkür 1312
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 22:51:59
güzel şiirmiş öğretmenim...

nurcany

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 625
  • Teşekkür 837
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2009 22:55:13
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
güzel şiirmiş öğretmenim...

teşekkür ederim.. benim de sevdiğim bir şiir...

ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.082
  • Teşekkür 11662
    • Çevrimdışı
  • # 30 Haz 2009 15:16:21
h.n.a.

TÜRK GENÇLİĞİNE

Adalar Denizinden Altayların daha
ötesine kadar bütün Türk gençliğine....

Yer bulmasin gönlünde ne ihtiras, ne haset.
Sen bütün varlığına yurdumuzun malısın.
Sen bir insan değilsin; ne kemiksin, ne de et;
Tunçtan bir heykel gibi ebedi kalmalısın.

Iztırap çek, inleme... Ses çıkarmadan aşın.
Bir damlacık aksa da, bir acizdir göz yaşın;
Yarı yolda ölse de en yürekten yoldaşın
Tek başına dileğe doğru at salmalısın.

Ezilmekten çekinme... Gerilmekten sakın!
İradenle olmalı bütün uzaklar yakın,
Dolu dizgin yaparken ülküne doğru akın
Ateşe atılmalı, denize dalmalısın.

Ölümlerden sakınma, meyus olmaktan utan!
Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan?
Mefkuresinden başka her varlığı unutan
Kahramanlar gibi sen, ebedi kalmalısın...

Sen ne elde ve dilde gezen billur bir sağrak,
Ne de sıska bir göğüse takılan bir çiçeksin;
Senin de bu dünyada nasibin var: Savaşmak!..
Kayalarla güreşip dağlarda öleceksin.

Yoldaşlik ederekten gökte güneşle, ayla
Aşarsın tepe, ırmak; yürürsün ova, yayla...
Hayata ne biçimde geldinse bir borayla
Daha sert bir kasırga içinde biteceksin.

Kızıl Elma uğrunda kılıç çekince kından
Bahtiyarlık denen şey artık geçmez yakından;
Mesut olup gülmeyi sök, çıkar hatırından.
Belki öldükten sonra bir parça güleceksin.

Yüz paralık kursunla gider “Hayat” dediğin;
“Tanrı Yolu” uzaktır; erken kalk, sıkı giyin.
Yazik, bütün ömrünce o kadar özlediğin
Güzel Kızıl Elma’na varmadan öleceksin.

Belki bir gün çöllerde kaybedersin eşini,
Belki bir gün ağlarsın kaçtı diye karına.
Işıksız kulübende boranın esişini
Dinleyerek çıkarsın bir ümitsiz yarına.

Gün olur ki mertliğin uğrar kahpe bir hınca;
Namert bir el arkandan seni vurur kadınca;
Bir gün sabrın tükenir... Silahını kapınca
Haykırarak çıkarsın yurdunun dağlarına...

Hayatin kamçısıyla sızar derinden kanlar,
Senin büyük derdinden başkaları ne anlar?
Vicdanını Paris`e, Moskova`ya satanlar,
Küfür diye bakarlar senin dualarına.

Hey arkadaş! Bu yolda ben de coşkun bir selim,
Beraberiz seninle, işte elinde elim.
Seninle bu hayatin gel beraber gülelim
Ölümüne, gamına, tipisine, karına...

Atandan kalmış olan kılıcı iyi bile,
Onu bütün gücünle vuracaksın çagında.
Savaş..... Bunun tadını ey Türk sen bulamazsın,
Ne sevgili yanında, ne baba ocağında.

Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara;
Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara...
Kazanmanin sırrını bilmiyorsan git, ara
“Çanakkale” ufkunda, “Sakarya” toprağında.

Siyasette muhabbet... Hepsi yalan palavra...
Doğru sözü “Kül Tegin” kitabesinde ara...
Lenin’den bahsederse karşında bir maskara
Bir tebessüm belirsin sadece dudağında.

Yatağında ölmeyi hatırından sök, çıkar!
Döşeğin kara toprak, yorganındır belki kar...
Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar?
Ruhlarımız buluşur elbet Tanrıdağı`nda...

Mukadderat isterse seni yoldan çevirsin,
Sen hele bu yollarda yıpranarak aşın da,
Varsin bütün ömrünce bir an nasip olmasin
Yorgunluğunu gidermek serin bir su başında.

Bir gülüşten ne çıkar, ne çıkar aglamaktan?
Kullar kancıklık eder, bela bulursun Hak’tan.
Gün olur ki bir yudum su ararsın bataktan,
Gün olur ki bir tutam tuz bulunmaz aşında.

Bir çıg gibi yürürsün bir lahza durmaksızın,
Bir ilahi kaynaktan geliyor çünkü hızın.
Duygular ölmüştür... Tapınılan bir kızın
Bir füsun bulamazsın gözlerinde, kaşında.

Iztırabı kanına katta göz kırpmadan iç!
Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki p...
Bu varlık dünyasinda yalnız senin hiç mi hiç
Bir şeyin olmayacak... Hatta mezar taşın da...

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK