Konu: Sevdiğimiz Şiirler  (Okunma sayısı 3124624 defa)

okay

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 356
  • Teşekkür 392
    • Çevrimdışı
  • # 12 Tem 2009 00:05:15
Terketmedi sevdan beni
Aç kaldım, susuz kaldım
Hayın karanlıktı gece.
Can garip, can suskun
can paramparça.
Ve ellerim; kelepçede.
Tütünsüz, uykusuz kaldım
Terketmedi sevdan beni.

sakin

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.253
  • Teşekkür 885
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2009 17:37:41
SEN.
Sakın izin verme içindeki çocuğuna ulaşmalarına.
Bırak kum havuzunda kuleler yapsın,
bırak üstü başı çamurlar içinde kalsın,
bırak yorgunluktan bitap düşsün,
inan bunların hepsi
MUTLULUKTUR.
Bırak, yollarda koşmanın o erişilmez hazzına varsın
bırak, haylazlıklar yapıp, birilerinin gözlerine batsın,
bırak özgürlüğü sonuna kadar yaşasın
bırak ceplerine bulutları doldursun,
bırak güneşi saat diye koluna taksın,
bırak baharları şapkası yapsın,
bırak gökkuşağını kemer diye dolansın.
inan bana, bunların hepsi
MUTLULUKTUR.

EĞER HAYATI YAŞAMAK, HAYATTAN TAT ALMAK İSTİYORSAN, İÇİNDEKİ ÇOCUĞA İYİ BAK.. :) :) :)

sakin

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.253
  • Teşekkür 885
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2009 18:05:53
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin...
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,
Bak güzelim kahvaltının keyfine.
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine,
seni mutlu eden sesi duymak için "alo "de
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla ,köpek görürsen okşa ,
çocuk görürsen yanağından makas al.
Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,
hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? 
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,
yüzünde güller açtıracak.

Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,
vazife yapar gibi hiç değil,
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,
eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbetin yemeğin, kahkahan  olsun..

hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!
Can Yücel 

burcum7

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.923
  • Teşekkür 10856
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2009 19:34:01
öyle çok sevdiğim var ki ;,
çocukların gözlerini sevdim ,
içimde huzuru , mutluluğu yaşattığı için !

dinmeyecek sanılan fırtınaları sevdim..
yaşamın her döneminde ,
savaşmam gerektiğini öğrettiği için !

 başarısızlıkları sevdim..
başarıya giden yolu gösterdikleri için !

geceleri sevdim ..
tüm günümü nasıl geçirdiğimi
değerlendirme olanağını verdiği için

insanların sorunlarını dinlemeyi sevdim..
yaşamın gerçeklerini görüp .
daha olgun insan olacağını bildiğim için !
,
duyulan eksiklikleri sevdim,
herşeye sahip olmanın ..
belkide insanları ne kadar mutsuz ettiğini bildiğim için !

sabahın erken vakitlerinde çalan çalar saatimin
sesini sevdim .. bana bugün de ,
yaşama olanağını verdiği için !

buzlu yollarda yürümeyi sevdim..
yaşamda da atılan yalnış bir adımın ,
insana ne denli acılar vereceğini anımsattığı için !

uzaklıkları sevdim..
özlemlerin duyguları pekiştirdiğini bildiğim için !

yaşamın renklerini sevdim ..
yaşanılan tüm renkleri tablolara döktüğü için !

birşeylere inanmanın mutluluğunu sevdim..
kendimi iyi duyumsadığımda ,
yanımda olacak insanların varlığını bildiğim için ...

her ne olursa olsun .. birşeyleri bittiği için üzülmek yerine ,
yaşandığı için sevinmeyi sevdim ..

"üzüntülere liman olursak ... mutluluğun başka yerlere demir atacağını bildiğim için ..."
sevmekten ve sevilmekten korkmayan insanları sevdim..
sevme ve sevilmenin yapaylıktan değil !
doğallıktan geldiğini bildikleri için !

arkadaşlarımla geçirdiğim zamanları sevdim ..
içten bir sohbetin tüm ağrılara iyi geldiğini bildiğim için !

vee sevdiklerimin ellerini tutmayı sevdim..
avucumun içine bıraktığım yüreğime dokundukları için !

alıntı

sultanmurat

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.608
  • Teşekkür 6037
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2009 19:47:57
Yoruldum ıssızlığında…Dağıldım..!Hadi durma..



Bir demet yalnızlığı özenle dök yollarıma,
Tarihsiz olsun ağrı kesici olarak sunduğun cümlelerin.
Gecelerim alışık değil pek ansızın vuran şiddetli sancılara.
Hatalı birkaç matematik problemi koy önüme,
Senden kalan tenhalığıma çözümsüzdü ninnisini dillendireyim.
Uykusuz kalınca huysuzluğu çok yormakta benliğimi…


Tutunabileceğim bir tutam bakış bırak bir de gözlerime,
Yürümeyi henüz öğrenemedi yüreğim ayağına dolanan ketum kırgınlıkla.
Edebiyatı zorunlu kılma …
Hüzzam güfteleri söyleyip toprağımı eşelemesin sesin.
Yaşam iksiri su olmasın katilim.
Bilirsin kaktüsler fazla su verilirse ölür” yar”im..!


Hadi..!“Kal”nöbetlerine tutsak etmeyeceğim bizi…
Ruhuma mülteci kramplar örmeden,Git..!
Zehirli doğan günler sevdamın bakiyesi ömrüme...
Tek taraflı görülüp,biten sevda davasının hükmünü giydim,,,



Kendime sürgünüm…
Bir cümleyim cümlenden virgülle ayrılmış,
Sayfalarımın kimsesiz çocukları harflerle büyüyen.
Kör mayınlar döşeli ruhumun her zerresinde.
“Sus”lar döküyorum nehir yataklarına.
Senli her nokta omuzlarımda uykuya dalarken,
Gözlerime düştü beklenen...
Yalnızlık…!
Noktalanmış sevdaların uğradığı ilk istasyon,
Durdursan da zamanı dönmez ki giden diyen,
Artık gecenin yanağına konan hüzün,
Bir damla gözyaşıyla avuçlara bırakılan hasret ,
Fecir vakitlerinin eteklerine dökülen sitemler var...
Firak kan kusar ehven bir gecenin kızıllığında,
Kolay değil sükutun içinde feryat gizlemek,
Damlaları hıç/kırık/sız/ taşıyabilmek gözlerde...
Sevda zamanında sevda diyen aklımı,
Yüreğime düşürüp...
Takvim yapraklarını,tarihsiz kılana kadar,
Kederli leylak kokan ıslak sokaklarımda,
Susma faslındayım...

alıntıdır

sultanmurat

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.608
  • Teşekkür 6037
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2009 19:50:28
Tuz Kadar Nefret


Bilmeden içine darlık verdimse
Vedamı özrüme sayıver gitsin.
Sevmek sevdiğini mutlu görmekse
Ey gönlüm; bu aşktan cayıver gitsin!

Aşkınla yüz yürek kavrula dursun
Dilerim kahrınla can verip ölsün!
Kalbinde tuz kadar bir yerim olsun
Adıma 'nefretim' deyiver gitsin!

alinti   
 

senerss

  • Üye
  • *
  • İleti: 14
  • Teşekkür 19
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2009 19:51:40
ÇOK SEVMEZSEN,ÇOK ACİMAZSİN
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...

nurcany

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 625
  • Teşekkür 837
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2009 22:54:32
ÇOK SEVMEZSEN,ÇOK ACİMAZSİN
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

çok doğru dizeler.......

nurcany

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 625
  • Teşekkür 837
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2009 23:11:24
 BEKLE GELİYORUM (38822 Hit)

Daha dün diyorsan geçen yıllara
Gözlerinde anılar hala yeşilse
Ve hala ıslaksa kirpiklerin
Bekle geliyorum...

Bırakıp bütün mutlulukları
Bırakıp bütün güzellikleri bir yana
Bekledinse yollarımı
Bekle geliyorum...

İsyan edip ağladığın mevsimlerde
Aşkımla silebildinse gözyaşlarını
Sevemedinse benden başkasını
Bekle geliyorum...

O bensiz gülüşler avutamadıysa seni
Dindiremediyse hasretini yıllar
Ve bir türlü unutamadınsa beni
Bekle geliyorum...

 AHMET SELÇUK İLKAN

Canur

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 364
  • Teşekkür 640
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2009 23:14:44
Gözlerin İstanbul Oluyor Birden

Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden.
Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım
Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen
Durgun sular gibi azalacağım
Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen.
Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince
Yalnız gözlerime bak diyeceksin.
Ellerim usulca ellerine değince
Kaybolup gideceksin
Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
Bir elim seni silecek.
Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere
Senin için yeni baştan can kesilecek.
Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
Sonra seni kaybetmek hemen her yerde
Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak
Yapayalnız kalmak iskelelerde.
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden.
 
Yavuz Bülent Bakiler
 

nurcany

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 625
  • Teşekkür 837
    • Çevrimdışı
  • # 15 Tem 2009 23:24:56
 BULUŞMAK ÜZERE (166446 Hit)

Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım

 CAN YÜCEL

JUJU

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 402
  • Teşekkür 288
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2009 00:41:58
Her şey yarım
Dışarıda sensiz bir pazartesi
Yeniden başlamak lazım
Hatırlamamak galiba en iyisi
Sensiz yarım
Yaşanacak ne varsa
Bir yanm
Merhaba diyor yeni gelen sabaha
Zifir karanlıkta kalmış
Sensiz yarım
Şarkılar yarım
Susmuş radyolarda aşk
Çekip gidişin gibi
Kapkara büyüyor yokluğun cehennemi
Yaruyor tutuşmuş yarım
Resimler yarım
Gözlerin yok saçların yok
Elele gülmüşüz güllerin önünde
Ellerin yok
Ağlıyor gülen yarım
Sözler yarım
Unutulmuş ne varsa sevdaya dair
En güzel yerinden susmuşsun aşkı
Seni seviyorum desen ne olur
Lal olmuş söyleyen yarım
Kapılar yarım
Vurup gidişin arkana bakmaksızın
Bir sızı bırakmışsın
Acıyor her kapı çalınışta
Seni bekleyen yarım
Sensiz yarım
Yaşanacak ne varsa
Bir yarım
Merhaba diyor yeni gelen sabaha
Zifir karanlıkta kalmış
Sensiz yarım
Aşk yarım
Ben yarım
Her şey yarım
Dışarıda sensiz bir pazartesi
Yeniden başlamak lazım
Hatırlamamak galiba en iyisi

Şiir: İbrahim Sadri

burcum7

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.923
  • Teşekkür 10856
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2009 18:14:02
SU OL !. . HAYAT VER. .VAZGEÇİLMEZ OL!. . .
Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler
dolusu ak; Dibi olmayan bir kovayı dolduramazın!
Yani seni dinlemeyenlere, sesini duyuramazsın.
Unutma , daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin.
Gürültünün parçası olursun sadece. . .

Suyun yanında olanlar , suyu en az içenlerdir.
Çünkü; "su nasılsa burada , lüzum yok ki içmeye" diye düşünürler. .
Aynen, sesini sürekli duyanların , seni dinlemedikleri gibi !. .

Su gibi yaşatıcı ol;
Sel gibi yıkıcı , sürükleyici ve öldürücü değil!
Sen bir su ol. . . Ama rahmet ol; Afet değil !
Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayılabileceğin;
Küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan,
hayat verirsin çevrene. . .
Ve yaşayabilirsin dünya dönmesine devam ettiği müddetçe !
Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen; korkulan ve kaçılan olursun,
seller ve afetler gibi. . .

Tercih elindeydi hep ve hep de senin ellerinde olacak !
Ya tutmayı öğreneceksin dilini veya hiç durmadan konuştuğun için,
Sadece bomboş ve anlamsız sesler çıkartan birisi olduğunu
zannettireceksin çevrendeki insanlara !

Yapman gereken şey ;
Düşüneceksin ne zaman ne söyleyeceğini ,
Düşüneceksin kimin dinleyip kimin dinlemediğini,
Düşüneceksin kimin anlayıp anlamadığını,
Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini,
Hatta anlayanların anladıklarında senin anlattıklarının ne kadarı
olduğunu düşüneceksin . .
Ve konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek,
En az ama en uygun kelimeleri seçmeye çalışacaksın !

Ve son olarak;
Su gibi bir küçük bardağın içine sığdır ki kendini;
Girebilmeyi öğren insanların damarlarına!. .
HAYAT VER. . . .
Ağzını açıp şelâleden dökülen suyu içmeye çalışan bir tavşan gördün mü
hiç? Kaplanlar bile, içebilmek için suyun durulmasını bekler.
Beyni olan her yaratık gibi !
Şimdi sen, SU olduğunu düşün.
Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar tükenmez.
Su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün
VAZGEÇİLMEZ OL !. . .



Eğitimci35

  • Moderatör
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 5.235
  • Teşekkür 87891
    • Çevrimdışı
  • # 16 Tem 2009 19:46:41
Bir Gün Mutlaka

Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telaş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel, düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda, sandviç yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz
Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl bitebilir bir bombayla, nasıl kazanabilir o kirli adamlar
Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü, temiz bir gömlek giyiyorum
Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu hân-ı yağma
Ama yorgunum şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli bir pardesü
Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir kitapları
Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür ucundaki ırmakları
Bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor orda
Köprülerden geçiyorum, karanlık yağmurlu bir gün, yürüyorum istasyona
Bu evler hüzünlendiriyor beni, bu derme çatma dünya
İnsanlar, motor sesleri, sis, akıp giden su
Ne yapsam... ne yapsam... her yerde bir hüzün tortusu
Alnımı soğuk bir demire dayıyorum, o eski günler geliyor aklıma
Ben de çocuktum, sevgililerim olacaktı elbette
Sinema dönüşlerini düşünüyorum, annemi, her şey nasıl ölebilir, nasıl unutulur insan
Ey gök! senin altında sessizce yatardım, ey pırıl pırıl tarlalar
Ne yapsam... ne yapsam... Dekart okuyorum sonradan...
Sakallarım uzuyor, ben bu kızı seviyorum, ufak bir yürüyüş Çankaya'ya
Bir pazar, güneşli bir pazar, nasıl coşuyor yüreğim, nasıl karışıyorum insanlara
Bir çocuk bakıyor pencereden hülyalı kocaman gözlü nefis bir çocuk
Lermontov'un çocukluk fotoğraflarına benzeyen kardeşi bakıyor sonra
Ben şiir yazıyorum daktiloda, gazeteleri merak ediyorum, kuş sesleri geliyor kulağıma
Ben mütevazi bir şairim, sevgilim, her şey coşkulandırıyor beni
Sanki ağlayacak ne var bakarken bir halk adamına
Bakıyorum adamın kulaklarına, boynuna, gözlerine, kaşlarına, yüzünün oynamasına
Ey halk diyorum, ey çocuk, derken bende bir ağlama
İlençliyorum bütün bireyci şairleri, hale gidiyorum portakal almaya
İlençliyorum o laf kalabaklıklarını, kurumuş yürekleri, bireyin kurtuluşunu filan
İlençliyorum o kitap kurtlarını, bağışlıyorum sonradan
Uzun kış gecelerinden sonra kim bilir nasıl olur her şey
Uzun kış gecelerinden sonra, masallarda anlatılan
Durup durup bunları düşünüyorum, bir sevinci bir hüzün izliyor arkadan
Yüreğim ipe sapa gelmez bir bahar göğü, Türkçe bir yürek kısaca
Beklemek usandırıyor, telaşlı telaşlı bir şeyler anlatıyorum sağda solda
Bir otobüse biniyorum, inceliyorum bir böceği tutarak kanatlarından merakla
Yürürdüm eskiden baharda, o yıkıntıların ve çayırların olduğu alanlara
Aklıma şiiri gelirdi o yaşlı Amerikalının, sonbaharı anlatan şiiri
Çayırlar vardı o şiirde, baharı anımsatan ne de olsa
Böylece yeniden hazırlanıyorum bir coşkuya, yeniden sokaklara fırlamaya
Kendimi atmak için bir uçurumdan balıklama
Büyük ve mavi bir şey izlenimi var bende, gördüğüm filmlerden mi ne
Bir şapka, telaşlı bir gök, sıcak yapay bir dünya
Anlat anlat bitmiyor, bitmiyor bendeki daüssıla
Bütün sevgilerimi harcayabilirim bir çırpıda, yağmurlu o yollar geliyor aklıma
Benzin kokuları, ıslak direkler, babamın esmer bir somun gibi tombul ve sıcak elleri
Uyurdum. Bir de bakmışsın yeni bir film sinemada, şehirde yeni bir kız, kahvede yeni bir garson
O üzgün ve sabahlıklı dururdu balkonda...
Şimdi ne var hüzünlenecek burda, nedir bu çatlatan yüreğimi bu telaş
Sanki yarın ölecek gibiyim, birazdan polisler gelecek ya da
Gelip alacaklar kitaplarımı, daktilomu, bu şiiri, sevgilimin fotoğrafını duvarda
Soracaklar babanın adı ne, nerde doğdun, teşrif eder misiniz karakola
Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür ucundaki ırmakları
Bir kız sessizce ölüyor, sessizce Vietnam' da
Ağlayarak bir yürek resmi çiziyorum havaya
Uyanıyorum ağlayarak, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey ithalatçılar, ihracatçılar, ey şeyhülislam!
Bir gün mutlaka yeneceğiz! Bir gün mutlaka yeneceğiz! Bunu söyleyeceğiz bin defa!
Sonra bin defa daha, sonra bin defa daha, çoğaltacağız marşlarla
Ben ve sevgilim ve arkadaşlar yürüyeceğiz bulvarda
Yürüyeceğiz yeniden yaratılmanın coşkusuyla
Yürüyeceğiz çoğala çoğala...

Ataol BEHRAMOĞLU

sakin

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.253
  • Teşekkür 885
    • Çevrimdışı
  • # 17 Tem 2009 00:03:24
Can Üstüne

Güz yanımı yaza verdim
Baharlardan geliyorum
Bir sevdayı yürek bildim
Dolu dizgin seviyorum

Kara bulutlar üşüşsün
Geçit vermesin uzaklar
Karanlıklar tetik dursun
Umurumdamı tuzaklar

Yar üstüne, Yar üstüne
Söz söyletmem yar üstüne
Azraile boyun eğmem
Ölüm Gelsin Baş üstüne...

Dağ yanımı düze verdim
Uzaklardan geliyorum
Bir yiğide canım dedim
Canım gibi seviyorum


Eğitimci35 öğretmenimin sitesinden alıntıdr.

 

Egitimhane.Com ©2006-2023