Konu: Anlamlı Yazılar  (Okunma sayısı 64383 defa)

Doğansevil

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 913
  • Teşekkür 4030
    • Çevrimdışı
  • # 14 Nis 2019 13:33:16
İyi şarkıların, kötü hatıralara ihtiyacı vardır...

Kitapçı

  • Üye
  • *
  • İleti: 69
  • Teşekkür 216
    • Çevrimdışı
  • # 14 Nis 2019 13:42:05
Hep gazeteci olmak istemiştim. Ne heyecan vericiydi. Bu söz de gazeteciliğin, medyanın ne kadar önemli bir meslek olduğunu gösteriyor.

ferdem

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 4.282
  • Teşekkür 26067
    • Çevrimdışı
  • # 13 May 2019 17:00:39
Yaya geçidinde;
Işık varsa ışığa uyulur🚦
Hem ışık hem polis varsa polise uyulur 👮‍♂
Işıksız yaya veya okul geçidinde, yaya yola adım attığında sürücü durmak zorundadır.

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.343
  • Teşekkür 137333
    • Çevrimiçi
  • # 23 May 2019 23:25:24
Ağır Ölüm...

Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar.

Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine nokta koymayı yeğleyenler.

Ağır ağır ölür işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler.

Ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, gönlünde incelik barındırmayanlar.

Ağır ağır ölür özsaygılarını ağır ağır yok edenler, kendilerine yardım edilmesine izin vermeyenler, ne kadar şanssız oldukları ve sürekli yağan yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler, bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar, bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar.

Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman: yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir.

Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi muhteşem bir mutluluğun kapısına...


Pablo Neruda


hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.343
  • Teşekkür 137333
    • Çevrimiçi
  • # 26 May 2019 09:08:36
"Zenginlik sabahları poğaça yiyebilmektir" 
Zenginlik;
Merdivenleri yardımsız çıkabilmektir.
Pencereden bakıp, yoldan geçenler...i görebilmektir.
Her akşam kendi kapını kapatabilmektir.
Saçının okşanmasıdır.
Kolundaki saatin geleceği göstermesidir.
Bir sonraki hafta için plan yapabilmektir.
Güzel günleri bekleyebilmektir.
Bazen bir tabak makarnadır.
Bazen iki tane domates ve bir taze ekmektir.
Kendine inanabilmektir.
Zenginlik varlığından mutluluk duyabildiğin herşeydir...
Fakirlikse...
Bir kez tanıyıp,
Sonra yokluğunu öğrenmektir.."

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.343
  • Teşekkür 137333
    • Çevrimiçi
  • # 06 Haz 2019 22:05:38
"Olduğun gibiysen eğer;
Olmamışların gönlünde barınamazsın.."

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.343
  • Teşekkür 137333
    • Çevrimiçi
  • # 08 Haz 2019 20:13:32
Namaz hususunda üç çeşit insan olduğunu düşünürüm… 
Vakti gizleyen, vakti gözleyen, vakti özleyen..

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.343
  • Teşekkür 137333
    • Çevrimiçi
  • # 11 Haz 2019 23:01:11
Gündelik sıkıntılarınızı fazla abartmayın. Aynısının farkli modelinden bir başkasında da var. Hepimiz kendi masalımızın cücesiyiz. Fazlası değil."

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.343
  • Teşekkür 137333
    • Çevrimiçi
  • # 16 Haz 2019 22:58:32
Öte'lerden Kesintisiz Yayın Yapılır Her An..!
Alıcın Yoksa,
Bin Verici Olsa Ne Yazar?..

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 19.343
  • Teşekkür 137333
    • Çevrimiçi
  • # 22 Haz 2019 09:39:35
''İlim, en hayırlı mirastır.
Edep, en hayırlı sanattır.
Takva, en hayırlı azıktır.
İbadet, en hayırlı sermayedir.
Salih amel, en hayırlı rehberdir.
Güzel ahlak, en hayırlı yakın dosttur.
Hilim, en hayırlı yardımcıdır.
Kanaat, en hayırlı zenginliktir.
Ölümü tefekkür, en hayırlı uslandırıcıdır.''

| Hz.Ali radiyallahu anh

kont142

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 703
  • Teşekkür 1525
    • Çevrimdışı
  • # 22 Haz 2019 09:50:03
Eyvâh aldandık!.. Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur, bir rüyâ gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider.
 ~RNK~Sözler/232~

bergüzar

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.020
  • Teşekkür 9213
    • Çevrimdışı
  • # 23 Haz 2019 00:33:34
Yakın ilişkilerin mahremiyete ihtiyacı vardır. Kişinin ruh arkadaşına ifade ettiği his, tutku ve düşünceler toplum önünde söylendiğinde anlamını kaybeder ve başka bir şey olur.

Yavaşla, Kemal Sayar
Dünyayı kendi gördükleri biçimde görmeyen, kendilerinden farklı düşünen insanları hainlikle, sapkınlıkla suçlayan kişiler, düşünce olgunluğu bakımından çocukluk evresinde takılıp kalmış olsalar gerektir.

Merhamet, Kemal Sayar

pamiraaa

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • Özel Eğitim Öğrt.
  • İleti: 12.168
  • Teşekkür 72432
    • Çevrimdışı
  • # 10 Tem 2019 20:06:17
Sosyal medyada Ördek Sendromu

Bir çift düşünün. Evden çıkıp sinemaya gidiyorlar. Adam karısına geç hazırlandığı için kızıyor. Asansörde tartışarak iniyorlar.

Yolda trafik sıkışıyor. Adam bir yandan kendisini sıkıştıran araçlara bağırıp çağırıyor, bir yandan da geç kalmalarına sebep olan karısına saydırıyor.

Park yeri bulamayıp bir on dakika da öyle dolanıyorlar ve tam bir sinir harbi yaşıyorlar. Film de hoşlarına gitmiyor. Çıkışta bu sefer kadın, kötü bir film seçtiği için eşini suçluyor. Tartışarak eve dönüyorlar.

Şimdi gelelim sosyal medyaya.

Siz bu çiftin arkadaşı olduğunuzu düşünün. Evinizde pijamalarla huzur içinde oturuyorsunuz. Bu arada Instagram’a arkadaşınızın fotoğrafı düşüyor. İki tane gülümseyen yüz, kucakta kocaman bir patlamış mısır paketi, arka planda filmin afişi.

Fotoğrafın altında şöyle yazıyor;

“Harika bir bahar akşamı, enfes bir film, patlamış mısır ve aşkım.”

Cümlenin sonunda bir de kalp var. Moraliniz bozuluyor. “Ben evde atletle oturuyorum. Millet nasıl da eğleniyor!” diye canınızı sıkıyorsunuz.

İşte sosyal medyanın illüzyonu bu. Herkes ucu bucağı olmayan bir podyumda ha bire poz veriyor. Seyirciler de bu büyük kıyaslama oyununa ha bire özeniyor.

Sosyal medyada mutlu gözükmek için harcanan çok büyük bir gayret var. Ama ekranda bu gayret gözükmüyor.

Stanford Üniversitesinde konuyla ilgili çalışmalar yapan araştırmacılar işte bu durumlar için bir kavram geliştirmişler; “Ördek Sendromu.”

Ördekler gölün üzerinde hiçbir çaba sarf etmiyormuş gibi, rahat ve dingin bir şekilde süzülürler. Gölün altında kalan ayakları bir makine gibi çalışır ama dışarıdan bakınca hiç belli olmaz.

Sosyal medyada suyun altında kalan kısımlar da ekranda gözükse, inanın kimse moralini falan bozmaz.

-Alıntı-

C_70

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 3.749
  • Teşekkür 34153
    • Çevrimdışı
  • # 10 Tem 2019 22:49:23
BABA....!!!!!!!!
Yaşlı bir baba…
Kuzu etinden imal edilmiş yaprak döneri çok severmiş…
Bir gün canı yaprak döneri çok çekmiş.
Babasının isteğini fark eden oğlu,
almış babasını ve güzel bir lokantaya götürmüş…
Baba, yemeği önce kendisi yemek istemiş…
Ancak yaşlılığın verdiği zayıflık sonucu elleri titrediği için lokmayı ağzına götürmek istediği her seferinde üzerine dökmüş, yağı sakalına damlamış…
Lokantadaki insanların bakışları da pürdikkat onların üzerindeymiş…
Aşağılayıcı bakışlar, alaycı tavırlar, surat ekşitmelerle arada bir yaşlı babaya bakıyorlarmış.
Bir süre sonra oğlu sabır ve itina ile lokmaları babasının ağzına koymaya başlamış…
Nihayet yemek bitmiş ve oğlu babasını alıp lavaboya götürmüş, elini-yüzünü iyice yıkamış, üstünü-başını silip temizlemiş, saçını-sakalını düzeltip taramış, gözlüklerini silip gözüne takmış, ardından da koluna girip dışarı çıkarmış…
Lokantada bulunanların hakaretamiz bakışları hâlâ onların üzerinde…
Hiçbir bakışı umursamayan çocuğun ise yüzünde hep tebessüm varmış, babası çok sevdiği yemekten yiyip lezzet aldığı için…
Yemek parasını ödeyip çıkıyorlardı ki, arkalardan yaşlı bir amca seslenmiş:
– Hey evlat, burada bir şey bıraktığını unutmadın mı?
Az düşündükten sonra çocuk cevap vermiş:
– Hayır, masada bir şey bıraktığımı sanmıyorum!
Yaşlı amca:
– Hayır evlat, yanılıyorsun. Sen burada çok değerli bir şey bırakıp gidiyorsun!
Şaşkınlık içinde:
– Ne bırakmışım ki amca?!
– Sen burada, her evlat için bir ders ve her baba için bir umut bırakıp da gidiyorsun!…
Tam bir sessizlik hâkim olmuştu salona…
Herkes yaptığından, düşündüğünden utanç duyuyordu…
Unutmuşlardı bir an, her sıkıntıda babalarına sığındıklarını:
– Baba! Şunu istiyorum.
– Baba! Bana şunu al.
– Baba! Şu okulda, şu üniversitede okumak istiyorum, şu kadar harç gerekiyor.
– Baba! Okul masrafları için şu kadar para lazım.
– Baba! Falan şehre gezmeye gitmek istiyorum, para ver.
– Baba! Doğum günümde bana ne aldın?
– Baba!…
– Baba!…
Ama bir defa olsun dememişlerdi sanki:
– Yanımdasın ya baba, benim için her şeye değer ve yeter!…
– Babam! Senin yanında olmak benim için bir dünyadır…
Hep sahip olmak istediklerimizden söylenip durduk, yokluklarımızdan sitem edip şikâyetçi olduk…
Ama belki de hiç sormadık ona:
– Baba! Senin benden bir isteğin var mı..?
Çoğumuza sormuşlardır kesin çocukluğumuzda, “Anneni mi çok seviyorsun, babanı mı?” diye.
İlk başta “Her ikisini.” desek de az ısrar sonucu utanarak, sıkılarak kısık sesle, “Annemi.” diyorduk; buna rağmen baba içindeki acıyı bize hissettirmeden tebessüm ediyordu.
Kim bilir, belki de herkesin yanında utanıyordu…
Ama bir gün gelir de kayıp giderse elinden, aile fertlerinin güzel yaşaması için ne tür zahmetlere katlandığını işte o zaman anlarsın.
Cennet ayaklarının altında olmasa da…........

*********************************************
Bu yazıyı okuduktan sonra şu duayı yapmak geldi içimden...
"Allah'ım Ben evlatlarımdan razıyım Allah'ta onlardan razı olsun... RAB'BİM herkese BABAYA, KARDEŞE, AKRABAYA, KOMŞUSUNA KİMSESİZE BAKAN, VATANA, MİLLETE, HERKESE HAYIRLI EVLAT nasip etsin inşallah.."

***********************************************
   
         Erken yaşta kaybettiğim babacığım mekanın cennet olsun.

***********************************************

pamiraaa

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • Özel Eğitim Öğrt.
  • İleti: 12.168
  • Teşekkür 72432
    • Çevrimdışı
  • # 10 Tem 2019 23:32:26
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.] öğretmenim çok güzel bir yazı...Cennet ayakları altında olmasa da, mekanları cennet olsun.

 

Egitimhane.Com ©2006-2023