Konu: Sevdiğimiz Şiirler  (Okunma sayısı 3404881 defa)

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.016
  • Teşekkür 38163
    • Çevrimiçi
  • # 31 Tem 2020 16:30:57
nasıl
bir aşk,
nasıl bir şarkısın sen
ömür boyu dilden düşmeyen
ve son nefeste dahi dudakta bitiveren

“son
arzum
nedir diye gelip bana sorsalar,
gözlerime bakıp da her şeyi anlasalar”
ne yazar, neye yarar olmayınca ömrümde sen

ses ver,
nefes ver
kala kaldım, meraktayım
ne beyaz sana, ne de siyah bize yakışır anla
dokun sesime, sessizliğime bu ne dumandır araftayım

kanat
olduğunu,
hayat olduğunu bilmem yetmez
haydi sokul artık figanıma ya da ses ver feryadıma
benim olamasan da, hayatta olduğunu bileyim yeter sevgili

nasıl
bir aşk,
nasıl bir ayrılıksın sen
ömür boyu hasretliğe yediveren
ve gün batımında dahi gülaydınlığa benek benek tomurcuk veren…

Ilhan ASICI

ecem13

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 71
  • Teşekkür 1486
    • Çevrimdışı
  • # 01 Ağu 2020 01:13:32
rüzgar;
kimi zaman
kulağına sessizce
kimi zaman
kulak zarını yırtarcasına konuşurdu
sen, duysan da duymasan da
o bildiğini okurdu…
aşk;
kimi zaman
kapını sessizce
kimi zaman
kırarcasına çalıyordu
sen, duysan da duymasan da
o bildiğini okurdu…
anlaşılan o ki
ses,
doğanın ve insanın
en önemli algısıydı…

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.433
  • Teşekkür 153503
    • Çevrimdışı
  • # 01 Ağu 2020 08:44:22
Yutkundu Egdi Başını

Gitmişti makama arz-ı hâl için,
'Bey' dedi, yutkundu, eğdi başını.
Bir azar yedi ki oldu o biçim...
'Şey' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Kapıdan dört büklüm çıktı dışarı,
Gözler çakmak çakmak, benzi sapsarı...
Bir baktı konağa alttan yukarı,
'Vay' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Çekti ayakları kahveye vardı,
Açtı tabakasın, sigara sardı.
Daldı.. neden sonra garsonu gördü,
'Çay' dedi, yutkundu, eğdi başını.

İçmedi, masada unuttu çayı;
Kalktı ki garsona vere parayı,
Uzattı çakmağı ve sigarayı,
'Say' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Döndü, gözlerinde bulgur bulgur yaş,
Sandım can evime döktüler ateş.
Sordum: 'memleketin neresi gardaş? '
'Köy' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Yürüdü, kör-topal çıktı şehirden,
Ağzına küfürler doldu zehirden;
Salladı dilini... vazgeçti birden,
'Oy' dedi, yutkundu, eğdi başını.

ABDURRAHİM KARAKOÇ

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.016
  • Teşekkür 38163
    • Çevrimiçi
  • # 03 Ağu 2020 19:16:30
Sen hiç sevdin mi için titreyerek birini...Yada kırılıp incinmesinde korkarak öpmeye kıyamadığın oldu mu onu...Hani gözlerine bakmaya doyamazsın ya sen hiç aşık oldun mu kendini unutarak onda...Hem de öyle böyle değil, hani körkütük aşık olursun ya onsuz geçen her anı yaşanmamış sayarsın ömründen...

İşte öyle kendini tüketerek özledin mi hiç birini...

Peki sen sonunu düşünmeden hesapsızca sevdin mi birini... Yada uçsuz bucaksız bir hayalin peşinden koşarken düşlerini kaybetmekten deli gibi aklın çıktı mı ... Aşk iki ayrı bedende tek bir kalp olmakmış...Peki sen hiç onun ellerini tutarken, kalp atışlarını onunla birlikte hissetin mi...Hatta kalbin yerinden fırlayacak gibi oldu mu hiç...

Peki ya onunla dolu bir rüyadan uyanınca, uyandığına bin defa pişman oldun mu ... Yada rüzgar alıp götürür diye korkarak içine çektin mi onun kokusunu ...

Şimdi elini vicdanına koyda Allah için söyle sevdiğim;

     ''Seni sevdiğim kadar, sen hiç beni sevdin mi...''

ferat_0123

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 14
  • Teşekkür 63
    • Çevrimdışı
  • # 07 Ağu 2020 15:24:49
Birgün Gözlerimin Taa İçine Bak,
Anlarsın ..
Ölüler Niçin Yaşarmış..... Sezai Karakoç

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.768
  • Teşekkür 44573
    • Çevrimdışı
  • # 09 Ağu 2020 14:47:47
Ey aşk, yaptığını beğendin mi:
Yetimler gibiyim ziyafetten aç dönen
Ters yakılan sigara, hemencecik söndürülen
Yoksulluk ile vakit geçer mi…

Uyanmış kalmışım nasıl şey bu
Toprağa baktım yerinde yoktu;
Şiirden aşağıya attım kendimi
Düşerken düşündüm ölmesem mi

Anlatıyorum hiç konuşmadan
Buğdayın içini dökmesi gibi…
Bugün dalgınım, dün de dalgındım
Aç bile değildim aynaya bakmasaydım
Dünden kalan yemekleri yerkenki gönülsüzlük gibi
Buradayım…

Burayı sevmiyorum bahsetmişimdir
Unufak olmak iyidir olmamaktan
Hiç böyle demedim, yarabbim bilir
Bu bozuk güzellik kalbimi yoran

Bir sandalye çektim zor günlerin altına
Ah ama,

Kimse yüz vermiyor bana, sandalye bile
Beni çağırıyor, yarım kalan ne varsa
Bana düşüyor, her yağmur tanesini
Suya götürmek, o serin ırmaklara

Öyle ya,
Bir almanı herkes tanır miğferi varsa
Moskofu da tanırlar yatıp uyumamışsa
Bunları şunun için anıyorum burada
Kim tanır beni şaşkınlığım olmasa

Bağırıp duruyorum denizin ortasında
Su buradan ne kadar uzakta

İbrahim Tenekeci'

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.016
  • Teşekkür 38163
    • Çevrimiçi
  • # Bugün, 12:17:08
Bir yolun varsa gidilecek sona bırakma,
Bir sözün varsa dilden yüreğe, hiç susma,
Görmen gerekiyorsa birini, git yanına,
Okşaman gereken bir yürek varsa, esirgeme elini...
Hayat çok zalim,
An gelir elini, gözünü, yolunu, yüreğini alır senden,
O zaman, istesen de dokunamaz, gidemez, söyleyemez olursun...
~Can Yücel~

Işıklar icinde uyu...

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK