Konu: Sevdiğimiz Şiirler  (Okunma sayısı 3389138 defa)

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.277
  • Teşekkür 152119
    • Çevrimiçi
  • # 27 Haz 2020 20:22:53
Kırılgan bir çocuğum ben 
Yüreğim cam kırığı 
Bütün duygulardan önce 
Öğrendim ayrılığı 
Saldırgan diyorlar bana 
Oysa kırılganım ben 
Gözyaşlarım mücevher 
Saklıyorum herkesten 
Ürküyorlar gözümdeki ateşten 
Ürküyorlar dilimdeki zehirden 
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen 
gözükara cesaretimden 
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum, 
Bir yanı çılgın dağ doruğu. 
Oysa böyle yapmasam ben 
Nasıl korurum içimdeki çocuğu? 
Bir yanım çılgın nar ağacı 
Bir yanım buz sarayı..

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.973
  • Teşekkür 37636
    • Çevrimdışı
  • # 28 Haz 2020 09:01:56
İki Kalp
İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.

Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.758
  • Teşekkür 44443
    • Çevrimdışı
  • # 28 Haz 2020 18:29:17
Unutuyorum kentin kirini denize bulaştıkça
Hayat kendini kuruyor, aklımdan çıkmıyor
Çocukluğum.
 Ardıma takılıyor yüzüm
Çirkin, korkak, şımarmaktan utanan
Ve tanrıya çokça sığınan
Herşeyde bir merak bırakıyorum, yarım kalıyor
Bıkkınlığım, hevesim, sevgim, çok şey
Aşk beni yaratıyor içimden doğru
Çıkıyorum, konuşuyorum, güzelleşiyorum
Dostlarım oluyor.
Sanki ben ben olmasaydım da olacaktı bunlar
Bir baca tütecekti yine de, bir çiçek açacaktı
Neden insanların ilgilenmediğine şaşarak
Eskidikçe büyüyen bir dünyada yaşamak
Biraz daha kirlenerek yaşamaktır.
Lüzumsuz şeylere katlanmak
Ruhuna ıramaktır.
Unutuyorum, şehrin gürültüsünü sesine yaklaştıkça
Bülbülün kuşluğunu unutuyorum,
Seni bir melek gibi duyumsuyorum
Ve aşkı kuşkulardan arıtıyorum
Şehri unutuyorum..

İlhami Atmaca'

ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.081
  • Teşekkür 11641
    • Çevrimdışı
  • # 29 Haz 2020 13:05:00


         h.n.a.



KÜR'ŞAD MARŞI

Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz;
Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağı'na.
Halbuki yoldaşını bırakıp kaçanların,
Değişilir topu da bir sokak kaltağına

Kürşad'ın narasıyla indik Tanrı Dağı'ndan;
Ruhumuzu kandırdık Orhun'un kaynağından.
Bu kaynaktan içenin yürekleri tunç olur;
TÜRK' e kefen biçenin ölümü korkunç olur.

Delinse yer, çökse gök, yansa kül olsa dört yan,
Yüce dileğe doğru yürürüz yine yayan.
Moskoflardan, yankeden, masonlardan yılmayan.
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz.

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.654
  • Teşekkür 22332
    • Çevrimdışı
  • # 30 Haz 2020 02:51:55
Kutlanır mı be

Kırk beşi devirdim bu saatlerde
Bir ışık aradım boş vaatlerde
Düş kurup gezindim saadetlerde
Böyle doğum günü kutlanır mı be

Yokluğun hep zehir kattı aşıma
Yine sensiz girdim yeni yaşıma
Köpek öldüreni diktim başıma
Böyle doğum günü kutlanır mı be

Vuslata giderken yolu şaşırdım
Kayboldum mazide gerçeğe sır'dım
Şişeyi resminin üstünde kırdım
Böyle doğum günü kutlanır mı be

Meçhulde yitiğim aratın beni
Bulunsam cehenneme atın beni
Mümkünse en baştan yaratın beni
Böyle doğum günü kutlanır mı be

Mehmet Karabulut 2

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.654
  • Teşekkür 22332
    • Çevrimdışı
  • # 30 Haz 2020 03:02:27
Doğum Günü

her doğum günü,
zaman bir kurşun gibi delip geçer yüreğimden
yok olur özenle beslediğim,
gümüş tenli yıllarım…

kalbime darbe vurur hâla
çocukluğumdaki çizgi, sekileme, dokuztaş…
her doğum günü neşem eksilir bir an
nedir yüzümde çizgilerdeki bu telaş:..

bir hazan rüzgarına kapılır aynalar
her doğum günü ihtiyarlık değer tenime
saçlarımı yavaş yavaş çiğ öper
ya da eller, yeller, seller alır! .. her doğum günü
oysa razıyım nerede o yalancı bahar
nerede o dost bildiğim unutulan insanlar
her doğum günü teker teker gelir aklıma…

zaman bir kurşun gibi delip geçer yüreğimden
yok olur özenle beslediğim,
gümüş tenli yıllarım…
her doğum günü…

dostlarım, sevdiklerim neşeyle kutlar
ölüme bir adım daha yaklaştığımı düşünmeden..
hüznünü yüklenirim ben her doğum gününde
benim ve sevdiklerimin..
daha da duygusallaşırım.
bir günlük yalancı bahar
ömürden giden bir yıl daha..
daha da severim sevdiklerimi
her doğum gününde …
dostlarımı düşünürüm, düşmanlarımı
sonra gümüş tenli yıllarımı…
yayladağ’ ın o saf, masum yüzünden
esrarkeş, kozmik kentlere kaçışımı..
içim burkulur her yıl yeniden

zaman bir kurşun gibi delip geçer yüreğimden
yok olur özenle beslediğim
gümüş tenli yıllarım…
altın sarısına inat! ...
doğum günün kutlu olsun
sevgili eşim! ...
doğum günün kutlu olsun…

Abdurrahman Kara

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.277
  • Teşekkür 152119
    • Çevrimiçi
  • # 03 Tem 2020 16:03:52
Anne kaç kere aç kaldın biz yiyelim diye 
Anne kaç gününü sana zindan ettik 
Anne uykunu aldık mı gözlerinden 
Anne kaç gece sardın bizi sabahın ışığına 

                     Mustafa ÇALIŞKAN

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.973
  • Teşekkür 37636
    • Çevrimdışı
  • # 03 Tem 2020 21:53:27
Şimdi ikimizin bir fotoğrafı olmalıydı ama öyle duvara asmalık değil.
Cüzdanda taşımalık da değil.
Telefonda saklamalık hiç değil.
İstiyorum ki kitap arasında unutulmalık bir fotoğrafımız olsun.
Bundan üç yüz yıl sonra birisi o fotoğrafı bulsun ve desin ki:
Bir adam, bir kadına nasıl bu kadar güzel bakar..?
Ahmet Batman

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK