Konu: Sevdiğimiz Şiirler  (Okunma sayısı 3289829 defa)

seheryeli_

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.917
  • Teşekkür 19335
    • Çevrimdışı
  • # 04 Ara 2019 09:16:39
Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.

Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Koncanın altında bükülmüş her sak.
Seninçin dallardan süzülen ıtır,
Seninçin karanfil, yasemin zambak...

Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.

Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

harslan05

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 2.875
  • Teşekkür 57603
    • Çevrimdışı
  • # 04 Ara 2019 10:08:53
Sen aklıma düşünce,
Mısra mısra şiirleşir özlemin,
Satır satır dökülürsün gözlerimden usulca,
Uzun uzun dualar yetişir imdadıma.
Nokta koymam hayallerime bitmesin diye,
Virgüllerle bağlarım kalbini kalbime,
Kefenlerim, tüm soru işaretlerini sessizce.
Kim ağıt yakıyorsa yaksın artık ünlemlerimle,
Ben ruhunu ruhuna tutuşturdum aşkınla,
Gamzende toplanır en güzel kelimelerim,
Bir gülüşün yeter, hemen lâl olur dillerim.

İlyas Uçar

Gül Rengi

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.721
  • Teşekkür 44004
    • Çevrimdışı
  • # 07 Ara 2019 21:15:47
Böyle iyi, böyle iyi!
Kimseye fazla yaklaşmıyorum
Dokunmuyorum da
Nesnelere, olaylara, fikirlere…

Tanrılara da fazla yaklaşmıyorum,
Şeytanlara da, insanlara da,
Yaklaşmıyorum, ilişmiyorum,
Dokunmuyorum.

Çarparlar diye değil,
Kaparlar diye değil,
Yutarlar diye değil,
Yorgunum, yorgun…

Yorgunum yaklaşmaktan,
Yorgunum dokunmaktan,
Yorgunum, önce sarılıp, dayanıp,
Sonra yıkılıp dağılmaktan.

Böyle iyi, böyle iyi,
Şimdilik böyle çok iyi!

Cahit Koytak'

ALAMET-i FARİKA

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.076
  • Teşekkür 11445
    • Çevrimdışı
  • # 08 Ara 2019 22:58:25



         h.n.a.



DOKUZLAMA

Gök yeleli Bozkurtlar, kutlu ülkü erleri!
Atsız Yabgu önünde dizleyin yağız yeri!

Üçbin yılın süzdüğü temiz duru bir pınar
Ya Üçoktur ya Bozok, o da bizlerden biri,

Uçup gitti Cennete, hak Yalavaç katına,
Ordan Özge menzil yok, ne ileri ne geri.

Gidişi bir faninin burdan göçüşü değil,
Sanki Hıtay üstüne Tanrıkut'un seferi...

Kaldırdak dokuz tuğu tam hedefe yönelttik
Tanık olsun yıldızlar, bu Aralık gökleri!

Ilgar ile yürüyen şu tümenler onundur...
Bilekler katı pulat, pençeler iri iri...

Narası yankılanır hala karşı dağlarda,
Sıyra-kılıç, dört nala, bu Çiçi'nin askeri...

O bir Ural havası Türk illeri üstünde,
Daha bin yıl solunur göğüslerden içeri.

Gök yeleli Bozkurtlar, kutlu ülkü erleri!
Atsız Yabgu önünde dizleyin yağız yeri!

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.647
  • Teşekkür 22310
    • Çevrimdışı
  • # 09 Ara 2019 00:42:18
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bahaeddin KARAKOÇ
 (Uzaklara Türkü)

adamın biri

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 4.590
  • Teşekkür 19139
    • Çevrimdışı
  • # 16 Ara 2019 19:40:45
İyiyim ben, merak etme
O bildik martı telaşı hala içimde
Derdim, o hiç kaybolmasın diye
Hüzün var bir de, olmazsa olmazım
Hep dursun bir köşede, beni hiç bırakmasın
Ve sen, diğer yarım
Ruhumu besleyen, şiirime söz olan
En uzaktaki en yakınım
Sen
Bugün de
Tıpkı şairin dediği gibi
Mıh gibi aklımdaydın..

Birhan Eroğlu

bergüzar

  • Uzman Üye
  • *****
  • 1. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.035
  • Teşekkür 9491
    • Çevrimdışı
  • # 16 Ara 2019 23:34:24
iyiydik. penyelere inanıyorduk
doğum günü şarkılarına, pastalara ve mumu üfleyen kişiye
iy ki doğmuş olmanın neşeli gerekliliğine
kimyaya, ölçü ve tartı aletlerine inanıyorduk
adı fatma, fatma'ya hemen inanıyorduk
sergio leona'ya, elektrik enerjisine
adı ali, ali'ye niçin inanmayalım

iyiydik
ikinci tokatları kültürel fark kuramıyla açıklıyorduk
birincisi doğaçlamaydı zaten
üçüncü tokat ama insan haklarına aykırı
insan haklarına inanıyorduk
john locke'a ve john wayne'e
bir yerden bir yere gitmeye inanıyorduk
montlara, pamuk tarlalarına, virginia tütününe

ölülerin yönetimindeki dirilerin savaşına
ama en çok penyelere
"lili marlen şarkısı ne kederlidir"
aldık, kabul ettik; çok kederlidir
buralarda bir yerdeydi, ona da inanıyorduk
her neydiyse zaten şüphe yok inanmamıza
el kameralarına, merhamete… reno toros'a
nerdeyse iman edecektik üretimden kalkmasa

iyiydik
penyelere inanıyorduk. monogamiye ve sürprizlere
sürpriz diyen bir ağzın kibirli büzülüşüne
bikini adasına ve bahçıvan pantolonlara
kremlere ve troçki'nin dürüst biri olduğuna nedense
kiraz zamanına, tanpınar' a
istanbul dünya başkentidir cümlesine ve kepekli pirince

kayıp kardeşlere, ölü dillere, mühendislere
kayıp kardeş fikrinde kulağa hoş gelen bir şey yok mu
jodie foster'a ; hep beraber
elmalılı tefsirine, bir kısmımız
çok azımız karabaş tecvidine

terlemeye, rutubete, madonna'ya
vatan değerli bir arsadır, millî emlakçılara
devlet demiryollarına ve halkın karayollarına
çift güllü yasin kitaplarına
mor beyaz afyon çiçeklerine değil ama
bir daha: çift güllü yasin kitaplarına

kendine iyi bak dileklerine; görüşürüz
niye görüşeceksek
şadırvanlara, antik dünyaya; roma ve üç kıtaya
sözleşmelere ve sosyal sigortalara
yerlere tükürmemeye
-göklere tükürebilirsiniz-
israiloğulları israilkızlarını öldürürken
iyiydik, penyelere inanıyorduk

Osman Konuk

adamın biri

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 4.590
  • Teşekkür 19139
    • Çevrimdışı
  • # 21 Ara 2019 13:37:37
AYRILIK AYRACI

Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun
Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın
Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi
Ve ne kadar az konuşur olduk günboyu
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde

Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada
Kirletilmemiş bir bulut bile yok artık
Böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda
Yaşadığın kent de sana benziyor gitgide
Ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor
Ya da erteletiyorum biletimi son anda

Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam
Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin
Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık
Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek
Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi
Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık

Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara
Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü

Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını

Ahmet TELLİ

seheryeli_

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.917
  • Teşekkür 19335
    • Çevrimdışı
  • # 22 Ara 2019 10:46:25

Açardın,
Yalnızlığımda
Mavi ve yeşil,
Açardın.
Tavşan kanı, kınalı - berrak.
Yenerdim acıları, kahpelikleri…
Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindanı
Gözlerin hani?
“To be or not to be” değil.
“Cogito ergo sum” hiç değil…
Asıl iş, anlamak kaçınılmaz'ı,
Durdurulmaz çığı
Sonsuz akımı.
İçmek,
Gözlerinde içmek ayışığını.
Varmak,
Gözlerinde varmak can tılsımına.
Gözlerin hani?
Canımın gizlisinde bir can idin ki
Kan değil sevdamız akardı geceye,
Sıktıkça cellad,
Kemendi…
Duymak,
Gözlerinde duymak üç - ağaçları
Susmak,
Gözlerinde susmak,
Ustura gibi…
Gözlerin hani?
                  Ahmed Arif

seheryeli_

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.917
  • Teşekkür 19335
    • Çevrimdışı
  • # 23 Ara 2019 23:38:03
Bir kokusu vardır akşamın ve toprağın.
Candan geçirir insanı yaşama düşman yalnızlığın.
Bilirim tutarsızdır tuttukların; bağıra bağıra bağrına bastıkların.
Bilirim sadece uykularla sınırlıdır ayakta uyutulduğunu unuttuğun anların..

İntihar ediyorsun belki rüyalarında.
Belki de biri öldürüyor seni sıkarak avuçlarında.
Korkuyorsun ölümden de yaşamaktan da.
Olmuyor ikisi de..

Ne yaşam beliriyor yüzünde ne ölüm alıp başını gidiyor sessizce.
Her gün biraz daha ölerek yaşıyorsun.
Her gün yaşayarak biraz daha ölüyorsun.
Her gün..
Biraz daha..
Keşke yapabileceğim bir şey olsa
Bir şey olsa seninle ölmek dışında.

munzeviçığlık

  • Uzman Üye
  • *****
  • Müdür Yardımcısı
  • İleti: 4.647
  • Teşekkür 22310
    • Çevrimdışı
  • # 26 Ara 2019 00:26:37
Gülce

Uçurumun kenarındayım Hızır
Ulu dilber kalesinin burcunda
Muhteşem belaya nazır
Topuklarım boşluğun avcunda
Derin yar adımı çağırır
Dikildim parmaklarımın ucunda
Bir gamzelik rüzgâr yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Uçurumun kenarındayım Hızır
Civan hazır
Divan hazır
Ferman hazır
Kurban hazır

Uçurumun kenarındayım Hızır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Başım döner, beynim bulanır
El etmez
Gel etmez
Gülce'm uzaktan dolanır
Uçurumun kenarındayım Hızır
Gülce bir davet
Mecaz değil
Maraz değil
Gülce bir afet
Peri değil
Huri değil
Gülce beyaz sihir
Gülce ölümcül naz
Buram buram zehir
Yar yüzünde infaz

Bir gamzelik rüzgâr yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Uçurumun kenarındayım Hızır
Ben fakir
En hakir
Bin taksir
Ateşten
Kalleşten
Mızrakla gürzden
Dabbetülarz'dan
Deccal’dan, yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum Gülce’den
Ödüm patlıyor Gülce’ye bakmaktan
Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
Saniyeler gözlerimde birer can
Her saniyede bir can veriyorum

1981
 
Ömer Lütfi Mete

seheryeli_

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 2.917
  • Teşekkür 19335
    • Çevrimdışı
  • # 26 Ara 2019 00:37:02
Nasıl uzağız gerçeğe
Ve nasıl da biliyoruz bunu içten içe,
Sahte sevgi arsızlığından her gün daha da derine düşüyoruz...
Doğru vicdanî boşluğu bulduğumuz andaki naifliğimiz en şeytani gücümüz!
İleri tutar yanımız yok...
Bin güzelliği bir hatayla siliyoruz,
Çünkü affetmeyi unuttuk; öleceğimizi unuttuğumuz gibi!
Uzaktan sızan o ince ışığı soruyorsun ya!
Al sana define haritası.
Sevgiyi kazanmak için verdiğimiz emeği, kazandığımız sevgiyi korumak için de verdiğimizde kurtuluruz.
Başka kurtuluş yok!

adamın biri

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 4.590
  • Teşekkür 19139
    • Çevrimdışı
  • # 28 Ara 2019 21:26:17
GEÇEN ZAMAN..

Hiç olmazsa unutmamak isterdim.
Eski geceler, sevdiklerimle dolu odalar...
Yalnız bırakmayın beni hatıralar.
Az yanımda kal çocukluğum,
Temiz yürekli uysal çocukluğum...
Ah, ümit dolu gençliğim,
İlk şiirim, ilk arkadaşım, ilk sevgim...
-Doğdugum ev. Rahatlıyacak içim duysam
Bir tek kapının sesini.
Arıyorum aklımda bir ninni bestesini...
Böyle uzaklasmayın benden, yasâdığım günler.
Güneş, getir bir bayram sabahını.
Açılın açılın tekrar
Çocuk dizlerimdeki yaralar,
Hepiniz benimsiniz:
Mektebim, sınıflarım, oturduğum sıralar...
Yalnız hatırlamak hatirlamak istiyorum
Nerde kaldı sevgilim, seni ilk öptüğüm gün,
Rengine doymadığım o sema,
Ahengine kanmadığım ırmak.
Bırakıp herşeyi nereye gidiyorum?
Neler geçmişti aklımdan,
Nedendi ağladığım, nedendi güldüğüm?
Ah nasıldı yaşamak?

Ziya Osman SABA

adamın biri

  • Bilge Üye
  • *****
  • İleti: 4.590
  • Teşekkür 19139
    • Çevrimdışı
  • # 28 Ara 2019 21:29:03
OĞUL

Anne ben geldim, üstüm başım
Uzak yolların tozlarıyla perişan
Çoktan paralandı ördüğün kazak
Üzerinde yeşil nakışlar olan

Anne ben geldim, yoruldum artık
Her yolağzında kendime rastlamaktan
Hep acılı, sarhoş ve sarsak
Şiirler çırpıştıran bi adam

Kurumuş kuyunun suyu, incirin
sütü çoktan çekilmiş
Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi
Ayrık otları, dikenler bürümüş

Kapıdaki çıngırak kararmış nemden
Atnalı ve sarmısak duruyor ama
Oğlum, mektup yaz diyen
Sesin hala kulaklarımda

Anne ben geldim, ağdaki balık
Bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın..

Ahmer ERHAN

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • 4. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 20.467
  • Teşekkür 145952
    • Çevrimdışı
  • # 29 Ara 2019 20:36:21
KIZIMA NASİHAT

Ba8na sorarsan, nasihatim şu
İmanı kalbinde bir eyle kızım
Çekmemek istersen ahret korkusu
Sözümü ömrüne sur eyle kızım

Zamanı gelince yuva kur amma
Evlilik hem nasip, hem de muamma
Düşmeyeyim dersen çok fazla gama
Ar bilen yiğidi, er eyle kızım

Sakın sanmayasın uzun serüven
Göz açıp kaparsın biter merdiven
Bu yolda ne dersen kazanç ve güven
Alnında helali ter eyle kızım

Bağ, bahçe, araba, yat, kat, sefahat
Vicdanın onlara etmesin biat
Hak için hepsini bir kenara at
Aklını nefsinden hür eyle kızım

Göz ucuyla bile değme harama
Sakın başkasında çare arama
“Kim çaredir” dersen “Derde, yarama”
Derim ki “Mevla’yı yar eyle kızım”

İHSAN TURHAN

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK