Konu: Bunları Biliyor Musunuz?  (Okunma sayısı 610661 defa)

ilhami_60

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.282
  • Teşekkür 25408
    • Çevrimdışı
  • # 01 Kas 2020 22:22:22
Doğayla savaş halindeyiz .
Eğer kazanırsak, kaybedeceğiz...

                          Hubert REEVES

dark city

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 3.354
  • Teşekkür 14137
    • Çevrimdışı
  • # 07 Kas 2020 08:54:17
Gördüğümüz her şeyin geçmişte olduğunu. Ânı ânına hiçbir olayı  göremeyiz. Bu mümkün değil.

sevdaersoy

  • Aktif Üye
  • **
  • İleti: 2
  • Teşekkür 83
    • Çevrimdışı
  • # 07 Kas 2020 09:38:59
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Gördüğümüz her şeyin geçmişte olduğunu. Ânı ânına hiçbir olayı  göremeyiz. Bu mümkün değil.

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.213
  • Teşekkür 41002
    • Çevrimdışı
  • # 09 Kas 2020 18:55:13
Çinliler barış içinde yaşamaya karar verdiklerinde büyük Çin Seddi’ni inşa ettiler. Yüksekliğinden dolayı hiç kimselerin tırmanamayacaklarını düşündüler...
Fakat, inşasından sonraki 100 yılda Çinliler 3 misli daha fazla işgale uğradılar.

Düşman piyade askerlerinin, hiçbir zaman duvara tırmanma ya da duvara dahletmeye ihtiyaçları olmadı.
Çünkü, her zaman muhafızlara rüşvet verdiler ve kapılardan girdiler.

Çinliler yüksek ve kalın duvar inşa etmişlerdi; fakat duvar muhafızlarının karakterlerini inşa edememişlerdi.

Netice olarak, insan karakterini inşa etmek farklı ve önemli...
Her şeyin inşasından önce gelir.
Yeni neslin bugünkü ihtiyacı işte budur.

Bir oryantalistin dediği gibi; “Eğer bir milletin medeniyetini tahrip etmek istiyorsanız 3 yol var;
* Aile yapısını tahrip edin.
* Eğitim sistemini tahrip edin.
* Rol modellerini ve referanslarını küçümseyin, alçaltın.”

Aileyi tahrip etmek için; anneliği küçümseyin ve alçaltın.

Eğitim sistemini tahrip etmek için; eğitimcilere, öğretmenlere önem vermeyin ve toplumdaki itibarlarını düşürün ki, öğrencileri onları hakir görsün, küçümsesin.

Rol modellerin itibarını küçültün.
Alimlerin ve bilim insanlarının sinsice mahvına çalışın, ta ki onlardan şüphe duyulsun, kimse onları dinlemesin ya da takip etmesin...

Bilinçli anne kaybolduğunda, adanmış öğretmenler kaybolduğunda ve rol modeller itibarsızlaştırıldığında
kim gençlere İNSANİ DEĞERLERİ öğretecek... ?

Alıntı...

police21

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.674
  • Teşekkür 4894
    • Çevrimdışı
  • # 09 Kas 2020 23:59:28
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Çinliler barış içinde yaşamaya karar verdiklerinde büyük Çin Seddi’ni inşa ettiler. Yüksekliğinden dolayı hiç kimselerin tırmanamayacaklarını düşündüler...
Fakat, inşasından sonraki 100 yılda Çinliler 3 misli daha fazla işgale uğradılar.

Düşman piyade askerlerinin, hiçbir zaman duvara tırmanma ya da duvara dahletmeye ihtiyaçları olmadı.
Çünkü, her zaman muhafızlara rüşvet verdiler ve kapılardan girdiler.

Çinliler yüksek ve kalın duvar inşa etmişlerdi; fakat duvar muhafızlarının karakterlerini inşa edememişlerdi.

Netice olarak, insan karakterini inşa etmek farklı ve önemli...
Her şeyin inşasından önce gelir.
Yeni neslin bugünkü ihtiyacı işte budur.

Bir oryantalistin dediği gibi; “Eğer bir milletin medeniyetini tahrip etmek istiyorsanız 3 yol var;
* Aile yapısını tahrip edin.
* Eğitim sistemini tahrip edin.
* Rol modellerini ve referanslarını küçümseyin, alçaltın.”

Aileyi tahrip etmek için; anneliği küçümseyin ve alçaltın.

Eğitim sistemini tahrip etmek için; eğitimcilere, öğretmenlere önem vermeyin ve toplumdaki itibarlarını düşürün ki, öğrencileri onları hakir görsün, küçümsesin.

Rol modellerin itibarını küçültün.
Alimlerin ve bilim insanlarının sinsice mahvına çalışın, ta ki onlardan şüphe duyulsun, kimse onları dinlemesin ya da takip etmesin...

Bilinçli anne kaybolduğunda, adanmış öğretmenler kaybolduğunda ve rol modeller itibarsızlaştırıldığında
kim gençlere İNSANİ DEĞERLERİ öğretecek... ?

Alıntı...
Sanki güzel ülkemizde hızla bu değerleri tüketiyoruz. Çok acı ama gerçek.

malimali.ç

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • Türkçe Öğretmeni
  • İleti: 65
  • Teşekkür 130
    • Çevrimdışı
  • # 10 Kas 2020 09:02:20
Teşekkürler:)

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.213
  • Teşekkür 41002
    • Çevrimdışı
  • # 10 Kas 2020 22:42:25
Bu cümleleri kurarken aman dikkat!

“Kazasız belasız git.”

“Allah bizi hastalıklardan, belalardan korusun.”

“Allah’ım çocuğumu kazadan, beladan koru.”

“Allah bizi ayırmasın.”

“Allah’ım bu işte bir aksilik çıkmasın.”

“Sorunsuz bir ilişki istiyorum.”

Bu sözleri söylerken kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Lütfen, başa dönün ve her cümleyi birkaç kez içinizden tekrar edin. İyi bir şeyler isterken içinizin nasıl da burkulduğunu, korku kapladığını hissediyorsunuz değil mi?

Çünkü kullanılan kelimelerin “kaza, bela, hastalık, aksilik, ayrılık” olumsuz anlamları ve dolayısıyla olumsuz hisleri var. Zihin de bunları canlandırıyor ve istemeden sorun odaklı oluyorsunuz, istemeden yanlış bir çekim alanına giriyorsunuz.

Şimdi bir de aşağıdaki cümleleri tekrarlayın:

“Hayırla git, hayırla gel.”

“Sağlıkla git, sağlıkla gel.”

“Hayırla gidiyor, hayırla geliyorum.”

“Allah bize sağlık, şifa versin.”

“Şifa ve sağlık içindeyim.”

“Allah’ım çocuğuma sağlık, sıhhat versin.”

“Çocuğum sağlık ve sıhhat içinde…”

“Allah bizi bir arada tutsun.”

“Şükür birlikteyiz.”

“Allah’ım işlerim rasgelsin, her şey yolunda gitsin.”

“İşlerim yolunda gidiyor. Teşekkürler, şükürler olsun…”

Şimdi bu cümleleri söylerken kendinizi nasıl hissettiniz? Güzel değil mi?

Evet, her zamanki gibi: Fark et, uygula ve değiş. Zihnimizi güzel kelimelerle ne kadar çok doldurursak, o kadar güzel duygular hissederiz ve hissederken evrene yaydığımız rezonans bize benzer bir güzellikle geri döner.

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.213
  • Teşekkür 41002
    • Çevrimdışı
  • # 12 Kas 2020 09:22:53
GLUTEN NEDİR ?

YÜCE KİTABIMIZ KURANI KERİMDE BAKARA  SÜRESİ 205." İş başına geçince yeryüzünde kargaşa ve bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli mahvetmeye çalışır. Oysa Allah kargaşa ve bozgunculuk çıkarmayı kesinlikle sevmez."

AYETİNDE NESLİ BOZMANİN EN GÜZEL YOLUNUN EKİN BOZMAKDAN GEÇTİĞİNİ BİLEN DÜNYANIN HAİN GÜÇLERİ  BUĞDAYI BOZARAK NELERE NEDEN OLMUŞTUR OKUYUN.

ROCKFELLER VAKFI, DR. NORMAN VE CÜCE BUĞDAY

Buğday dünyadaki insanların temel besin maddesi.
Beslenmede buğday bütün ülkelerin en stratejik konusu.

Bu strateji ,dünyaya hükmetme isteklerinin mihenk noktası oldu 2. dünya savaşından sonra .
Dünyayı ele geçirmenin kilit noktası oldu emperyal yapılar için.
Savaşmadan ,tek kurşun atmadan ; ülkeleri işgal etmenin ,toprağını ,suyunu ve havasını sömürmenin temel perspektifi oldu.
Rockfeller vakfının varolma nedeni ve hedefi olarak diğer stratejilere kaynaklık etti.
ABD 'nin dünyadaki ahtapot kolları oldu.

CÜCE BUĞDAY ..
Açlığı bitirmek ,dünyada aç insanları doyurmak gibi çok insancıl bir yüz ile sunuldu.
Daha çok buğday üretmekle aç insan kalmayacaktı.
Daha çok buğday üretmekle ülkeler zenginleşecekti.
Daha çok buğday üretmekle modern yaşam hızla kurulacaktı.
İnsanlık binlerce yıldan beri yabani bitkileri ıslah ederek ,beslenme tarihinde önemli adımlar atmıştı.
Yerleşik topluma geçmesinde buğdayı ıslah etmek önemli adım oldu.
Çoğalan nüfus ancak buğdayın ıslah edilmesi ile beslenebildi.

KARA MELEK DR. NORMAN
EKMEĞİMİZLE OYNAYAN ADAM.
Ancak insanları daha çok besleme ihtiyacı ,başka niyetlerin kullanacağı fırsatlara neden oldu.
Uzun saplı başağında az taneler olan eski antik buğdaylar değiştirilmesi için kolları sıvadılar
Dr. Norman açlığı bitirecek melek olarak lanse edildi.
Yeşil devrim adını vererek dünyada yeni bir kapkara sayfa açtılar

YEŞİL DEVRİM ,KARA DEVRİM
Artık ıslah ve melezmenin ötesinde ,buğday tohumunun içinde moleküler yapısında değişimler yapılması ile insanlık tarihsel olarak yeni bir felaket dönemine adım atmış oldu.
İnsanlık son 75 yıldan beri tarihinin en karanlık dönemini yaşamaktadır.

MELEZLEME, MUTANDLAMA
Melezleme daha ilerisi mutandlama ile buğdayın moleküler yapısı değiştirildi.

Bu değişim buğday proteini olan ve öncesinde küçük moleküllü iken cüce buğdayda büyük moleküllü hale gelen GLUTEN dir.

GLUTEN sadece büyük moleküllü hale gelmesi ile değil ,yapıştırıcı özellikleri dahada artmış yeni formu ile karşımıza çıkmaktadır.

GLUTEN en uç boyutunda çölyak hastalığının nedeni gibi gözükse de gluten hassasiyeti gibi genele yaygınlaşan bir sorun gibi gözükse de milyonlarca insanın sindirim sistemine zarar verecek formdadır.
Sindirim sisteminde mekanik sindirim gıdaların mikro ölçülerde parçalanmasıdır.

Ancak gluten proteini esnek yapısı ile parçalanması çok zor olan bir formdadır.

Yapışkan özelliği midedeki posanın ve posa içindeki mikronize proteinlerin emilimini engelleyecek boyuttadır.

Sadece kendisi değil ,diğer besin maddelerininde ince bağırsaklardan emilimini engellemektedir.

Parçalanmamış ,yapıştırıcı özelliği ile diğer besin maddelerinide kendine yapıştırmış gluten topları en başta ince bağırsaklarda şişkinliğe ,kalın bağırsaklarda ise kabızlığa yol açar.

Bu yapışkan form ,kalın bağırsaklarda dışkı oluşumunda dışkının kıvamlı olmasını sağlayacak su tutma işleminide engellemektedir:

Siz bol bol su içsenizde bu yapışkanlık özelliği had safhada olan Gluten topları suyu içine almayarak posanın dahada katılaşmasına neden olmaktadır.

GLUTEN YAPIŞKAN PROTEİN ..

Glutenin bu yapışkan özelliği ince bağırsaklarda besinlerin emilim yapılmasının en önemli rolünü üstlenen vilüslerin yıpranmasına ve zaman içinde törpülenmesine yol açar.

Vilüsler tahriş olmuş yapıları ,enfeksiyonlara açık hale gelirler.En küçük mikron derecesinde bir gluten veya büyük mokelüllü başka bir protein geldiğinde emilim yapamaz .

Ağrıya ve sancıya yol açan bu durum sürekli huzursuzluk ve rahatsızlıklara neden olur.
.
İnce bağırsaklar artık büyük moleküllü hiç bir gıdayı sindiremez hale gelir.

Emilim gerçekleşmediği için alınan zengin protein, vitamin ve minerallerden yararlanım gerçekleşmez.
.
Metabolizmada zayıflıklar başlar .
Bağışıklık sistemi çökmeye doru yol alır .
:
SEVİNENLER !....
Sevinen kimdir .?
Fırıncılar
Çok hızlı bir hazırlama ve pişirme prosesi ile sevinirler.
Çok kabaran ,lastik gibi esnek bir ekmek yapısı ile şişirilen formlar fırıncıları memnun eder..
.
Sevinen kimdir?
Kimyasal sektör:
Bir yandan tahıl üretiminde kimyasal gübre satacaklar,
diğer yandan kimyasal tarım ilaçları satacaklardır:
.
Sevinen kimdir ?
İlaç sektörü
Şimdiye kadar insanlık tarihinde hiç ortaya çıkmamış yeni hastalıklar çıkmıştır. Bu yeni ilaçlar demektir.

Bozulan sindirim sistemi ,bozulan mide ve ince bağırsaklardaki dokular sonucunda yeni yeni ilaçlar üreterek rant dahada büyümektedir :
.
Sevinen kimdir ?
Modern Tıp
Hastalıkların kaynaklarına inerek hastalığın engellenmesi bir daha olmaması için bir çaba harcamak yerine yüzeysel olarak ilaçlar ile geçici çözümler üretmek farklı bir rant kaynağı olmuştur.
:
Sadece ilaçlar ile sınırlı bir tedavinin dışında başka hiç bir çözüm üretmeyen Modern Tıp ilaç sektörünün taktığı at gözlükleri ile yoluna devam etmektedir.
:
Sevinenler ; dev bütçeli tröst hale gelmiş organizasyonları ile milyarlarca insanın hasta olmasından beslenmektedir.
.
Milyarca müşteri onlar için büyük kazanç olgusudur.
:
Bu kazanç daha çok artmalı ,eksikmemelidir.
:
Bütün çabaları bunun içindir..
:
Bozulan sindirim sistemi ,çöken bağışıklık sistemi bizi daha çok hasta ederken ,biz üzülürken ,onlar en çok sevinenler oluyor .
:
Bizim hasta olmamız için ellerinden ne geliyorsa onu yapıyorlar:
:
ANADOLU TOPRAKLARI ANTİK BUĞDAYIN ANA VATANIDIR.
Binlerce yıllık insanlığın kadim dostu olan bu topraklar ve eski buğday tohumları insanları hasta etmedi.

Bu topraklar ve bu tohumlar insanlığı besledi.
Şimdi eski tohumlara antik ,atalık tohumlara sahip çıkma zamandır.

Bizi hasta eden ,metabolizmamızı darmadağın eden modern tohumlardan ekmekler bizi beslemiyor .
Bir çok başka hastalığın kaynağı olacak derecede mide ve bağırsaklarımızı tahrip ediyor .
Başka hastalıkların ortaya çıkmasına neden oluyor
.
ŞİMDİ ESKİ TOHUM ZAMANI

n_turkeri

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 68
  • Teşekkür 134
    • Çevrimdışı
  • # 12 Kas 2020 18:50:30
Gelişim çağındaki Çocuklarımız ve Öğrencilerimiz İçin Boy ve Kilo Hesaplama:         Yaş  X 5  +80 = Boy   (Ortalama, olması gereken)
Yaş X 2  +  8 =  Kilo    (Ortalama, olması gereken)

toprakana

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 308
  • Teşekkür 576
    • Çevrimdışı
  • # 14 Kas 2020 19:01:52
(Sadaka verenin rızkı artar ve duası kabul olur!) [İbni Mace] hadis-i şerif

“Mallarınızı zekât ile sağlamlaştırın. Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin. Bela dalgalarını dua ve niyaz ile karşılayın.”Ebu Davud hadis-i şerif

hastalıkların musibetlerin fazlaca olduğu bir zamanda evimze bir sadaka kutusu koyup her sabah uyandığımızda içine gücümüz ölçüsünde bir miktar para atıp ayda bir içinde birikeni bir ihtiyaç sahibine vermek bela ve musibetlerin önüne geçer insallah tavsiyedir hayırlı aksamlar

dark city

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 3.354
  • Teşekkür 14137
    • Çevrimdışı
  • # 14 Kas 2020 19:12:12
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
(Sadaka verenin rızkı artar ve duası kabul olur!) [İbni Mace] hadis-i şerif

“Mallarınızı zekât ile sağlamlaştırın. Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin. Bela dalgalarını dua ve niyaz ile karşılayın.”Ebu Davud hadis-i şerif

hastalıkların musibetlerin fazlaca olduğu bir zamanda evimze bir sadaka kutusu koyup her sabah uyandığımızda içine gücümüz ölçüsünde bir miktar para atıp ayda bir içinde birikeni bir ihtiyaç sahibine vermek bela ve musibetlerin önüne geçer insallah tavsiyedir hayırlı aksamlar
Kesinlikle sayın hocam. Zekat sistemi ne kadar da adil bir sistem. Yaratıcı verdiğim rızkın (para) 40 biriminin 39 u senin olsun 1 ini ihtiyaç sahibine ver diyor.  Yani yüzde 2,5. Tabi bu alt sınır isteyen fazla da verebilir.
Ama bir dağ altını olsun ikinci bir dağ altında gözü oluyor insanın. O kırkta bir çok ağır değil ki. Hem de toplumda ekonomik bir denge kuruluyor.
Güven, sevgi, kardeşlik gibi değerler güçleniyor.
Bunun neresi kötü ki.

ilhami_60

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.282
  • Teşekkür 25408
    • Çevrimdışı
  • # 15 Kas 2020 19:37:35
Kelbecer'de Ermeniler klozetlerini söküp yanlarında götürürken, Türkler sadece anahtarlarını almışlardı. Çünkü yola düşerken geri döneceklerinden emindiler.

                                        Selami Haktan

ilhami_60

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.282
  • Teşekkür 25408
    • Çevrimdışı
  • # 16 Kas 2020 15:06:14
TATİLDEYKEN DEVLETİN ARACINA BİNMEYEN VALİ

Zorunlu olmadıkça makam aracı kullanmayan, sabah erkenden kalkıp çıktığı yürüyüşlerde çay ocaklarında sabah çayı içenlerle, simitçilerle vb  sohbet eden mütevazi bir insandı.

"Hocam biz yoksul köy çocuğuyduk. Her sabah köyden kasabaya yürüyerek okula gidip gelerek büyüdük. Bu yüzden valiliğin bir kuruşunu harcarken bin kez düşünürüm. Çünkü bu parada tüyü bitmedik yetimlerin hakkı vardır." der ve ona göre yaşardı.

Toplu taşıma aracında yıllar önce, İzmir ile Çeşme arası seyahat eden bir minibüsü, polis kimlik kontrolü için durdurur.  Ayakta seyahat eden bir beyin kimliğine bakan polisler şaşırır ve tabiri caizse dona kalır...

İçişleri Bakanlığı tarafından verilen kimlikte, Bilecik Valisi yazmaktadır. İlk şaşkınlığı atlatan polisler, "Sayın Valim, sizi biz götürelim" teklifinde bulunsalar da;  "Teşekkür ederim. Tatildeyken, devletin aracına binmem" yanıtını alırlar.

Burada anlatılan kişi, Reşadiye, Silopi, Finike ve Söğüt Kaymakamlığı; Bilecik, Niğde, Erzincan ve Manisa Valiliği görevlerinde bulunmuş Refik Arslan Öztürk'tür. Kendisi dün vefat etti.

Allah rahmet eylesin. Rabbim Peygamber Efendimize komşu eylesin inşallah.

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 23.625
  • Teşekkür 169055
    • Çevrimdışı
  • # 16 Kas 2020 23:00:24
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
TATİLDEYKEN DEVLETİN ARACINA BİNMEYEN VALİ

Zorunlu olmadıkça makam aracı kullanmayan, sabah erkenden kalkıp çıktığı yürüyüşlerde çay ocaklarında sabah çayı içenlerle, simitçilerle vb  sohbet eden mütevazi bir insandı.

"Hocam biz yoksul köy çocuğuyduk. Her sabah köyden kasabaya yürüyerek okula gidip gelerek büyüdük. Bu yüzden valiliğin bir kuruşunu harcarken bin kez düşünürüm. Çünkü bu parada tüyü bitmedik yetimlerin hakkı vardır." der ve ona göre yaşardı.

Toplu taşıma aracında yıllar önce, İzmir ile Çeşme arası seyahat eden bir minibüsü, polis kimlik kontrolü için durdurur.  Ayakta seyahat eden bir beyin kimliğine bakan polisler şaşırır ve tabiri caizse dona kalır...

İçişleri Bakanlığı tarafından verilen kimlikte, Bilecik Valisi yazmaktadır. İlk şaşkınlığı atlatan polisler, "Sayın Valim, sizi biz götürelim" teklifinde bulunsalar da;  "Teşekkür ederim. Tatildeyken, devletin aracına binmem" yanıtını alırlar.

Burada anlatılan kişi, Reşadiye, Silopi, Finike ve Söğüt Kaymakamlığı; Bilecik, Niğde, Erzincan ve Manisa Valiliği görevlerinde bulunmuş Refik Arslan Öztürk'tür. Kendisi dün vefat etti.

Allah rahmet eylesin. Rabbim Peygamber Efendimize komşu eylesin inşallah.

Allah rahmet eylesin.Mekanı Cennet olsun.
Allah Ondan ve Onun gibi  yaşayan idarecilerden razı olsun.Sayıları artsın inşallah.

police21

  • Uzman Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 1.674
  • Teşekkür 4894
    • Çevrimdışı
  • # 18 Kas 2020 00:26:43
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
TATİLDEYKEN DEVLETİN ARACINA BİNMEYEN VALİ

Zorunlu olmadıkça makam aracı kullanmayan, sabah erkenden kalkıp çıktığı yürüyüşlerde çay ocaklarında sabah çayı içenlerle, simitçilerle vb  sohbet eden mütevazi bir insandı.

"Hocam biz yoksul köy çocuğuyduk. Her sabah köyden kasabaya yürüyerek okula gidip gelerek büyüdük. Bu yüzden valiliğin bir kuruşunu harcarken bin kez düşünürüm. Çünkü bu parada tüyü bitmedik yetimlerin hakkı vardır." der ve ona göre yaşardı.

Toplu taşıma aracında yıllar önce, İzmir ile Çeşme arası seyahat eden bir minibüsü, polis kimlik kontrolü için durdurur.  Ayakta seyahat eden bir beyin kimliğine bakan polisler şaşırır ve tabiri caizse dona kalır...

İçişleri Bakanlığı tarafından verilen kimlikte, Bilecik Valisi yazmaktadır. İlk şaşkınlığı atlatan polisler, "Sayın Valim, sizi biz götürelim" teklifinde bulunsalar da;  "Teşekkür ederim. Tatildeyken, devletin aracına binmem" yanıtını alırlar.

Burada anlatılan kişi, Reşadiye, Silopi, Finike ve Söğüt Kaymakamlığı; Bilecik, Niğde, Erzincan ve Manisa Valiliği görevlerinde bulunmuş Refik Arslan Öztürk'tür. Kendisi dün vefat etti.

Allah rahmet eylesin. Rabbim Peygamber Efendimize komşu eylesin inşallah.
Allah rahmet eylesin. Allah ondan da, onun gibi vazifesini ibadet aşkıyla yapan tüm yöneticilerden de razı olsun.
Paylaşımınız için de ayrıca teşekkür ederim hocam.

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK