Biz henüz sesleri bitirmedik. Yılın başında acele etmeme kararı alıp, kendimize bir takvim oluşturduk. Tatile girmeden önce sesler bitiyor. Esasında sonlara doğru mantığı kapan öğrenciler sizin ses vermenizi dahi beklemeden bu sesleri yazılarında bol bol kullanıyorlar. Geriye ise, geriden gelen öğrenciler kalıyor. Bunlarda da ödevleri biraz renklendirip, bulmacalar, oyunlar hazırlıyoruz ki geriden gelen zaten yapamadığı için kendini kötü hissediyor ve öğrenilmiş çaresizliği yaşıyor. Bu oyunlar, bulmacalar o anlamda geriden gelen öğrencilere çok yardımcı oluyor.
Bir de, yazmanın okuma kadar iyi olmadığı ile ilgili endişesi olan arkadaşlar için şunu söylemek isterim. Yazı her zaman okumadan sonra gelir. Çünkü okumada çocuk sembolleri direk görüyor yani beyne görsel bir uyaran gidiyor. Tek yapması gereken, bu uyaranın çağırdığı bilgiyi yani sesi hatırlamak. Yazmada ise, yine uyaran var ama bu defa işitsel. Halbuki insanların büyük kısmının görseli işitselinden iyidir. Endişe etmeyin, şimdiye kadar okumayan öğrenci olmadı, yazamayan da
