Konu: Bunları Biliyor Musunuz?  (Okunma sayısı 611997 defa)

dilek0127

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 5.714
  • Teşekkür 31560
    • Çevrimiçi
  • # 19 Kas 2020 13:10:46
Yaşlandığımızda ayaklarımız daima güçlü kalmalıdır.

Bir erkek yaşlandığında saçlarının beyazlaşmasından (veya) cildinin sarkmasından (veya) kırışmasından korkmamalıdır.

Uzun ömürlülüğün belirtileri arasında, ABD dergisi "Prevention" tarafından özetlendiği üzere, güçlü bacak kasları listenin başında yer alıyor.

Bacaklarınızı iki hafta hareket ettirmeyin, BACAK GÜCÜNÜZ 10 YIL AZALIR.

Danimarka'daki Kopenhag Üniversitesi'nden yapılan bir araştırma, iki haftalık hareketsizlik sırasında hem yaşlı hem de genç bacak kas gücünün üçte bir oranında zayıfladığını ve bu da 20-30 yıllık yaşlanmaya eşdeğer olduğunu buldu.

Bacak kaslarınız zayıfladıkça, rehabilitasyon egzersizlerini daha sonra yapsanız bile iyileşmeniz uzun zaman alacaktır.

Bu nedenle yürüyüş gibi düzenli egzersiz yapmak çok önemlidir.

Tüm vücut basıncı bacaklarınızdadır.

1. Ayak, insan vücudunun yükünü taşıyan direktir. Bir kişinin kemiklerinin% 50'si ve kasların% 50'si iki bacaktadır.
İnsan vücudunun en büyük ve en güçlü eklem ve kemikleri de bacaklardadır.

"Güçlü kemikler, güçlü kaslar ve esnek eklemler, insan vücudundaki en önemli yükü taşıyan" Demir Üçgeni "oluşturur."

İnsan faaliyetinin% 70'i ve kişinin hayatındaki enerjinin yakılması, iki ayak tarafından yapılır.

Bunu biliyor muydunuz ??

Bir insan gençken, bacakları küçük bir arabayı kaldıracak kadar güçlüdür !!

2. Ayak, vücut hareketinin merkezidir.
Her iki bacak birlikte insan vücudundaki sinirlerin% 50'sine, kan damarlarının% 50'sine ve içlerinden akan kanın% 50'sine sahiptir. Vücudu birbirine bağlayan büyük dolaşım ağıdır.

Sadece ayaklar sağlıklı olduğunda, kanın geleneksel akışı sorunsuz çalışır, bu nedenle güçlü bacak kaslarına sahip kişiler kesinlikle güçlü bir kalbe sahip olurlar.

3. Yaşlanma ayaklardan yukarıya doğru başlar.

Kişi yaşlandıkça, beyin ve bacaklar arasındaki talimatların aktarımının doğruluğu ve hızı, bir kişinin gençliğinden farklı olarak azalır.

Ek olarak, Kemik gübresi Kalsiyum denen şey zaman geçtikçe er ya da geç kaybolacak ve bu da yaşlıları Kemik kırılmalarına daha yatkın hale getirecektir.

Yaşlılarda kırıklar, bir dizi hastalığı, özellikle beyin trombozu gibi ölümcül hastalıkları kolayca tetikler.

Yaşlı hastaların% 15'inin uyluk kemiği kırılmasının ardından bir yıl içinde öleceğini biliyor musunuz !!

Bacak egzersizi yapmak 60 yaşından sonra bile asla geç değildir

Ayaklarımız zamanla yavaş yavaş yaşlansa da, ayaklarımızı egzersiz yapmak ömür boyu sürecek bir iştir. Kişi sadece bacakları güçlendirerek daha fazla yaşlanmayı önleyebilir.

Bacaklarınızın yeterli egzersiz yapmasını sağlamak ve bacak kaslarınızın Sağlıklı kalmasını sağlamak için lütfen günde en az 30-40 dakika yürüyün.

akdağ57

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 259
  • Teşekkür 830
    • Çevrimdışı
  • # 19 Kas 2020 14:35:51
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
Yaşlandığımızda ayaklarımız daima güçlü kalmalıdır.

Bir erkek yaşlandığında saçlarının beyazlaşmasından (veya) cildinin sarkmasından (veya) kırışmasından korkmamalıdır.

Uzun ömürlülüğün belirtileri arasında, ABD dergisi "Prevention" tarafından özetlendiği üzere, güçlü bacak kasları listenin başında yer alıyor.

Bacaklarınızı iki hafta hareket ettirmeyin, BACAK GÜCÜNÜZ 10 YIL AZALIR.

Danimarka'daki Kopenhag Üniversitesi'nden yapılan bir araştırma, iki haftalık hareketsizlik sırasında hem yaşlı hem de genç bacak kas gücünün üçte bir oranında zayıfladığını ve bu da 20-30 yıllık yaşlanmaya eşdeğer olduğunu buldu.

Bacak kaslarınız zayıfladıkça, rehabilitasyon egzersizlerini daha sonra yapsanız bile iyileşmeniz uzun zaman alacaktır.

Bu nedenle yürüyüş gibi düzenli egzersiz yapmak çok önemlidir.

Tüm vücut basıncı bacaklarınızdadır.

1. Ayak, insan vücudunun yükünü taşıyan direktir. Bir kişinin kemiklerinin% 50'si ve kasların% 50'si iki bacaktadır.
İnsan vücudunun en büyük ve en güçlü eklem ve kemikleri de bacaklardadır.

"Güçlü kemikler, güçlü kaslar ve esnek eklemler, insan vücudundaki en önemli yükü taşıyan" Demir Üçgeni "oluşturur."

İnsan faaliyetinin% 70'i ve kişinin hayatındaki enerjinin yakılması, iki ayak tarafından yapılır.

Bunu biliyor muydunuz ??

Bir insan gençken, bacakları küçük bir arabayı kaldıracak kadar güçlüdür !!

2. Ayak, vücut hareketinin merkezidir.
Her iki bacak birlikte insan vücudundaki sinirlerin% 50'sine, kan damarlarının% 50'sine ve içlerinden akan kanın% 50'sine sahiptir. Vücudu birbirine bağlayan büyük dolaşım ağıdır.

Sadece ayaklar sağlıklı olduğunda, kanın geleneksel akışı sorunsuz çalışır, bu nedenle güçlü bacak kaslarına sahip kişiler kesinlikle güçlü bir kalbe sahip olurlar.

3. Yaşlanma ayaklardan yukarıya doğru başlar.

Kişi yaşlandıkça, beyin ve bacaklar arasındaki talimatların aktarımının doğruluğu ve hızı, bir kişinin gençliğinden farklı olarak azalır.

Ek olarak, Kemik gübresi Kalsiyum denen şey zaman geçtikçe er ya da geç kaybolacak ve bu da yaşlıları Kemik kırılmalarına daha yatkın hale getirecektir.

Yaşlılarda kırıklar, bir dizi hastalığı, özellikle beyin trombozu gibi ölümcül hastalıkları kolayca tetikler.

Yaşlı hastaların% 15'inin uyluk kemiği kırılmasının ardından bir yıl içinde öleceğini biliyor musunuz !!

Bacak egzersizi yapmak 60 yaşından sonra bile asla geç değildir

Ayaklarımız zamanla yavaş yavaş yaşlansa da, ayaklarımızı egzersiz yapmak ömür boyu sürecek bir iştir. Kişi sadece bacakları güçlendirerek daha fazla yaşlanmayı önleyebilir.

Bacaklarınızın yeterli egzersiz yapmasını sağlamak ve bacak kaslarınızın Sağlıklı kalmasını sağlamak için lütfen günde en az 30-40 dakika yürüyün.

ilhami_60

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.285
  • Teşekkür 25446
    • Çevrimdışı
  • # 19 Kas 2020 22:31:25
İKİ ADIM GERİ ÇEKİLİP ETRAFINA BİR BAK

Tüm bankoların, masaların, kapıların önünde şeritler engeller var. Hatta sağlık kurumlarında bile doktor kapısında sandalye var, içeri giremiyorsun öyle kapıdan anlatıyorsun derdini!!!!
Okullarda  idareciler masasından uzaklaştırmış mesafe koymuş sandalyelerle..
!!! PEKİ hiç bir öğretmen gördünüz mü araya set çekmiş, ya da sınıf kapısından ders anlatıyor vs.. Çocukların arasında dolaşmayan, elinden tutup yazı yazdırmayan... Öğrenci koşup sarılınca kaçan, virüs var git diye iteleyen..
Artık bir susun, bir durun.. 🤐⛔
Bu mesele öğretmenlerin değil
"sizin sokaktakilerin meselesi"

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.218
  • Teşekkür 41061
    • Çevrimdışı
  • # 20 Kas 2020 13:22:06
Soldaki Refik Saydam
Atatürk'ün doktoru idi
Hıfzıssıha'yı kurdu
BCG Aşısı,serum, kuduz aşısı, çiçek aşısı, Tifüs, Boğmaca aşısı,İnfluenza virüsü aşısı, Newcastle virüsü aşısı,Fibrinojen, albumin ve gamma globulin  üretti.
Sağdaki de  Recep Akdağ
2011' de tüm bunları kapattı.

garamemed

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.644
  • Teşekkür 2388
    • Çevrimdışı
  • # 20 Kas 2020 13:39:48
İlhan Tanacı tarafından kurulan ev tekstili firması Madame Coco, Fransız ev kültürünü yansıttığı için bu şekilde isimlendirilmiş. Tanacı'nın diğer markası ise English Home.
Yabancı sanıyordum iki firmada türk müş.

dark city

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 3.394
  • Teşekkür 14352
    • Çevrimdışı
  • # 21 Kas 2020 17:50:53
Kütlenin korunumu kanununa göre evrendeki bütün maddelerin bir noktada toplandığını düşünürsek. O noktanın yoğunluğunu düşünmek dehşet verici bir şey.

Günümüzden geriye doğru zamanı tersine çevirirsek yokluğa ulaşırız bence. Çünkü  evren  başlangıcında tek nokta ise sürekli ondan daha öncesini düşünürsek iş sonsuzluğa gider. Bu da anlamsızlaştıyor her şeyi. O nedenle bir başlangıca ihtiyaç var. Olmayan bir madde bir anda ortaya çıkıp evrenin oluşumunu başlatması gerekir. Bu da ancak zaten var olan bir gücün ilk maddeyi yaratması ile olur.

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 23.661
  • Teşekkür 169334
    • Çevrimdışı
  • # 21 Kas 2020 19:21:39
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
İlhan Tanacı tarafından kurulan ev tekstili firması Madame Coco, Fransız ev kültürünü yansıttığı için bu şekilde isimlendirilmiş. Tanacı'nın diğer markası ise English Home.
Yabancı sanıyordum iki firmada türk müş.

Yabancı isim olmayınca değeri mi düşecek..?
Bu özenti kendimizi kaybettiriyor farkında değiliz...

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.218
  • Teşekkür 41061
    • Çevrimdışı
  • # 21 Kas 2020 20:32:09
Kehanetler - Gelecekte Sizi Neler Bekliyor 2005 - 2100
Sylvia Browne tarafından yazılan kitap

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.218
  • Teşekkür 41061
    • Çevrimdışı
  • # 23 Kas 2020 00:58:37
PAYİTAHTIN ÇÖKÜŞÜ...

Bu ekibi Ermenistan Kabinesi sanmayın,
Bu ekip; 33 SENELIK ABDULHAMİD DEVRINİN EKİBİ..

Sonrada devlet batınca 'vay efendim Türkçülük başlamış da devlet çökmüşmüş..'

Peki bu ekonomik iflas tablosunda Türkler nerede ?

Halife-i Müslümin 2. Abdülhamit’in nazırlarından (bakanlarından) ve bürokratlarına buyrun bakalım:

Hariciye Nazırları; Aleksandros Karateodori Paşa (1878-1879)
Gabriel Pasha ve Sava Paşa (1879-1880)

Hazine-i Hassa Nazırları: Agop Ohanes Kazazyan (1876-1891),
Mikail Portakalyan Efendi (1891-1897),
Ohanes Sakız Efendi (1897-1908)

Maliye Nazırı: Agop Ohanes Kazasyan Paşa (28-30 Ağustos 1885), (Aralık 1886 - Mart 1887) (1888-1891)

Nafia Nazırları: Ohanes Çamiç Efendi (1877-1878),
Aleksandr Karateodori Paşa (1878)
Sava Paşa (1878-1879)

Orman ve Maadin Nazırları; Mavrokordato Efendi (1908-1909),
Aristidi Paşa ( 1909)

Ticaret ve Ziraat Nazırları: Bedros Kuyumcuyan Efendi (1880)
Gabriel Noradonkyan Efendi (1908-1909)

Ayan Üyeleri(1876); Antopolos Efendi Aristarki Bey,
Daviçon Karmona Efendi,
Musurus Paşa,
Serviçen Efendi,
Stoyanoviç Efendi,
Dr. De Kastro Bey,
Mavroyeni Paşa, Karatodri Paşa,
Abraham Karakahya Paşa

Ayan Üyeleri(1908) Azaryan Efendi,
Basarya Efendi,
Bohor Efendi,
Fethi Franko Bey,
Gabriyel Noradonkyan Efendi,
Mavrokordato Efendi,
Mavroyeni Bey, Oksanti Efendi,
Yorgiyadis Efendi,
Aram Efendi,
Popoviç Temko Efendi,

Babıali Hukuk Müşaviri Gabriel Efendi;
Abdülhamit zamanında sürekli el üstünde tutulan bu Gabriel Efendi 2. Dünya savaşı sonrası düzenlenen Paris Konferansında Ermeniler için toprak talep etmiş, Lozan Konferansına da Ermeniler adına katılmıştır…

Elçilere göz attığımızda;
Y. Fotiades Bey ve Gobdan Efendi’nin Atina,
Azaryan Efendi’nin Belgrad,
E. Karatodri Efendi’nin Brüksel,
Blak Bey’in Bükreş,
Yanko Karaca, Misak Efendi ve Aritraki Efendi’nin Lahey,
K. Musurus Paşa, Alfred Rüstem Paşa ve Antopulo Paşa’nın Londra,
Naum Paşa’nın Paris, S. Musurus Bey ve Y. Fotiades Bey’in Roma,
Nikola Gobdan Efendi’nin Sofya,
A. Vogorides Paşa’nın Viyana,
L. Aristarki Bey ve A. Mavroyeni Bey’in Washington’da Büyükelçi-Elçi olarak görev yaptıklarını görüyoruz.

Konsolos ve kâtipliklerde de Türk unsurundan ziyade Ermeni ve bilhassa Rum memurlar kullanılmakta idi.
Valilik koltuklarının çoğunda da gayrimüslimler oturuyordu.

Mesela;
Şarkî Rumeli Valileri; Sava Paşa, Aleko Vogorides Paşa, Gavril Paşa Hristoiç, Alexandre de Battenberg, Ferdinand de Saxe-Cobourg et Gotha,
Sisam Beyleri; Mişel Gregoriyadis Bey, Aleksander Mavroyeni Bey, Yanko Vitinos Bey, Kostaki Karateodori Paşa, Yorgi Yorgiadis Efendi, Andrea Kopasis Efendi,
Cebelilübnan Sancağı Mutasarrıfları; Vasa Paşa, Naum Paşa, Yusuf Franko Paşa

Maliyesini, hariciyesini, tarımını, madenlerini ve de mülkiyesini gayrimüslimlere bırakmış devletin başında bir İslam Halifesi (!) vardır…

ŞİMDİ ANLADINIMIZMI ATATÜRKÜN KİMİN TEKERİNE ÇOMAK SOKTUĞUNU ?

Türk dil Kurumuna bir ermeni dilbilgisi uzmaninı, oda sadece Genel sekreter olarak atadı diye, ki adam osmanlı memuru zaten, 100 senedir Atatürk'e demediğini bırakmayanlara soralım, insafinız varmı ?

Kaynak kitap: g
KUNERALP, Sinan, Son Dönem Osmanlı Erkan ve Ricali,
Prosopografik Rehber, İstanbul: İsis Yayınları, 1999.

ugur_29_

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 1.240
  • Teşekkür 4605
    • Çevrimdışı
  • # 23 Kas 2020 01:16:56
Abdülhamid'in mahretlerine güzel bir örnek vermişsiniz. O kadar yabancıyı ki etkili isimlerden oluşuyorlar kendine yakın tutması , çöküşü duraksatması Atatürk ve dönem arkadaşları için eğitim imkanları sunması O nun boş bir padişah olmadığının delilidir.
  Mustafa Kemal Atatürk te Ondan geri değildir mahirlik noktasında.
İkisinden de Cenabı Allah razı olsun,mekanlarını cennet bahçesi eylesin İnşallah.

ilhami_60

  • Bilge Üye
  • *****
  • 3. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 4.285
  • Teşekkür 25446
    • Çevrimdışı
  • # 28 Kas 2020 18:05:11
Büyük düşünür Konfüçyüs'e sorarlar:"Bir ülkeyi yönetmeye çalışsaydınız yapacağınız ilk iş ne olurdu?" Büyük filozof şöyle cevap verdi:" Hiç şüphesiz, dili gözden geçirmekle başlardım. Şöyle ki: Dil kusurlu olursa, kelimeler düşünceyi iyi anlatamaz.Düşünce iyi anlatilmazsa , yapılması gereken şeyler doğru yapılmaz.İsler gereği gibi yapılmazsa, töre ve kültür bozulur.Töre ve kültür bozulursa , adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa , şaşkınlık içine düşen halk, ne yapacağını işin nereye varacağını bilmez.İşte bunun içindir ki ,dil çok önemlidir!

dark city

  • Uzman Üye
  • *****
  • 2. Sınıf Öğretmeni
  • İleti: 3.394
  • Teşekkür 14352
    • Çevrimdışı
  • # 29 Kas 2020 17:50:33
Sol elimizin avuç içinin kendi kendini dezenfekte ettiğini.

inserdem

  • Tecrübeli Üye
  • ****
  • İleti: 265
  • Teşekkür 146
    • Çevrimdışı
  • # 30 Kas 2020 10:11:23
tarihte, bugüne kadar en hızlı geliştirilen aşı 4 sene sürmüş. (kabakulak virüsü) hpv aşısı 15 sene sürmüş. özetle, kim bulmuş olursa olsun, covid19 aşısına, virüsünün doğal yollarla oluştuğuna inanacak kadar inanıyorum!

toplum-bilim

  • Uzman Üye
  • *****
  • İleti: 3.218
  • Teşekkür 41061
    • Çevrimdışı
  • # 06 Ara 2020 19:05:49
JOHN D. ROCKEFELLER’den (alıntı)

"Tersini yapıyormuş gibi davranırken hayatlarını kısa ve zihinlerini zayıf tutacağız. Bilim ve teknoloji bilgimizi, onların neler olduğunu asla görmemeleri için en ince şekillerde kullanacağız.

Yumuşak metalleri, yaşlanmayı hızlandırıcıları ve uyuşturucuları yiyeceklerine sularına ve hatta soludukları havaya karıştıracağız... Döndükleri her yerde zehirlerle kaplanacaklar.

Yumuşak metaller onların akıllarını kaybetmelerine neden olacak. Desteklediğimiz kurumlar vasıtası ile onlara bu rahatsızlıkları için çare bulacağımıza söz vereceğiz, aksine çare diye ürettiğimiz ilaçlarla onlara daha fazla zehir vereceğiz. Ünlü aktörler ve ünlü sanatçılar tarafından reklamı yapılan ve aslında kimyasal zehir olan hijyen ve güzellik ürünlerini aptallar yüzlerine ve bedenlerine gençlik getireceğine inanarak sürecekler ve derilerinden bu zehirler emilecek, susuz ve aç ağızlarından onların zihinlerini, iç organlarını, üreme kapasitelerini yok edeceğiz. Çocukları sakat ve deforme olmuş olarak doğacak ve bunun sebebini onlardan saklayacağız.

Zehirler, etraflarındaki her şeyde, içtiklerinde, yediklerinde, soluduklarında ve giydiklerinde gizlenecektir. Zehirleri dağıtmakta ustaca olmalıyız çünkü anlayabilirler. Onlara zehirlerin iyi bir şey olduğunu TV’de ki uzmanlarla, güzel animasyonlarla, müziklerle cazip hale getirip öğreteceğiz. Uzman görünümlü adamlarımız onların aldanmasına yardımcı olacaktır. Zehirlerimizi almaları için her yöntemle destekleyeceğiz.

Ürünlerimizi filmde kullanıldığını görecek ve alışacaklar ve gerçek etkilerini asla bilemeyecekler. Doğum yaptıklarında aşılarla çocuklarının kanına zehir enjekte edeceğiz ve aslında aşılarla onlara yardım ettiğimize onları ikna edeceğiz! Mümkün olduğu kadar erken yaşlardan başlayacağız, zihinleri gençken çocukları en çok sevdikleriyle, tatlılarla, şekerlerle zehirleyeceğiz.

Dişleri çürdüğünde onları zihinlerini öldürecek ve geleceklerini çalacak metallerle dişlerini dolduracağız. Öğrenme yetenekleri etkilendiğinde, onları daha da hasta edecek ve başka hastalıklara yol açacak ilaçlar vereceğiz ve oluşan bu yeni hastalıklar için yeni ilaçlar üretip onlara vereceğizki yeniden hasta olsunlar. Gücümüzle onları uysal ve zayıf hale getireceğiz. Depresif, yavaş ve obez olacaklar ve yardım için bize geldiklerinde onlara daha fazla zehir vereceğiz.

Dikkatlerini paraya ve ekonomiye odaklayacağız, böylece asla iç benlikleriyle bağlantı kurmaya vakitleri kalmayacak. Onları cinsellik, zevkler ve video oyunlarıyla oyalayacağız ki hiçbir zaman herkesin birliği için bir araya gelemesinler. Akılları bize ait olacak ve dediğimiz her şeye itaat edecekler. Reddederlerse, beyin kontrolü yapan teknolojiyi uygulamanın yollarını bulacağız.
Korkuyu silahımız olarak kullanacağız.

Hükümetlerini biz kuracağız ve onların içinde muhalefetleri de biz tesis edeceğiz. Her iki tarafa da biz sahip olacağız. Hedefimizi her zaman saklayacağız ama planımıza aralıksız devam edeceğiz.

Bizim için çalışacaklar ve biz onların emeğinden çalarak zengin olacağız.

Ailelerimiz asla onların ailelerine karışmayacak. Kanımız saf olmalıdır.

Bize karşı geldiklerinde birbirlerini öldürmelerini sağlayacağız. Onları dogma ve din yoluyla birbirlerine düşman ve ayrı tutacağız. Hayatlarının tüm yönlerini kontrol edip onlara ne düşüneceklerini ve nasıl düşüneceklerini söyleyeceğiz. Onlara hissettirmeden yol göstereceğiz ve kendi kendilerine karar verdiklerine inanmalarına izin vereceğiz.

İhtilaflarımız aracılığıyla aralarında düşmanlığı körükleyeceğiz. Aralarında bir ışık parladığında, onu alay, karalama, iftira veya ölümle yok edeceğiz ki bize en çok bu yakışır. Kalplerini parçalayıp kendi çocuklarını öldürmelerini sağlayacağız. Bunu en önemli silahımız olan nefreti kullanarak, ve en iyi arkadaşımız olan öfkeyi kullanarak başaracağız. Nefret onları tamamen kör edecek ve çatışmalarında liderleri olacağımızı asla göremeyecekler.

Birbirlerini öldürmekle meşgul olacaklar. Bize karşı olduklarını gördüğümüz müddetçe kendi kanlarında yıkanacaklar ve komşularını öldürecekler.

Bundan çok yararlanacağız, çünkü bizi görmeyecekler, çünkü bizi göremeyecekler.

Savaşlarından ve ölümlerinden zenginleşmeye devam edeceğiz. Nihai hedefimize ulaşılana kadar bunu tekrarlayacağız. Onları korku ve öfke içinde yaşatmaya devam edeceğiz, onlara yanlış imaj ve haberler vereceğiz. Bunu başarmak için sahip olduğumuz tüm araçları kullanacağız. Araçlar çalışmaları ile sağlanacaktır. Onlara kendilerinden ve komşularından nefret ettireceğiz.

Hepimizin bir olduğumuza dair ilahi gerçeği her zaman onlardan saklayacağız. Asla bilmemeleri gerekiyor! Farklılıkların bir illüzyon olduğunu asla bilmemeliler, her zaman eşit olmadıklarına inanmalıdırlar. Damla damla, adım adım hedefimize ilerleyeceğiz. Onları kontrol etmek için topraklarını, kaynaklarını ve servetlerini devralacağız. Sahip oldukları küçük özgürlüğü çalacak yasaları onlara kabul etmeleri için onları kandıracağız. Onları sonsuza kadar esir edecek, onları ve çocuklarını borç içinde tutacak bir para sistemi kuracağız.

Onların uyanışlarını yasakladığımızda onları cinayetle suçlayacağız ve dünyaya farklı bir hikaye sunacağız çünkü tüm medyanın sahibi biz olacağız. Medyayı, bilgi akışını ve onların duygularını bizim lehimize kontrol etmek için kullanacağız. Bize karşı ayaklandıklarında, onları böcekler gibi ezeceğiz, çünkü böcekten dahi daha güçsüzler. Bununla ilgili bir şey yapmaktan aciz olacaklar.”
Çeviri: Ali Hakan Duman
(Alıntı)

hacile

  • Bilge Meclis Üyesi
  • *****
  • İleti: 23.661
  • Teşekkür 169334
    • Çevrimdışı
  • # 06 Ara 2020 19:28:44
[linkler sadece üyelerimize görünmektedir.]
JOHN D. ROCKEFELLER’den (alıntı)

"Tersini yapıyormuş gibi davranırken hayatlarını kısa ve zihinlerini zayıf tutacağız. Bilim ve teknoloji bilgimizi, onların neler olduğunu asla görmemeleri için en ince şekillerde kullanacağız.

Yumuşak metalleri, yaşlanmayı hızlandırıcıları ve uyuşturucuları yiyeceklerine sularına ve hatta soludukları havaya karıştıracağız... Döndükleri her yerde zehirlerle kaplanacaklar.

Yumuşak metaller onların akıllarını kaybetmelerine neden olacak. Desteklediğimiz kurumlar vasıtası ile onlara bu rahatsızlıkları için çare bulacağımıza söz vereceğiz, aksine çare diye ürettiğimiz ilaçlarla onlara daha fazla zehir vereceğiz. Ünlü aktörler ve ünlü sanatçılar tarafından reklamı yapılan ve aslında kimyasal zehir olan hijyen ve güzellik ürünlerini aptallar yüzlerine ve bedenlerine gençlik getireceğine inanarak sürecekler ve derilerinden bu zehirler emilecek, susuz ve aç ağızlarından onların zihinlerini, iç organlarını, üreme kapasitelerini yok edeceğiz. Çocukları sakat ve deforme olmuş olarak doğacak ve bunun sebebini onlardan saklayacağız.

Zehirler, etraflarındaki her şeyde, içtiklerinde, yediklerinde, soluduklarında ve giydiklerinde gizlenecektir. Zehirleri dağıtmakta ustaca olmalıyız çünkü anlayabilirler. Onlara zehirlerin iyi bir şey olduğunu TV’de ki uzmanlarla, güzel animasyonlarla, müziklerle cazip hale getirip öğreteceğiz. Uzman görünümlü adamlarımız onların aldanmasına yardımcı olacaktır. Zehirlerimizi almaları için her yöntemle destekleyeceğiz.

Ürünlerimizi filmde kullanıldığını görecek ve alışacaklar ve gerçek etkilerini asla bilemeyecekler. Doğum yaptıklarında aşılarla çocuklarının kanına zehir enjekte edeceğiz ve aslında aşılarla onlara yardım ettiğimize onları ikna edeceğiz! Mümkün olduğu kadar erken yaşlardan başlayacağız, zihinleri gençken çocukları en çok sevdikleriyle, tatlılarla, şekerlerle zehirleyeceğiz.

Dişleri çürdüğünde onları zihinlerini öldürecek ve geleceklerini çalacak metallerle dişlerini dolduracağız. Öğrenme yetenekleri etkilendiğinde, onları daha da hasta edecek ve başka hastalıklara yol açacak ilaçlar vereceğiz ve oluşan bu yeni hastalıklar için yeni ilaçlar üretip onlara vereceğizki yeniden hasta olsunlar. Gücümüzle onları uysal ve zayıf hale getireceğiz. Depresif, yavaş ve obez olacaklar ve yardım için bize geldiklerinde onlara daha fazla zehir vereceğiz.

Dikkatlerini paraya ve ekonomiye odaklayacağız, böylece asla iç benlikleriyle bağlantı kurmaya vakitleri kalmayacak. Onları cinsellik, zevkler ve video oyunlarıyla oyalayacağız ki hiçbir zaman herkesin birliği için bir araya gelemesinler. Akılları bize ait olacak ve dediğimiz her şeye itaat edecekler. Reddederlerse, beyin kontrolü yapan teknolojiyi uygulamanın yollarını bulacağız.
Korkuyu silahımız olarak kullanacağız.

Hükümetlerini biz kuracağız ve onların içinde muhalefetleri de biz tesis edeceğiz. Her iki tarafa da biz sahip olacağız. Hedefimizi her zaman saklayacağız ama planımıza aralıksız devam edeceğiz.

Bizim için çalışacaklar ve biz onların emeğinden çalarak zengin olacağız.

Ailelerimiz asla onların ailelerine karışmayacak. Kanımız saf olmalıdır.

Bize karşı geldiklerinde birbirlerini öldürmelerini sağlayacağız. Onları dogma ve din yoluyla birbirlerine düşman ve ayrı tutacağız. Hayatlarının tüm yönlerini kontrol edip onlara ne düşüneceklerini ve nasıl düşüneceklerini söyleyeceğiz. Onlara hissettirmeden yol göstereceğiz ve kendi kendilerine karar verdiklerine inanmalarına izin vereceğiz.

İhtilaflarımız aracılığıyla aralarında düşmanlığı körükleyeceğiz. Aralarında bir ışık parladığında, onu alay, karalama, iftira veya ölümle yok edeceğiz ki bize en çok bu yakışır. Kalplerini parçalayıp kendi çocuklarını öldürmelerini sağlayacağız. Bunu en önemli silahımız olan nefreti kullanarak, ve en iyi arkadaşımız olan öfkeyi kullanarak başaracağız. Nefret onları tamamen kör edecek ve çatışmalarında liderleri olacağımızı asla göremeyecekler.

Birbirlerini öldürmekle meşgul olacaklar. Bize karşı olduklarını gördüğümüz müddetçe kendi kanlarında yıkanacaklar ve komşularını öldürecekler.

Bundan çok yararlanacağız, çünkü bizi görmeyecekler, çünkü bizi göremeyecekler.

Savaşlarından ve ölümlerinden zenginleşmeye devam edeceğiz. Nihai hedefimize ulaşılana kadar bunu tekrarlayacağız. Onları korku ve öfke içinde yaşatmaya devam edeceğiz, onlara yanlış imaj ve haberler vereceğiz. Bunu başarmak için sahip olduğumuz tüm araçları kullanacağız. Araçlar çalışmaları ile sağlanacaktır. Onlara kendilerinden ve komşularından nefret ettireceğiz.

Hepimizin bir olduğumuza dair ilahi gerçeği her zaman onlardan saklayacağız. Asla bilmemeleri gerekiyor! Farklılıkların bir illüzyon olduğunu asla bilmemeliler, her zaman eşit olmadıklarına inanmalıdırlar. Damla damla, adım adım hedefimize ilerleyeceğiz. Onları kontrol etmek için topraklarını, kaynaklarını ve servetlerini devralacağız. Sahip oldukları küçük özgürlüğü çalacak yasaları onlara kabul etmeleri için onları kandıracağız. Onları sonsuza kadar esir edecek, onları ve çocuklarını borç içinde tutacak bir para sistemi kuracağız.

Onların uyanışlarını yasakladığımızda onları cinayetle suçlayacağız ve dünyaya farklı bir hikaye sunacağız çünkü tüm medyanın sahibi biz olacağız. Medyayı, bilgi akışını ve onların duygularını bizim lehimize kontrol etmek için kullanacağız. Bize karşı ayaklandıklarında, onları böcekler gibi ezeceğiz, çünkü böcekten dahi daha güçsüzler. Bununla ilgili bir şey yapmaktan aciz olacaklar.”
Çeviri: Ali Hakan Duman
(Alıntı)

Dehşet resmen..
Kimmiş bunlar??

 

Egitimhane.Com ©2006-2023 KVKK