Konu: Bunları Biliyor Musunuz?  (Okunma sayısı 542011 defa)

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.967
  • Teşekkür 37543
    • Çevrimdışı
  • # 06 Kas 2019 22:20:10
KİRİ AĞACI: DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLECEK AĞAÇ TÜRÜ

Paulownia Ağacı olarak bilinen Kiri ağacı pek çok özelliğinden dolayı peyzaj düzenlemelerinde, parklarda ve fabrika alanlarında, çiftliklerde ve daha bir çok uygulama alanlarında kullanılmaktadır.

Kiri'nin boyu 9 metreyi geçebiliyor; nisan ya da mayıs ayında tatlı, kokulu çiçeği açıyor.

Yaprakları protein ve nitrojen açısından zenginken, çiçekleri salatalara lezzet katıyor.

Çiçekleri arılar tarafından da çok seviliyor.

Ancak bunlardan hiçbiri bu ağacı esas özel kılan sebep değil.

Kiri ağacı dünyadaki herhangi bir ağaçtan 10 kat fazla karbondioksit absorbe ediyor ve yüksek oranda oksijen veriyor.

Teksas’ta “Kiri Devrimi” projesine öncülük eden Chris Sanders ve Brittany Turner, ABD’de bu arındırıcı ağaçlardan 1 milyon tane dikmeyi hedefliyorlar. Son dönemlerde Teksaslıların sağlığı aşırı kirlenen toprak, hava ve su sebebiyle tehdit altında. Neyse ki kiri, kirli toprak, suda başarılı ve büyürken de yeryüzünü temizliyor, arındırıyor. Bir diğer harika özelliği ise bu ağacın dünyadaki en hızlı büyüyen ağaç olması: Tohumdan yetişen, sekiz yıllık bir ağacın boyu, kırk yıllık meşe ağacıyla aynı boyda. Kiri ağacı bir yılda dört buçuk metreden daha uzun olabiliyor.

Dünyadaki herhangi bir ağaçtan 10 kat daha fazla karbondioksit absorbe eden ve yüksek oranda oksijen üreten kiri ağaçları, gelecek senelerde Doğa Ana’ya büyük katkılar sunabilecek, hatta dünyayı kurtarabilecek ağaç gibi gözüküyor.

Kiri adı Japonca kesmek kelimesinden geliyor, budanması durumunda daha iyi ve daha hızlı büyüdüğüne inanılmasından dolayı bu adı almış.

Türkiye’de Kiri Ağacı hangi iklimde ve nerede yetişir?
Paulownia Ağacı derin ve iyi gelişen bir kök sistemi vardır. Bu ağaç derin ve kumlu topraklarda daha iyi gelişmekte; yan kök ve kazık kökleri ile 8 metre kök yapabilmektedir.

Kiri Ağacı, Türkiye’de Doğu Anadolu bölgesi hariç tüm bölgelerde yaşayabilecek bir özelliğe sahiptir. Erzurum ilinde dikimi yapılan 25 adet Paulownia ağacından 22 adedi bir kış geçirmiş ve büyümelerini sürdürmüşlerdir. Fakat bu şekildeki gelişim, ekonomik olarak bir anlam taşımamaktadır.

Umarız Kiri ağacının önemi tüm ülkelerce anlaşılır ve pek çok yer Kiri ağacından orman olur...

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.967
  • Teşekkür 37543
    • Çevrimdışı
  • # 07 Kas 2019 18:15:33
Kanser hiç yoktan artmadı !
Titanyumdioksit adında bir madde var. ve bu maddenin ne kadar tehlikeli bir madde olduğunu kendisinden okuyalım. titanyumdioksit konuşuyor. merhaba!

Ben Titanyum Dioksit 🙂

Atom altı çalışan nanoteknolojik bir boyayım.
Nem dengeleyici olarak da işlem görebilirim.
Boyutum çok küçücük olduğu için sizin DNA yapınızı bile bozabilecek kadar tehlikeliyim ama çok sevimli değil miyim?
İçinde bulunduğum abur cuburun Ambalajıma bir bakar mısınız, ne kadar usluyum. Ehe 🤗
Çocuğunuz bu ürünü aldığı zaman o tazecik hücrelerine nüfuz edebilecek şekilde üretildik.

Hani gördüğünüz leke tutmayan duvar boyaları var ya, lekeyi yok eden. İşte o benim sayemde hep.
Atom altıyım ben.
Evinizde benim gibi bir canlı ile yaşıyorsunuz aslında.
Milyonlarca küçücük ve sevimli nanoteknolojik parçacıklar... Biz bir aileyiz...

Mesela Faruk Günindi abi var. Aidin Salih teyzenin öğrencisi. İşte o bizim için şöyle der; "Beyazlarınız için aldığınız deterjanlar aslında lekeyi çıkarmıyor. İçinde bulunan titanyum dioksit ile beyaza boyuyor."

Bizler diş macunlarında da bulunuruz, dişlerinizi beyazlatmada görev üstleniriz. Oradan da artık vücudunuzun neresine gidersek 😊

Biz Atom Altıyız...
Ahir zamanın en tehlikeli buluşuyuz ama sevimliyiz (!)

Haaa... Bu arada... Uluslararası kodum ise E171'dir.

🚫 *Titanyum Dioksit İçeren Bazı Ürünler* 🚫

♦ Falım sakızlarda titanyum dioksit var.

♦ Hamilelere verilen demir ilacı Ferrum fort da titanyum dioksit var.

♦“Rabelis” adlı tablet ilaçta boyar madde olarak titanyum dioksit var.

♦ "Fludex" adlı ilaçta

♦ "Dolorex" adlı ilaçta

♦ Biobellinda bb cream da CI77891 koduyla titanyum dioksit var

♦Emedur tablet 200 mg ilaçta

♦A-ferin adlı ilaçta boyar madde olarak titanyum dioksit var.

♦BİM a.s nin çocuk diş macununda Cl 77891 koduyla titanyum dioksit var.

♦Faks el sabununda CI 77891 koduyla titanyum dioksit var.

♦Soğuk algınlığı ve grip için verilen "Dolven" film kaplı tablette boyar madde olarak titanyum dioksit (E171) var.

♦Majezik adlı ilaçta titanyum dioksit var.

♦ Paradontax adlı diş macununda "titanyum dioksit" maddesi var.

♦Sensodyne naneli diş macununda titanyum dioksit var.

♦ Sebamed in pişik kremimde titanyum dioksit var.

♦ Signal dış macunu CI 77891 koduyla titanyum dioksit var.

♦Dove sabunda da Cl 77891 olarak var.

♦ Macrol antibiyotikte

♦ Panten şampuanda

♦Garnıer BB kremde Cl 77891/TITANIUM DIOXIDE olarak var.

♦ ALERİNİT adlı ilaçta var.

♦ Ketavel adlı ağrı kesicide var.

♦Glıss şampuanında da

♦ hamilton güneş kreminde titanium dioxide var.

♦ Sağlık Bakanlığının çocuklara dağıttığı diş macununda da titanyum dioksit var.

♦Diadermin bb kremde de

♦Aquas ve vivatinell bebek güneş kreminde titanyum dioksit var.

♦ Sensodny promine 6 12 yaş diş macununda

♦Himalaya marka cilt maskesinden titanium dioxide var

♦ reflor probiyotıkte e171var

♦Apireks cold & flu da E171 var

♦Maybelline colossal kajal göz kaleminde var.

♦İburamin cold da da titanyum oksit var

♦Neutrogena deep clean yüz maskesinde titanyum dioksit var.

♦Sebamedin güneş kreminde

♦ Bonibonlarda da var.

♦ "Medlukast" isimli oğluma alerji için verilen ilaçta “boyar madde olarak titanyum dioksit “içerir diyor.

♦ Crebros adlı ilaçta yardımcı madde olarak titanyum dioksit var

♦ Nivea lip butter dudak nemlendiricisinde var

♦ Lev-end isimli epilepsi ilacı. Risperdal isimli psikiyatri ilanında var.

♦ Kolesterol hapı olan TARDEN'DE boyar madde olarak titanyum dioksit içerir, yazıyor.

♦ Sesu rol on ağda da var.

♦ Ersag güneş kreminde titanyum dioksit var.

♦ Kağıt havlu, tuvalet kağıdı, kağıt, mendiller.. bunlarda boş yere etikette aramaya gerek yok bence. Bunlar %100 selülozdan üretiliyor ama işlenme aşamasında ağartılırken hangi yöntemle, maddeyle ağartılıyor bu önemli. Bu bilgiyi de etikette bulamayız.

♦Pepticer adlı mide ilacında hem jelatin hemde titanyum dioksit var

♦ Nootropil isimli ilaçta E171 koduyla yazılmış

♦ Oriflimenin diş macununda

♦LR markalı kozmetik ürünlerinin birçoğunda var.
Dudak nemlendiricisi
Ruj
Diş macunu
Rollon da gördüm

♦ Hamilelik için verilen bulantı hapında da var (ZOFER 4 mg tablet)

♦ Çoğu sakızın içinde titanyum dioksit vardı.

♦ A101 de ve Bim de ki dışı beyaz bademli çikolatalı şekerde var.

♦ LANSOR Mide ilacında var.

♦ *Sonuç olarak cook cook fazla üründe titanyum dioksit var ve bu ürünün çeşitli zararları var sizlerde evinizdeki ürünleri inceleyebilirsiniz.*
*Bilinçlenelim...*

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.240
  • Teşekkür 151851
    • Çevrimdışı
  • # 13 Kas 2019 22:39:48
Namaz Kılmanın Mekruh Olduğu Haller 

Âişe radıyallahu anhâ, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem' in şöyle buyurduğunu işittim, dedi:
 
"Yemek hazırken, büyük ve küçük abdest kişiyi zorlarken kılınan namazın kıymeti yoktur."
 
Hadis-i Şerif [Müslim, Mesâcid 67. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tahâret 43.]
 
İZAH: Tüm ibadetler gibi namaz da gönül hoşluğu ve kalb huzuru içerisinde yapılmalıdır. İnsanın zihnini, gönlünü meşgul eden ve sıhhi açıdan vücuda zarar veren büyük ve küçük abdest vakitleriyle yemek hazırken namaz huzurlu kılınmaz. O nedenle bu vakitlerde yasaklanmıştır. Namaz vakti yemek yenince geçecek ise önce namaz kılınmalı, sonra da yemek yenmelidir.

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.240
  • Teşekkür 151851
    • Çevrimdışı
  • # 20 Kas 2019 06:50:52
Önemini bilmemek:
Namaz kılmamanın en büyük sebebi, önemini bilmemektir. Namazın ne büyük bir ehemmiyet ve kıymet taşıdığını bilmeyen nice Müslüman, “İşim var, sonra kıların”, “Neyse, sonra kaza ederim” gibi cümleler kullanırlar.
Oysa namaz o kadar önemlidir ki, insanın yaratılış sebebinin en büyüğü budur.
Düşünün bir kere: Rabbimiz Kur’an’da meâlen, “Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” buyuruyor. (Zâriyât Sûresi: 56)
Daha ötesi var mı?
Hem Rabbimiz, hem Peygamberimiz (a.s.m.), en büyük ibadetin namaz olduğunu belirtiyorlar. Bu kadar açık gerçek ortada iken farklı bir şey düşünmek mümkün mü?
Bizim ve her şeyin yaratıcısı, bizi dirilten ve öldüren, ahirette bizi hesaba çekerek sonsuz bir mükâfat veya azap verecek olan Allah, çok açık ve net bir şekilde, bizi ibadet ve namaz için yarattığını buyuruyor, ısrarla namazı emrediyor. Bizim farklı bahanelerle namazı terk etmemiz, kendi kendimizi aldatmak ve başımızı kuma sokmak olmuyor mu?
Evet, içinde bulunduğumuz gafletten uyanalım. Namazı vaktinde, hiç kaçırmadan, ezan okunur okunmaz, dosdoğru ve hakkını vererek kılalım. Eğer hemen uyanmazsak, bilelim ki, Cehennemde uyanmak çok geç olacaktır.
“Zamanım yok” iddiası
Kimi insanlar, “Niçin namaz kılmıyorsun?” dendiğinde, “Zamanım yok” gibi kargaları güldüren bir bahane uydururlar. Şu saçmalığa bakın: Her şeye zaman var, ama yaratılış gayemiz olan namaz kılmak için zaman yok. Kim inanır buna?
Bir gün taksiyle gidiyorduk. On yaşındaki kardeşim öne oturmuş, şoförle sohbete tutuşmuştu. Bir ara söz namazdan açıldı.
Şoför, “Biz kılmıyoruz” dedi.
Kardeşim çocukluğun verdiği safiyetle “Vakit mi bulamıyorsunuz?” diye sordu.
Meğer adam çok mert birisiymiş, “Ne vakit bulamaması oğlum” dedi. “Tembellik ve ihmalkârlık.”
Bunun üzerine ister istemez güldük. Şoför, saf gerçeği çekinmeden, eğip bükmeden söylemişti. Çünkü, namaz kılmayı istedikten sonra zaman bulamamak gibi bir problem olamaz.
Hem söyler misiniz, zaman dediğimiz şeyi yaratan, bizim emrimize veren Allah değil mi? Allah bizi yaratıp, her şeyi emrimize veriyor, namazı emrediyor ve biz kalkıp diyoruz ki, “Ya Rabbi, kılacağım, ama zamanım yok.” Ne kadar tuhaf değil mi?
Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış. Günde yirmi dört saatten birini namaza vermemizi istiyor. O kadar şefkatli ve merhametli ki, yirmi dört saatimizi ibâdetle geçirsek, Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde, O bizden bir saat istiyor.
Acaba kudretli bir zat size yirmi dört altın bağışlasa, sonra onun birini isteyip, “Eğer bunu verirsen bir müddet sonra sana bir çuval altın vereceğim. Vermezsen hapse attıracağım.” dese, bu teklifi reddeder miyiz? Asla! Peki namaza nasıl sırt çevirebiliriz?
“Çalışmak da ibâdettir” gerçeğini yanlış anlamak
Kimi Müslümanlar, namaz kılmamalarına bahane olarak, “Çalışıyoruz ya, çalışmak da bir ibadettir. Çocuğumuzun çoluğumuzun rızkını kazanıyoruz.” diyorlar.
Şu bahanedeki mantıksızlık apaçık ortada değil mi?
Her şeyden önce “ibadet” kelimesi, dinî bir kavram. Bir söz veya fiile “ibadet” diyebilmemiz için onun Allah ve Resulü (a.s.m.) tarafından emredilmesi gerekir.
Kur’an’ın neresinde, “Namaza gerek yok, çalışmanız da ibadettir.” diyor? Hangi hadis kitabında, “Çalışırken namaz kılmayın, o da bir ibadettir.” diyor?
Namazı emreden Rabbimiz, bizim çalışacağımızı bilmiyor muydu? Evet, çalışmak ibadettir. Sadece çalışmak değil, yaptığımız her mübah iş, ibadet olabilir. Ama bir şartla: Önce namazı kılacaksınız. Sonra güzel bir niyet taşıyacaksınız.
Yani, “Asıl mal sahibi Rabbimdir. Rızkımızı O veriyor. Ancak bu rızkı kazanmak için bizim çalışmamızı emrediyor. Biz de Onun emri ve rızası dairesinde, helâl bir surette rızkımızı kazanmaya çalışıyoruz.” diyecek, bu niyetle çalışacaksın. İşte bu niyet ve namazla her yaptığınız davranış ibadet olabilir.
Ama namaz kılmadan, mübah işlerimiz ibadet olmaz.
Hem ibadet olsa bile, bir ibadet bir başka ibadete bahane olamaz. Söz gelişi, “Namaz kılamam, oruç tutuyorum veya zekat veriyorum” demek, yanlıştır, çelişkidir. Çünkü, namazı da, orucu da emreden aynı zattır. Hiçbir ibadet bir başka ibadete engel değildir. Her birinin yeri ve zamanı ayrıdır.
Selam ve dua ile...

mamoste35

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 104
  • Teşekkür 71
    • Çevrimdışı
  • # 21 Kas 2019 23:01:03
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Kanser hiç yoktan artmadı !
Titanyumdioksit adında bir madde var. ve bu maddenin ne kadar tehlikeli bir madde olduğunu kendisinden okuyalım. titanyumdioksit konuşuyor. merhaba!

Ben Titanyum Dioksit 🙂

Atom altı çalışan nanoteknolojik bir boyayım.
Nem dengeleyici olarak da işlem görebilirim.
Boyutum çok küçücük olduğu için sizin DNA yapınızı bile bozabilecek kadar tehlikeliyim ama çok sevimli değil miyim?
İçinde bulunduğum abur cuburun Ambalajıma bir bakar mısınız, ne kadar usluyum. Ehe 🤗
Çocuğunuz bu ürünü aldığı zaman o tazecik hücrelerine nüfuz edebilecek şekilde üretildik.

Hani gördüğünüz leke tutmayan duvar boyaları var ya, lekeyi yok eden. İşte o benim sayemde hep.
Atom altıyım ben.
Evinizde benim gibi bir canlı ile yaşıyorsunuz aslında.
Milyonlarca küçücük ve sevimli nanoteknolojik parçacıklar... Biz bir aileyiz...

Mesela Faruk Günindi abi var. Aidin Salih teyzenin öğrencisi. İşte o bizim için şöyle der; "Beyazlarınız için aldığınız deterjanlar aslında lekeyi çıkarmıyor. İçinde bulunan titanyum dioksit ile beyaza boyuyor."

Bizler diş macunlarında da bulunuruz, dişlerinizi beyazlatmada görev üstleniriz. Oradan da artık vücudunuzun neresine gidersek 😊

Biz Atom Altıyız...
Ahir zamanın en tehlikeli buluşuyuz ama sevimliyiz (!)

Haaa... Bu arada... Uluslararası kodum ise E171'dir.

🚫 *Titanyum Dioksit İçeren Bazı Ürünler* 🚫

♦ Falım sakızlarda titanyum dioksit var.

♦ Hamilelere verilen demir ilacı Ferrum fort da titanyum dioksit var.

♦“Rabelis” adlı tablet ilaçta boyar madde olarak titanyum dioksit var.

♦ "Fludex" adlı ilaçta

♦ "Dolorex" adlı ilaçta

♦ Biobellinda bb cream da CI77891 koduyla titanyum dioksit var

♦Emedur tablet 200 mg ilaçta

♦A-ferin adlı ilaçta boyar madde olarak titanyum dioksit var.

♦BİM a.s nin çocuk diş macununda Cl 77891 koduyla titanyum dioksit var.

♦Faks el sabununda CI 77891 koduyla titanyum dioksit var.

♦Soğuk algınlığı ve grip için verilen "Dolven" film kaplı tablette boyar madde olarak titanyum dioksit (E171) var.

♦Majezik adlı ilaçta titanyum dioksit var.

♦ Paradontax adlı diş macununda "titanyum dioksit" maddesi var.

♦Sensodyne naneli diş macununda titanyum dioksit var.

♦ Sebamed in pişik kremimde titanyum dioksit var.

♦ Signal dış macunu CI 77891 koduyla titanyum dioksit var.

♦Dove sabunda da Cl 77891 olarak var.

♦ Macrol antibiyotikte

♦ Panten şampuanda

♦Garnıer BB kremde Cl 77891/TITANIUM DIOXIDE olarak var.

♦ ALERİNİT adlı ilaçta var.

♦ Ketavel adlı ağrı kesicide var.

♦Glıss şampuanında da

♦ hamilton güneş kreminde titanium dioxide var.

♦ Sağlık Bakanlığının çocuklara dağıttığı diş macununda da titanyum dioksit var.

♦Diadermin bb kremde de

♦Aquas ve vivatinell bebek güneş kreminde titanyum dioksit var.

♦ Sensodny promine 6 12 yaş diş macununda

♦Himalaya marka cilt maskesinden titanium dioxide var

♦ reflor probiyotıkte e171var

♦Apireks cold & flu da E171 var

♦Maybelline colossal kajal göz kaleminde var.

♦İburamin cold da da titanyum oksit var

♦Neutrogena deep clean yüz maskesinde titanyum dioksit var.

♦Sebamedin güneş kreminde

♦ Bonibonlarda da var.

♦ "Medlukast" isimli oğluma alerji için verilen ilaçta “boyar madde olarak titanyum dioksit “içerir diyor.

♦ Crebros adlı ilaçta yardımcı madde olarak titanyum dioksit var

♦ Nivea lip butter dudak nemlendiricisinde var

♦ Lev-end isimli epilepsi ilacı. Risperdal isimli psikiyatri ilanında var.

♦ Kolesterol hapı olan TARDEN'DE boyar madde olarak titanyum dioksit içerir, yazıyor.

♦ Sesu rol on ağda da var.

♦ Ersag güneş kreminde titanyum dioksit var.

♦ Kağıt havlu, tuvalet kağıdı, kağıt, mendiller.. bunlarda boş yere etikette aramaya gerek yok bence. Bunlar %100 selülozdan üretiliyor ama işlenme aşamasında ağartılırken hangi yöntemle, maddeyle ağartılıyor bu önemli. Bu bilgiyi de etikette bulamayız.

♦Pepticer adlı mide ilacında hem jelatin hemde titanyum dioksit var

♦ Nootropil isimli ilaçta E171 koduyla yazılmış

♦ Oriflimenin diş macununda

♦LR markalı kozmetik ürünlerinin birçoğunda var.
Dudak nemlendiricisi
Ruj
Diş macunu
Rollon da gördüm

♦ Hamilelik için verilen bulantı hapında da var (ZOFER 4 mg tablet)

♦ Çoğu sakızın içinde titanyum dioksit vardı.

♦ A101 de ve Bim de ki dışı beyaz bademli çikolatalı şekerde var.

♦ LANSOR Mide ilacında var.

♦ *Sonuç olarak cook cook fazla üründe titanyum dioksit var ve bu ürünün çeşitli zararları var sizlerde evinizdeki ürünleri inceleyebilirsiniz.*
*Bilinçlenelim...*

MAJEZİK DUO topikal jel Haricen kullanılır. Etkin madde: 30 g topikal jel, 1.500 g flurbiprofen ve 0.075 g tiyokolşikosid içerir. Yardımcı maddeler: Etil alkol, Karbomer, Polietilen glikol, Polisorbat, Trietanolamin, Gliserin, Dimetil sülfoksit, Metil paraben, Propil paraben, Lavanta esansı, Saf su.

hangisi ??nerde

mamoste35

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 104
  • Teşekkür 71
    • Çevrimdışı
  • # 21 Kas 2019 23:09:05
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]

MAJEZİK DUO topikal jel Haricen kullanılır. Etkin madde: 30 g topikal jel, 1.500 g flurbiprofen ve 0.075 g tiyokolşikosid içerir. Yardımcı maddeler: Etil alkol, Karbomer, Polietilen glikol, Polisorbat, Trietanolamin, Gliserin, Dimetil sülfoksit, Metil paraben, Propil paraben, Lavanta esansı, Saf su.

hangisi ??nerde
[/quote
Fransa’da 2020 yılından itibaren titanyum dioksit isimli gıda katkı maddesinin yasaklanacağı açıklandı. Söz konusu maddenin insan sağlığına zararı henüz bilimsel olarak kanıtlamış olmasa da, Fransız yetkililer "önlem" için yasak kararı aldıklarını ifade etti.

Fransa Ekolojik ve Kapsayıcı Dönüşüm Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Ocak 2020'den itibaren Avrupa'´da E171 olarak da kodlanan titanyum dioksit gıda katkı maddesinin tamamen yasaklanacağı belirtildi.

Devlet yetkililerin yasaklamanın nedeninin, söz konusu katkı maddesinin hiçbir besin değeri olmaması ve yalnızca estetik kaygılarla kullanılması olduğunu ifade ediyor. Çevre ve tüketici hakları savunucuları titanyum dioksidin nanopartiküller içermesi nedeniyle insan vücuduna kolayca nüfuz ettiği konusunda vatandaşları uyarıyor. Ancak şimdilik bunun zararını kanıtlayan henüz bilimsel bir çalışma bulunmuyor.

Titanyum dioksidi, renklendirici olarak genellikle şekerlemelerde, sakızlarda ve fırıncılık ürünlerinde kullanılan, beyaz, opak veya köpüksü bir görüntü sağlayan gıda katkı maddesi.

Diş macunları ile kozmetik ürünlerine yasak yok
Bakanlık yasağın yalnızca gıda maddeleriyle sınırlı olduğunu, diş macunları, kozmetikler ve ilaçlara şimdilik bir yasak getirilmeyeceğini bildirdi.

Geçtiğimiz ay, 59'u çocuk diş macunu olmak üzere toplam 408 diş macunu üzerinde yapılan araştırmada, 271'nin titanyum dioksit içerdiği tespit edilmişti.

Araştırma: Diş macunlarının üçte ikisi sağlığa zararlı titanyum dioksit içeriyor

Bilimsel araştırma: Vitamin desteği ve diyet amaçlı ürünler kullanmak ömrü uzatmıyor

Araştırma | Lifli gıdalar kanser tedavisinin olumlu etkisini artırıyor, probiyotikler azaltıyor

HAYIR PAYLAŞIM GüZEL TABİ ama okumadan araştırmadan direk kopyala yapıştır yapmak milletin ödünü koparmak da neyin nesi!!
12 yıldır majezik kullanıyorum bu arada

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.967
  • Teşekkür 37543
    • Çevrimdışı
  • # 28 Kas 2019 17:47:00
 Taburcu olmak teriminin öyküsü
Türk doktorları neden iyileşti,sağlığına kavuştu gibi terimleri kullanmayıp taburcu oldu terimini kullanıyorlar hiç düşündünüz mü? Taburcu olmanın çok etkileyeci bir hikayesi var, şöyle anlatayım; Bizde modern tıp, askeri hastahanelerle ülkeye girdiğinden iyileşen kişi eve değil, taburuna dönerdi. Türkiye'de ilk yerleşik ve bir arada hastaların bakıldığı zamanlar Kurtuluş Savaşı zamanlarına denk geliyor. Malumunuz o zamanlar neredeyse eli silah tutan tüm erkekler savaşa gidiyordu. Hastaların bir arada bakıldığı bu yerlerde iyileşen kişiler, tekrar taburuna geri gönderilirdi. Sadece Türkçe'de, hastanede şifa bulup çıkan için "taburcu oldu"şeklinde bir askeri tabir kullanıyordu. Batı dillerinde bu terimin benzeri yok.Bizde 19. yüzyıla kadar modern bir tıbbi hizmet neredeyse yoktu. 14 Mart 1827’de ilk modern tıbbiye olan Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire kuruldu. İşin dramatik tarafına gelelim... O dönem öyle bir dönemdi ki ülke yangın yeri gibiydi. I. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Kurtuluş Savaşı derken Türk halkı her yerde, sürekli savaştaydı. Yoksulluğu, kıtlığı, salgın hastalıkları, emperyalizmin Osmanlıİmparatorluğu’nun son kalıntılarını da yok etmeye çalıştığı bir dönemdi. I. Dünya ve Çanakkale Savaşı sırasında ülkenin tıp eğitimi veren tek kurumu olan Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane, bütün hocalarını ve öğrencilerini cepheye yolluyor, eğitime ara vermek zorunda kalıyorlardı. Bina ise tamamen hastaneye çevriliyordu. Kıdemsiz tıbbiyeliler, sadece cephede savaşmakla kalmıyor, savaş olmadığında ya da geri kalan zamanlarda direnişte çalışıyorlardı. İzmir’in işgalinden üç gün sonra yani 18 Mayıs 1919’da, okulda hararetli, hüzünlü konuşmaların yapıldığı,direniş gruplarının örgütlendiği duyulmuştu. O dönem ülkede herkes askerdi, eli silah tutan tüm erkekler savaştaydı. Gerçek kurumsal düzeyde tek hastane vardı ve ülkenin her yanındaki cephelerde tüm hekimler subaydı ya da askerdi. Yaralılar iyileştirilir, komutan hastalarını, askerlerini tek tek dolaşırdı. Hastanede, kışlada, revirde, cephede çadırda, savaşta her yerde... Tabip subay, iyileşenleri tekrar silah tutabilecekleri taburuna yolluyordu, yani taburcu ediyordu. Başka hiçbir milletin, ülkenin hastanesinde hastalar iyileştiklerinde taburuna yollanmaz, taburcu edilmez. Bu yalnızca bize ait bir terim. Şimdiki gibi hastanede tedavi olduktan sonra çıkıp evine, ailene dönmek diye bir şey yoktu.

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.967
  • Teşekkür 37543
    • Çevrimdışı
  • # 28 Kas 2019 22:21:46
KANSER

2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar.
Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor!
Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor.
Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sadece sizinle paylaşmak istedim:

 
*  Unutmayın : “Kanser” denen bir hastalık yoktur. Kanser, sadece B17 vitamini eksikliğinden başka bir şey değildir.*

 *🔸 Ağır yan etkileri olan kemoterapi, ilaç tedavisi ve ameliyatı kabul etmeyin!*
 
*🔸 Eski zamanlarda denizcilerin iskorbüt hastalığından müzdarip olduklarını hatırlayın, bir çok kişi bu hastalıktan ölüyordu! Bazı kişiler de bundan sürekli kazanç elde ediyordu.*
 
*🔸 Daha sonra ise iskorbütün sadece C vitamini eksikliğinden kaynaklandığını ortaya çıktı. Yani bu bir hastalık değildi!*
 
*🔸 Kanser de aynı şey. Sömürgeciler ve insanlığın düşmanları tam bir kanser endüstrisi inşa ettiler ve çok büyük paralar kazanıyorlar.*
 
*🔸 Onkoloji endüstrisi II. Dünya Savaşından sonra büyümeye başladı. Kanserle mücadele etmek için her hangi bir prosedüre, tedavi kürlerine ve masraflara gerek yok! Bunların hepsi, sömürgecilerin ceplerini doldurmak içindir, çünkü kanser tedavisi uzun zaman önce bulunmuştur.*
 
*🔸 Kanserin önlenmesi ve tedavisi hakkında bilmemiz gerekenler:*
 
* 🀟 Kanser sadece B17 vitaminin eksikliği olduğundan, her gün 15-20 kayısı çekirdeği tüketmemiz yeterli olur.*

 
*🔸 Buğday filizi (tomurcukları) yiyin.*
 
*🔸 Buğday filizi müthiş bir kanser ilacıdır. Bu, tüm kanser önleyici maddelerin en güçlüsü olan sıvı oksijenin ve laetril’in en iyi kaynağıdır. Bu madde, B 17 vitaminin (amigdalin’in) özüdür ve elma çekirdeklerinde bulunur.*

 
*  “Kanserin Ölümü” adlı kitabında Doktor Harold Manner, letril’in etkisinin kanser tedavisinde  % 90’ın üzerinde olduğunu yazmıştır!*
 
*🔸 Amygdalin (B 17 Vitaminin) kaynakları:*
 
*🔸 Tohum veya meyve tohumları doğadaki B 17 vitamininin konsantrasyon halidir. Bu, elma, kayısı, şeftali, armut ve kuru erik çekirdeklerini kapsıyor.*

* Fasulye filizi, mercimek filizi, lima fasülyesi ve bezelye gibi baklagiller ve tahıllar.*
 
*🔸 Acı badem (doğada en zengin B 17 vitamini kaynağı) ve Hint bademi.*
 
*🔸 Her türlü dut, yabanmersini, ahududu ve çilek.*
 
*🔸 Susam ve keten tohumu. *
 
*🔸 Yulaf, arpa, kahverengi pirinç, buğday, darı, keten ve çavdar.*

* Bu Vitamin ayrıca mayada, ham pirinçte ve balkabağında bulunur.*
 
*🔸 Kanser karşıtı ürünlerin listesi.*
*  Kayısılar (çekirdekler). Diğer meyvelerin çekirdekleri / tohumları:*
*1⃣. Elma.*
*2⃣. Vişne.*
*3⃣. Şeftali.*
*4⃣. Kültür eriği.*
*5⃣. Erik.*
*6⃣. Armut.*
*7⃣. Lima fasülyesi.*
 
*  Bulaşık deterjanın ve sıvı sabunun parçacıklarının vücuda girmesi, kanserin başlamasının ana nedenidir.*
 
*🔸 Bulaşıkları ne kadar iyi durulasanız durulayın, ufak bir deterjan parçası bulaşıkların üzerinde kalır ve vücudunuza girer.*
 
*🔸 Bu zararlı maddeleri tamamen hayatınızdan çıkartmak istemiyorsanız, bunun da basit bir çözümü var.*
 
*🔸 Bulaşık deterjanını (ve sıvı sabunu) sirke ile 50: 50 oranında karıştırın. İşte bu kadar!*
 
*  Artık asla kansere yakalanmayacaksınız!*
 
        *  Dondurulmuş limonlar - kansere çaredir  *
 
*  Bunu bilmiyor muydunuz?*
* Restoranlar ve kafelerdeki birçok uzman, tüm limonları kullanır veya tüketir ve hiçbir şeyi boşa harcamazlar.*

* Bütün limonu israf etmeden nasıl mı kullanabiliriz?*
* Son derece basit!*
* Yıkanmış limonu buzdolabınızın dondurucusuna koyun. Limon dondurulduktan sonra rendeyi alın, tüm limonu rendeleyin (kabuğunu soymadan) ve yemeklerin üzerine serpin.*
 
*  Limonu sebze salatalarına, dondurmaya, çorbalara, pilav ve bulgura, makarnaya, spagettiye, pirince, suşiye, balık yemeklerine vs… katın. Bu liste sonsuza kadar devam edebilir.*
 
*  Tüm yemekler beklenmedik bir şekilde, daha önce hiç tatmadığınız lezzetli bir tada sahip olacak. Genellikle limon denince, sadece limon suyu ve C vitamini akla geliyor.  Şimdi  Limonun Sırrını öğrendiğinize göre, limonu, bir bardak hazır erişte çorbasında bile kullanabilirsiniz.*
 
*  Kabuğu atmayı önlemenin ve yemeklere yeni bir lezzet katmanın haricinde bütün limon kullanmanın temel avantajı nedir?*

 
*  Limon kabuğu limon suyundan 5-10 kat daha fazla vitamin içerir. Ve siz genellikle kabuğu atıyorsunuz. Ancak şimdi, basit bir şekilde tüm limonun dondurulması ve ardından yemeklerin üzerine serpilmesi işleminin ardından tüm bu besin maddelerini tüketebilir ve daha sağlıklı olabilirsiniz. Limon kabuğu, vücuttaki toksik elementlerin yok edilmesinde güçlü bir indirgeyici ajandır.*

*  Yıkanan limonu dondurucuya koyun ve ardından her gün yemeklerin üzerine rendeleyin. Bu, yiyeceklerinizi daha lezzetli, hayatınızı daha sağlıklı ve daha uzun hale getirmenin anahtarıdır! Bu Limonun muhteşem Sırrıdır!*

 
*  Limon (Citrus), kanser hücrelerini öldüren harika bir üründür. Ayrıca kemoterapiden 10.000 kat daha güçlüdür.*

*  Böylece, limon kabuğunun hoş aromasının yanı sıra, limon suyundan 10 kat daha fazla vitamin içerdiği ve vücuttaki toksik elementlerle savaşmaya yardımcı olduğu ortaya çıkmıştır. Fakat en önemlisi, limon kanser hücrelerini öldürmektedir.*

 
*  Neden biz bunu bilmiyoruz? Çünkü büyük şirketler, onlara inanılmaz karlar getiren sentetik analogların üretimi ile ilgileniyorlar. Gelirlerini tehlikeye atmamak için, limonun mucizevi özelliklerini gizli tutuyorlar.*

*  Limon ağacının bileşenleri, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatmak için yaygın olarak kemoterapide kullanılan Adriamycin’den 10.000 kez üstündür. Ve en önemlisi, limon özü ile yapılan terapi sadece kötü huylu hücreleri yok eder.*
 
*  Yan etkisi olmadığı için limonları dondurun, rendeleyin ve sağlık için tüketin!*
 
*  Bu bilgilerin kaynağı heyecan vericidir. Bu bilgiyi, 1970’ten bu yana 20’den fazla laboratuvar testinin yapıldığını ve basit limonun, kolon, meme, prostat, akciğer ve pankreas kanseri gibi 12 türdeki kanser hücresini öldürdüğünü söyleyen, dünyanın en büyük ilaç üreticilerinden biri verdi…*
 
*  Ve daha da şaşırtıcı olan, limon özü ile yapılan tedavi türü, yalnızca malign kanser hücrelerini yok eder ve sağlıklı hücreleri etkilemez..

smyi

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 2.288
  • Teşekkür 12894
    • Çevrimdışı
  • # 28 Kas 2019 23:40:17
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] ,  eskiden yani 1700'lü yıllardan bahsediyorum insanlar bulaşık deterjanı vb. kullanmıyor ve tamamen doğal(organik) besleniyorlardı. çünkü başka seçenekleri yoktu. peki o yıllarda ortalama insan ömrü ne kadardı?
35 yıl.
şimdi ne kadar? 75 yıl.

eskiden insanlar kanser olsa bile zaten hastalığın ne olduğu bilinmeden ölüp gidiyordu. geçtiğimiz yıllarda ise büyük çabalarla gelişen modern tıp sayesinde ortalama insan ömrü uzadı. ama komplo teorisyenlerine malzeme lazım. ne yazalım? buldum kesin para için yapıyorlardır?

ne hikmetse birilerinin para kazanması bir sorun olarak görülüyor. öyle ya adamlar daha fazla kazanmak için sürekli bizi hasta edecek teknolojiler üzerine çalışıyorlar???

ayrıca tavsiye verirken dikkatli olmak lazım. benim limona karşı hassasiyetim var. bir hafta dediğinizi yapsam hastanelik olurum. e hani limon mucizeydi.

birileri araştırmalara trilyonlar harcıyor, binlerce denemenin ardından güvenli olduğunu düşündükleri ilacı piyasaya sürüyorlar fakat bazı ileri akıllılar 10 dakika internette araştırma yapıp "vaaaayyyy bunlar bizi hasta ediyorlar" diye teori üretiyorlar.

evet insan istiyor ki böyle basit çözümler olsun, ölümler olmasın, insanlar acı çekmesin... fakat bunun yolu her gün limon yiyin demek kadar basit olsaydı keşke.

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.967
  • Teşekkür 37543
    • Çevrimdışı
  • # 28 Kas 2019 23:49:40
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] ,  eskiden yani 1700'lü yıllardan bahsediyorum insanlar bulaşık deterjanı vb. kullanmıyor ve tamamen doğal(organik) besleniyorlardı. çünkü başka seçenekleri yoktu. peki o yıllarda ortalama insan ömrü ne kadardı?
35 yıl.
şimdi ne kadar? 75 yıl.

eskiden insanlar kanser olsa bile zaten hastalığın ne olduğu bilinmeden ölüp gidiyordu. geçtiğimiz yıllarda ise büyük çabalarla gelişen modern tıp sayesinde ortalama insan ömrü uzadı. ama komplo teorisyenlerine malzeme lazım. ne yazalım? buldum kesin para için yapıyorlardır?

ne hikmetse birilerinin para kazanması bir sorun olarak görülüyor. öyle ya adamlar daha fazla kazanmak için sürekli bizi hasta edecek teknolojiler üzerine çalışıyorlar???

ayrıca tavsiye verirken dikkatli olmak lazım. benim limona karşı hassasiyetim var. bir hafta dediğinizi yapsam hastanelik olurum. e hani limon mucizeydi.

birileri araştırmalara trilyonlar harcıyor, binlerce denemenin ardından güvenli olduğunu düşündükleri ilacı piyasaya sürüyorlar fakat bazı ileri akıllılar 10 dakika internette araştırma yapıp "vaaaayyyy bunlar bizi hasta ediyorlar" diye teori üretiyorlar.

evet insan istiyor ki böyle basit çözümler olsun, ölümler olmasın, insanlar acı çekmesin... fakat bunun yolu her gün limon yiyin demek kadar basit olsaydı keşke.
Hocam,Soner Yalçın'ın "kara kutu kitabına"bı bakın..artı yazıda sadece limon yazmıyor..

Şaban57

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 556
  • Teşekkür 5357
    • Çevrimdışı
  • # 08 Ara 2019 19:00:45
Siyah gül diye geçen Halfeti Gülü'nün rengi aslında siyah değil koyu kırmızıdır. Gün ışığının etkisiyle güller siyah görünüyor.Koparılınca rengi kırmızıya dönüşüyor.

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.240
  • Teşekkür 151851
    • Çevrimdışı
  • # 11 Ara 2019 06:47:02
RAHMET MELEKLERİN GİRMEDİĞİ 23 EV

1- Sıla-i rahmi terkeden,akrabalardan ilgi ve alakayı kesenin evi.(Tevbe:71,Buhari)

2- Anne ve babaya itaat etmeyenin evi.(Nisa:36, Lokman:14)


3- Yetim malı yiyenin evi.(Nisa:10, Buhari ve Müslim)

4- İçinde faiz yenilen ev, faizle alınan ev.(Bakara:275-276, Buhari)


5- İçinde köpek bulunan ev. (Buhari ve Müslim, İbni Mace)

6- ALLAHın zikredilmediğ meclisler, Peygambere (sav) salat ve selam getirilmeyen meclisler,
nefsin üstün tutulduğu ve şeytanların bulundugu evler. ( Buhari, Müslim ve İ.Ahmed)

7- İçinde sahabeye, ölülere, dehre, rüzgara, horoza, hastalığa ve benzeri şeylere çok sövülen evler. ( Ebu Davud, İ.Ahmed, Buhari ve Müslim)

8- İÇİNDE SURET, RESİM VE HEYKEL BULUNAN EVLER. ( Enbiya:52, Saffat:95-96, Buhari)

9- ALLAHı zikir dışında teğanni yapılan, eğlence ve müzik aletleri bulunan ev.(İ.Ahmed)

10-İçinde çan olan ev. (Müslim, Ebu Davu ve Tirmizi)

11-İçinde bağıra çağıra, üstünü yırtarak ağıt yakan kadının sesinin yükseldiği ev.(Müslim)

12-İçinde içki içilen ve kumar oynanan ev. (Maide:90-92, Sahih-ul cami, Taberani)

13-İçinde ALLAHa ortak koşulan, nazar boncukları takılan ve büyü yapılan ev.(Nisa:48)

14-İçinde tavla oynanan ev. (Munafıkun:9, Müslım ve Ebu Davud)

15-Haram olan kıyafetlerin giyildiği ve haram olan eşyaların kullanıldığı ev, yani erkeklerin altın ve gümüş kullanmaları ve ev halkının altın ve gümüş kaplar kullandıklar ev. (Tirmizi,Müslim ve Taberani)

16-Lanetlenen kimselerin evleri. Örneğin: İçki içen, ALLAHın emirlerine karşı gelen, kocasını isteğini kabul etmeyen kadın, namazı terkeden kişilerin bulunduğu ev.(Taberani, İbni Mace)

17-İçinde kötü kokular bulunan ev . Örneğin: Soğan, sarmısak, pırasa ve benzeri bitkiler, sigara, nargile, bir kab içinde bekletilen küçük ve büyük abdestler gibi...(Müslim ve Tirmizi)

18-Cünüp olup gusül abdesti almayanların evi.(Ebu Davud, el-Bezzar, Taberani)

19-Sahibi safran (kadınlara ait bir koku çeşidi) sürünen ev. (Ebu Davud)

20-İsrafçı ve savurgan ev. (Nesei, Müslim)

21-Ev sahib ve sakinlerinin günah işlemekte ısrar ettikleri ev. (Nesei,İ.Ahmed)

22-İçinde zina yapılan ev. (Buhari ve Müslim,Nesei)

23-İçinde büyük günah işlenen ev, büyük günah işliyen ev sahipleri.



bergüzar

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.071
  • Teşekkür 9814
    • Çevrimdışı
  • # 19 Ara 2019 23:43:14
1895 yılında Ohio eyaletinde yalnızca 2 otomobil vardı. Gene de çarpışmayı başardılar.
.......
Warwick Üniversitesindeki matematikçi Peter Backus'ın yaptığı araştırmaya göre bir kimsenin 'doğru insanı' bulma şansı 285 binde 1

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 21.240
  • Teşekkür 151851
    • Çevrimdışı
  • # 22 Ara 2019 12:52:21
Çocuğun yaşamında en önemli faktör, küçükken ne derece umursandığı, kaale alındığıdır.
Çocuğunuzla göz göze gelebilecek şekilde, onun hizasına iniyor musunuz? İnmiyorsanız, çocuk pek kaale alınmadığını düşünür.
Onunlar beraber yürürken yürüyüş hızınızı onun yürüyüş hızınıza göre ayarlıyor musunuz? Ayarlamıyorsanız, pek kaale alınmadığını hisseder.
Çocukluğunda, 'Sen varsın, sen değerlisin' mesajını ailede, okulda, sokakta, toplumda çokça alan çocuk, kendinin değerli olduğuna inanır, özgüveni gelişir. Kendini değerli gören kişi, karşısındakini de değerli görme tavrı içinde olur.

Ernan

  • Üye
  • *
  • İleti: 5
  • Teşekkür 7
    • Çevrimdışı
  • # 22 Ara 2019 14:19:08
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
TÜRK MİMARİSİNİN TARİHİNDE İŞTE MİMAR SİNAN GERÇEĞİ..

SELİMİYE CAMİİ'NİN SIRLARI..

Mimar Sinan Selimiye camii'nin kubbesini o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı beşinci bir işlem oluşturarak çözmüştür. Ayrıca minarelerin serefelerine çıkanların yolda birbirlerini görmemeleri ise büyük bir bir dehanin ürünüdür. Almanlar aynı sistemi meclislerinin önündeki dev kürede kullanmışlardır Mimar Sinan ise bu sistemi 2 metre çapındaki minarelere yüzyıllar önce monte edebilecek bir dehadir.Almanların dehası ise, o kopya metale Selimiye'den daha fazla turist çekebilmelerindedir.

Selimiye camisisinin zemini gevşek topraktır bu nedenle minarelerinin yakın zamanda yıkılacağı düşünülmüş uluslararası bir grup mühendis toplanıp camiiyi sağlama alma üzere incelemelerde bulunulmuş ve son olarak en son teknoloji olan meetal kelepçelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi çözüm olduğuna karar vermişlerdir. Minarelerin temellerini açınca, koymayı düşündükkleri kelepçelerin aynıları ile karşılaşmışlardır. Mimar Sinan yüzyıllar önce aynı şeyi düşünmüş, yapmış bir şahsiyettir.

Ayrıca 1950lerde bir grup Japon mühendis Türkiye'de mevcut tarihi eserleri incelemek için izin alır sıra Selimiyeye geldiğinde ondan sonraki tüm incelemeleri iptal ederler ve kalan tüm zamanı bu camiiye ayırırlar çünkü camii bambaşka, bilinmeyen sistemlere sahiptir. Uzun süre incelemelerin sonucunda caminin altında mevcut raylı sistemi keşfederler bu sistem sayesinde o zayıf toprakta yapı ayakta kalabiliyor ve herhangi bir sarsıntıda 5 derece dolaylarında esneyebiliyordu bu şekilde yapı en ufak zarar görmüyordu. Bu sistemi keşfeden Japonlar ülkelerine döndüklerinde aynı sistemi gökdelenlerde uygulamaya başlarlar ve gökdelenlerin güvenliği,sağlamlığı katbe kat arttırılmış olur. Sonuç olarak bugün tüm dünyada gökdelenlerde bu sistem uygulanmaktadır.



 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK