Konu: Anlamlı Yazılar  (Okunma sayısı 97858 defa)

hicran10

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.088
  • Teşekkür 2642
    • Çevrimdışı
  • # 16 May 2020 16:03:25
“Kendinden kaçanlara
saklanacak yer kalmaz dünyada
gün gelir kendileriyle tanışırlar
asıl yalnızlık o zaman başlar
hayata geç kalmıştır kendine geç kalan.
Şairin dediği gibi ,
Bir daha yaşamak zorunda kalır
geçmişi anlamayan.”

Murathan Mungan

Kardelen-

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.616
  • Teşekkür 5189
    • Çevrimiçi
  • # 16 May 2020 16:19:17
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
..
:(

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.859
  • Teşekkür 36678
    • Çevrimdışı
  • # 16 May 2020 16:23:32
Bir çiçeğin akşamı, elbet
bir çiçeğe benzeyecek...

Turgut Uyar

Can Yongası

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 73
  • Teşekkür 449
    • Çevrimdışı
  • # 17 May 2020 16:52:58
YOK EDİYORUZ

Önce kendimizi. Daha da özeli; kendimi yok ediyorum. (Nefsiii, nefsiii)

Nasıl yapıyoruz(m)?

Facebook'a bakıyorum mesela. Gözlerimin beynime ilettikleri sırasıyla şunlar:

- Opr. Dr. Salih Selman'ın açık tebliği. (Video)
- Bir dağ evi görselinde anlamlı bir yazı
- 19 Mayıs'ın anlamına ilişkin bir video
(Bu arada videolar otomatik oynamaya başlayınca istesem de istemesem de ilk 3-5 saniyesini görüyorum)
- "Atatürk olmasaydı ne olurdu" başlıklı yazı.
- Salih Mirzabeyoğlu hakkında gazete görselleri ve ilgili not.

...

Devam edip gidiyor.

Ansızın bir ayet çıkıyor karşıma, apansız bir hadis çarpıyor gözüme, bir düğün fotoğrafı, bir cenaze görseli...

Beyin hangi birini ciddiye alıyor zaman sonra? Ya da beyin hangi birine yetecek kapasitede? Ya da beyin neylesin?

Beyin ne yapıyor biliyor musunuz? Hiçbirini ciddiye almıyor. Sadece o an, o saniye görüyor ve giderek çöpe dönen tüm iletileri yok sayıyor. Hem zamanım gidiyor, hem beynimi yok ediyorum. Bence sistem de tam olarak bunu istiyor.

Bunu tekrar edeyim. Sistem tam olarak beynimizi yok edip zamanımızı heba etmemizi istiyor.

Sadece Facebook değil, bunun Instagram'ı var, WhatsApp'ı var, Twitter'ı var.

Çocuklarımızı da yok ediyoruz. Çizgi filmler saniyede bilmem kaç renk, kaç hareket atıyor minicik beyinlere. Karakter düşüyor, vuruyor, kırıyor ama hayatı devam edip gidiyor. Çocuğun beyni de her şeyin böyle işlediğini düşünüp duyarsızlaşıyor. Nasıl olsa hayat denilen şeyin bölümleri devam edip gidiyor.

Ne yapmalı? Ne yapmalıyım? Beynimi ve çocuklarımın beynini korumalıyım.

Nasıl?

Uzak durarak. Ekranı kendime ve çocuklarıma yasaklamalıyım.

Dur bakalım, var bir hayalimiz..

hicran10

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.088
  • Teşekkür 2642
    • Çevrimdışı
  • # 17 May 2020 18:01:10
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
YOK EDİYORUZ

Önce kendimizi. Daha da özeli; kendimi yok ediyorum. (Nefsiii, nefsiii)

Nasıl yapıyoruz(m)?

Facebook'a bakıyorum mesela. Gözlerimin beynime ilettikleri sırasıyla şunlar:

- Opr. Dr. Salih Selman'ın açık tebliği. (Video)
- Bir dağ evi görselinde anlamlı bir yazı
- 19 Mayıs'ın anlamına ilişkin bir video
(Bu arada videolar otomatik oynamaya başlayınca istesem de istemesem de ilk 3-5 saniyesini görüyorum)
- "Atatürk olmasaydı ne olurdu" başlıklı yazı.
- Salih Mirzabeyoğlu hakkında gazete görselleri ve ilgili not.

...

Devam edip gidiyor.

Ansızın bir ayet çıkıyor karşıma, apansız bir hadis çarpıyor gözüme, bir düğün fotoğrafı, bir cenaze görseli...

Beyin hangi birini ciddiye alıyor zaman sonra? Ya da beyin hangi birine yetecek kapasitede? Ya da beyin neylesin?

Beyin ne yapıyor biliyor musunuz? Hiçbirini ciddiye almıyor. Sadece o an, o saniye görüyor ve giderek çöpe dönen tüm iletileri yok sayıyor. Hem zamanım gidiyor, hem beynimi yok ediyorum. Bence sistem de tam olarak bunu istiyor.

Bunu tekrar edeyim. Sistem tam olarak beynimizi yok edip zamanımızı heba etmemizi istiyor.

Sadece Facebook değil, bunun Instagram'ı var, WhatsApp'ı var, Twitter'ı var.

Çocuklarımızı da yok ediyoruz. Çizgi filmler saniyede bilmem kaç renk, kaç hareket atıyor minicik beyinlere. Karakter düşüyor, vuruyor, kırıyor ama hayatı devam edip gidiyor. Çocuğun beyni de her şeyin böyle işlediğini düşünüp duyarsızlaşıyor. Nasıl olsa hayat denilen şeyin bölümleri devam edip gidiyor.

Ne yapmalı? Ne yapmalıyım? Beynimi ve çocuklarımın beynini korumalıyım.

Nasıl?

Uzak durarak. Ekranı kendime ve çocuklarıma yasaklamalıyım.

Dur bakalım, var bir hayalimiz..
Öğretmenim güzel değinmişsin. Ancak bir de yaşamın içinde yer alan gerçekler var. Ekranı tamamen kapatmak bir yetişkinin bile çevresinde olup biteni objektif görmesinin önüne geçer.
Doz çocuklar için iyi ayarlanmalı, beklentiye uygun Model olunmalı...
Gönül rahatlığınca ekran ne zaman kapanır,, *Çalışma hayatı bitince,
*Çocuklarınızın bakış açısı ve olgun yaklaşımlarına saygı duymaya başladığınızda..
Kısaca hayat ekranı kapatacak kadar toz pembe değil, bence..

hicran10

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.088
  • Teşekkür 2642
    • Çevrimdışı
  • # 17 May 2020 18:26:23
Vaktiyle bir padişah kendisine bir vezir bulmaya karar vermiş ve böyle kocaman birkapı yaptırmış.

Yaptırdığı kapının ortasına onlarca kilit yaptırmış. Kimisi sürgülü, kimisi halka kilit
vesaire derken baştan aşağı her tarafa kilit yaptırmış.
Ve sonra vezir adaylarını bir bir buyur etmiş.

İlk giren adama demiş ki:
- "Sen benim vezirim olmak istiyorsun, değil
mi?"
O da demiş:
- "Evet efendim."

- "Eğer benim vezirim olmak istiyorsan, şu kapıyı anahtar kullanmadan, levye
kullanmadan, hiç bir alet kullanmadan açmanı
istiyorum" demiş.

Vezir adayı şöyle bir dönmüş kapıya, bakmış
ve demiş ki:
- "Efendim bu mümkün değil, kaldı ki anahtar bile olsa bu kapıyı açmak saatler sürer."

O da demiş ki:
- "Peki, sen git ötekisi gelsin."

Öteki gelmiş, ona aynısını söylemiş, O demiş:
"Efendim mümkün değil anahtar bile olsa..."
Öteki gel, öteki gel falan derken, en son vezir adayı girmiş içeriye. Padişah demiş ki:
- "Sen vezir olmak istiyorsan, şu kapıyı
anahtarsız, levyesiz, hiç bir alet edavat
kullanmadan açmanı istiyorum."

Adam şöyle bakmış kapıya, bakmış, dönmüş
demiş ki padişaha:

- "Devletli Sultanım!
Aslında aklım der ki: 'Bu kapı böyle açmaya açılmaz.' Lakin bize itmek düşer"
demiş ve elini uzatıp o kapıyı şöylece ittiğinde kapının açılıverdiğini ve aslında kilitlerin hiç birinin kapalı olmadığını görmüş.

Yani şunu demek istiyoruz;

Cenâb-ı Hakk'ın rızası nerede saklı hiç birimiz
bilmiyoruz...

Belki bir vakit namazda saklı...

Belki bir yetimin başını okşayacağız şefkatle...
Belki bir kediye su vereceğiz merhametle...

Belki yanımızdan geçen ve hiç tanımadığımız birine: 'Esselamu aleyküm ve rahmetullah' diyeceğiz,

Ve belki o da mukabele de bulunacak: 'Ve aleyküm selam ve rahmetullah' diyecek...

Bu yüzden Cenab-ı Allah'ın rızası hangi kapıda saklı diye, biz kullara itmek düşer..
Yani inancımızın gereğini yapmak düşer.

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 20.968
  • Teşekkür 149623
    • Çevrimdışı
  • # 17 May 2020 19:01:38
Hayat bugündür.. 
Oysaki düşündüğümüz hep yarın.
Ömrümüz sürekli bir şeyleri yarına ertelemekle geçiyor.
Hayallerimizi, umutlarımızı, sevgi sözlerimizi,
Affetmeyi, inandıklarımızı gerçekleştirmeyi hep yarına erteliyoruz.
Ama bir şeyi unutuyoruz...
Neyi mi? 
Yaşanacak kaç yarınımız olduğunu bilmediğimizi, akıl etmeyi..
........

hicran10

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.088
  • Teşekkür 2642
    • Çevrimdışı
  • # 18 May 2020 10:24:51
Bir bilgeye zehirin ne olduğunu sormuşlar .
 Demiş ki:
“İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir.
Fazla güç, fazla dinlenmek, fazla yiyecek,
fazla ihtiras, fazla korku, fazla sakinlik, öfke,
fazla neşe, nefret hatta iyi niyet.”
Yaşamın özü ve şifası
dengede kalabilmektir.

ayselaysel

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 501
  • Teşekkür 618
    • Çevrimdışı
  • # 18 May 2020 10:31:55
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Bir bilgeye zehirin ne olduğunu sormuşlar .
 Demiş ki:
“İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir.
Fazla güç, fazla dinlenmek, fazla yiyecek,
fazla ihtiras, fazla korku, fazla sakinlik, öfke,
fazla neşe, nefret hatta iyi niyet.”
Yaşamın özü ve şifası
dengede kalabilmektir.
Tek kelimeyle muhteşem yazı...

hicran10

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.088
  • Teşekkür 2642
    • Çevrimdışı
  • # 18 May 2020 22:51:56
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN"
Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletimin hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir."                         
 M.Kemal ATATÜRK

hicran10

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.088
  • Teşekkür 2642
    • Çevrimdışı
  • # 19 May 2020 03:39:00
Bildiklerini anlat, ama akıl vermeye kalkma;
Anlatılanları iyi dinle, ama hepsini doğru sanma;
Sessiz kalmak bir şey bilmediğin anlamına gelmez;
Çok konuşmakta çok şey bildiğini göstermez;
Herkesi kendine eşit gör, her kim olursa olsun
Bir insanı küçümsemek akılsızlık,
Çok büyük görmekte korkaklıktır.
Cesaret akıldan gelirse cesarettir,
Bilgisizlikten gelirse cehalettir.

Kızılderili Atasözü

Can Yongası

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 73
  • Teşekkür 449
    • Çevrimdışı
  • # 19 May 2020 23:19:31
NOTLAR

Kıyametin emeklilikten yakın olma ihtimali gerçeğine rağmen emekliliğin kıyametten daha çok düşünülüyor olması sorunsalı.

*****

Nurettin Topçu'nun, "hiçbir dersime abdestsiz gitmedim. Her gün mabede gider gibi okula gidip ders anlattım." demesiyle verdiği ders.

*****

Her geceyi Kadir, her geleni Hızır bilmenin insanı haddini bilmeye götürmesi.

*****

Verdiğimiz sözleri tutma gayretimizin de iman göstergesi olması. (Seçimlerden önceki ve sonraki söylemler, eylemler muhasebesi)

*****

İlk emri "dinle" olmayan bir Kitabın ilk emrinin ciddiye alınmaması.

*****

Ömrümüzden bir Ramazan daha geçiyorken Baki Olan'ın (geçmeyecek olanın) rızasına mazhar olabilme duası...

*****

SON

burcum7

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.120
  • Teşekkür 12600
    • Çevrimdışı
  • # 20 May 2020 00:33:30
Diğer insanların yaptıkları şeyler ancak biz izin verirsek bizim ruhumuzu zedeler. Doğan Cüceloğlu/Savaşcı


hicran10

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.088
  • Teşekkür 2642
    • Çevrimdışı
  • # 20 May 2020 02:01:14
İnanan insanın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün.
Gönlü herşeyden geniştir, nefsi herşeyden alçak.
Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır,
Gamı gussası uzundur, düşünmesi derin, susması fazladır.
Vakti yoktur, çok şükreder, çok sabreder,
Düşünceye dalmıştır.
İhtiyacı olanları görünce, kendi ihtiyacını hatırlamaz bile.
Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak.
Şeref bakımından serttir,
huy bakımından alçak.”

bergüzar

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.050
  • Teşekkür 9691
    • Çevrimdışı
  • # 20 May 2020 08:24:47
Bir ölüyü toprağa vermek başka;
akla defnetmek bir başka;
kalbe gömmek ise bambaşka.
Toprak çürütür;
Akıl unutur;
Kalp ise kendi çürür.
Ihsan Fazlıoğlu

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK