Konu: Bunları Biliyor Musunuz?  (Okunma sayısı 468843 defa)

alper bocut

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.056
  • Teşekkür 2767
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ağu 2019 12:51:55
YAVUZ SULTAN SELİM

Tarih Yavuz’un özel ilgi alanıydı. Ayrıca Osmanlı padişahları içerisinde çok okumaktan dolayı gözlerinin bozulduğu ve bu yüzden mercek kullandığını bildiğimiz ilk Osmanlı padişahıdır. Geceleri 3-4 saat uykuyla yetinir,diğer zamanlarını okuyup yazmakla geçirirdi.

Topkapı Sarayı’nda bulunan ve sol kulağında incili bir küpe görünen resim genellikle Yavuz’a atfedilirse de ona ait değildir. Kulağında küpe hele bu resimdeki gibi incili bir küpe taşıdığı söylenemezse de, bazı yerlerde menguş yani bakır bir halka taktığı rivayeti geçmektedir.

Yavuz’un hobisi kuyumculuktu. Dil olarak Farsça, Arapça ve Tatarcayı öğrenmişti.

İyi yay yapmayı, ok atmayı çocuk denecek yaşlarda öğrenmişti. Çok mahir bir avcıydı.

Aynı zamanda bir koleksiyonerdi.Kutsal emanetler koleksiyonu vardı ayrıca Topkapı Sarayı’ndaki çini koleksiyonununda çok önemli bir kısmı ona aittir.

‘İki Şerefli Şehrin(Mekke ve Medine)Hâkimi’ unvanını kabul etmemiş ‘Hakim’ yerine ‘Hadim’ yani ‘Hizmetkar’ denilmesini istemiştir.

Bazı kaynaklarda Mevlevi olduğu yazılır.

alper bocut

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.056
  • Teşekkür 2767
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ağu 2019 12:52:26
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN

Divan edebiyatının en fazla gazel yazan şairi unvanını açık farkla elinde tutar.

Çağının en şık giyinenlerindendir ve mücevherlere merakı had safhadadır.

Babası Yavuz gibi kuyumculuğa meraklıydı. Ayrıca Fatih gibi değerli taşalara tutkundu.

Kaliteli bir müzik kulağına sahipti ve iyi bir hat ustasıydı.

Arapça, Farsça, Tatarca ve Çağataycayı öğrenmişti.

Seramik meraklısıydı.

Kavaf(haffaf)yani kundura imalatçısıydı.

Hemen her kaynak nikris(gut veya damla) ve artrit hastalıklarından mustarip olduğunu yazmaktadır. Ölümünede bu hastalıklar sebep olmuştur.

46 yıl padişahlık yapan Kanuni Osmanlı tarihinde en uzun süre hükümdarlık yapan kişi olmuştur.

alper bocut

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.056
  • Teşekkür 2767
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ağu 2019 12:53:28
II. ABDÜLHAMİT

Onun döneminde halkla birlikte bir modernleşme yoluna gidilmiştir.

Şehzadeliğinde piyano ve Batı müziği dersleri aldı ve keman çaldı.

Modern bahçe bakımına ilgi gösterdi.

Sedef ve fildişi kakma, oyma ve süsleme işlerindeki maharetinin aynı sıra usta bir marangozdu.

Antika koleksiyonuna sahipti.

Padişahın başka bir merakı da polisiye roman okumak daha doğrusu okutmaktı.

Seyahat edemediği için bütün dünyaya ait seyahatnameleri tercüme ettirip okutmuştur.

Fotoğrafçılığa merakı vardı, ama kendisinin fotoğraflarının çekilmesinden hiç hoşlanmazdı.

Saat tamirciliğinde ustaydı.

Özenli ama sade giyinen padişah pantolonu namaz kılarken kırıştığı için günde iki üç defa elbise değiştirirdi.

alper bocut

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.056
  • Teşekkür 2767
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ağu 2019 12:55:20
İstanbul tıp fakültesinde 1980 yılında yapılan bir araştırmada, diz eklemi romatizması olan ve namaz kılan 30 hasta ile, yine diz eklemi romatizması olan ve namaz kılmayan 30 hasta karşılaştırıldı. Namaz kılanlarda şikayetler ve hastalık belirtileri 50 yaşından sonra ortaya çıkarken, bu hastalık namaz kılmayanlarda 40 yaşından itibaren görülüyordu.

alper bocut

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.056
  • Teşekkür 2767
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ağu 2019 12:55:49
Namaz kılanların ekleminde 10 derecelik hareket kısıtlanması varken, kılmayanlarda bu kısıtlama 25 dereceye ulaşıyordu. Bu araştırmaya katılanlardan namaz kılanlar, 10 basamaklık merdiveni ortalama 22 saniyede çıkarken, kılmayanlar 34 saniyede çıkabiliyorlardı. Namaz konusunda yapılacak her araştırmadan bu tür sonuçlar elde edileceğine muhakkak gözüyle bakılabilir.

göbekligeneral

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.931
  • Teşekkür 1971
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ağu 2019 14:11:01
Arkadaşlar konuyla ilgili başlık bulamadım.banyo fayanslarındaki beyaz kireç lekeleri için ne yapabilirim?Acil yardımınıza ihtiyacım var.aynı zamanda bu lekeler duşakabindeki mika camlarda da var.

ücü

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 9.934
  • Teşekkür 45964
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ağu 2019 14:16:01
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Arkadaşlar konuyla ilgili başlık bulamadım.banyo fayanslarındaki beyaz kireç lekeleri için ne yapabilirim?Acil yardımınıza ihtiyacım var.aynı zamanda bu lekeler duşakabindeki mika camlarda da var.

Beyaz sirke ( saf sirke) + karbonat karıştırın leke üzerine püskürtün 3-5 dakika bekletin sonra suyla yıkayıp kurulayın

seliali

  • Moderatör
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.375
  • Teşekkür 28344
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ağu 2019 14:28:57
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Arkadaşlar konuyla ilgili başlık bulamadım.banyo fayanslarındaki beyaz kireç lekeleri için ne yapabilirim?Acil yardımınıza ihtiyacım var.aynı zamanda bu lekeler duşakabindeki mika camlarda da var.

Marketten alacağınız kireç çözücüyü uygun miktarda bir kovada sulandırıp,bölgeyi fırçalayınız öğretmenim. Denenmiş ve sonuç alınmıştır. Yalnız maske, eldiven gibi gerekli önlemleri almayı unutmayınız.

göbekligeneral

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.931
  • Teşekkür 1971
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ağu 2019 14:58:13
Siliyoruz siliyoruz yerler kuruyunca yine aynı lekeler,önerilerinizi dikkate alıcam.

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.610
  • Teşekkür 34470
    • Çevrimdışı
  • # 20 Ağu 2019 17:13:42
Atatürk ve Kazdağları


Yıl 1934 Mustafa Kemal Atatürk; siroza yeni yakalanmış, doktorunun tavsiyesi üzerine, Edremit’e gelmiştir… Kaymakam bey bu vahim durumu öğrenince; Gaziye dönüp…
– Paşam Çamlıbel Köyü’nde bir şarlak – çağlayan var… Su sesi, bülbül sesi, asırlık çınarları ve havası mükemmeldir, izniniz olursa sizi yarın orada ağırlayalım. Der.. Gazi Mustafa Kemal; bu içten daveti kabul eder. O sırada kaymakamın yaveri, kaymakamın kulağına eğilir ve

– Efendim bir ay önce Şarlaka yıldırım düştü.. Ağaçlardan biri adeta kömür oldu… O yanan ağacı ne yapalım? Der… Kaymakam.

– Yarın o ağacı kesin. Der… Ertesi gün olur, dört tahtacı baltalarını biler, yıldırım düşen çınar ağacının yanına gelirler.. Bakarlar ki; Gazi ve yanındakiler, sabahın erken vaktinde; yıldırım düşen o çınar ağacının dibinde; bir semaver çay demlemiş, çay içiyorlar.. Gazi gelen baltacıları görünce, onlara ne amaçla; Şarlaka geldiklerini sorar… Baltacılar, yıldırım düşen yaşlı çınar ağacını kesmeye geldiklerini söylerler… Bunun üzerine; Gazi Mustafa Kemal Atatürk..

– Ben yaşadığım sürece, bu çınara dokunmayın efendiler, mamafih benden sonra yeşermezse bu çınar… O vakit onu kesersiniz. der… Baltacılar sessizce şarlaktan ayrılırlar… Gazi sırtını yanık çınara verir ve denize bakarken, yanındakilere dönüp…

– Manzara gemlikten bakınca Marmara Denizi’ne benziyor.. Annem beni Marmara denizi gözlüm diye severdi.. Der. Onun bu sözlerini duyan bir yaver, hemen not alır ve bu notunu mimar oğluna iletir… İki yıl sonra;”Gazi yeniden Şarlaka geldiğinde; bir bakar… Yıldırım düşen o çınar yeşermiş… Şarlak – çağlayan ın önüne marmara denizi haritasından, bir havuz yapılmıştır…

Gülümseyen Yarınlar İçin.. Doğayı Koruyun...

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.610
  • Teşekkür 34470
    • Çevrimdışı
  • # 21 Ağu 2019 20:49:11
BİLİYORMUYDUNUZ?

DELİCE..
😕😕😕
1951-1952 yıllarında İspanya Hükümeti, Türkiye’den çok yüksek miktarda odun kömürü satın almak istiyor.

O güne kadar İspanya’ya yapılan ihracat kalemleri arasında yer almayan bu talebin bir de özel şartı vardı: 🙄❓

Kömürler İskenderun’dan Saroz Körfezi’ne kadar Akdeniz ve Ege sahillerinde doğada kendiliğinden yetişen *"delice"* ağacından elde edilmesi isteniyordu. ❗

İstek dönemin Hükümeti tarafından yüksek getirisinden sevinçle karşılanıyor, ülkemizde bol miktarda bulunan delice kömürü ihraç edilmeye başlanıyordu.

Görgü tanıklarının anlattıklarına göre, limanların üzeri gemi yüklemeleri sebebiyle kara bir bulut ile kaplanıyor göz gözü görmüyordu! 😕

O yıllarda Ankara’da görev yapan ABD Ticaret Ataşesi, dönemin Dışişleri Bakanı’na ihraç edilen kömürün İspanya tarafından nasıl değerlendirildiği ya da nerelerde kullanıldığını araştırıp araştırmadıklarını soruyor. 🤔

Aldığı cevap, getirisinin önemli olduğu, nerede kullanıldığının Türkiye’yi ilgilendirmediği şeklinde oluyor. Bunun üzerine ataşe konuyu kendisi araştırıyor ve otoyollarda dolgu malzemesi olarak kullanıldığı bilgisine ulaşıyor. Bununla yetinmeyip ABD’de tanıdığı mühendislerden bilgi alıyor ve otoyolda kömür dolgunun bir yararı olmadığını öğreniyor. 🤨

Öğrendiklerini Bakan’a iletiyor, Türkiye’nin rahatsız olmadığını, gelirden dolayı memnun olduklarını söylüyor, konu kapanıyor... 😒

*Delice ağacının zeytin aşılamak için en uygun ağaç olduğunu bilenler Türkiye’ye oyun oynamışlardı.* 😧

Sonuç olarak İspanya dünyanın en büyük zeytinyağı ihracatçısıdır *ve ne tesadüf ki aynı yıllarda Türkiye margarinle tanışmıştır...* 🤨

NOT: *Aşılanmamış zeytin ağacına "delice" denir.*

alpi61

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 1.937
  • Teşekkür 3366
    • Çevrimdışı
  • # 21 Ağu 2019 20:56:38
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
BİLİYORMUYDUNUZ?

DELİCE..
😕😕😕
1951-1952 yıllarında İspanya Hükümeti, Türkiye’den çok yüksek miktarda odun kömürü satın almak istiyor.

O güne kadar İspanya’ya yapılan ihracat kalemleri arasında yer almayan bu talebin bir de özel şartı vardı: 🙄❓

Kömürler İskenderun’dan Saroz Körfezi’ne kadar Akdeniz ve Ege sahillerinde doğada kendiliğinden yetişen *"delice"* ağacından elde edilmesi isteniyordu. ❗

İstek dönemin Hükümeti tarafından yüksek getirisinden sevinçle karşılanıyor, ülkemizde bol miktarda bulunan delice kömürü ihraç edilmeye başlanıyordu.

Görgü tanıklarının anlattıklarına göre, limanların üzeri gemi yüklemeleri sebebiyle kara bir bulut ile kaplanıyor göz gözü görmüyordu! 😕

O yıllarda Ankara’da görev yapan ABD Ticaret Ataşesi, dönemin Dışişleri Bakanı’na ihraç edilen kömürün İspanya tarafından nasıl değerlendirildiği ya da nerelerde kullanıldığını araştırıp araştırmadıklarını soruyor. 🤔

Aldığı cevap, getirisinin önemli olduğu, nerede kullanıldığının Türkiye’yi ilgilendirmediği şeklinde oluyor. Bunun üzerine ataşe konuyu kendisi araştırıyor ve otoyollarda dolgu malzemesi olarak kullanıldığı bilgisine ulaşıyor. Bununla yetinmeyip ABD’de tanıdığı mühendislerden bilgi alıyor ve otoyolda kömür dolgunun bir yararı olmadığını öğreniyor. 🤨

Öğrendiklerini Bakan’a iletiyor, Türkiye’nin rahatsız olmadığını, gelirden dolayı memnun olduklarını söylüyor, konu kapanıyor... 😒

*Delice ağacının zeytin aşılamak için en uygun ağaç olduğunu bilenler Türkiye’ye oyun oynamışlardı.* 😧

Sonuç olarak İspanya dünyanın en büyük zeytinyağı ihracatçısıdır *ve ne tesadüf ki aynı yıllarda Türkiye margarinle tanışmıştır...* 🤨

NOT: *Aşılanmamış zeytin ağacına "delice" denir.*


Vay be..

erayikizler34

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 267
  • Teşekkür 487
    • Çevrimdışı
  • # 24 Ağu 2019 19:02:32
 ;)

tarkan555

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 9.023
  • Teşekkür 9519
    • Çevrimdışı
  • # 24 Ağu 2019 21:10:19
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
BİLİYORMUYDUNUZ?

DELİCE..
😕😕😕
1951-1952 yıllarında İspanya Hükümeti, Türkiye’den çok yüksek miktarda odun kömürü satın almak istiyor.

O güne kadar İspanya’ya yapılan ihracat kalemleri arasında yer almayan bu talebin bir de özel şartı vardı: 🙄❓

Kömürler İskenderun’dan Saroz Körfezi’ne kadar Akdeniz ve Ege sahillerinde doğada kendiliğinden yetişen *"delice"* ağacından elde edilmesi isteniyordu. ❗

İstek dönemin Hükümeti tarafından yüksek getirisinden sevinçle karşılanıyor, ülkemizde bol miktarda bulunan delice kömürü ihraç edilmeye başlanıyordu.

Görgü tanıklarının anlattıklarına göre, limanların üzeri gemi yüklemeleri sebebiyle kara bir bulut ile kaplanıyor göz gözü görmüyordu! 😕

O yıllarda Ankara’da görev yapan ABD Ticaret Ataşesi, dönemin Dışişleri Bakanı’na ihraç edilen kömürün İspanya tarafından nasıl değerlendirildiği ya da nerelerde kullanıldığını araştırıp araştırmadıklarını soruyor. 🤔

Aldığı cevap, getirisinin önemli olduğu, nerede kullanıldığının Türkiye’yi ilgilendirmediği şeklinde oluyor. Bunun üzerine ataşe konuyu kendisi araştırıyor ve otoyollarda dolgu malzemesi olarak kullanıldığı bilgisine ulaşıyor. Bununla yetinmeyip ABD’de tanıdığı mühendislerden bilgi alıyor ve otoyolda kömür dolgunun bir yararı olmadığını öğreniyor. 🤨

Öğrendiklerini Bakan’a iletiyor, Türkiye’nin rahatsız olmadığını, gelirden dolayı memnun olduklarını söylüyor, konu kapanıyor... 😒

*Delice ağacının zeytin aşılamak için en uygun ağaç olduğunu bilenler Türkiye’ye oyun oynamışlardı.* 😧

Sonuç olarak İspanya dünyanın en büyük zeytinyağı ihracatçısıdır *ve ne tesadüf ki aynı yıllarda Türkiye margarinle tanışmıştır...* 🤨

NOT: *Aşılanmamış zeytin ağacına "delice" denir.*



zaten batıyı batı yapan ileriyi görmesi ve  gerçekten de ''hesap kitap yapmayı''  iyi bilmesi    ...

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.610
  • Teşekkür 34470
    • Çevrimdışı
  • # 24 Ağu 2019 21:57:04
...

 

Egitimhane.Com ©2006-2023